Ekmek kadayıfının satılan bi tatlı olması çok saçma. Ekmek kadayıfı fakirlikten bayat ekmekleri değerlendirmek için çıkan bir tatlı. Tulumbadan bile daha fakir tatlısı.
🔴 Akademisyen Mustafa Aylar:
Süleyman Hilmi Tunahan hoca Cumhuriyetin ilk döneminde onca baskıya rağmen İslam'a hizmet etmiş çok sayıda talebe yetiştirmiş bir zattı.
Maalesef kendi soyundan gelen Alihan Kuriş, onun mirasına ihanet ederek dünyevi hırs uğruna insanların dini duygularını istismar edip İslam'a zarar verdi.
Hani biz evlenilcek adam kalmadı diyoruz ya aynısını evlenilcek kız kalmadı diye erkekler de diyormuş şokum şaştı birde bunun muhabbetini edip hayıflanıyorlarmış nasıl kalmamış olabilir her yer kız dolu yaa !! Herhangi bir evin kapısını çalsan ordan bile tesettürlü bi kız çıkar
Ayakkabı çıkartırken önce pis yere basıp sonra temiz yere basan insanların var olması korkutucu. Ulan ayakkabını çıkardıktan sonra temiz yere basacaksın ayakkabını oradan alacaksın. Bu kadar basit bir meseleyi bile yapamayan insanlar var.
Az önce sol şeritte kaptırmış giderken adamın teki iki şerit birden kayıp sola geçti. Fren yapıp kornayla tepkimi verdikten sonra arkadan motorlu polis hızır gibi yetişti. Adama bi sövdü, sonra plakasını çekip cezayı yapıştırdı. Acayip güzel denk geldi. Rabbim işini rast getirsin
İstanbul Marmaray'da iki şahıs arasında kavga çıktı.
Taraflardan biri kavgaya müdahale eden güvenlik görevlisine de vurunca meydan dayağı yedi.
Bunlar toplu taşımaya bir daha alınmaz umarım. Böyle tiplerle aynı sokaklarda yaşıyoruz.
Ya şu oyunların çocukları katil yaptığı önergesi çok saçma. Ya biz çocukken gta'da sokakta gördüğümüz adamı öldürüyorduk. Gayet efendi insanlarız şuan.
Yav bu sendikaları da anlamıyorum. Eğitime bir gün ara verilince ne olacak? Ne gibi bi talebiniz var? Her okulun başına polis mi dikilsin? Çözüm hukukun her alanında caydırıcı cezaların olması ve uygulanmasıdır.
Burada örfümüzü şekillendiren iki fıkhî kavramı bilmek gerekir: “ihtibas” ve “nafaka”
İhtibâs, kadının kocası, çocukları ve evinin işleri için mesaisini eve hapsetmesidir. Şu durumda evlilik sorumlulukları, kadının kendi nafakasını kazanmasına imkân vermediği için kadının nafakası kocası üzerine vacip olmuş olur. Yani nafaka hakkını doğuran “ihtibâs”tır. İhtibas ortadan kalkınca nafaka hakkı da kalkar.
Buna göre çalışan kadın şu üç senaryoyu doğurur:
I) Kendisi çalışmak istiyor, kocası istemiyorsa, kocasının ihtibâs hakkını ihlal ettiğinden nafaka hakkı düşer. Çocukların bakımı ve ev işlerini yapmıyorsa eve maddi katkı sunar. Yani benim param benim, kocamın parası ikimizin hikayesi bu senaryoda yoktur.
II) Kadın çalışmak istemiyor kocası çalışmaya zorluyorsa, koca ihtibâs hakkından feragat etmiştir. Yani kadından çocukların bakımı ve ev işlerini talep etme hakkı olmaz.
III) Karşılıklı rızayla kadın çalışıyorsa:
a) Kadın fazla mesai harcayarak ev işlerini yapıyor, çocukların bakım masraflarını üstleniyorsa eve maddi katkı sunmak zorunda değildir, kazancı bütünüyle kendisinindir.
b) Ev işlerini ve çocukların bakımını üstlenmiyorsa; ev işleri de evin ekonomik giderleri de karı-koca arasında ortak olur. Kadın, benim kazancım benimdir, diyemediği gibi erkek de ev işleri ve çocuk bakımına karışmam diyemez. Çünkü karısının çalışmasını onaylayarak ihtibâs hakkından feragat etmiştir. Ayrıca da kadına 24 saat mesai yükleyerek zulmetmiş olur.
Kısacası ne erkek, erkek olduğu için, ne de kadın, kadın olduğu için ayrıcalıklıdır. Her hak, bir sorumluluk doğurur. Hakları talep etmek ama buna mukabil doğan sorumluluklardan kaçmak gibi bir yaklaşım maalesef yaygın. Bunlar bilinirse aşağıdaki gibi sosyal tehditlerle insanların hakkı yenmemiş olur.
Olum birinin tanıştırmasını falan beklemeyin, twitter kullanıyorsun bak, hoşuna giden birine git üslubunca yaz tanış karşılıklı beğenirseniz birbirinizi evlenin, öyle aracılık beklersen daha çok beklersin
Arapların rahatının kaçması güzel oldu. Amerikaya güvenip yıllardır zevküsefa içinde hayat sürüyorlardı. İnşallah bu vesileyle Amerikayla araları bozulur da Müslüman ülkeler birbirine yanaşır.
Toplu iftarlarda israf olan yemekler çok can sıkıcı. Bir yandan ibadet edilirken bir yandan israf ediliyor. Sade sofralar normalleştirilmeli. Ramazan diye abartılıyor sofralar, sonra yarısı çöpe gidiyor
🔴 Alevi Bektaşi Federasyonu:
Okullarda Ramazan şenlikleri düzenlenmesi ve iftar programları yapılması bir asimilasyon girişimidir.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın genelgesi yalnızca Alevileri değil, laik ve demokratik yaşamı savunan herkesi hedef alıyor.