Osmanlının muhteşem askerleri, Avrupa'nın korkulu rüyası Yeniçeriler, 200 yıl sonra bir devlet töreninde Cumhurbaşkanlığı muhafız alayıyla birlikte ABD Başkanı Donald Trump'ı karşıladı.
Not: Birçok ülke devlet törenlerinde kendi tarihlerinin önemli askeri birlikleriyle misafirlerini karşılıyor. Yeniçerilerin bu törenlerde kullanılması gerektiğini senelerden beri söylüyordum. Çok doğru bir uygulama oldu.
e-Devlet Kapısı aracılığıyla;
📌 PttBank ile para transferinden PttKargo gönderi takibine,
📌 HGS bakiye yüklemeden UETS ile elektronik tebligatlarınızı görüntülemeye kadar birçok #PTT hizmetine kolaylıkla ulaşabilirsiniz.
Detaylı bilgi edinmek ve e-Devlet Kapısı’nda sunulan tüm PTT hizmetlerini görüntülemek için ▶️ https://t.co/nyyRoQclri
#TürkiyeHızlanıyor 🇹🇷
Atalarımızın ruhları şad,
kutlu emanetleri ebedî olsun!
Bizlere bıraktıkları ülkü ve mefkûre uğrunda inançla yürüyen, Türk Devleti’nin ve milletinin bekası ve kudreti için mücadele eden herkes var olsun.
NATO Zirvesi vesilesiyle gerçekleştirilen bu muhteşem organizasyonda hiçbir ayrıntı tesadüf değildi… Tarihimizin derinliklerinden süzülen semboller, köklü devlet geleneğimizin izleri ve geleceğe dair verilen ince mesajlar; anlayana çok şey söylüyordu. Geçmişini unutmadan geleceğe yürüyen büyük bir devletin hafızasını, iradesini ve kudretini yansıtan bu anlamlı organizasyonda emeği ve fikri bulunan herkesi yürekten selamlıyorum.
Devletimiz ve milletimiz ebed müddet payidar olsun.
Bozkırdan Doğan Devlet Aklı: Bumin Kağan
Türkistan bozkırlarında bir boy lideriyken stratejisi ve askeri gücüyle tarih yazan Bumin Kağan; Juan-juan bağımlılığına son vererek tarihte "Türk" adını taşıyan ilk devleti kurdu.
🔴 375 Sayılı KHK’ya ekli I sayılı cetvel kaldırılmalı, taşra kariyer uzmanları III, idareci yöneticiler II sayılı cetvelde düzenlenmeli,
🔴 Vergi dilimlerinin %15’e sabitlenmesi,
🔴 Emeklilikte 2008 öncesi ve sonrası ayrımı,
🔴 Büyükşehir Tazminatı ve kira yardımı,
🔴 Kreş, yemek ve ulaşım bedelleri,
🔴 Harcırah ve fazla mesai tutarları,
🔴 Kadrolu ve güvenceli istihdam,
🔴 Enflasyon Farkının aylık ödenmesi,
🔴 1970 yılında dondurulan Sınıflandırma ilkesi derin dondurucudan çıkarılmalı, yeni hizmet sınıfları ihdas edilmeli,
🔴 Memurlarımızı bekleyen en önemli tehlike barınma sorunudur. Memurlarımızın %89’u son dört yılda ev alamamışlardır. Maaşlarının ¼ taksit tutarı ile TOKİ eliyle konut sahibi olmaları sağlanmalı konusu;
başta olmak üzere memurumuzun can yakıcı hiçbir sorununa çözüm bulamamıştır.
🔴 Sendikal barajın kalkması nedeniyle yaşanılan sendika enflasyonu; başka bir deyişle meslek ve işyeri esaslı sendikal anlayış; Sendikalar, sadece belirli bir meslek grubunun çıkarlarını koruyan yapılar değil, tüm kamu çalışanlarını kapsayan, kapsamı daraldığında gücü ve etkisi zayıflayan yapılar haline gelir. Her meslek grubunun kendi dar talepleri etrafında ayrışması, zamanla meslekler arası gerilimleri artırabilir ve bu da çalışma barışını zorlayan bir zemine dönüşebilir.
🔴 Ucuz ve gayri ahlaki eşantiyon dağıtımı; 8 dönem 15 yıl yetkili olan sendikanın toplu sözleşme süreçlerindeki yetersizliği, memurların sendikal mücadeleye olan güvenini sarsmış, emek mücadelesini parçalayan, zayıflatan meslek ve kurum sendikalarının artması, kamu görevlilerinin haklarını korumakla yükümlü sendikaların, promosyon, çanta veya termos gibi eşantiyonlar dağıtarak üye toplamaya çalışması, asil hak arama mücadelesine zarar vermiş, bu yüzeysel yaklaşım memurun enflasyon ve özlük hakları gibi gerçek sorunlarının üstünü örtmüştür.
