Sosyal medya platformlarında yer alan paylaşımlarda bir iş insanı tarafından bir açılış programında kadınları ve belirli bir etnik kimliğe mensup vatandaşlarımızı hedef aldığı değerlendirilen ifadeler üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından resen soruşturma başlatılmıştır.
Adaletin terazisi kimsenin servetine, unvanına veya statüsüne göre tartmaz; yargı, daima insan onurunu ve hukuku korur. Kadınların onurunu zedeleyen, haysiyetini inciten ve toplumsal hassasiyetlerimizle bağdaşmayan ifadeler, kim tarafından söylenirse söylensin asla kabul edilemez.
Bu tür sözlerin bir "fıkra" veya mizah adı altında sarf edilmesi, kadınlarımıza ve toplumumuzun belirli bir kesimine yönelik sergilenen bu nezaketsizliği hafifletmez. Toplumumuzun temel direği olan kadınlarımızın onuruna ve vatandaşlarımıza yönelik her türlü ayrımcı yaklaşımın karşısında durmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Kadınlara yönelik her türlü aşağılayıcı yaklaşımı kınıyoruz.
Toplumun herhangi bir kesimini küçümseyen, kadınları ve etnik kimlikleri alay konusu yapan, fıkraların ve müstehzi kalıpların konusu haline getiren hiçbir yaklaşım kabul edilemez.
Saygı, birlikte yaşamanın asgari şartıdır. Toplumun hiçbir kesiminin rencide edilmesini normalleştiremeyiz. Birbirimizi incitmeden konuşabildiğimiz bir iklim hepimizin sorumluluğudur.
Biz farklılıklarımızı istismar eden değil, kardeşliğimizi ve birlikte yaşama kültürümüzü güçlendiren bir anlayışın tarafında durmaya devam edeceğiz. Çünkü bu ülkede insan onuru da, kadın onuru da her türlü sözün ve yaklaşımın üzerindedir.
Herkese diyeceğimiz net ve tek bir şey var; söz konusu kadınlarımız olunca, bir daha olmasın.
Kürt meselesi, sloganlarla değil; tarih, vicdan ve gerçeklerle konuşulması gereken bir meseledir.
Bugün Bingöl Ekspres’te yayımlanan “Kürtler Ne İstiyor?” başlıklı yazımda, bu soruya hamasetten uzak, samimi ve yapıcı bir perspektifle cevap aradım.
Okumanızı, eleştirilerinizi ve katkılarınızı bekliyorum.
👉 “Konuşulmayan sorunlar büyür; konuşulan sorunlar çözüm yoluna girer.”
Cahiller itibar görüp öne geçince, ilmin ve hikmetin geri çekildiğini anlıyoruz. Malın ve servetin ölçü kabul edildiği zamanlarda, insanlık da zarafetini kaybediyor.
Bir halkı, hele ki o halkın kadınlarını aşağılamayı mizah diye sunanlar; servetlerinin büyüklüğünü değil, fikir dünyalarının yoksulluğunu ortaya koyarlar.
Bu sözler karşısında sadece söyleyen değil; orda gülen, sessiz kalan ve normalleştiren herkes sorumludur. Çünkü ırkçılık yalnızca onu dillendirenlerle değil, ona tebessüm edenlerle de yaşar.
Bu nedenle orada bulunan, gülen, susan, kim varsa; hepsi çıkıp özür dilemelidir.
Bir toplumun kadınlarını, bir halkın kimliğini ve insan onurunu sözde mizah malzemesi yapmak ne espridir ne de nüktedir.
İzmir’de yapılan bir açılışta sarf edilen ifadeler; Kürt kadınlarına yönelik küçümseyici, aşağılayıcı ve incitici bir yaklaşımın yansımasıdır. Üstelik mesele yalnızca Kürt kadınları da değildir; bir halkın haysiyetini alaya almayı normal gören köhnemiş bir zihniyetin dışavurumudur.
Kürtler bu ülkenin misafiri değil, kurucu ve asli unsurlarındandır. Kürt kadını ise vakarının, emeğinin, fedakârlığının ve dirayetinin temsilcisidir. Onu aşağılayan her söz, toplumsal barışı da yaralar.
Servet, makam ve şöhret insana saygınlık kazandırabilir; ancak insan onuruna saygı duymayan bir dilin üzerini örtemez. Yaşın ilerlemesi de söylenen sözlerin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Irkçılık bir fıkra değildir.
Irkçılık bir espri değildir.
Irkçılık, insanı insandan ayıran ahlaki bir hastalıktır.
