Bir ara Türk Sağı’nın tarihsel ideolojik kaynakları çalışıyordum. İnternette buldum “Abdülhamid’in Mirası” diye bir kitap. Satın aldım. Zannediyordum ki ideolojik/düşünsel miras.
200 sayfalık kitabın 150 sayfası tapu listesi!
Padişahlar içinde mülküne sembolik bir kaç yapı dışında dağı taşı geçiren ilk padişah. Misal Mecidiyeköy’den Bayrampaşa’ya yüzlerce tarla, Bursa’nın tüm çeperi.
Önce attım kenara sonra düşündüm aslında Türk Sağı’nın düşünsel mirası tam da bu! kamuyu üstüne tapulamak!
Bayrak ezan vs işin süsü.
Değerli Arkadaşlar,
21 Mayıs 2026 tarihinde, Saray işbirlikçisi gruplar CHP'yi işgal etmiştir. Sabırlı bekleyiş ve iyiniyetli mücadeleye rağmen direniş imkanı kalmamıştır.
Atatürk'ün koltuğuna, parti örgütünün seçtiği son kişi Sn. Özgür Özel'dir. Genel Başkanımız; bu meşruiyet ve sorumlulukla, tüm cumhuriyetçi ve demokratları Yeni Parti'ye davet etmiştir.
Gençliğe Hitabe'de bize verilmiş vazifeye katkı verebilmek için ben de Atatürk'ün Yeni Parti'sindeyim.
Yolumuz açık olsun.
Dr. M. Murat Kubilay
FotoHaber - Yargıda kıyasıya rekabet: Melih Gökçek'le ilgili yolsuzluk haberine ilk erişim engelini hangi AKP'li hakim verecek? Gazetecilere soruşturmayı hangi AKP'li savcı açacak?
https://t.co/Y0cL8xZy9B
Akın Atalay'ın sorusu son derece haklı.
Başdanışman kendini Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesini (AİHS) onaylayan TBMM'den ve AİHM kararlarına uyulması gerektiğini belirten TBMM Komisyonundan üstün mü görüyor?
AİHS madde 46 çok açıktır. Öyle yoruma ve efelenmeye filan izin vermez:
"Kararların bağlayıcılığı ve infazı
1. Yüksek Sözleşmeci Taraflar, taraf oldukları davalarda
Mahkeme’nin verdiği kesinleşmiş kararlara uymayı taahhüt ederler."
Hukukçu "contra legem" yorum yapamaz. Normun açık olduğu yerde tersi yorum keyfiliktir.
Türkiye 1954'te AİHS'i kabul etti. Kenan Evren'in Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın Başbakan olduğu dönemde (1987'de) ise bireysel başvuru hakkını kabul etti.
Evren ve Özal'dan geriye düşmek de nedir yahu!
Tapular gibi bir tane somut delil gösterin
Bir suç üstü
Bir dekont gösterin
Bu ülkede adalet ölmüştür
Hangi savcı hangi hakim bu konuşmadan sonra Ekrem İmamoğlu’na ceza vermez?
🔴 “HUKUK DEVLETİNİN ADIM ADIM YOK OLUŞUNU İZLİYORUZ”
📌 Avukat Tuğçe Çalık, Cumhuriyet TV’de: “Ne 12 Eylül yargılamalarında ne Yassıada yargılamalarında ne de Ergenekon-Balyoz davalarının yargılamalarında bu denli hukuksuzluk yoktu.”
Dönemin Cumhuriyet Başsavcısı, Ertan Yıldız’ın “davanın seyrini değiştirecek ifadeler verdiğini” söylemişti.
Ancak Ertan Yıldız, savunmasında, tek bir somut delil ortaya koyamadı. Üstelik avukatların kendisine soru sorması dahi engellendi; adeta savunmanın sorgusundan kurtarıldı.
Hukuk sistemimize aykırı biçimde, haklarındaki soyut beyanların doğru olmadığını kendileri ispatlamak zorunda bırakılan insanlar, bu beyanların sahibine soru dahi soramayacaksa kendilerini nasıl savunacaklar?
Soru soramadan, delil göremeden, suçsuzluklarını kendileri ispatlamaları beklenerek sonsuza kadar cezaevinde mi tutulacaklar?
İBB davasının en genç sanığı olan Mustafa Sezer Yerli’nin yaptığı savunma adeta davayı çürüttü…
♦️ Hayatımda ilk kez burada gördüğüm Murat Ongun ile 22 Nisan 2019 tarihinde lisemin 3 alt sokağından baz vermişim.
♦️ İddia edilen tarihte 17 yaşında olduğumu, lise öğrencisi olduğumu, o sırada da lisede derste olduğumu söylemek isterim.
Ezberleri bozuyor, yarının Türkiye'sini bugünden tasarlıyoruz!
Eski siyasetin devri bitti, vizyon odaklı YENİ bir dönem başlıyor!
Bu büyük değişimin mimarı ol. Geleceği birlikte kuralım.
Dijital üyelik adımını at, bu mücadelede yerini al: 👇
🔗 https://t.co/d2Y5mvftbI
Bu davalar canlı yayınlansa, insanlar çıldırır, saç baş yolar, kafalarını duvara vururlardı mazallah.
Yaşadığımız şeylerin yüzde biri bile TRT ekranlarında gösterilse, rejim çökerdi siyaseten.
Sayın Adalet Bakanı Akın Gürlek
Ekrem imamoğlu mert, cesur bir siyasetçidir.
İktidar elinizde, buyurun er meydanına yapın değişikliği, görelim bakalım kim kaçıyor.
Bağımsız Maden-İş Genel Başkanı Gökay Çakır ile Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu’nun tutuklanması, hakkını arayan bütün emekçilere verilmek istenen açık bir gözdağıdır.
İşçinin hakkını vermeyip, hakkını isteyen emekçiyi susturmaya kalkmak; Ak Parti’nin kara düzeninin geldiği noktadır.
Kimse emeği sahipsiz, emekçiyi yalnız sanmasın.
Madencilerin alın terinin karşılığı kuruşu kuruşuna ödenene, mücadele arkadaşları özgürlüğüne kavuşana kadar bu meselenin takipçisi olacağız.
Gökay Çakır ve Başaran Aksu masum emekçilerdir, ikisi de derhal serbest bırakılmalıdır.
Adalet Bakanı Sn. İmamoğlu'na sormuş; duruşmaların canlı yayınlanmasını hala istiyor mu diye. Kinaye ile, sanki iddianamedeki herhangi bir suç iddiasına bir tane bile kanıt çıkmış gibi.
Ayıp.
Savunma hakkı bile bizzat mahkeme tarafından gasp Ekrem İmamoğlu durduğu yeri hiç değiştirmedi.
Sadece İmamoğlu değil, Türkiye canlı yayınlanmasını hala istiyor.
Hadi yayınlayın hemen bugün, kayıtlarınızdan alın en başından başlayalım.
Hadi madem. Hemen. Kim kaçıyor canlı yayından, kim kalıyor millet görsün.