Görev sırasında meydana gelen kazalar nedeniyle ambulanslarda oluştuğu iddia edilen değer kaybının sağlık çalışanlarından tahsil edilmesine dayanak oluşturan Bakanlık görüşünün yeniden değerlendirilmesi için başvuruda bulunduk.
Sağlık çalışanlarına değer kaybı adı altında rücu edilmesine son verilmesini talep ediyoruz.
Başvurumuzun ayrıntıları için
🔗https://t.co/9IoW1jgpO2
Aile Hekimliği Çalışanları SİNA Mağduru
Türk Sağlık-Sen'den SİNA Sistemi İçin Bakanlığa Yeni Başvuru: Güncelleme ve Veri Uyuşmazlığı Sorunu Giderilmelidir.
Mağduriyetler çözülsün
Başvurumuzun detayları için 🔗https://t.co/Jvqfik02TM
⚖️ Türk Sağlık-Sen'den Bir Hukuk Zaferi Daha!
✅ 4924 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli uzman tabip ve 2914 sayılı Kanun kapsamında asistan hekim olarak geçirilen hizmet sürelerinin, 8 yıla 1 kademe hesabında dikkate alınması gerektiğini mahkeme kararıyla kazandık.
#TürkSağlıkSen #HukukZaferi #8Yıla1Kademe #AsistanHekim
Haber için
🔗https://t.co/8GZ8Ul9sxp
📢 "Klinik Destek Elemanı" Tanımına İtiraz Ettik!
Sağlık çalışanlarının mesleki kimliğini ve haklarını korumak için bir adım daha attık.
23 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe giren Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yönetmelik'nde yer alan "Palyatif Bakım Klinik Destek Elemanı" tanımının yeniden düzenlenmesi talebiyle Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ne resmi başvurumuzu yaptık.
📌 Talebimiz nettir:
✅ Meslek gruplarının kendi unvanları korunmalıdır.
✅ Görev, yetki ve sorumluluklar ayrı ayrı ve açık şekilde tanımlanmalıdır.
✅ Belirsiz düzenlemeler çalışanlarımızın hak kaybına neden olmamalıdır.
Türk Sağlık-Sen, sağlık çalışanlarının mesleki saygınlığını ve özlük haklarını korumak için mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir.#TürkSağlıkSen #PalyatifBakım #MeslekUnvanı #HakMücadelesi
Başvurumuz ile ilgili detaylar:
🔗https://t.co/pUcbBcT7RS
23 Haziran 2026 tarihinde yürürlüğe giren yönetmelikte; Sağlık Bakım Teknisyeni, Yaşlı Bakım Teknikeri ve Evde Hasta Bakım Teknikeri unvanlarının "klinik destek personeli" adı altında tanımlanmasını doğru bulmuyoruz.
Her meslek grubu kendi unvanı, görev tanımı, yetki ve sorumluluklarıyla mevzuatta açıkça yer almalıdır. Belirsiz düzenlemeler; görev karmaşasına, hak kayıplarına ve hukuki sorunlara yol açacaktır.
Türk Sağlık-Sen olarak mesleki kimliklerin korunması, görev tanımlarının netleştirilmesi ve çalışanlarımızın haklarının güvence altına alınması için tüm hukuki girişimleri kararlılıkla sürdüreceğiz.
#tssçalışanınyanında
AÇIKLAMAMIZIN TAMAMI İÇİN
🔗https://t.co/YgA82qNpfh
43. Türkiye–AB Karma İstişare Komitesi (KİK) Toplantısı’nı TOBB’un ev sahipliğinde gerçekleştiriyoruz.
Toplantının ilk iki oturumuna Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi (EESC) Üyesi ve Türkiye–AB Karma İstişare Komitesi Eş Başkanı Sayın Ioannis Vardakastanis ile birlikte başkanlık ettik.
