Sadece Türk-İslam mimarisinin değil, dünya mimarisinin de en estetik eserlerinden biri olan Selimiye Camii’ni aslına uygun şekilde restore ederek hamdolsun bugün yeniden ibadete açtık.
Dört yıl süren restorasyon sürecimiz, Selimiye’nin 450 yıllık mazisindeki en kapsamlı onarım çalışması oldu.
Kalem işlerinden taş dokusuna, iç mekân düzenlemelerinden çevre ihyasına kadar her adımda eserin aslına sadık kalınması esas alındı.
Yapıya zarar veren eski çimentolu uygulamalar temizlenirken ana kubbe, minareler ve statik sistemlerin tamamında güçlendirmeler yapıldı.
Cümle kapısından müezzin mahfiline, mihrap çinilerinden ahşap doğramalarına kadar tabiri caizse dokunulmadık, restore edilmedik, temizlenmedik, güçlendirilmedik tek bir nokta dahi bırakmadık.
Balkan Savaşları sırasında Bulgar kuvvetlerinin ateşi sonucu gülle isabet eden ve cami cephesinde iz bırakan bölüme ise özellikle dokunmadık.
Bu topraklarda verdiğimiz zorlu mücadelelerin canlı şahidi olarak o izi aynen muhafaza ettik.
Yaklaşık 450 milyon liraya mal olan restorasyon çalışmasıyla Selimiye’ye Allah’ın izniyle bir yüz sene daha kazandırdığımıza inanıyoruz.
Binlerce kilometre uzakta olsanız da Türkiye’nin her hanesinde, her sokağında, her meydanında kalpler sizinle atacak.
Şimdi yeni bir destan yazma zamanı.
Yolunuz, bahtınız açık olsun. Vurduğunuz gol olsun #BizimÇocuklar
Trakya Üniversitesi Balkan Araştırma Enstitüsü tarafından tertiplenen "Amerika-İsrail-İran Savaşının Balkanlara Olası Yansımaları" başlıklı Çalıştay'da "İsrail ve İran'ın Dış Politika Yaklaşımında Olası Bir Mücadele Alanı Olarak Balkanlar" başlıklı bir konuşma gerçekleştirdim.
@trakya_univ@BalkanArastEnst@sabricansannav@MHatipler
Trakya Üniversitesi Balkan Araştırma Üniversitesi tarafından düzenlenen "Amerika-İsrail-İran Savaşının Balkanlara Olası Yansımaları" başlıklı Çalıştay'da nasipse bugün; "İsrail ve İran'ın D��ş Politika Yaklaşımında Olası Bir Mücadele Alanı Olarak Balkanlar" başlıklı bir konuşma gerçekleştireceğim.
Link: https://t.co/sQtDuIpeOT
@trakya_univ @BalkanArastEnst @sabricansannav @MHatipler
31 Mayıs Beyaz Bantlar Günü’nde, Bosna Savaşı sırasında Prijedor’da yaşanan insanlık trajedisinde hayatını kaybeden Boşnak ve Hırvat sivilleri saygıyla anıyoruz.
1992 yılında Prijedor’da Boşnak ve Hırvat sivillere evlerine beyaz çarşaf asmaları, dışarı çıktıklarında ise kollarına beyaz bant takmaları emredildi. Ayrımcılığın simgesi hâline gelen bu uygulamanın ardından binlerce insan toplama kamplarına gönderildi, işkence gördü ve katledildi.
Prijedor ve çevresinde yaşanan saldırılar, Srebrenitsa Soykırımı’ndan sonra Bosna Savaşı’nın en büyük insanlık suçlarından biri olarak tarihe geçti.
Beyaz Bantlar Günü vesilesiyle hayatını kaybeden tüm masumları anıyor; Balkanlar’da ve dünyanın her köşesinde barışın ve huzurun hâkim olduğu bir gelecek temenni ediyoruz.
Prof. Dr. Mustafa HATİPLER
Trakya Üniversitesi Rektörü
@MHatipler
Siz kendinizi ne sanıyorsunuz?
Az önce bir Burger King şubesinde durumu olmayan bir anne kız için makine üzerinden yemek siparişi ettim. Fişi aileye verdim.
Kendi yemeğimin siparişini de ödedikten sonra beraber sıraya girdik. Benim için bir tepsi hazırlanırken aile için hazırlanmadı. Sebebini sorduğumda ise 'onlar restoranda yiyemez, onlara paket hazırlayabiliriz' cevabını aldım.
Bu rezalet üzerine yöneticiyi çağırdım. Ben yiyebiliyorken bu aile neden restorana alınmıyor diye sorduğum da yüksek bir sesle 'kurallarımız var öyle herkesi içeri alamayız' cevabını aldım.
Diğer müşterilerin de tepki göstermesi üzerine en sonunda aileye servis yapıldı. Durumu haberleştireceğimi söylediğimde ise yönetici benimle konuşmak istedi. Tek kelime özür dilemeden haklılığını savundu.
Daha önce bu şubeye hiç girmeyen, hiçbir vukuatı olmayan, sadece FAKİR oldukları için bu muameleye maruz kalan ailenin iletişim bilgilerini aldım ve yemekleri bitene kadar restorandan ayrılmadım.
Küçücük bir kızın yüzüne 'sen burda oturup yemek yiyemezsin' diyecek kadar aşağılık olan bu zihniyeti sizlerin takdirine bırakıyorum.
🇹🇷⚽ Sahadaki rekabeti anlamlı bir farkındalıkla taçlandıran ülkemizin iki köklü spor kulübü @GalatasaraySK’a ve @Fenerbahce’ye yürekten teşekkür ediyorum.
Bugün yeşil sahada açılan bu pankartlar, sadece birer slogan değil; özellikle dijital dünyadaki güvenliğimiz için de önemli birer mesaj.
Etkileşim tuzağına düşmeden, bilginin kaynağını sorgulayarak; dezenformasyona hep birlikte “dur” diyelim.
Unutmayalım ki; gerçeğin peşinde, manipülasyondan uzak bir gelecek için hepimize görev düşüyor.