Ailemin üzerinden elinizi çekin!
Önce sevgili eşim Ekrem İmamoğlu ve çalışma arkadaşları hedef alındı. Ardından ailelerimiz…
Büyük bir sabır ve sorumlulukla, yaşananların “aileler üzerinden” yürütülen bir hedef gösterme kampanyasına dönüşmemesi için mücadele ediyoruz. Buna rağmen ailemiz ısrarla bu sürecin içine çekiliyor. Kayınpederim, çocuklarım ve abimden sonra şimdi de diğer abim…
İtibar zedelemek, kamuoyunda algı yaratmak ve siyasi hesaplar uğruna her türlü iftira ve karalama yöntemine başvuruluyor. Bu; ne vicdanla, ne hukukla ne de insanlıkla bağdaşır.
Masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı, bir hukuk devletinin vazgeçilmez ve dokunulamaz temel ilkeleridir. Bu haklar, siyasi saiklerle keyfi biçimde aşındırılamaz. Ailelerin, baskı kurmak için hedef alındığı hiçbir süreç meşru değildir. Hukuk; dedikodularla, yönlendirmelerle değil; yalnızca somut delillerle, adil ve şeffaf biçimde işletilmelidir.
Bu çağrı yalnızca benim ailem için değildir. Bu, hukuka, adalete ve demokrasinin asgari güvencelerine ihtiyaç duyan herkes içindir.
Artık yeter!
Aileler üzerinden yürütülen kirli senaryolara son verin!
Hukuku siyasetin aracı haline getirmekten vazgeçin!
Adil, temiz ve hukuka uygun süreçler derhal işletilsin!
İstanbul'da 15 yaşındaki bir şahıs, "yan baktın" kavgasında tartıştığı 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ı bıçaklayarak öldürdü.
İkinci fotoğraftaki katil zanlısının tipine ve üzerindeki tişörtteki renklere bakın. Malum tıraş, sürüyle gezen malum suça sürüklenen çocuk. Bu olay ikinci Ahmet Minguzzi olayı.
Türk çocuklarının yaşamına kast ediyorlar.
"Türkleri yenemedik" dedi Churchill.
"Türkleri öldürebilirsiniz lakin onları yenemezsiniz" dedi Napolyon.
"Bizans'ı alan Türkler korkarım orada durmayacaklar" diyordu Vatikan'ın başı.
"Savaşın zevkini almak isteyen herkes Türkler ile savaşmalıdır" dedi komutan Towsend.
"Türk kadınlarının en büyük süsü. Türk oluşlarıdır" dedi Lady Mary Wortley Montagu.
"Artık Türklerle savaşmam, onlar çok cesur ve iyi insanlar" dedi Andreas Phitiades.
"Dünyada iki bilinmeyen vardır, biri kutuplar diğeri Türkler" dedi Albert Sorel.
"Türklerle dost ol ama sakın düşman olma" dedi Gianni De Michelis.
"Türkler cesurdur, anavatanlarını çok severler ve onun için gerekirse canlarını verirler" dedi.. Albert Einstein..
Herkes, yüzyıllardır bize TÜRK dedi. ��imdi ise bizim kendimize TÜRK dememiz ayıp oldu...
İBB Basın Danışmanlığı, İBB'ye yönelik soruşturma kapsamında ortaya atılan iddialara 7 başlıkta yanıt verdi:
"YALAN: Lüks içinde yaşıyordu, haksız kazançla elde ettiği paralarla satın aldığı milyonluk villada gözaltına alındı.
GERÇEK: Ekrem İmamoğlu, ailesiyle birlikte, mülkiyeti İBB’ye ait olan Sarıyer’deki başkanlık konutunda yaşamaktadır. Daha önce bir vakfa tahsis edilen bu taşınmaz, Ekrem İmamoğlu tarafından İBB’ye kazandırılmış ve kendisinden sonraki başkanların da kullanabilmesi için, başkanlık konutu olarak düzenlenmiştir. Tıpkı 2019 öncesinde, iktidar partisinin belediye başkanlarına tahsis edilen ve içerisinde lüks villaların bulunduğu Florya’daki yerleşkenin, Ekrem İmamoğlu'nun direktifiyle İstanbul Planlama Ajansı’na (İPA) tahsis edilmesi ve İstanbul halkının kullanımına açılması gibi.
