Uçuşun 2 saat rötar yiyor valizleri yollamıyorsunuz üzerine bununla ilgili kalkıştan önce yolcuları da bilgilendirmiyorsunuz geliyoruz 1 saat sonra öğreniyoruz bu nasıl bir rezilliktir ya @SunExpress
8 saat çalıştığında yoruldum diyen herkes 24 saat çalışan sağlık çalışanının 24 saat boyunca aktif ve verimli çalışmasını bekliyor hepinize Allah’tan akıl ve fikir diliyorum ayrıca hiçbir yerde bu kadar şımarık bir sağlık erişimi yok
Mesele bir reklam meselesi değil. Açık söyleyeyim, bu doğrudan yaşam biçimine müdahale.
Bir insanın evindeki köpeğine “çocuğum” demesi, kedisini “evladı” gibi görmesi kimseyi ilgilendirmez. Bu, ne hükümetin ne bakanlığın ne de herhangi bir kurulun sınır çizeceği bir alan değildir. Buraya girildiği anda sorun hayvan sevgisi değil, insanların iç dünyasına müdahaledir.
Kedisiyle yaşayan bir insanlar bilir… O bağ biyolojiyle açıklanmaz. Kan bağıyla hiç açıklanmaz. Sabah uyanınca ilk baktığınız gözler, gece yatağın ucunda kıvrılan o sessiz can, hastalandığında içinizin daralması… buna ne isim vereceğinizi kim belirleyecek? Bir kurul mu?
Daha net söyleyeyim. Bu yaklaşım sağlıksız. Çünkü hayatın içindeki gerçek bağları küçümseyip, yukarıdan tanım dayatmaya çalışılıyor.
İnsanların kurduğu ilişkiye “doğru-yanlış” etiketi yapıştırmak, hele ki bunu kamu gücüyle yapmak, iyi niyetli falan değildir. Bu, kontrol etme refleksidir.
Bir kadın köpeğine “çocuğum” diyorsa, bir adam kedisine “kızım” diyorsa, bu hiçbir şeyi tehdit etmez. Ama buna tahammül edemeyen zihniyet, aslında başka bir şeyden rahatsızdır: kontrol edemediği sevgiden.
Bir de şu gerçeği hatırlamak lazım… Bu topraklarda hayvan sevgisi yeni bir şey değil. Yüzyıllardır var. Sokakta kedilerle, köpeklerle birlikte yaşayan bir kültürden geliyoruz. Onlar için vakıflar kuran, kapısının önüne mama su koyan, sokağını mahallesini onlarla paylaşan bir gelenekten geliyoruz.
Bu bağı ne yönetmelikle sınırlayabilirsiniz ne de masa başında tanımlayabilirsiniz.
Kediler de köpekler de kimsenin ideolojik tartışma malzemesi değildir. Onlar hayatın içindeki en saf, en filtresiz sevgidir.
Bu bağı anlamayan da, tanımlamaya kalkışan da toplumun bu gerçeği karşısında duramaz.
Kaybeder...
Bu kadar basit.
Dr.Tarkan Özçetin
Evcil hayvanına "yavrum, kızım, oğlum" gibi ifadeler kullanmak normaldir. Çünkü o sadece bir hayvan değil; aileden biri, yaşamla kurulmuş güçlü bir bağ, ortak anılarımız olan yakın bir dost aynı zamanda. Bunu yalnızca yaşayanlar anlar.
Doktoru hastaya, öğretmeni öğrenci ve veliye şikayet ettirdiniz. Eğitimliyi ezdiniz. Doktor dövebiliyoruzcular türettiniz. Şiddete zemin hazırladınız, gün geçtikçe arttı. Korumadınız, cezalandırmadıniz. Ne bekliyordunuz?
Tenemos tan interiorizado que, ante un desastre en cualquier lugar, nuestra respuesta inmediata debe ser ayudar, que a veces no somos conscientes del cariño que despertamos en quienes reciben nuestro apoyo.
Esa generosidad desinteresada es lo que nos hace grandes como país❤️