Soğukkanlılığımızı, sabrımızı, meseleleri diyalog yoluyla çözme tavrımızı kimse yanlış anlamamalı, yanlış yorumlamamalı, sükûnetimiz birilerini çok hatalı heveslere sürüklememelidir.Recep Tayyip Erdoğan 🇹🇷❤️
🟥 Sondakika
Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında flaş gelişme!
30 adrese baskın: 25 kişi gözaltına alındı
Adalet Bakanı Akın Gürlek duyurdu. Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma kapsamında düğmeye basıldı. Türkiye genelinde 30 adrese baskın yapıldı ve 25 şüpheli gözaltına alındı. Muhsin Yazıcıoğlu'nun yaşamını yitirdiği kazanın bir suikast olduğu iddiaları vardı. Kaza soruşturması bu son dakika haberi ile kritik bir noktaya
İyilik Maskeli Kirli Çarklar:
Türkiye, uzun zamandır kurumlara olan güvenin eridiği, insanların tutunacak bir dal, inanacak bir "temiz figür" aradığı bir fetret devrinden geçiyor. Tam da bu umutsuzluk ikliminde, kendisini yardımlaşmanın simgesi, devletin yetişemediği yerdeki kurtarıcı olarak konumlandıran "babalacıların abisi" Haluk Levent’in merkezinde olduğu bu son skandallar, toplumsal ahlakın ve güvenin sırtına saplanmış en büyük hançerlerden biridir.
Ortaya atılan suçlamalar yenilir yutulur cinsten değil: Suç örgütüne üye olma, dernekler kanununa muhalefet ve kara para aklama...
Daha da vahimi, halkın üç kuruşundan artırarak, depremzedeye, yetime, hastaya gitsin diye AHBAP’a gönderdiği paraların konuşulduğu bir denklemde; milyarlık bahis rakamları, yüz milyonlarca liralık kayıplar ve asistan hesaplarına aktarılan 120 milyon TL’lik şaibeli trafikler havada uçuşuyor.
Bu nasıl bir aymazlıktır? Bu nasıl bir yüzsüzlüktür? Bu nasıl bir Ahlaksızlıktır?
Halkın merhametini, dayanışma duygusunu ve temiz duygularını bir zırh gibi kuşanıp, arkada böylesine kirli bir çarkın dönmesine göz yummak ya da bu çarkın dişlisi olmak, bu topluma yapılabilecek en büyük kötülüktür. İnsanlar evine ekmek götüremezken, milyarlık kumar ve kara para iddialarının göbeğinde "iyilik meleği" rolü oynamak tam anlamıyla bir toplumsal dolandırıcılıktır.
Muhaliflerin "Kullanışa Açıklığı" ve Büyük Körlük:
Bu skandalın bir diğer vahim boyutu ise, kendisini "muhalif" olarak tanımlayan, sistemin her açığını eleştirdiğini iddia eden kitlelerin düştüğü trajik durumdur. Yıllarca iktidarın kurumlarına duydukları öfke ve güvensizlik yüzünden, alternatif olarak gördükleri her figürü sorgusuz sualsiz kutsayan, arkasındaki karanlığı görmeyi reddeden muhalif elite ve kitlelere ne demeli?
•Sorgusuz Sualsiz Kutsama: Sırf iktidarla mesafeli görünüyor ya da "muhalif camianın abisi" rolünü oynuyor diye bir figürü dokunulmaz ilan etmek, en hafif tabirle körlüktür.
•Kullanışlı Birer Aparat Olmak: Kendini entelektüel, sorgulayıcı ve muhalif olarak görenler, aslında bu kirli ilişkiler ağının ve paravan yapıların en kullanışlı koruma kalkanı haline geldiler. Bir yapının içini aramadan, denetlemeden, sadece "bizden" ya da "bize yakın" diyerek alkışlayanlar, bugün yaşanan bu devasa ahlaki çöküşün ortaklarıdır.
•İyiliği Kirletmek: Bu körlük yüzünden, artık bu ülkede gerçekten dürüstçe hayır yapmak isteyenlerin, gerçekten ihtiyacı olanların da önü kesilmiştir. Toplumsal güven ortamı bombalanmıştır.
