@HaberReport 2010 doğumlu bir çocuğun bile “kızdan belediye başkanı olur mu?” diye sorması ne kadar utanç verici. Toplumun kız çocuklarına hâlâ “yapamazsın” diye fısıldadığının kanıtıdır bu. Cinsiyet üzerinden değer biçmeyi çocukların diline kadar sokmaya devam ediyoruz. YAZIK..
Bir zamanlar içimde cevabını bulamadığım sorular vardı. Şimdi aynı kalpte, sessizce büyüyen bir huzur var. Meğer insan bazen en doğru yere, en çok tereddüt ettiği yollardan varıyormuş.
Gördüğüm her gülü koklamak, karşıma çıkan her kedinin başını okşamak istiyorum. Hayatı, her anın içinde kalarak ve her duyguyu olduğu gibi kabul ederek karşılamak istiyorum.
Hoş geldin Zeynep.
Bugün, hayatta kendini seçtiğin günün ilk gecesi 🤍
Sınava mı çalışayım, tez mi yazayım,10 yıllık kronik yorgunluğuma kür mü bulayım yoksa doz aşımı nezaketime antidot mu arayayım? Hayatım şu an prospektüsü kaybolmuş, yan etkileri ana etkisinden fazla bir ilaç gibi. 8 gün sonra ya eczacıyım ya da bu simülasyona istifamı veriyorum.
İlber Ortaylı'nın şubat ayında kaleme aldığı yazısından bir kesit:
"Pazar gecesi fenalaştım. Hasta bakıcı Sevim Hanım, Dr. Şevval Kanlı, hemşirelerden Tuğba ve Çağla hepsi birden seferber oldular. Zaman makinesine binebilsem Gazi Paşa’ya telgraf çekeceğim: Paşam, dört Türk kadını, ihtiyar moruk profesörü kurtardılar. İnkılaplar hedefine varmıştır."
Hani bazen bir yaranın kabuğunu kaldırırsın ve altından tertemiz bir deri çıktığını görürsün ya. Yara çoktan kapanmıştır da boşuna taşımışsındır o kabuğu. Meğer canımı yakan şey yara değil, iyileşmiş bir şeyi hala kanıyor sanıp koruma çabammış..
Bıçağın amacını bilerek yanında taşıyan,
Kurbanı bilerek seçen,
Ölümcül darbenin nereden bilen,
Öldürdükten sonra bununla övünen hiç kimse çocuk değildir.
Suça sürüklenen kapsamına alınmasını isteyenin de vicdanı ve aklı yoktur.
Laiklik ilkesinin ortadan kalktığı ülkede ertesi gün birbirinizi kesmeye başlarsınız. Bütün İslâmi gruplar, tarikat ve cemaatler "Gerçek İslam bizimki" diyerek birbirine girer. Devletin laikliği sizi sizden koruyor.
herkesin seni bir şey öğretmek için gönderildiğini varsay. çünkü her insan, senin bilincine tutulmuş bir ayna gibidir - biri sabrını öğretir, biri sınırlarını, biri de artık kim olmadığını. hiçbiri tesadüf değildir; her karşılaşma bir farkındalık çağrısıdır.
ve bunu fark ettiğinde, kızmak yerine anlamaya başlarsın. hayatın sana yaptığı en büyük iyilik, seni eğiten insanlardır
eğer günlük yaptıkların, olmak istediğin kişiyle uyumlu değilse, büyümüyor, sadece rol yapıyorsun demektir. gerçek dönüşüm, kafanda hayal ettiğin kişiyle her gün bir adım daha yakın olmaktan geçer. yaptıkların, söylediklerin ve düşündüklerin aynı frekansta olduğunda, kimliğin somutlaşır; yoksa sadece bir maskeyi taşımış olursun