Bukowski yeni yılı ne güzel özetlemiş:
"Nice mutlu yıllara demeyeceğim,çünkü değişen birşey yok.Günler aynı,insanlar aynı,yalanlar aynı,dekorlar ve sahneler aynı,kaldırımlar aynı. Ve yine aynı olacak..."
Sade bir yaşantıya,
Telaşsız sevgiye,
Sakin ve yağmurlu bir güne,
Sevdiğim bir kaç insanla aynı masada buluşabilmeye,
Sonbahar akşamlarının ince ince esen rüzgarına zaafım hiç bitmeyecek...
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük
yaşayacaksın,ırmaklara,göğe, bütün evrene karışırcasına çünkü ömür dediğimiz şey,hayata sunulmuş bir armağandır ve hayat,sunulmuş bir armağandır insana...
"Sonra yavaş yavaş mantığım
değişti.Hatta dünyaya bakışım,eşyayı görüşüm,insanları anlayışım değişti.Vâkia bunlar bir günde olmadı.Hatta çok güçlükle ve adım adım oldu.Hatta çok defa bana rağmen oldu.Fakat oldu..."
(Ahmet Hamdi Tanpınar)
Çiçek açsın diye çabaladığımız şeylerin; Belki toprağı kurudur.
Belki de yanlış saksıdadır.
Belki tüm çabamız sadece bizi yoruyordur.
Kabullenmek lazım,
Görüneni görmek lazım...
Uzak yıldızların ışıltısını seviyorsan,geceye de aşıksın. Karanlıktan korksaydın seyre çıkmazdın. Kalbine uzanabiliyorsan bir insanın,ruhun da semâya erişir.
Dünya sen hayal edebildiğin kadar kendini açar,öteler ve semâ,sevebildiğin kadar...