🔴 Sonuçta Türk Büro-Sen olarak; sendikal alanı kirletmeden, sendikal mücadeleyi amacından saptırmadan, kamu görevlilerimizin insanca yapabileceği ekonomik ve sosyal haklar sağlanana kadar gerçek sendikacılığın hakkını verecek, mücadelesini yürüteceğiz.
“İnsanı Yaşat Ki Devlet Yaşasın”
📌 Toplantımızın sonuç bildirgesinin tüm teşkilatımız için hayırlara vesile olmasını diliyoruz.
📌 Genel Başkanımız Türkeş Güney;
📅7 Temmuz Salı
⏰20.00’de
📍Bengü Türk TV’de
Gökhan Altunkaş’ın sunacağı Söz Hakkı programının CANLI YAYIN konuğu olacaktır.
Umay, Türk kültüründe koruyuculuğu, bereketi ve yaşamın devamını simgeleyen köklü bir isimdir. Yüzyıllardır anlamını yaşatan en özel Türk adlarından biridir.
Doğu Türkistan'ın Başkenti Urumçi'de Çin tarafından katledilen Uygur Türk'ü kardeşlerimizi rahmet ve dualarla anıyoruz.
Ruhları şad, mekanları cennet olsun.
Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) ikinci taksit borç sorgulama ve ödeme işlemlerinizi;
📌 Ülkemizin dört bir yanındaki PTTMatik’lerimizden,
📌 Size en yakın #PTT iş yerinden,
📌 PttBank internet bankacılığı üzerinden ya da
📌 PttBank mobil uygulama aracılığıyla hızlı, kolay ve güvenli bir şekilde gerçekleştirebilirsiniz.
#PTTBank Mobil Uygulamasını indirmek için;
App Store ➡️ https://t.co/Itast7qwwv
Play Store ➡️ https://t.co/3HnPC3ivW8
Türk Haber-Sen olarak, PTT A.Ş. bünyesinde görev yapan 399 KHK’lı ve İdari Hizmet Sözleşmeli (İHS) personelimizin hak ve menfaatlerini dün olduğu gibi bugün de kararlılıkla savunmaya devam ediyoruz.
İzmir programımız kapsamında, PTT 2. Bölge Müdürü Sayın Avni Oruçlu’yu; İzmir Şube Başkanımız Sabahattin Dinç ve Şube Yönetim Kurulu üyelerimizle birlikte ziyaret ettik.
Ziyaretimizde, PTT teşkilatımızın yürüttüğü çalışmalar, kurmumuzda yaşanan son gelişmeler ile çalışanlarımızın talep ve beklentileri üzerine verimli bir istişare gerçekleştirdik.
İş odaklı, huzurlu ve verimli bir çalışma ortamının tesisine yönelik gayretleri ile nazik ev sahipliği ve samimi misafirperverliği dolayısıyla Sayın Avni Oruçlu’ya teşekkür ediyor, çalışmalarında üstün başarılar diliyorum.
İzmir programımız kapsamında, PTT 2. Bölge Müdür Yardımcıları Sayın Özgür Babalı, Sayın Erhan Kaya, Sayın Murat Gültaç, Sayın İbrahim Halil Babagiray ve Sayın Şerife Kahraman’a, İzmir Şube Başkanımız Sabahattin Dinç ve kıymetli Şube Yönetim Kurulu üyelerimizle birlikte ziyarette bulunduk.
Ziyaretimizde, PTT teşkilatımızın yürüttüğü çalışmalar, sektörde yaşanan son gelişmeler ile çalışanlarımızın talep ve beklentileri üzerine verimli bir istişarede bulunduk.
Nazik ev sahiplikleri ve samimi misafirperverlikleri dolayısıyla Sayın Bölge Müdür Yardımcılarımıza teşekkür ediyor, çalışmalarında üstün başarılar diliyorum.
İnancımızla, dinimizle ve kutsallarımızla alay edilemez! Seviyesizlik ve ahlaksızlık, “komedi” kılıfıyla meşrulaştırılamaz.
Milletimizin değerlerine saldıranlara, bir daha kimsenin cesaret edemeyeceği caydırıcı bir ceza verilmelidir.
Burası İsrail değil, Türkiye Cumhuriyeti’dir!
Necip Fazıl’ın dediği gibi:
“Deden bile söndüremedi İslam’ın nurunu!
