Ege’nin doğu kıy��sındaki radar ekranlarına önce kar yağıyor, çünkü elektronik harp uçakları Türk hava savunmasının gözünü bağlamış. Birkaç dakika sonra Rafale’ler ve F-16 Viper’lar Batı Anadolu’daki üslerin pistlerini vuruyor. Limanlarda bekleyen çıkarma gemileri hedef alınıyor. Yirmi dördüncü saatin sonunda Washington, Brüksel ve NATO karargâhı aynı anda devreye giriyor, ateşkes dayatılıyor ve Atina masaya kazanmış tarafın rahatlığıyla oturuyor.
Bu bir film senaryosu değil. Yunanistan’ın en köklü gazetelerinden Ta Nea, geçtiğimiz günlerde bu kurguyu sayfalarına taşıdı!
İSKİLİPLİ ATIF
Vatana ihanetten asılmıştır.
İskilipli Atıf, şapkaya karşı çıktığı, şapka takmadığı veya şapka karşıtı kitap yazdığı için asılmadı, "vatana ihanetten" asıldı.
İskilipli Atıf, şapka karşıtı kitap yazmaktan veya şapka takmamaktan değil, -dağıtımı durdurulan şapka karşıtı kitabını kullanarak- halkı, yeni kurulan Cumhuriyete karşı "isyana, irticaya teşvikten” ve bunun sonunda ülkenin çeşitli yerlerinde çıkan irticai isyanlardan ve Milli Mücadelede, Teali İslam Cemiyeti'nin zararlı çalışmalarından, "ihanet bildirilerinden” dolayı “anayasayı tağyir” ile “vatana ihanetten” asıldı.
İskilipli Atıf'ın Milli Mücadele karşıtı Teali İslam Cemiyeti,Trakya ve Orta Anadolu'da birçok şube açtı. Biga, Gönen yöresindeki Gavur İmam ve Anzavur ayaklanmalarında rol oynayan ve İngilizlerin desteğiyle Kuvayı Milliye'ye karşı cihat ilan eden Ahmediye Cemiyeti'ni destekledi.
İskilipli Atıf'ın “Teali İslam Cemiyeti", Ağustos 1920'de Milli Mücadele karşıtı çok ağır bir bildiri yayımladı. Tam metni elimizde olan bu ihanet bildirisinin bazı bölümleri aynen şöyle:
"Askerler....Mustafa Kemal,Ali Fuat,Bekir Sami gibi zalimlerin cinayetlerine daha ne kadar göz yumacaksınız?...Bu canileri, bu katil canavarları, daha ziyade yaşatmamakla memur ve mükellefsiniz..."
Ayrıca Mustafa Sabri'nin başkan, İskilipli Atıf'ın ikinci başkan olduğu Müderrisler Cemiyeti (Teali İslam Cemiyeti'nin öncüsü) 26 Eylül 1919'da Milli Mücadele karşıtı bir bildiri daha yayımlamıştı. Bildiride, Kuvayı Milliyecilere “adi eşkıya”, “deli”, “cani”, “kudurmuş haydutlar” diye hakaret edilmişti.
Şapka Kanunu ve kılık kıyafet devrimine karşı çıkmanın ve şapka takmamanın cezası da idam değildi. Şapka takmadığı için hiç kimse asılmadı.
İstiklal Mahkemeri adlı bilimsel kitabında Prof. Ergün Aybars şöyle diyor:
“Şapka Kanunu'na muhalefet nedeniyle 'ağır cezalara mahkûm edilenler, şapka giymedikleri için değil, şapkayı bahane ederek gerici ayaklanma çıkarmak, kışkırtmak suretiyle dini politikaya alet edip vatana ihanet ettikleri için mahkûm edildiler… Suçu sadece şapkaya karşı koymak olan ferdi suçlar ise hafif şekilde cezalandırıldılar.” (Ergün Aybars, İstiklal Mahkemeleri, Ankara, 2009, s.328)
(Sinan MEYDAN)
"Mora'daki soykırım ancak öldürecek başka Türk kalmadığında sona erdi."
Yunanlar tarafından Türklere yönelik gerçekleştirilen Tripoliçe Katliamı - 23 Eylül 1821.
Unutmadık, unutturmayacağız 🇹🇷🇹🇷🇹🇷
@muhammedtyb2b Amerikan üsleri Sudi Arabistan ve diğer Arap ülkelerinde.Yahudilerle İbrahim anlaşmasını da Araplar yaptı.Nasıl İran amerika ve yahudinin baş adamı oluyor?
16 Eylül’de Danıştay’da acele kamulaştırmanın iptali talebiyle görülen dava kapsamında yürütülen hukuki mücadele; Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkının, gıda egemenliğinin ve gelecek nesillerin yaşam hakkının savunulmasıdır.
Hukukun istisnai yetkilerini sermaye lehine araçsallaştıran, üreticileri topraksızlaştıran ve doğal varlıkları geri dönülmez biçimde tüketen politikalardan vazgeçilmelidir.
Kamu otoritesinin asli görevi; yurttaşların mülkiyet hakkını, zeytinliklerini ve su havzalarını korumak; enerji politikalarını ise doğayı, üretimi ve yaşam alanlarını gözeten, rasyonel, temiz ve adil bir dönüşüm anlayışıyla hayata geçirmektir.
Bu mücadele yalnızca bugünün topraklarını ve yaşam alanlarını değil, gelecek kuşakların sağlıklı, güvenli ve özgür bir yaşam hakkını da savunmaktadır.
30 Ağustos Zafer Bayramı'mızı kutluyorum. Ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve kahraman silah arkadaşlarını, rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
Ne mutlu Türküm diyene!🇹🇷
#30AğustosZaferBayramı
Yüksekova"daki caddelerden Şehit Cengiz Topel ismi kaldırılarak, oraya Sırrı Süreyya Önder ismi verildi..
İşte yeni Türkiye, şehit ve gaziliğin neredeyse ayıp ve suç sayıldığı dönem..
İYİ Partili vekiller gözyaşları içinde meclisten ayrılıyor.
10 Ağustos 2026
PKK'lı ları af edecek metin meclisten geçti SERV'in imzalandığı
yıldönümünde!
🔺Türk Milleti’nin vekili @YS_Turkoglu 7500 şehidin adını tek tek okudu.
🔺Bizim onurumuz, milli kahramanlarımız onlar.
Haklarınızı EVETçi zalimlere helal etmeyiniz.