Deniz’in tutuklanmasına çok üzüldüm. Sanatın, mizahın ve sözün korkmadan var olabildiği günlere olan inancımı korumak istiyorum. Hukukun ölçülü, adil ve özgürlükten yana işlemesini diliyorum.
Bu kadar düzgün,dengeli, ne söylediğini bilen, ölçüyü kaybetmeyen, abartıdan uzak bir komedyenin sizi rahatsız etmesi beni ziyadesiyle memnun etti Tayyar Bey
Türkiye'de çevrenin korunması adına umut verici bir gün. Bu yeni mahkeme kararının duyulmasına destek verirseniz sevinirim. Bizzat kendi adıma ve tüm memleket hayrına Aydın’daki yeni maden ocağı projesinin ruhsatının iptali için açtığım davada maden ruhsatı iptal edilmiştir.
Böylelikle, valiliğin “ÇED Gerekli Değildir” kararına karşı açtığım davada Aydın 2. Idare mahkemesinden aldığım iptal kararından sonra bu sefer de Aydın 1. İdare Mahkemesi tarafından ilgili müteahhit firmaya Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (“MAPEG”) tarafından verilen maden ruhsatı iptal edilmiştir.
Öyle orman gördüğünüz her yeri darmaduman edecek şekilde kazmayı vurup kazmaca yok. Memleketin doğasına sahip çıkan vatandaş var. Hukukçular var. Aydın'da hakimler var.
Bu kararın ilgili sayfalarını 290,000 takipçime iletiyorum. Memleketin nice yerlerindeki doğa katliamlarına karşı kullanılabilecek önemli bir karardır. Eğer duyurulmasına ve elden ele dolaşarak bilinmesine katkı verebilirseniz, koruma etkisi benim yetişebildiğim yerlerle sınırlı kalmamış ve yurt sathına yayılabilmiş olacaktır.
Bugüne kadar sözleriyle, davranışlarıyla ve yaptıklarıyla kendisini açıkça ortaya koyan, Silivri’deki ilk günlerimden beri tanıdığım Sayın Özgür Özel, eğer Türkiye’de birileri FETÖ’cülükle suçlanacaksa akla gelebilecek en son isimlerden biridir
Soyunup saçma sapan videolar çekip instagram'da abonelik açmamış, gece kulüplerinde kendini harcamamış, namusuyla onuruyla ekmek fırınında ekmek parası kazanıyor. Bu dünyadaki en önemli şey insanın onurunu, namusunu, haysiyetini korumasıdır. Onursuz bir hayat, hayat değildir.
Şehir Plancısı Mücella Yapıcı:
"Ahmet Necdet Sezer'in eşinin Moda'da bir evi vardı. Bahçelerinde 1 metrelik plan değişikliği gerekiyordu.
Cumhurbaşkanı eşi, kendi geldi, kapıda bekledi ve plan onaylanmadı. Böyle bir kamu ahlakı vardı."
Yazlık komşumuzdu… Biz daha çocuktuk ve bizi etrafına toplar, içinde düşünce saklı hikayeler anlatırdı. Sonra da öylece bırakırdı bizi o hikayenin içinde akşama kadar düşünmemizi ister, gün batarken cevaplarımızı tek tek dinlerdi.
Hiç unutmam… Bir gün denizden çıkıyorum, kayalar kayıyor, ayağım tökezleyecek gibi. O ise plajın taa öbür ucunda oturuyor. Bir anda kalkıp gelmiş, şemsiyenin altından terliğimi almış, “Kayarsın kızım, dikkat et,” diye önüme getirmişti terliklerimi.
Ama en sevdiğim anı gürültü yaptığımız için şikayete gelen komşulara dönüp, yarı ciddi yarı gülerek; “Beni sinirlendirmeyin, çocukları rahat bırakın… Bir Dadaloğlu çekerim, o zaman görürsünüz gürültüyü!” demeseydi. O an, sanki bütün dünya bizim tarafımızda durmuştu o çocuk aklımla….
Ruhu yücelerde olsun, gerçekten çok güzel bir insandı. 🙏
Sen bizim Canımızsın, Sen bizim Babamızsın, Sen bizim Atamızsın.
Sen bizim Ebedi Kurucu Liderimizsin.
Bu görseli görüp türküyü dinlediğimde çok ama çok kötü oldum. Gözlerim doldu.
Seni çok seviyorum 😔😔😔
İlber Ortaylı'nın ailesinden açıklama: Dijital mirası için karar verildi
"Onun sesi, fikirleri ve hatırası; kitaplarında, programlarında ve hafızalarımızda yaşamaya devam edecek. Bu mirası yaşatabilmek, onun düşünce dünyasını ve bıraktığı kıymetli izleri gelecek nesillere aktarabilmek adına sosyal medya hesapları aktif kalmaya devam edecektir"
https://t.co/dYt33cNM5U
Bir yerde okumuş, çok etkilenmiş ve hafızama kazınmış iki söz…
Bu fotoğrafı görünce, zihnimin bir köşesinde saklı kaldıkları yerden çıkıp tam da hak ettikleri yere yerleştiler:
“Öyle dostlar edinin ki, ölüm döşeğinde başucunuzda olsunlar;
sizi bir taraftan uğurlarken, diğer tarafta karşılasınlar…”
“İnsan, birinin hayatında biraz tuz etkisi yaratmalı…
Hani yaraya basıp acı vereninden değil,
yemeğe katılıp tat vereninden.”
Müyesser Yıldız, TSK'dan ihraç edilen Teğmen Ebru Eroğlu'nun Ankara 4. İdare Mahkemesi’nde 5 Mart’ta görülen davadaki sözlerini yazdı:
"TSK’da erinden orgeneraline kadar herkes bu yemini etti. Biz TSK’dan uzaklaştırılabiliriz. Üniformamıza, kılıcımıza, kimliğimize el koyabilirler. Ancak kütüğe çaktığım plaket orada duruyor. Üniformamız ruhumuza mozaik gibi işli. Kılıcımız kınında, Türk düşmanlarına karşı çekileceği günü beklemekte. Orduevine girişimiz yasak olsa da Türk Milleti bize gönül kapılarını açmış, sofrasında bir tabak yemek, altımıza bir döşek vermek istemiştir. Bizim için önemli olan budur. Son sözü her zaman Türk Milleti söyler. Ben de Türk Milleti’nin bir ferdi olarak diyorum ki; yaşa, var ol Harbiye, yıkılmaz satvetinle...”