Basın medya, parti, STK temsilcilerinin duyarlılığı ses getirdi. İstanbul Valiliği, organizasyonun İstanbul ayağını yöneten TekYön Bar & Club'ü kapattı.
Bu gelişme üzerine, 2 bin 500 LGBT'li sapkını taşıyan Atlantis Events kruvaziyer gemisi, Türkiye'yi seyahat rotasından çıkarmak zorunda kaldı.
Fıtrata aykırı hareket ederek şeytana uyan sapkın gruhlar iyi bilmeli ki; Hiçkimse, turizm yada kültürel etkinlikler maskesiyle Müslüman neslimize operasyon çekemez..
Dörtbir yanı şehid kanlarıyla sulanmış bu İslam diyarı coğrafyamızın bedel ödemiş ceddin torunları olarak neslimizi zehirlemelerine fırsat vermeyeceğiz.
Toplumsal infiale sebep bu iğrenç organizasyonun iptali için büyük çaba gösteren başta gazetem Doğruhaber olmak üzere HÜDA PAR’ı, duyarlı tüm STK temsilcilerini ve oluşturulan kamuoyunu dikkate alarak harekete geçen İstanbul Valisi Davut Gül ve Beyoğlu Kaymakamı Atakan Atasoy’u tebrik ediyorum.
Bu aziz İslam diyarı ülkemizi kirletmeye yeltenen, Müslüman neslimizi ifsat etmeye çabalayan sapkın lobilere karşı her daim teyakkuzda olunmalı..
Susa.. Pkk’yı feshettiren bir Ah’tır
Bugün 26 Haziran Cuma..
Susa Cami yarenlerinin şehadetlerinin 34. Yıldönüm��.
1992’de Diyarbakır Silvan ilçesine bağlı Susa(Yolaç) Köyü Camii’ne saldıran Pkk militanları, yatsı namazını henüz kılmış cami cemaatini kurşuna dizmişti. Saldırıda yaşları 14-15 olan ikisi çocuk, dördü kardeş, ikisi baba oğul olan toplam on Müslüman şehid olmuş, beş kişi de yaralı kurtulmuştu.
92’de Diyarbakır’da bu elim olayı duyduğumuzda herkes gibi şok geçirmiştik.
Bir İslam diyarı olan ülkemizde, bir köy camimize saldırıp içerisinde Allah için namaz kılanları katledenler Müslüman olamazdı!..
Çünkü Müslümanların azınlık olduğu kimi dünya ülkelerinde camilere yönelik saldırılar ya farklı dinlere mensup aşırıların işi veya kaos peşinde koşan siyonist emperyal güçlerin marifetiydi.
Mesela; Filistin’de El Halil Camii’ne saldırı düzenleyen siyonist bir Yahudi’ydi ve saldırıyı gavurluğundan yapmıştı. Susa Cami katliamı da olsa olsa ülke içerisinde ajanları vasıtasıyla operasyon çeken İslam düşmanı gavurların işi olmalıydı diye düşünüyorduk…
Ancak durum bildiğimiz gibi değildi.
Ne gavur ne de başka ülke ajanları; Susa Camii’ne saldırıp cami cemaatini kurşuna dizenler Pkk militanlarıydı.
Nüfus cüzdanlarındaki din bölümünde İslam yazıyordu maalesef. Ancak bu katiller; Pkk’nin, Kürdistan halkının İslami inanç, gelenek ve kültürünü zehirlemeye çalıştığı Marks-Lenin’in komünizm ideolojisinden içip zehirlenmişlerdi.
Bu korkak katillerin asker kıyafeti giyerekkahpece Susa Camii’ne saldırmalarının ana nedeni; daha önce bu insanlara ‘Pkk’ye katılmaları, katılmıyorlarsa boyun eğmeleri ya da topraklarını terk etmeleri’ yönünde tehditlerde bulunmuşlardı.
Bu mütedeyyin dindar insanlar da Pkk’nin kirli ideolojisini kabul etmediklerini, Pkk’nin saldırması halinde kendilerini savunacaklarını belirtmişlerdi.
Pkk’nin o bölgedeki çeteleri de direk bir saldırıyı göze alamayınca askeri kıyafetle kendilerini kamufle etmiş ve olay sonrasını ise “Asker, köylerimizi basıyor, Kürt halkımızı katlediyor” yalanıyla Kürt halkını manipüle stratejisi gütmek istemişlerdi. Saldıranların asker değil Pkk militanları olduğu, saldırıdan yaralı kurtulanlarca ifşa edilmişti.
Ama Pkk’nin askeri kıyafetle saldırmasının altında yatan farklı gerçekler de vardı.
Dönem, askeri vesayetin hükümetleri kontrolünde tuttuğu “Eski Türkiye” dönemiydi.