Sen mi söndüreceksin, Ebu Cehil’in torunu?”
13,52’LİK ARTIŞ MEMURA REFAH DEĞİL ALIM GÜCÜNDE DÜŞÜŞ GETİRİYOR
TÜİK tarafından açıklanan haziran ayı enflasyon verileriyle birlikte kamu görevlileri ve emeklilerinin yılın ilk altı ayında bir kez daha alım gücü kaybettiği resmen tescillenmiştir.
Haziran ayında enflasyon %0,99, altı aylık enflasyon ise %17,76 olarak gerçekleşmiştir. Buna karşılık kamu görevlileri ve emeklilerine ocak ayında yalnızca %11 oranında maaş artışı yapılmış, maaşlar bu dönemde de enflasyon karşısında %6,09 oranında erimiştir. Şimdi bu kaybın üzerine %7'lik ikinci dönem artışı eklenecektir.
Buna göre;
Bekâr (15/1) en düşük dereceli memur maaşı 56 bin 731 liradan 64 bin 367 liraya,
Ortalama memur maaşı ise 68 bin 460 liradan 77 bin 715 liraya yükselecektir.
En düşük dereceli memurun maaşındaki artış 7 bin 636 lira, ortalama memurun maaşındaki artış ise 9 bin 255 lira olmuştur.
Bu rakamlara memurun evli olup eşinin çalışmaması durumunda 3 bin 581 TL eş yardımı ve çocukları için 394 TL ile 788 TL arasında çocuk parası eklenmektedir.
Ancak bu rakamlar refah seviyesinin yükseldiğini değil alım gücünün erdiğinin göstergesidir. Bu zamlar ve maaş seviyesiyle kamu çalışanlarımızın altı ay boyunca geçimini sağlaması mümkün değildir.
Yapılan bu artışların gerçek anlamda bir refah sağlaması için bütünüyle enflasyona dayalı sistemden vazgeçilmedikçe bu erime her dönem sürecektir. Gerçek zam; enflasyonun üzerinde yapılan, çalışanı büyüyen ekonomiden pay sahibi yapan artıştır.
Ne yazık ki mevcut sistem kamu görevlilerini her altı ayda bir aynı kısır döngünün içine mahkûm etmektedir. Önce maaşlar enflasyon karşısında erimekte, ardından oluşan kayıp "zam" olarak sunulmaktadır. Bu anlayış değişmediği sürece kamu çalışanlarının alım gücünün korunması mümkün değildir.
Üstelik açıklanan resmi enflasyon ile vatandaşın günlük hayatında karşı karşıya kaldığı gerçek hayat pahalılığı arasındaki fark her geçen gün daha da hissedilmektedir. Kira fiyatları, gıda harcamaları, enerji giderleri, eğitim masrafları ve ulaşım maliyetleri ortadayken kamu çalışanlarına yapılan toplamdaki %13,5’lik artış hayatın gerçekleriyle bağdaşmamaktadır.
Türkiye ekonomisi büyüyor.
Milli gelir artıyor.
Vergi gelirleri rekor seviyelere ulaşıyor.
İhracat yükseliyor.
Ancak bu büyümenin yükünü omuzlayan kamu görevlileri ve emeklileri, ortaya çıkan refahtan hak ettikleri payı alamıyor.
Çağrımızı yineliyoruz:
Kamu görevlileri ve emeklileri artık sadece enflasyon kadar artış istemiyor.
İnsanca yaşayacak ücret istiyor.
Büyüyen Türkiye'den hak ettiği payı istiyor.
Alın terinin karşılığını eksiksiz istiyor.
Bu nedenle;
• Temmuz ayında maaşlara ilave zam yapılmalıdır.
• Kamu görevlileri ve emeklilerine mutlaka refah payı verilmelidir.
• Maaşların aylarca enflasyon karşısında erimesine son verecek eşel mobil sistemi hayata geçirilmelidir.
• Toplu sözleşme sistemi yeniden düzenlenmeli; gerçekleşen enflasyonun peşinden koşan değil, enflasyonu öngören ve çalışanı koruyan bir ücret politikası oluşturulmalıdır.
• Özellikle son yıllarda görev aylıkları ile emekli aylıkları arasındaki makas kabul edilemez boyutlara ulaşmıştır. İlave ek ödemenin emekli maaşlarına yansıtılmaması milyonlarca kamu görevlisini emeklilikten korkar hâle getirmiştir. Bu adaletsizlik de vakit geçirilmeden giderilmelidir.
