📍 AK Parti Aydın İl Başkanlığı
İl Başkanımız Sn. Mehmet Erdem başkanlığında haftalık olağan Yönetim Kurulu Toplantımızı gerçekleştirdik.
Toplantımızda teşkilat çalışmalarımızı değerlendirdik, önümüzdeki döneme ilişkin planlamalarımızı gözden geçirdik.
Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız @RTErdogan:
“Önüne gelen esere çamur atmayı, ülkeye ve millete kazandırılan her eseri kötülemeyi maharet zannedenlere ise sadece şunu söylüyorum:
23 yıldır hep Türkiye için çalıştık, bu millete hizmet ettik. Sizin hayal dahi edemeyeceğiniz eserleri biz vatandaşlarımızın istifadesine sunduk.”
Sayın Cumhurbaşkanımız konuştuktan birkaç dakika sonra soykırımcı hükümetin Başbakanı Netanyahu ve soykırımcı hükümetin üyeleri sürekli bir açıklama yapmayı bir adet haline getirdiler. Buradan anlıyoruz ki, Sayın Cumhurbaşkanımızın grup konuşmalarını anbean izliyorlar, birkaç dakika sonra da kendilerince cevap bizce hezeyan olan birtakım açıklamalarda bulunuyorlar.
Birincisi, Netanyahu'nun söylediğinde şöyle bir ifade var. Diyor ki, “İsrail ordusu dünyanın en ahlaklı ordusudur.” Yani bu dünyanın en büyük yalanıdır, bu yaptığı açıklamada kullandığı ifade. Yeryüzünde Gazze'de soykırım gerçekleştiren o ordunun ahlaklı bir ordu olduğuna dair inanacak hiç kimse yoktur.
İkincisi, Türkiye'yi Kürtlere soykırım yapmakla suçluyor. Bu tabii onun sık sık kullandığı bir kara propaganda. Bunun tabii bir acısı var, o da şu: İran'a saldırdıklarında İran'daki ve Irak'taki Kürt kardeşlerimizi kendileri için bir lejyoner olarak kullanmaya çalıştılar. Irak'taki ve İran'daki Kürt kardeşlerimiz basiretli bir şekilde tarihin doğru tarafında durarak bu katliamcı şebekeyle yan yana gelmedi. Onun için sürekli olarak Kürt kardeşlerimizle Türkiye'yi karşı karşıya getirme gibisinden bir politikayı gütmeye çalışıyor, bunu tabii bazı Araplarla ilgili yapıyor, Dürzi kardeşlerimize ilgili yapıyor, Nusayri kardeşlerimiz, Alevi kardeşlerimizle ilgili yapıyor, bazı Şii kardeşlerimizle ilgili olarak bunu gerçekleştirmeye çalışıyor. Artık bu katliamcı şebekenin yalanlarına hiç kimse inanmıyor. Soykırım deyince akla gelen şebeke Netanyahu şebekesidir.
İçişleri Bakanımızın açıklamasını yayılmacılık ve işgalcilik, fetihçilik gibi kodlamaya çalışıyorlar, bununla hiçbir ilgisi yok. İçişleri Bakanımız her Müslümanın kalbindeki Kudüs sevgisini ifade etmiştir. Her Müslümanın kalbinde Kudüs sevgisi eşsiz ve biricik bir yer tutar ve burada İçişleri Bakanımız bunu sembolizm olarak ifade etmiş ve her Müslümanın kalbinde olan Kudüs sevgisinin kendi kalbindeki ifadesini de o sembolik ifadelerle ortaya koymuştur.
Dolayısıyla işgalcilik, fetihçilik, başka ülkelerin toprağına göz dikme Netanyahu hükümetiyle özdeştir. Şimdi Gazze'yi işgal ediyor, bir türlü ikinci aşamaya geçilemiyor, Batı Şeria’ya aynısını yapmaya çalışıyor. Yeni siyasi hırsızlık diyebileceğimiz yeni yerleşim yerleri ilan ederek Filistinlilerin topraklarını gasp ediyor, Litani Nehri’ne kadar Lübnan'ı işgal etti, oradaki Lübnan vatandaşlarını o bölgeden uzaklaştırdı, sonra bize işgalcilik ve yayılmacılık suçlaması yapıyor. İşgalci ve yayılmacı olan Netanyahu hükümetidir. İçişleri Bakanımızın o sözlerinden o anlamları çıkarmak son derece akıl dışıdır.