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinde, kriz dönemlerinde dahi diyaloğu canlı tutan ve kalıcı katkılar üreten Türkiye–AB Karma İstişare Komitesi’nin çalışmalarını son derece kıymetli buluyor; Türkiye kanadı olarak bu sürece katkı sunmaya ve destek vermeye devam ediyoruz.
Toplantı vesilesiyle, Avrupa Birliği Türkiye Raporu’nu merkeze alan bir yaklaşımla özellikle dijitalleşme ve Gümrük Birliği’nin geliştirilmesi başlıklarında çalışma hayatının güncel meselelerini değerlendiren karşılıklı iş birliği ve müzakere kanallarını güçlendirecek verimli değerlendirmelerde bulunduk.
Taraflar arasında güvene (trust) ve iş birliğine (cooperation) dayalı anlayışın güçlenmesi, ortak geleceğimiz adına memnuniyet vericidir.
Toplantıya katkı sunan tüm sivil toplum kuruluşlarına; Dışişleri Bakan Yardımcısı Sayın Büyükelçi Mehmet Kemal Bozay’a, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Sayın Büyükelçi Aivo Orav’a, birlikte çalışmaktan memnuniyet duyduğumuz Sayın Ioannis Vardakastanis’a ve toplantıya ev sahipliği yapan TOBB Başkanı Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu ile TOBB ekibine teşekkür ediyorum.
“HAKKIN VE EMEĞİN YANINDA 34 YIL”
24 Haziran 1992 tarihinde, "İlkemiz Önce Ülkemiz" diyerek yola çıkan Türkiye Kamu-Sen olarak kuruluşumuzun 34. yılını gurur ve onurla kutluyoruz.
34 yıl önce bir avuç inanmış kamu çalışanının yaktığı meşale, bugün yüz binlerce kamu görevlisinin umudu, hak mücadelesinin en güçlü sesi haline gelmiştir.
Türkiye Kamu-Sen; kuruluşundan bugüne kadar milli ve manevi değerlerinden taviz vermeden, kamu çalışanlarının haklarını korumak, emeğin itibarını yükseltmek ve adaletin hâkim olduğu bir çalışma hayatı oluşturmak için kararlılıkla mücadele etmiştir.
Geride bıraktığımız 34 yılda; ek ödeme, refah payı, toplu sözleşme ikramiyesi, banka promosyonları, disiplin cezalarının affı,sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi, vekil imam-hatipler başta olmak üzere güvencesiz istihdamın güvenceye kavuşturulması, 4/C’li personele kadro, ilave derece ve daha pek çok kazanımın elde edilmesinde öncü olmuş; Türk memurunun sesi, güvencesi ve vicdanı olmayı başarmıştır.
Kamu çalışanlarının grevli toplu sözleşme hakkına kavuşması, adil bir ücret sisteminin hayata geçirilmesi, emeklilerimizin hak ettikleri refah seviyesine ulaşması ve çalışma hayatında liyakat ve hakkaniyetin hâkim olması için yürüttüğümüz mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
34 yıldır olduğu gibi bundan sonra da devletimizin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünden, ay yıldızlı al bayrağımızdan ve kurucu değerlerimizden aldığımız güçle yürümeye devam edeceğiz.
Bu vesileyle; başta Kurucu Genel Başkanımız Ali Işıklar olmak üzere Türkiye Kamu-Sen'in bug��nlere gelmesinde emeği bulunan tüm yöneticilerimize, teşkilat mensuplarımıza, üyelerimize ve gönüldaşlarımıza şükranlarımızı sunuyor; ebediyete irtihal eden dava arkadaşlarımızı rahmet ve minnetle anıyoruz.
Bengütürk ekranlarında yayınlanan Söz Hakkı programında Türk memurunun sorunlarını ve taleplerini dile getirerek çözüm önerilerimizi kamuoyuyla paylaştık.
@benguturktv
📢 MAHKEMEDEN EMSAL KARAR!
⚖️ Personele Akıllı Telefon Yasağı Hukuka Aykırı Bulundu.
