Geçen gün bir arkadaşımı Etsy'ye başlattım. Yeni bir proje geldi; sıfırdan bir mağaza daha açtık diyebilirim. Etsy'ye yeni başlamak isteyenlerin çoğu aynı sorulara takılıyor: Hangi ürünü satacağım? Tasarımı nasıl yapacağım? Kargo nasıl olacak? O da hiçbir şey bilmediği için sistemi en temelinden, tamamen manuel olarak göstermem gerekti.
Önce Etsy'de tasarım bulmak için nasıl araştırma yapılacağını anlattım. Best seller filtresini açıp gerçekten satış yapan 5-10 tasarımı bulmayı ve bunların ortak yönlerini çıkarmayı gösterdim. Sonra SEO kısmına geçtik: Title nasıl yazılır, tag'ler nasıl seçilir, listing fotoğraflarında nelere dikkat edilir — hepsini tek tek birlikte uyguladık. İlk ürünü baştan sona hazırlayıp listelemesi yaklaşık yarım saatini aldı.
O noktada yüzündeki yorgunluğu gördüm. "Günde 10 ürün yüklesem 5 saatim gidecek. Her adımı kendim yaparsam bu iş nasıl büyüyecek?" diye sormaya başladı. Etsy'de çoğu satıcının tıkanıp kaldığı yer tam olarak burası: Darboğaz sizsiniz. Eskiden tasarım için başka insanları kiralardık, ürün fikri bulmak için saatlerce başka platformları kaydırırdık. Her adımda insan gücü ve zaman gerekiyordu.
Sonra asıl göstermek istediğim şeye geçtik: Alomations'ı kullandırdım. @alomations'ın yaptığı şey, az önce yarım saatte manuel olarak yaptığımız araştırma, veri çekme ve listeleme hazırlığı adımlarını otomatize etmek. Sistemi açtı, aynı kriterleri girdi ve yarım saatlik işi sadece 2 dakikada bitirdi.
Buradaki kritik nokta sadece zaman kazanmak ya da tembellik yapmak değil. Etsy'nin arama algoritması durmadan yeni verilerle besleniyor. Sizin manuel olarak günde 3 ürün girerek test edeceğiniz bir alanı, otomasyon kullanan biri günde 50 ürün girerek çoktan domine etmiş oluyor. "Fikre değil, rakama bakacaksınız" kuralı tam burada devreye giriyor: Rakamlar size pazarın neresinin boş olduğunu söylüyor, ama o boşluğu doldurmak için hıza ihtiyacınız var.
Eğer sürecin her aşaması sizseniz, büyüme ihtimaliniz fiziksel sınırlarınıza takılır. Yapay zekâ ve otomasyon araçları artık sıradan satıcılar için lüks değil, zorunluluk. Sistemi bir kere doğru kurup amelelik kısmını aradan çıkardığınızda, geriye sadece satışları izlemek kalıyor.
Etsyde yeni mağaza açanların çoğu aynı SEO hatasına düşüyor: Aranma hacmi en yüksek kelimelere saldırmak. T-shirt veya Mug gibi genel kelimeleri taglere doldurup satış beklemek maalesef işe yaramıyor.
Etsy algoritması sadece hacme değil, satın alma niyetine bakar. Cat shirt kelimesi ayda binlerce kez aranır ama dönüşüm oranı düşüktür. Çünkü arayan kişi tam konsepti kafasında netleştirmemiştir.
Ama vintage black cat halloween shirt kelimesini hedeflediğinizde işin rengi değişir. Aranma hacmi düşüktür fakat bu aramayı yapan kişi ne alacağını çok iyi biliyordur. Kredi kartı elindedir, sadece doğru tasarımı arıyordur.
Anahtar kelime araştırması yaparken yüksek hacimli kelimelere aldanmayın. Rekabetin düşük, niyetin yüksek olduğu spesifik kelimelere odaklanın. Fikre değil rakama bakacaksin, ama doğru rakama.
Etsyde POD tişört işine girenlerin ortak bir hikayesi var. Herkes aynı genel tasarımları yükleyip satış bekliyor. Sonuç genelde sıfır. Çünkü algoritma fikre değil, rakama ve tedarik hızına bakıyor. Geçenlerde 1 yılda tamamen yapay zeka ile 40 bin satış yapan bir mağazanın verileri paylaşıldı. Sırrı inanılmaz tasarımlar değil, sürekli test etmek, hızlı yüklemek ve hangi ürünün gerçekten ilgi gördüğünü erken fark etmek. Bu mağaza günde ortalama 30-40 yeni tasarım atıyor, beğenilmeyenleri hemen kaldırıyor ve sadece performans gösterenleri genişletiyordu. Yani başarı, tek bir parlak fikirden değil, yüksek hacimli deneme ve hızlı düzeltmeden geliyor. Eğer sen de aynı şekilde sistemli ilerlersen, sonuçlar da benzer şekilde değişebilir.
@digitalvendorx Ben de bu şekilde yapmıştım, aylar sürer diye bekliyordum ama düşündüğümden çok daha kısa sürede API onayı geldi. Formu doğru doldurmak gerçekten fark ediyor.