Bir halkın kadınlarını hedef alan bu tür söylemler karşısında gülmek ve hatta susmak değil, itiraz etmek gerekir. Çünkü ırkçılık, sadece onu üretenlerle değil, ona alkış tutanlarla da yaşamaya devam eder.
Bu nedenle yapılan açıklamaların kabul edilemez olduğunu düşünüyor, kamuoyu önünde açık ve samimi bir özür bekliyoruz.
#RahmiKoçÖzürDile
Kıymetli Başkanım Muhtar Nihat Çelik
Nazik ev sahipliğiniz, samimi karşılamanız ve güzel ifadeleriniz için gönülden teşekkür ediyorum.
Muhtarlarımız, milletimiz ile devletimiz arasında kurulan en güçlü köprülerden biridir. Mahallelerin, köylerin ve vatandaşlarımızın sesi olan muhtarlarımızın gayreti, fedakârlığı ve özverili çalışmaları her türlü takdirin üzerindedir.
Bingöl Tüm Muhtarlar Derneği’nin birlik ve dayanışma ruhuyla yürüttüğü çalışmaları kıymetli buluyor, sizlerin ortaya koyduğu emeği takdirle takip ediyorum. Gerçekleştirdiğimiz istişarelerin ilimiz, köylerimiz ve mahallelerimiz adına hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni ediyorum.
Bizler için önemli olan makamlar değil; memlekete hizmet etmek, gönüllere dokunmak ve geride güzel izler bırakabilmektir. Bu anlayışla dün olduğu gibi bugün de Bingöl’ümüzün ve hemşehrilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.
Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin, muhtarlarımıza ve sizlere hayırlı hizmetler nasip etsin.
Muhabbet ve hürmetlerimle.
Mehmet Hanefi Güler
Kadınlara dönük her türlü aşağılayıcı söylemi kınıyoruz.
Kadınlarla ilgili söylemlerin saygılı, özenli ve nitelikli bir yaklaşıma sahip olması esastır.
Toplumumuzun hiçbir kesiminin inancı etnik kökeni, kültürü, kimliği veya cinsiyeti aşağılayıcı, ayrımcı ve ötekileştirici söylemlerin konusu olamaz.
İnanç, etnik köken ve cinsiyet üzerinden üretilen aşağılayıcı yaklaşımlar nefret söylemi doğurur. Bu yanlış söylemlerden kesinlikle uzak durulması gerekir.
“Kürt kadın” ifadesiyle aşağılayıcı bir söylemin yan yana getirilmesi değerlerimize aykırıdır, çok yanlış ve çirkindir.
Kürt vatandaşlarımızla beraber hepimizi ve tüm kadınlarımızı inciten bu yanlış ve çirkin yaklaşımları en net şekilde ve kökten reddediyoruz.
Nefret söylemleri, mizah kılıfı ile asla mazur gösterilemez.
Yanlış söylemlerin düzeltilmesi ve özür dilenmesi, değerlerimize saygının bir gereğidir.
Herkes inanç, kültür, etnik köken, kimlik ve cinsiyet konularında sağduyulu, nitelikli ve saygılı bir dil kullanmaya özen göstermelidir.
Vatandaşlarımızın tamamı eşit onura, saygınlığa ve değere sahiptir.
Cahiller itibar görüp öne geçince, ilmin ve hikmetin geri çekildiğini anlıyoruz. Malın ve servetin ölçü kabul edildiği zamanlarda, insanlık da zarafetini kaybediyor.
Bir halkı, hele ki o halkın kadınlarını aşağılamayı mizah diye sunanlar; servetlerinin büyüklüğünü değil, fikir dünyalarının yoksulluğunu ortaya koyarlar.
Bu sözler karşısında sadece söyleyen değil; orda gülen, sessiz kalan ve normalleştiren herkes sorumludur. Çünkü ırkçılık yalnızca onu dillendirenlerle değil, ona tebessüm edenlerle de yaşar.
Bu nedenle orada bulunan, gülen, susan, kim varsa; hepsi çıkıp özür dilemelidir.
Bir toplumun kadınlarını, bir halkın kimliğini ve insan onurunu sözde mizah malzemesi yapmak ne espridir ne de nüktedir.
İzmir’de yapılan bir açılışta sarf edilen ifadeler; Kürt kadınlarına yönelik küçümseyici, aşağılayıcı ve incitici bir yaklaşımın yansımasıdır. Üstelik mesele yalnızca Kürt kadınları da değildir; bir halkın haysiyetini alaya almayı normal gören köhnemiş bir zihniyetin dışavurumudur.
Kürtler bu ülkenin misafiri değil, kurucu ve asli unsurlarındandır. Kürt kadını ise vakarının, emeğinin, fedakârlığının ve dirayetinin temsilcisidir. Onu aşağılayan her söz, toplumsal barışı da yaralar.
