Değerli eşim, zindandan çocuklara yazdığı mektuplarla onları okumaya, öğrenmeye teşvik ediyor. Bazen bir poşetten, su şişesinden ya da gazeteden kestiği resimlerle çocuklarına etkinlikler hazırlıyor. Böyle insanları hapse attıran hainler, eviniz huzur görmesin!
#HocamlaOkuyorum
Canım babam Ahmet Çelikten dün haksız yere tutuklandı. Hocamıza, Semra Hocamıza, abilerimize ve babama bu zulmü reva görenler ahirette elbet hesap verecekler.
Babamı bilen bilir; bir karıncayı bile incitemeyecek kadar merhametli bir insandır. İslam davasını ve Allah’ın rızasını hayatının merkezine koymuş, gençliğinden beri bu uğurda yürümüş, gecesini gündüzüne katarak İslami hareket için çalışmıştır.
Babam yoğunluğuna rağmen fırsat bulduğu her an bizimle ilgilenir, kız kardeşlerimle oyunlar oynar, bizimle şakalaşır, aklınıza gelebilecek her alanla ilgili bizimle sohbet eder, ufkumuzu açardı. Küçük yaşlardan itibaren bize ,hocamızın söylemleriyle, aydın ve âlim olmanın önemini anlatır, bizi bu doğrultuda yönlendirirdi.
Bugün sahip olduğumuz bilgi birikimi, farkındalık ve şuur; önce Allah’ın yardımı, ardından babamın bize verdiği eğitim sayesindedir. Babam hiçbir zaman klasik bir baba figüründe değildi. Bizim hem arkadaşımız hem yol göstericimiz hem de en büyük destekçimiz oldu…
Babam, Allah’ın davası uğrunda çok kıymetli hocamızla beraber yürüme şerefine nail oldu. Bu bizim için çok büyük bir gurur. Bu yolda yürüdüğümüz için pişman değiliz. Biz bu yolda ne Hocamızı ne Semra Hocamızı ne babamı ne de abilerimizi yalnız bırakmayacağız. Peygamberimizin emanetini, hocamızın sözünü ve babamın bizi adadığı bu yolu elimizden geldiğince yaşatacak ve yücelteceğiz.
Allah ayaklarımızı bu yolda sabit kılsın. Üzgünüz ama yıkılmadık. Allah’a güveniyoruz. Zalimler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır!
FURKAN HAREKETİ RESMİ BASIN VE KAMUOYU AÇIKLAMASI
Mali Operasyon Yalanı: Sınav Harcı ve Avukat Ücretini Suç Sayan Akıl Dışı Hukuksuzluk!
Kamuoyunun yakından takip ettiği üzere, Furkan Hareketi lideri Alparslan Kuytul Hocaefendi ve eşi Semra Kuytul Hocahanım, sabahın erken saatlerinde gerçekleştirilen haksız bir operasyonla gözaltına alınmış ve Semra Hocahanım 44 gündür Samsun/Çarşamba Kapalı Cezaevi'nde tek kişilik hücrede tutulmaktadır.
Sözde bir "mali operasyon" adı altında yürütülen bu süreç, hukukun ve vicdanın ayaklar altına alındığının açık bir göstergesidir. Bir banka hesabı dahi bulunmayan bir insana, mali operasyon kılıfıyla operasyon yapmak trajikomik bir akıl tutulmasıdır.
Soruşturma Değil, Kurgu ve Akıl Dışı İthamlar!
Emniyet sorgusunda Semra Hocahanım’a yöneltilen sorular, sürecin ne kadar içinin boş ve kurgudan ibaret olduğunu gözler önüne sermektedir:
Sınav Harcı ve Avukat Ücreti Suç Sayılamaz!
MASAK raporlarına dayandırılarak sorulan "sınav harcı yatırılması" ve cezaevindeki eşinin savunma hakkı için "avukata ödenen ücret", hukuken ve ahlaken bir suç değil; temel bir insani ve yasal haktır.