YALAN: Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş. üzerinden usulsüz ihaleler yapıldı, bazı kişilere özel işler verildi; projeler ya tamamlanmadı ya da yarım bırakıldı.
GERÇEK: Her iki İBB iştirak şirketi de defalarca Sayıştay denetiminden geçmiştir. Müfettişlere tahsis edilen odalar sürekli dolu olmuş, yapılan tüm incelemelerde herhangi bir usulsüzlük tespit edilmemiştir. Açık hava reklam mecralarına ilişkin ihaleler, hizmet alımları ve sözleşmeler defalarca denetlenmiştir. Mülkiye ve Ticaret Bakanlığı müfettişleri tarafından yapılan ayrı incelemelerde de herhangi bir olumsuz bulguya rastlanmamıştır.
ANCAK; Ekrem İmamoğlu’nun talimatıyla kendisinden önceki dönemle ilgili yapılan iç denetimler sonucunda tespit edilen yüzlerce milyar TL’lik usulsüzlük dosyalarına, İçişleri Bakanlığı tarafından el konulmuştur. Bu dosyalar, İBB’ye ait arazilerin düşük bedellerle belli kişilere satılıp, sonrasında yüksek fiyatlarla İBB tarafından tekrar satın alınması, kişilere özel milyon dolarlık burslar, özel araç tahsisleri ve siyasi faaliyetlerde yapılan harcamaları gibi yolsuzluklar içermektedir. Ancak bu dosyaların akıbeti halen bilinmemektedir.
YALAN: Terör örgütüne yardım edildi, örgüt mensupları ve sempatizanları İPA ve BİMTAŞ bünyesinde işe alındı.
GERÇEK: Ekrem İmamoğlu yönetimindeki İBB, bu tür suçlamalarla daha önce de karşı karşıya kalmış, tüm yargı süreçlerinden aklanarak çıkmıştır. İBB'de "700 terörist var" iddiası öne sürülmüş, ancak bu kapsamda sadece 41 kişi yargılanmış ve tamamı beraat etmiştir. Dönemin İçişleri Bakanı, bu iddiaları "Siyasi olarak yapmak zorundaydık" diyerek itiraf etmiştir. İBB’de işe alımlar, büyük bir titizlikle yürütülmekte olup, adaylardan yalnızca sabıka kaydı değil, güvenlik soruşturması da talep edilmektedir. Valilik onayı olmadan hiçbir personel işe alınmamaktadır.
YALAN: Belediye encümeninden zorla karar çıkartarak bazı iş insanlarına şantaj yapıldı.
GERÇEK: Encümen kararları, İBB Meclisi’nin denetimine tabidir. Bu konuda bugüne kadar muhalefet partileri tarafından herhangi bir itiraz ya da iddia ortaya atılmamıştır.
YALAN: Medya A.Ş yöneticisi yurtdışına kaçtı.
GERÇEK: Medya A.Ş Yöneticisi E.G, yıllık izin formunu doldurarak, annesiyle birlikte yurt dışına tatile gitmiştir. Operasyon haberinin ardından, dönüş biletini erkene alarak ülkeye dönme kararı almıştır ve ifade vermeye hazırdır.
YALAN: İBB imkânlarıyla kişisel veriler hukuka aykırı şekilde toplandı ve şantaj için kullanıldı.
GERÇEK: İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, kamu sorumluluğunu en hassas şekilde gözetmiş ve en küçük konuda dahi Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında hareket edilmesini istemiş, bu konuda hassas bir yöneticidir. Adli makamların talep ettiği durumlar haricinde, hiçbir veri paylaşılmamıştır.
YALAN: İPA paralel bir yapı kurarak istatistikleri manipüle ediyor.
GERÇEK: İstanbul Planlama Ajansı'nın (İPA) düzenli olarak yayınladığı yaşam maliyeti araştırmaları İTO’nun açıkladığı verilerle örtüşmekte olup İstanbul özelinde yapılan çalışmaları kapsamaktadır. Bilimsel metotlarla hazırlanan çalışmalar, alanında uzman akademisyenlerin yönetiminde gerçekleştirilmektedir."
CHP’li Umut Akdoğan: (AKP’li vekillere)
"Köpek sevmezsiniz, kedi sevmezsiniz, ağaç sevmezsiniz, orman sevmezsiniz, emekliyi sevmezsiniz, emekçiyi sevmezsiniz.
Sizin Tayyip Erdoğan dışında sevdiğiniz bir canlı yok mu?"