Türk Sağlık-Sen olarak üyelerimizin adına verdiğimiz hukuk mücadelesi bir kez daha zaferle sonuçlandı.
📍 Çorum'da bir Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezinde görev yapan personelin, ses ve görüntü kaydı alabilen cep telefonlarıyla bina katlarına çıkmasının yasaklanmasına ilişkin idari işlem, açtığımız dava sonucunda mahkeme tarafından iptal edildi.
✅ Çalışanların haklarını savunmaya kararlılıkla devam ediyoruz.
Haber için 🔗https://t.co/01RtqNOjsB
#TürkSağlıkSen #HaklıDavaGüçlüSendika #EmsalKarar #HukukKazandı #ÇalışanınYanındayız
📢 HAKKIMIZI İSTİYORUZ, MÜCADELEYE DEVAM DİYORUZ!
İlave ek ödemenin emekli maaşlarına yansıtılması talebiyle, konfederasyonumuza bağlı Türk Büro-Sen tarafından yapılan Anayasa Mahkemesi başvurusunun öncelikle görüşülmesi ve adil bir şekilde karara bağlanması için üyelerimiz ve kamu çalışanlarımızın imzaladığı on binlerce dilekçeyi Anayasa Mahkemesi'ne teslim ettik.
Alın terinin karşılığını istiyoruz!
Emeklinin hakkını istiyoruz!
Adaletin gecikmeden tecelli etmesini bekliyoruz!
#TürkiyeKamuSen #İlaveEkÖdeme #tssyanında
⚖️ HAK MÜCADELESİ YARGIDA
Türkiye Kamu-Sen, memurların kıdem aylığında uygulanan 25 yıl sınırını yargıya taşıdı.
Ayrıntılar Haberimizde
🔗https://t.co/J2Z8CEcQjP
#TürkiyeKamuSen#Memur#KıdemAylığı#HakMücadelesi
Geçtiğimiz yıl Türkiye’nin girişimleriyle Filistin’e verilen “Gözlemci Devlet” statüsünü hedef alan girişimlere karşı adalet ve uluslararası dayanışmadan yana tavır aldık.
İsrail’in Filistin’in ILO’daki bu temsilini zayıflatmayı amaçlayan teklifinin 17 kabul oyuna karşılık 394 ret oyuyla reddedildiği oylama esnasında, İsrail temsilcisinin söz alarak başlattığı manipülasyon girişimi karşısında Türkiye Kamu-Sen heyeti, Türkiye Delegasyonu ve diğer ülkelerden gelen vicdanlı delegelerin katılımıyla protesto gerçekleştirilmiş; temsilcinin konuşması defalarca kesilerek demokratik zeminde zulme karşı güçlü bir mesaj verilmiştir.
Bu tavır, uluslararası toplumun haksızlık ve insan hakları ihlalleri karşısında sessiz kalmayacağını göstermiştir.
Türkiye Kamu-Sen olarak hiçbir zulme sessiz kalmayacağız; nerede bir mazlum varsa onun yanında olmaya ve adalet mücadelesini desteklemeyi sürdüreceğiz.
İLO 114. Konferansı'nda verdiğimiz tepki basında geniş yer buldu.
Tükiye Kamu-Sen olarak Doğu Türkistan'dan Filistin'e nerede bir sorun varsa onun karşısında olmaya devam edeceğiz.
ENFLASYON, EK ZAM VE REFAH PAYI İLE TELAFİ EDİLMELİDİR
TÜİK tarafından açıklanan 2026 yılı mayıs ayı enflasyon rakamları, ekonomide yaşanan fiyat artışlarının hız kesmediğini bir kez daha ortaya koymuştur.
Açıklanan veriler, sabit ve dar gelirli kesimlerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların geçici olmadığını, aksine her geçen ay daha da belirgin hâle geldiğini göstermektedir.
Yıllık enflasyonun %32,61 seviyesine yükselmiş olması, çalışanların ve emeklilerin gelirlerinde meydana gelen kaybın ulaştığı boyutu açıkça gözler önüne sermektedir.
