ABD, Trump'ı Kongre onayı olmadan İran'a yönelik saldırıları durdurmaya zorlamayı amaçlayan girişimi reddetti. Oylama sonucu 48 kabul, 52 ret oyu verildi. İran bizzat kendisi, "Bizim şu an için ABD ile bir problemimiz yok," diyordu. Trump ise kimseden fikir ve onay almadan, doğrudan İsrail ile kendi aralarında anlaşıp saldırı gerçekleştirmiş. Buradan da anlaşılacağı üzere, ABD'de özgür bir demokrasi yok, kendileri İsrail lobisinin maşası olmuşlar ve istedikleri gibi kullanılıyorlar. Bu durum da muhtemelen savaş başladığı an Epstein dosyasından sildikleri 65 bin mail ve görüntülerden kaynaklanıyor. Şantajla istedikleri her şeyi yaptırabiliyorlar. Resmen dünyayı pedofili sapıklar yönetiyor.
Şimdiki
Sü’lale devrine ithafet...
Kızkardeşi duldu.
İkinci evliliğini 1935 yılında bir işadamıyla yaptı.
Damadın İstanbul'da fabrikası vardı, evlenir evlenmez müteahhitliğe başladı, dikkat çekici hızla zenginleşiyordu, aynı zamanda milletvekiliydi,
Teşekkürler canım Malatya ❤️
Artık bu devleti, halkın %70’inin inanmadığı bir iktidar yönetemez!
Sokağa çıkamayan, pazara gidemeyen, rakibinden korkan, sandıktan kaçan, gayrimeşru bir iktidar bu devleti yönetemez.
Adayımı bırak, sandığı getir!
“Eşim ve Kızımı Aldınız, Kızımın DNA’sı Telefonda Kaldı!”
Müşteki Hilmi Altın, Bolu Kartalkaya’daki yangında eşi Kübra Altın ve kızı Alya’yı kaybetti. Gözyaşları içinde mahkemede şunları söyledi:
“Kartalkaya katliamında eşimi ve kızımı kaybettim. Tatil planımız yoktu. Ama kızım Alya, arkadaşı Derin’le birlikte kayak yapmak istiyordu. Çok ısrar etti. Tutamadım kendimi, ‘tamam’ dedim. Eşim Kübra çocuk diş hekimiydi.
Elimden aldınız bütün hayatımı. Tek başıma bıraktınız beni.
O akşam çok kahkaha attım ama gecenin bir vakti eşimin çığlığıyla uyanacağımı bilmiyordum. Çok hızlı çıktılar odadan. Ben giyinirken bir dakika içinde yoğun duman geldi. O zaman anladım yangın olduğunu. Dışarı çıktığımda bir anda dumanın içinde kaldım. Koridorda merdiveni bulamayınca ‘Hilmi geçmiş olsun, ama eşinle kızın hızlı çıktı kurtulurlar’ dedim.
Sonra Atakan��ın odasına girdim, bir başkasının yardımıyla. Orada havlu buldum, ıslattım ve ailemin peşinden gitmek istedim. Ama dumandan ilerleyemedim. Başka bir odaya girdim, kalabalıktı. Yatakları camdan attık, çarşafları birbirine bağlayıp çocukları sarkıttık, sonra kadınları. Ben inmeden önce çarşafın bir parçası düştü. Kendimi aşağı attım. Birinin üstüne düştüm.
Yanına gidip ‘İyi misin?’ dedim. Bana ‘Sen iyi misin?’ dedi. Eşim ve kızım beni bekliyordur diye düşündüm. Ama Adli Tıp’tan almak zorunda kaldık onları.
Hastanede bana teşhis yaptırmadılar.
Orada hiçbir önlem yoktu. Kimse bizi kurtarmaya çalışmadı. Misafirler dışında…
Siz kağıttan yöneticiler yüzünden biz yandık. Gerçek olsaydınız, biz bugün hayatta olurduk.
Bu ülkenin röntgeni burada. Bu liyakatsizlik sisteminin sonu gelsin artık. Yiğit ve Alp gibi kahraman yargıçlara ihtiyacımız var.
Sürekli kendimi yollara vuruyorum, bazen kafayı yeme noktasına geliyorum ama yemeyeceğim. Çünkü sizin hak ettiğiniz en ağır cezaları aldığınızı göreceğim.
ETS müşterisiydim. Güvensiz bir yere götüreceklerini düşünmedim. Mehmet Nuri Ersoy hakkında suç duyurusunda bulunuyorum.
Kızımın telefonu paket içinde geldi. Teslim almaya gittim. Katip ağlıyor, hâkime hanım ağlıyor, ben ağlıyorum.
Üstünde kızımın DNA’sı var.
Biz burada eksiğiz… Fazla değiliz.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın acilen bu davaya dahil edilmesini istiyorum.”
Biz İzmiriz, sadece zeybek oynarken diz çökeriz… Başkan Cemil Tugay, belediye otobüsüne şoför lazımsa direksiyona biz geçelim, temizlik işçisi eksikse biz çöpçü olalım, itfaiyeciler işe gelmiyorsa varsın yansın şehrimiz, lütfen geri adım atma, İzmirlileri tehdit eden, emekçiyi sömüren sarı sendikayı söküp atalım.
Mesele zam oranı değil, emek mücadelesi değil, trol yaygarasına kulak asmayın, sözde devrimci “sarı sendikacı” açıkça itiraf ediyor, İzmir’de CHP’ye karşı AKP’ye oy vereceğiz diyor, gitsin maaşını AKP genel merkezinden alsın.
Devlet nerede? Deprem olur devlet yok yangın olur devlet yok sel olur yine devlet yok. Halk Yangını bile kendi söndürecekse Bu halk o zaman devlete eşek yüküyle vergi neden ödüyor? #cokusdonemi