Servet, makam ve şöhret insana saygınlık kazandırabilir; ancak insan onuruna saygı duymayan bir dilin üzerini örtemez. Yaşın ilerlemesi de söylenen sözlerin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Irkçılık bir fıkra değildir.
Irkçılık bir espri değildir.
Irkçılık, insanı insandan ayıran ahlaki bir hastalıktır.
Bir halkın kadınlarını hedef alan bu tür söylemler karşısında gülmek ve hatta susmak değil, itiraz etmek gerekir. Çünkü ırkçılık, sadece onu üretenlerle değil, ona alkış tutanlarla da yaşamaya devam eder.
Bu nedenle yapılan açıklamaların kabul edilemez olduğunu düşünüyor, kamuoyu önünde açık ve samimi bir özür bekliyoruz.
#RahmiKoçÖzürDile
Bir toplumun kadınlarını, bir halkın kimliğini ve insan onurunu sözde mizah malzemesi yapmak ne espridir ne de nüktedir.
İzmir’de yapılan bir açılışta sarf edilen ifadeler; Kürt kadınlarına yönelik küçümseyici, aşağılayıcı ve incitici bir yaklaşımın yansımasıdır. Üstelik mesele yalnızca Kürt kadınları da değildir; bir halkın haysiyetini alaya almayı normal gören köhnemiş bir zihniyetin dışavurumudur.
Kürtler bu ülkenin misafiri değil, kurucu ve asli unsurlarındandır. Kürt kadını ise vakarının, emeğinin, fedakârlığının ve dirayetinin temsilcisidir. Onu aşağılayan her söz, toplumsal barışı da yaralar.
Servet, makam ve şöhret insana saygınlık kazandırabilir; ancak insan onuruna saygı duymayan bir dilin üzerini örtemez. Yaşın ilerlemesi de söylenen sözlerin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Irkçılık bir fıkra değildir.
Irkçılık bir espri değildir.
Irkçılık, insanı insandan ayıran ahlaki bir hastalıktır.
Bir halkın kadınlarını hedef alan bu tür söylemler karşısında gülmek ve hatta susmak değil, itiraz etmek gerekir. Çünkü ırkçılık, sadece onu üretenlerle değil, ona alkış tutanlarla da yaşamaya devam eder.
Bu nedenle yapılan açıklamaların kabul edilemez olduğunu düşünüyor, kamuoyu önünde açık ve samimi bir özür bekliyoruz.
#RahmiKoçÖzürDile
Kürt meselesi, sloganlarla değil; tarih, vicdan ve gerçeklerle konuşulması gereken bir meseledir.
Bugün Bingöl Ekspres’te yayımlanan “Kürtler Ne İstiyor?” başlıklı yazımda, bu soruya hamasetten uzak, samimi ve yapıcı bir perspektifle cevap aradım.
Okumanızı, eleştirilerinizi ve katkılarınızı bekliyorum.
👉 “Konuşulmayan sorunlar büyür; konuşulan sorunlar çözüm yoluna girer.”
Kıymetli Başkanım Muhtar Nihat Çelik
Nazik ev sahipliğiniz, samimi karşılamanız ve güzel ifadeleriniz için gönülden teşekkür ediyorum.
Muhtarlarımız, milletimiz ile devletimiz arasında kurulan en güçlü köprülerden biridir. Mahallelerin, köylerin ve vatandaşlarımızın sesi olan muhtarlarımızın gayreti, fedakârlığı ve özverili çalışmaları her türlü takdirin üzerindedir.
Bingöl Tüm Muhtarlar Derneği’nin birlik ve dayanışma ruhuyla yürüttüğü çalışmaları kıymetli buluyor, sizlerin ortaya koyduğu emeği takdirle takip ediyorum. Gerçekleştirdiğimiz istişarelerin ilimiz, köylerimiz ve mahallelerimiz adına hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni ediyorum.
Bizler için önemli olan makamlar değil; memlekete hizmet etmek, gönüllere dokunmak ve geride güzel izler bırakabilmektir. Bu anlayışla dün olduğu gibi bugün de Bingöl’ümüzün ve hemşehrilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.
Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin, muhtarlarımıza ve sizlere hayırlı hizmetler nasip etsin.
Muhabbet ve hürmetlerimle.
Mehmet Hanefi Güler
AK Parti İki Dönem Önceki İl Başkanımız *Sayın @MHanefiGuler Bey, makamımızda bizleri ziyaret ederek muhtarlarımızla ve derneğimizin çalışmalarıyla ilgili istişarelerde bulunmuşlardır.