Resmî verilere göre mayıs ayında fiyatlar ortalama %1,71 oranında yükselmiştir.
Böylece yılın ilk beş ayında gerçekleşen toplam enflasyon %16,61'e ulaşmıştır. Henüz yılın yarısına gelinmeden ortaya çıkan bu tablo, 2026 yılı için belirlenen hedeflerle ekonomik gerçekler arasındaki farkın giderek açıldığını göstermektedir. Gelinen noktada uygulanan politikaların, özellikle ücretli kesimlerin alım gücünü korumakta yeterli olmadığı görülmektedir.
Hatırlanacağı üzere ocak ayında memur ve emeklilere altı aylık dönem için %11 oranında maaş artışı yapılmış, ayrıca brüt 1000 TL seyyanen ödeme verilmiştir.
Ancak yılın ilk beş ayında gerçekleşen %16,61'lik enflasyon, söz konusu artışın tamamını ortadan kaldırmış; memur ve emekliler daha şimdiden %5,61 oranında alacaklı duruma gelmiştir.
Bugün yüksek enflasyon; kamu çalışanları ve emekliler açısından yalnızca rakamlardan ibaret değildir. Azalan alım gücü, küçülen aile bütçeleri, artan borç yükü ile her geçen gün zorlaşan hayat şartları anlamına gelmektedir. Bu süreç, ekonomik sonuçlarının yanında toplumsal açıdan da dikkatle değerlendirilmesi gereken bir tablo ortaya çıkarmaktadır.
Yıllık enflasyonun %32,61 seviyesine çıkmış olması, yaşanan refah kaybının geçici olmaktan çıkıp kalıcı bir hâl almaya başladığını göstermektedir.
Bugüne kadar görüldüğü üzere, ücretleri baskılayarak enflasyonu düşürmek mümkün olmamaktadır. Geçtiğimiz günlerde ekonominin son 23 çeyrektir kesintisiz büyüdüğü ifade edilmiştir.
Memur ve emekliler hem ekonomik büyümenin sonuçlarından yeterince pay alamamakta hem de enflasyon yükseldiğinde ilk fedakârlığı yapmak zorunda bırakılmaktadır. Sosyal adaletin gereği; refahın da yükün de toplum kesimleri arasında hakkaniyetli şekilde paylaşılmasıdır.
Bu doğrultuda;
• Memurlara derhâl ek zam yapılmalıdır.
• Bu artış mutlaka refah payı ile desteklenmelidir.
• Maaş artışlarında eşel mobil sistemine geçilmeli, gerçekleşen enflasyon gecikmeksizin maaşlara yansıtılmalıdır.
Beklentimiz; gelir kaybı her geçen gün büyüyen kamu çalışanları ve emeklilerin sorunlarına çözüm üretecek adil, kalıcı ve gerçekçi düzenlemelerin yapılmasıdır.
Türkiye Kamu-Sen olarak emeğin değerini koruma, kamu görevlilerinin haklı taleplerini savunma ve ekonomik adalet mücadelesini sürdürme kararlılığımızı bundan sonra da aynı güç ve kararlılıkla devam ettireceğiz.
📍 51. Başkanlar Kurulu Toplantımızda şube başkanlarımız ve il temsilcilerimizle bir aradayız.
2026 yılı yetki döneminin tamamlanmasının ardından gerçekleştirdiğimiz toplantımızda, hep birlikte değerlendirmelerde bulunarak önümüzdeki döneme ilişkin yol haritamızı belirleyeceğiz.
Büyük bir teşkilat, Güçlü bir aile ve Ortak hedeflere inanan ve kararlılıkla çalışan Türk Sağlık-Sen'lileriz.
Birlik ve beraberlik içerisinde, üyelerimizden aldığımız güçle sendikamızı daha ileriye taşıyacağız.
#BirlikteGüçlüyüz #GüçlüTeşkilat #SendikalMücadele