Kamu görevlileri enflasyonun gerisinden gelen maaş artışlarını değil, enflasyonun önünde giden bir ücret politikası istemektedir.Çünkü refah, enflasyon farkıyla değil; hakça bölüşülen büyümeyle sağlanır.
Mücadelemiz; kamu görevlilerimizi ve emeklilerimizin maaşlarınınher altı ayda bir erimesine yol açan bu ücret anlayışı değişinceye, ek zam, refah payı ve eşel mobil sistemi hayata geçinceye kadar aynı kararlılıkla devam edecektir.
BASIN AÇIKLAMASI
Türk Haber-Sen olarak, PTT A.Ş. bünyesinde görev yapan 399 KHK’lı ve İdari Hizmet Sözleşmeli (İHS) personelimizin hak ve menfaatlerini dün olduğu gibi bugün de kararlılıkla savunmaya devam ediyoruz.
Sendikamız tarafından 2018 yılında, İHS Personel Yönetmeliği'nin hukuka aykırı hükümlerine karşı açılan dava sonucunda; başta 108. madde, performans değerlendirme sistemi, ihtiyaç duyulması hâlinde dışarıdan personel alımı ve çalışanların özlük haklarını olumsuz etkileyen diğer düzenlemeler olmak üzere 4 madde hakkında yürütmenin durdurulması kararı alınmıştır. Bu karar, sendikamızın hukuk mücadelesinin haklılığını ve çalışanlarımız adına yürüttüğü kararlı sendikal mücadelenin önemli bir kazanımı olarak sendikal mücadele tarihine not düşülmüştür.
Temel hedefimiz; 399 KHK’lı ve İHS'li personelin çalışma hayatında yaşadığı hak kayıplarını ve keyfî uygulamalara zemin hazırlayan düzenlemeleri tamamen kaldırmak; çalışanlarımızın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi kamu görevlileriyle eşdeğer özlük ve sosyal haklara kavuşmasını sağlayacak yeni bir personel rejiminin oluşturulmasıdır.
Bu süreçle birlikte, kurumumuzda görev yapan 399 sayılı KHK’ye tabi personelin diğer kamu kurum ve kuruluşlarına geçişinin yasal zeminde mümkün hâle gelmesi de gündeme gelmiştir. Bu kapsamda, PTT A.Ş.’de bulunan 399 sayılı KHK’ye tabi personelin diğer kamu kurumlarına geçişini öngören düzenlemenin, torba yasa teklifi içerisinde bugün TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu gündemine gelmesini bekliyoruz. Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanlığı tarafından taslak kanunun görüşülmesine ilişkin takvimin belirlenmesi beklenmekte olup, değerlendirmelerin 14 Temmuz’da yapılacağını öngörüyoruz. Önümüzdeki süreçte, kanun taslağı ile ilgili düşüncelerimizi tüm muhataplarımızla paylaşacağız. Türk Haber-Sen olarak süreci yakından takip ettiğimizi ve gerekli hazırlıklarımızı sürdürdüğümüzü kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz.
Böyle bir durumda, kurumda görevine devam eden çalışanlarımızın olduğu kadar başka kurumlara geçiş yapan çalışanlarımızın da haklarının korunması büyük önem taşımaktadır. Türk Haber-Sen olarak, kurumda kalanların da kurumdan ayrılanların da güvencesi olmaya devam edeceğimizi ifade ediyor; hiçbir çalışanımızın özlük, malî ve sosyal haklar bakımından kayba uğramaması için gerekli tüm tedbirlerin alınmasının zorunlu olduğunu vurguluyoruz. Aynı şekilde, PTT A.Ş.'nin çalışanlarıyla yeni hukukî ihtilaflar yaşamaması adına gerekli idarî ve yasal düzenlemeleri zamanında hayata geçirmesinin hem kurumun hem de çalışanların menfaatine olacağını önemle ifade ediyoruz. Bu doğrultuda gerekli tüm hukukî, idarî ve sendikal girişimlerimizi sürdürecek; hiçbir çalışanımızın mağduriyet yaşamaması için mücadelemizden taviz vermeyeceğiz.
Türk Haber-Sen, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hakkın, hukukun ve emekçinin yanında olmaya devam edecektir.
#PTT Hayat dergimizin yeni sayısı sizleri bekliyor!
Özenle hazırlanmış birbirinden farklı içerikleri keşfetmek ve keyifli bir okuma yolculuğuna çıkmak için dergimizin yeni sayısına;
➡️ PTT web sitemiz🔗 https://t.co/cn2VgCuq0m
➡️ Vodafone dMags🔗 https://t.co/HLVvvN2AiL
➡️ Türk Telekom e-dergi platformları üzerinden ulaşabilirsiniz.