Göstermiş oldukları ilgi, destek ve samimi sohbetlerinden dolayı şahsım ve Bingöl Tüm Muhtarlar Derneği adına en kalbi teşekkürlerimi sunuyorum. Ziyaretleri bizleri onurlandırmış, muhtarlarımızın hizmet yolundaki gayretine moral ve güç vermiştir.
Birlikte güzel anılar biriktirdik. İnşallah istişare ve dayanışma içinde hizmete devam edeceğiz.
Allah kendilerinden razı olsun.
Saygı ve muhabbetle,
Nihat ÇELİK
Bingöl Tüm Muhtarlar Derneği Başkanı
Murat Belgin Değerli kardeşim;
Güzel düşünceleriniz ve kıymetli teveccühünüz için gönülden teşekkür ediyorum. Bu memleketin evladı olarak hemşehrilerimizin duasını almayı en büyük kazanç biliyorum. Rabbim mahcup etmesin. Bingöl’ümüz için hep birlikte kafa yormaya devam edeceğiz. Selam ve muhabbetlerimi sunuyorum.🤲
Bugün Bingöl Merkez’de kıymetli hemşehrilerimizi ziyaret ederek hasbihâl ettik, hal ve hatırlarını sorduk.
Bingöl hepimizin ortak değeridir. İlimizle, ilçelerimizle, beldelerimizle ve köylerimizle bir bütünüz. Birliğimizi, kardeşliğimizi ve dayanışmamızı koruyarak şehrimizin birliği ve geleceği için hep birlikte mücadeleye devam edeceğiz.
Miletimizin samimiyeti, misafirperverliği ve içten sohbetleri için her birine gönülden teşekkür ediyorum.
@Kafkas1212 Değerli kardeşim, Bingölspor’u asla sahipsiz ve desteksiz bırakmış değilim. İmkânlarım ölçüsünde her platformda ve tüm iletişim hesaplarımda Bingölspor’un yanında oldum, olmaya da devam ediyorum. Bingölspor bu şehrin ortak değeridir ve gençlerimiz için önemli bir sosyal güçtür.
Ancak ‘hiç destek olmuyorsunuz’ demeniz haksızlık olur. Sayın Engin Özturan’a sorabilirsiniz; ta evine kadar gidip destek verdik, göreve devam etmesi yönünde ricada bulunduk. Eleştiri elbette olur ama lütfen günahımıza da girmeyin. Bizim derdimiz gösteriş,makam değil, Bingöl’ün her değerine sahip çıkmaktır.
Bugün Bingöl Merkez’de kıymetli hemşehrilerimizi ziyaret ederek hasbihâl ettik, hal ve hatırlarını sorduk.
Bingöl hepimizin ortak değeridir. İlimizle, ilçelerimizle, beldelerimizle ve köylerimizle bir bütünüz. Birliğimizi, kardeşliğimizi ve dayanışmamızı koruyarak şehrimizin birliği ve geleceği için hep birlikte mücadeleye devam edeceğiz.
Miletimizin samimiyeti, misafirperverliği ve içten sohbetleri için her birine gönülden teşekkür ediyorum.
Genç Kültür Mahallesi @Muhtarhalim12 ile bir araya geldik. İlçe ve Mahallemizin sorunlarını, beklentilerini ve çözüm önerilerini samimi ve sade bir ortamda değerlendirdik. İstişare ettik, dertleştik, fikir alışverişinde bulunduk.
Bugün Karlıova (Kanireş) ilçemizde aziz hemşehrilerimizle bir araya geldik; bayramlaştık, dertleştik ve çözüm süreci ve Kürd meselesi ile birlikte güncel meseleler üzerine samimi fikir alışverişinde bulunduk.
Her zaman olduğu gibi bizleri muhabbetle bağırlarına bastılar. Karlıovalı kardeşlerimizin gönlümüzde çok ayrı bir yeri vardır. Aramızdaki bu sevgi, güven ve kardeşlik bağı günübirlik değil; kalıcı, kıymetli ve istikrarlıdır.
Biz de onların sevinciyle sevinmeye, derdiyle dertlenmeye, iyi günde de zor günde de yanlarında olmaya devam edeceğiz.
Bayramımız mübarek olsun.
Bingöl Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanlığına seçilen Sn. Mesut Kurtaran’ı tebrik ediyor, yeni görevinde üstün başarılar diliyorum.
Yapılan seçimin Bingöl’ümüzün esnaf ve sanatkâr camiasına hayırlı olmasını temenni ediyor; birlik, beraberlik ve istişare içerisinde verimli hizmetlere vesile olmasını diliyorum. Hayırlı olsun.