“ Kazanmayı delice isterken, arada bir kaybetmeye katlanmak da bir meziyettir. Hiç düşmemek değil, düştüğü yerde kalmamak insanı büyütür. Başarı, elleri beyaz eldivenli salon çocuklarını değil, dizleri kanamış sıkı çocukları sever… ”
Alıntıdır
@inanakgunalp Lütfen partiden istifa eder misiniz, bulunduğunuz partiye düşünceleriniz yakışmıyor. Bir çok milletvekili ve belediye başkanı gibi başka partiye transfer olmalısınız, belki de amacınız bunun önünü açmaktı🤷🏻♂️
@AntepBildirim Tüm ışıklarda kamera var ancak kavşaklar dilenci ve kurallara uymayan onlarca motosikletli ile dolu. Kameraları izleyen yok sanırım diye sorduğumda " evet bu yönde çok şikayet alıyoruz. " cevabını aldım :)
@gazianteppolis Işıklarda araba aralarından geçen, refüj ile araba arasına giren iki tekerlekli araçlara da ceza kesilsin.Yaya geçiti ve kaldırımdan geçen 2 tekerlekli araçlara da ceza kesilsin.
2 tekerlekli araca 2 kişiden fazla binenlere ve kask takmayanlara da ceza kesilsin.
@GundemiAntep27 Işıklarda araba aralarına, refüj ile araba arasına giren iki tekerlekli araçlara da ceza kesilsin.Yaya geçiti ve kaldırımdan geçen 2 tekerlekli araçlara da ceza kesilsin.
2 tekerlekli araca 2 kişiden fazla binenlere ve kask takmayanlara da ceza kesilsin.🤬
Bu düşüş değil. Bu, her şey bittikten sonra geriye kalan gerçek. Önce enerjin düşer, dip yaparsın. Ne varlık ne yokluk; ne bir kavuşma ne de ayrılık seni mutlu eder. Artık hiçbir şeye tutunmazsın. Sonra sessizlik uzar. Zihnin sustukça, yıllardır taşıdığın yüklerin aslında sana ait olmadığını fark edersin. Direnmeyi bıraktığın yerde bir hafiflik doğar; ama bu mutluluk değil… daha derin bir şeydir. Özgürlük. Her şeyden ve herkesten.
Dünya’nın, Türklere karşı olan nankörlüğünü, Fransız Türkolog Jean Paul Roux, şöyle ifade ediyor:
“Türkler, imparatorluk kurucuları olarak kavimleri düzene koydukları gibi, dinleri düzene koymayı, onlara hak ettikleri yeri vermeyi, birinin diğerini ezmesine izin vermemeyi de kendileri için görev sayıyorlardı. Bunu her zaman başaramadılar ve Budistler, Taocular, Hıristiyanlar ve Müslümanlar, zorbalıklarını uygulamak için verilen ödünlerden, sağlanan kolaylıklardan yararlandılar. Sonunda da Türkleri suçladılar.”
Roux, Türklerin Tarihi-Pasifik’ten Akdeniz’e 2000 Yıl, Kabalcı, s.44
Bence çok partili dönemin açık ara en başarılı siyasetçisi Devlet Bahçeli’dir…
Ne Özal, ne Demirel, ne Erdoğan, ne bir başkası!!!
Mesela, Komünist Parti Genel Başkanının kürsüden “yaşasın kapitalizm, yaşasın sermaye, yemişim sosyal devleti” dediğini,
Erdoğan’ın “dindar toplum yaratıp yaratmamak ülkeyi yönetenlerin görevi değildir, Diyaneti de kapatacağız” deyip de, partilileri ve seçmenleri tarafından ayakta alkışlandığını hayal edebilir misiniz?
Bahçeli bunu yapabiliyor!!!
Valla helal olsun…