Burada acı olan Netanyahu hükümetinin bu soykırımcı bakanlarının kullandığı dille bazı içerideki muhalefet odaklarının aynı frekanstan bu konuyu ele almasıdır, bu son derece üzücüdür. Lütfen o muhalefet odakları İsrail'le o soykırımcı bakanın açıklamalarına baksınlar ve ondan sonra kendi yaptıkları açıklamaları yan yana koysunlar ve bu paralellik nasıl ortaya çıkmıştır, bunun siyasi sonuçları nedir, bunun ahlaki sonuçları nedir, bununla yüzleşsinler.
Şam ve Beyrut, İstanbul’un iki kardeş şehridir.
Türkiye’nin güvenliği sadece Hatay’dan değil; Halep’ten başlar, Şam’dan başlar, Beyrut’tan başlar.
Kardeşlerimizin ülkelerinde hiçbir emrivakiye müsamaha göstermeyiz, kardeşlerimize yönelik hiçbir saldırıya göz yummayız.
Dün millete umut olarak takdim ettikleri, “İşte bizi kurtuluşa götürecek kişi bu.” dedikleri kişi meğersem en büyük hainmiş.
Böyle zikzakları, böyle gelgitleri siyaset kaldırmaz.
Dün kurtarıcı dediğine bugün hain diyorsan ne zihninde bir fikir, ne gönlünde bir hizmet aşkı, ne kendi aranda bir ünsiyet vardır.
Medeniyetler beşiği, kadim kentimiz Van’daydık🙋🏻♂️
Teşekkürler Bağtaşı🇹🇷
AK Parti’mize güvenen, eser ve hizmet siyasetimize destek veren tüm hemşehrilerimize gönülden teşekkür ediyorum.
Bu güvene layık olmak için beldelerimizde daha çok çalışacak, hizmet yolculuğumuzu aynı samimiyet ve gayretle sürdüreceğiz.
Teşekkürler Yolüstü🇹🇷
AK Parti’mize güvenen, eser ve hizmet siyasetimize destek veren tüm hemşehrilerimize gönülden teşekkür ediyorum.
Bu güvene layık olmak için beldelerimizde daha çok çalışacak, hizmet yolculuğumuzu aynı samimiyet ve gayretle sürdüreceğiz.
Teşekkürler Tekke🇹🇷
AK Parti’mize güvenen, eser ve hizmet siyasetimize destek veren tüm hemşehrilerimize gönülden teşekkür ediyorum.
Bu güvene layık olmak için beldelerimizde daha çok çalışacak, hizmet yolculuğumuzu aynı samimiyet ve gayretle sürdüreceğiz.
Teşekkürler Kuşçu🇹🇷
Cumhur İttifakı’mıza güvenen, birlik ve beraberlik irademize destek veren tüm hemşehrilerimize gönülden teşekkür ediyorum.
Bu teveccühü büyük bir sorumluluk olarak görüyor, Kuşçu’muz için Cumhur İttifakı ruhuyla aynı samimiyet ve gayretle çalışmaya devam edeceğiz.
Teşekkürler Mustafapaşa🇹🇷
AK Parti’mize güvenen, eser ve hizmet siyasetimize destek veren tüm hemşehrilerimize gönülden teşekkür ediyorum.
Bu güvene layık olmak için beldelerimizde daha çok çalışacak, hizmet yolculuğumuzu aynı samimiyet ve gayretle sürdüreceğiz.
Tokat, Nevşehir ve Gümüşhane’deki 6 beldemiz ile ülkemizin farklı bölgelerindeki 362 mahallede yapılan mahallî idareler ara seçimlerinin ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.
AK Parti’mizin ve Cumhur İttifakımızın ezici üstünlüğüyle sonuçlanan belde seçimlerinde milletimizin teveccühüyle seçilen belediye başkanlarımıza ve belediye meclis üyelerimize, muhtarlık seçimlerinde mahallelerine hizmet etme yetkisi alan muhtarlarımıza Allah’tan muvaffakiyetler niyaz ediyorum.