SONUÇ: MASKELİ BALONUN SONU
Hiç kimse kusura bakmasın; ortada savunulacak, "ama" denilecek, "komplo" diye geçiştirilecek bir durum yoktur. Eğer bu iddiaların tek bir satırı bile doğruysa, karşımızda duran şey bir yardımlaşma derneği değil, halkın temiz duygularını sömüren karanlık bir organizasyondur.
Toplumun en hassas damarlarını paraya, bahse ve kirli ilişkilere tahvil edenlerin maskesi düşmüştür. Bu rezalete göz yuman, alkış tutan ve sırf kendi siyasi/sosyal pozisyonu için bu figürleri baş tacı eden muhalif kesimlerin de artık aynaya bakıp bu "kullanışa Açıklık" sendromuyla yüzleşmesi şarttır. Temiz toplum, sadece karşı tarafın pisliğini eleştirerek değil; kendi mahallenizden çıkan çürümüşlüğü de en sert şekilde ameliyat edip atarak inşa edilir.
Kifayetsiz bir muhteris, '16 Milyon için çalışıyoruz' diye diye 16 milyonluk şehri 32 yıl geriye götürdü.
Ne bir bardak su için yatırım,
Ne kentsel dönüşüm için bir konut,
Ne ulaşım için projelendirdiği 1 metre metro.
#İstanbulBeklemez
AK Parti hareketi olarak bizim mücadelemiz kişilerle değil; CHP’nin halk düşmanı, millî irade düşmanı ideolojisiyledir.
Bizim mücadelemiz, ellerine fırsat geçse Türkiye’yi tek parti karanlığına tekrar götürecek faşizm heveslileriyledir.
Sumud Filosu'ndan bir aktivist:
"İsrail'de beni işkenceye maruz bıraktılar, dövdüler ve günlerce bana ve aktivist meslektaşlarıma cinsel saldırı uyguladılar.
Arkamızda bıraktığımız kardeşlerimizi düşünmekten kendimi alıkoyamıyorum."
Bir imam “Bütün Yahudi çocuklar açlıktan ölmeli” dese, dünyayı ayağa kaldırırlar, hayatını cehenneme çevirirler.
İsrailli haham Ronen Şalov, Gazze’de çocukların aç bırakılması ve öldürülmesi gerektiğini söylüyor, dünyanın gıkı çıkmıyor!
#SumudEsirAlındı
TUZAK BU!
Bosch İngiltere, ABD, Hırvatistan ve Almanya reklamlarında anne, çocuk, büyükanne-baba var.
Aile, büyük aile öne çıkarılıyor.
Türkiye reklamında anne, köpeğin annesi olarak sunuluyor!
Bu reklamı derhal kaldırın @rtukkurumsal@iletisim#bosch
BİZ NASIL BİR ŞEBEKENİN İÇİNE DÜŞTÜK?
ŞURAYA BAKIN.
SES KAYITLARINA BAKIN.
-"MUHTARI DA HALLETTİM! MUHTARIN BACISI, ONU DA HALLETTİM! ALAADDİN’İ DE İKİ GÜNDE HALLETTİM!"
“Bak başkanın yanına odasına gittik. Biz başkanla konuştuk Mert'le ben. Ben dedim ki iki üç gün sonra dedim halledeceğim dedim. Bak geldim hallettim hemen yani. Bak muhtarı da hallettim. Şeye kalktı, eee, ilçe başkanımıza saygısızlık yaptı. Bak yazılar yazdı. Bak, şey, muhtarın bacısı onu da hallettim. Kalktı işte başkanımıza bir sürü laf söylüyordu. Sağda solda arkasından konuşuyordu. E bak o- o da mı başkanla uğraşıyordu? E Alaaddin, Alaaddin dedi benle uğraşıyor. Bak onu da iki günde hallettim. Bir yazıyla hallettim. E bak şimdi devreye sokuyorlar bir sürü kişiyi rest çekiyorum.”
“He bu da dokuz kardeşlerden biri işte. Dengesiz dengesiz kelime kullanmış. Hakkını aldı bugün ya. Bir saat önce aldı hakkını."