Alayına kaç kere ikaz ettik dedik ki
Memleket elden gidiyor.
Cumhuriyetin bütün temel taşlarını gözümüzün önünde yıktılar.
Türk'üm demek yasaklanacak.
Anayasal haklarınız elinizden alınacak,Anayamızın maddelerini değiştirip Ülkemizi bölecekler.
Uyan Türk🇹🇷
Faiz bu ulkenin geleceğini çalar siyasiler çıkarları uğruna bizim gençliğimizi çaldılar. Şimdi çocuklarımızdan hatta onların çocuklarından, nas edebiyatı yapanlar ülkeyi kısır döngüye surukluyorlar.
Fatih Altaylı, “Benim gördüğüm bütün raporlar 2050 yılında Türkiye’de Türklerin azınlığa düşeceğini Arapların çoğunluğu ele geçirileceğini ileri düşürüyor” diyor.
Eğer Türk Milleti ülkesinde azınlığa düşmek istemiyor ve Anadolu’nun Arabistan olmasını arzu etmiyor ise tek ve kesin çözüm Zafer Partisidir. @zaferpartisi@zpgencresmi
Kime taparsan tap! Neyin partizanlığını yaparken yap Mehmet Şimşek denilen İngiliz vatandaşı sırıta sırıta “yabacılar gelsin vergi ödemesin” dediğinde hiç mi gururun incinmedi! Hiç mi yav biz enayi miyiz, 1 liralık ürünü 2 lira fazladan vergiyle 3 liradan alıyoruz, demedin?!
Avrupa'ya gitmek isteyen milyonlarca insan, senelerdir bir yazılım mafyasına haraç ödüyordu.
Adı vize ücreti değil. Adı, gücü elinde tutanın saltanat sefasıydı resmen.
Ve bu düzen kendiliğinden çatlamadı. Bir süredir biliniyordu, Canan Coşkun ve İbrahim Haskoloğlu gibi gazeteciler inatla üstüne gidiyordu. İkisi de susturulmaya çalışıldı ama azimle devam edilince, ülkemizde bile bir şeylerin değişebileceğini gördük sayelerinde.
Senelerdir bize yaşatılanı düşünün, randevu açılıyor, biz daha sayfayı göremeden bir yazılım saniyede yüzlerce kez deneyip hepsini kapıyor. Uyumayan, yorulmayan bir makineyle yarışıyoruz ve kaybediyoruz, her alanda... Sonra o randevular bize yüzlerce euroya geri satılıyor.
Ama asıl mesele bottan derin. Sistem en baştan, hepimizi bir aracıya muhtaç bırakacak şekilde kurulmuş. Bot sadece o boşluğu nakde çeviren araç.
Teknoloji kimsenin elinde silah olmamalı ama oluyor. Yapay zeka ölçeğinde bu işler çok daha tehlikeli bir hal alabilir. Sokaktaki başıboşluk dijital dünyaya da taşınırsa gerçekten çok daha zor durumda kalırız.
Bu yalnızca bizim ülkemizin sorunu da değil. Ama herkesin sadece kendi çıkarını düşündüğü bir dönemde, insan ister istemez karamsarlığa kapılıyor.
Yine de o gazetecilerin yaptığı tam olarak şunu kanıtlıyor: bir tek kişinin inadı bile koca bir çarkı durdurabiliyor. O yüzden hem bu işin peşini bırakmayan gazetecilere destek olmalı, hem de kendimizi sürekli geliştirmeliyiz.
Birey olarak bir şeyin peşine düşmek, sandığımızdan çok daha büyük bir şeyi değiştirebilir.