Rahmi Koç’un anlattığı fıkra tek kelime ile iğrenç, tek kelime ile rezil. Benim asil Kürt kardeşlerime yapılan hakareti
TEK KELİME İLE KINIYORUM
TEK KELİME İLE LANETLİYORUM
Kadınlara dönük her türlü aşağılayıcı söylemi kınıyoruz.
Kadınlarla ilgili söylemlerin saygılı, özenli ve nitelikli bir yaklaşıma sahip olması esastır.
Toplumumuzun hiçbir kesiminin inancı etnik kökeni, kültürü, kimliği veya cinsiyeti aşağılayıcı, ayrımcı ve ötekileştirici söylemlerin konusu olamaz.
İnanç, etnik köken ve cinsiyet üzerinden üretilen aşağılayıcı yaklaşımlar nefret söylemi doğurur. Bu yanlış söylemlerden kesinlikle uzak durulması gerekir.
“Kürt kadın” ifadesiyle aşağılayıcı bir söylemin yan yana getirilmesi değerlerimize aykırıdır, çok yanlış ve çirkindir.
Kürt vatandaşlarımızla beraber hepimizi ve tüm kadınlarımızı inciten bu yanlış ve çirkin yaklaşımları en net şekilde ve kökten reddediyoruz.
Nefret söylemleri, mizah kılıfı ile asla mazur gösterilemez.
Yanlış söylemlerin düzeltilmesi ve özür dilenmesi, değerlerimize saygının bir gereğidir.
Herkes inanç, kültür, etnik köken, kimlik ve cinsiyet konularında sağduyulu, nitelikli ve saygılı bir dil kullanmaya özen göstermelidir.
Vatandaşlarımızın tamamı eşit onura, saygınlığa ve değere sahiptir.
Hâlen kabullenemeyenler olsa da hâlen içine sindiremeyen hazımsızlar bulunsa da…
Bu topraklar 1071’den bu yana bizim vatanımız, İstanbul ise 1453’ten bu yana Türk İstanbul olarak milletimizin göz bebeği, iftihar tablosudur.
Her kim bu şehrin, Yahya Kemal’in “Türk İstanbul” dediği kurucu kimliğiyle bir sorun yaşıyorsa arka planına baktığınızda, aslında fetihle ve Fatih’le hesaplaşma içinde olduğunu görürsünüz.
Bunların kim olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz.
Allah’ın izniyle bu zihniyetin temsilcilerine dün fırsat vermedik, bugün de yarın da fırsat vermeyeceğiz.
Fatih Sultan Mehmet Han’ın bize emaneti olan bu aziz şehre gözümüz gibi bakmaya devam edeceğiz.
İstanbul’un Fethi, milletimizin tarih sahnesine vurduğu en büyük mühürlerden biri, bir çağın kapanıp yeni bir çağın açıldığı kutlu bir zaferdir.
Peygamber Efendimiz’in müjdesine mazhar olan Fatih Sultan Mehmet Han’ı ve bu aziz şehri bizlere emanet eden kahraman ecdadımızı rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyorum.
İstanbul’un Fethi’nin 573’üncü yıl dönümü kutlu olsun.
Rabb’imizin manevi bir lütfu olan Kurban Bayramı’nın ülkemiz, aziz milletimiz, İslam âlemi ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.
Bayramımız mübarek olsun.
Bu hareket bir kişiye, bir gruba çıkar sağlama hareketi değildir.
Bu hareket kişisel rant peşinde koşan bir hareket değildir.
Bu hareket köksüz bir hareket değildir, saman alevi gibi parlayıp sönecek bir hareket hiç değildir.
Bu hareket ta en başından itibaren millet davasıdır, memleket davasıdır, büyük Türkiye davasıdır; bu hareket ümmet davasıdır.
Biz kökümüzü unutmayız, özümüzü unutmayız.
Nereden geldiğimizi de çok iyi biliyoruz nereye gittiğimizi de çok iyi biliyoruz.
Bizimle aynı yolda olan milyonlarla birlikte eğilmeden, bükülmeden, yılmadan ve yorulmadan yürümeye devam edeceğiz.