Dosyada somut hiçbir suç bulamayanlar, yıllarca mahkemelerle uğraştırdıkları insanların 30 bin liralık avukatlık ücretini suç gibi göstermeye çalışmaktadır. Şunu sormak gerekir: Bir insan sadece bu komik iddiayla, evinden baskınla gözaltına alınıp nasıl tutuklanabilir? Savunma hakkı için ödenen bir avukatlık ücretini tutuklama gerekçesi yapmak, adaletin heba edildiğinin ve trajikomik bir suç icat etme telaşının en net göstergesidir!
Yıllardır 7/24 fiziki ve teknik takibe maruz kalan, attığı her adım, alışveriş yaptığı her market, çocuklarını bindirdiği dolmuşa kadar devletin gözü önünde şeffaf bir hayat yaşayan insanların, sınav harcını suç dosyasına koyması acziyetin resmidir.
Günlerce tahta üzerinde yatırılarak fiziksel ve psikolojik olarak yıpratılmaya çalışılan Semra Hocahanım, meşru tepkisini ve dik duruşunu göstererek bu gayrihukuki sorulara hak ettiği cevabı vermiştir.
Hakkı, hakikati ve adaleti savunanların cezaevleriyle susturulmaya çalışıldığı bu dönemde; asılsız iddialar ve husumetli şahısların beyanları üzerinden yürütülen bu operasyonlar, yalnızca hedef alınan insanlara değil, toplumun adalet duygusuna ve hukuka olan güvenine de ağır bir darbe vurmaktadır.
Alparslan Kuytul Hocaefendi’nin ve Semra Kuytul Hocahanım’ın neden hedef alındığını milyonlarca insan gayet iyi bilmektedir.
"Hiçbir zulüm ebedi değildir. Bu zorlu süreçler gelip geçtiğinde; geriye hakkı haykıranlara şeref, bu hukuksuzluğa imza atanlara ve sessiz kalanlara ise zillet kalacaktır."
Hiçbir somut delile ve hukuki tabana dayanmayan bu tutukluluk halleri derhal sonlandırılmalı, Semra Kuytul Hocahanım ve tüm mağdurlar serbest bırakılmalıdır.
Yargı, birtakım odakların baskısıyla değil, adalet ve kanun ilkeleriyle hareket etmelidir.
Furkan Hareketi olarak, bu adaletsizliği her platformda gür bir sesle dile getirmeye, mazlumların sesi olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
FURKAN HAREKETİ
MaliOperasyon Gerçeği
SemraKuytula Ozgürlük
TAHLİYE EDİLEN FURKAN HAREKETİ MENSUBU: "AMAÇLARI BİZLERİ YILDIRMAK, HAKKIMIZI ARAMAKTAN VAZGEÇMEYECEĞİZ"
Alparslan Kuytul Hocafendi, Semra Kuytul Hocahanım ve tutuklu Furkan Hareketi mensuplarının haksız tutukluluğuna tepki göstermek amacıyla düzenlenen basın açıklamasında "Talimat Saraydan, Bahsetmeyin Hukuktan" sloganı attıkları gerekçesiyle gözaltına alınıp tutuklanan ve bugün tahliye edilen Furkan Hareketi mensubu, serbest kalmasının ardından ilk açıklamasını yaptı.
"Anayasal hakkımızı kullanmak istedik, gözaltına alındık ve tutuklandık. Amaçları bizleri yıldırmak. Biz hakkımızı aramaktan hiçbir zaman vazgeçmeyeceğiz."
Tehdit eden Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'dır.
Cumhurbaşkanına hakaret suçlaması bu konunun neresindedir?
Yetkili merciler bir an önce bu yanlıştan dönmeli ve tutuklu kalan Ahmet Hangül'ün de tahliyesine karar vermelidir!
Eşim Erol Ardıç sekiz yılda üçüncü kez haksız yere tutuklandı.Tıpkı Hocamız gibi..Bu yapılan apaçık bir zulüm.Önceden bulamadıkları hangi suçu bulabilecekler! Bin kere de tutuklasanız hiçbir suç bulamayacaksınız! Masum insanlardan çekin ellerinizi artık!