JİTEM ve benzeri kliklerin gayrimeşru işler, faşizan uygulamalarla Kürt halkına yönelik zulümleri kol geziyordu.
Pkk de, askeri kıyafetli saldırıyla bir taşla iki kuş vurmak istemişti, ancak hesap tutmamıştı.
Hiçbir zaman da tutmayacaktı.
Aradan yıllar geçse de 6-8 Ekim vahşetleri, Dürümlü Köyü katliamı gibi Türk-Kürt ayırmaksızın sayısız vahşete imza atan Pkk hiçbir zaman amacına ulaşamadı ve ulaşamayacaktı da…
Çünkü Pkk, kurulduğu günden bu yana başta Kürt halkı olmak üzere herkesi kandırıyordu. M��slüman Kürt halkının Tek Parti döneminden bu yana maruz kaldığı ırkçı politikalar, zulümlere son vereceğini iddia eden Pkk, meğer uluslararası şer güçlerin bir yanda komünizm, sapkın ahlaksızlıklar gibi ideolojik misyonunu icra ederken, diğer yandan on binlerce Kürt gencini emperyal güçlerin kirli amaçlarına telef ettirdiği paramiliter taşeronluk görevini yürütüyormuş…
Ama bitti elhamdülillah, o zulüm dolu günler geride kaldı.
Başta mazlum Susa Camii şehitlerinin ahıolmak üzere bugüne kadar katledilen on binlerce insanın kanı, Pkk’yi kendini feshetme noktasına getirdi. Dileriz son anda bir B planı öne sürmez, süreci yine sabote ederek intihara yeltenmezler.
Susa Camii şehidlerini bir kez daha rahmet ve minnetle yâd ediyorum…
https://t.co/agDypm0vCN
Şeyh Said kıyamı; batının kokuşmuş zihniyet işgaline isyandı.
Amacı; Şeriat-o Garra’yı yaşatmaktı.
İdam karar sonrası iki rekaat Namazla Allah’a teslimiyetini ifa etmiş, ne hissettiğini soranlara; “Asılmam Allah ve din içindir” demişti.
Onun davasını sahiplenenlere, TBMM’de seslendirenlere selam olsun.
Rahmet ve minnetle…
HÜDA PAR Milletvekili Şahzade Demir:
Hindistan Müslümanlarının Kurtuluş savaşı için gönderdiği paralarla kurulan İş bankası;isimleri yolsuzluk, rüşvet ve cinsel taciz olaylarına karışmış bir partinin değil, halka aittir. Faizden arındırılarak Katılım bankasına dönüştürülmelidir.
Dinazorlar level atlamış desenize..
Dün Lise öğrencilerinin Cuma namazı kılmalarını gizli kamera kaydı yaparak büyük bir suç işliyorlarmış gibi gerilimli fon müzikleri eşliğinde devletin güvenlik bürokrasisine ispiyonlayan İslam düşmanı azgın tayfa, bugün ise devlet kurumlar�� bürokrasisinin toplu Cuma namazına gitmelerini yabancı ülke istihbaratlarına jurnalliyor!..
Şairin dediği gibi;
“..Ne yapsalar boş, göklerden gelen bir karar vardır…”
Mit ve Güvenlik Bürokrasisinin toplu Cuma namazı kılması ayrı,
Namazda Fetih Suresinin okunması ayrı,
Yunanistan'a mesaj verilmesi ayrı rahatsız etmiş.
Alttan alttan da Yunan istihbaratına,
CİA'ya,M16'ya durum hakkında bilgi vermeyi ihmal etmiyor.
Hani gözünüzden kaçtıysa Can'dan duyun..
Trump:
“Anladığım kadarıyla Mücteba Hamaney anlaşmayı onayladı.”
Fars Haber Ajansı:
"İran, ABD ile yapılacak ön mutabakat zaptına ilişkin herhangi bir metni onaylamadık.”
Trump yine yeni bir fırıldak peşinde olabilir.
Çünkü bunların hayatları yalan..
Rabbim, bu genç kızları yetiştiren anne babalardan, İslami eğitim ve bilinç veren İttihadul Ulema alim ve alimelerden razı olsun.
İffet timsali genç kızların mezuniyet geçidindeki örtüleri üzerinde taşıdıkları Filistin Bayrağı da ayrıca takdir edilmesi gereken ince bir mesaj..
Böylesi bir eğitim, böylesi bir manzaraya kimler kudurur belli ama ilgilenmiyoruz.
Bizi ilgilendiren ve sevindiren; bu Müslüman memleketimizin sahipsiz olmadığı.. Uyuşturucu, kumar ve türlü sapkın ahlaksızlıklarla ifsat etmeye çalışanlara fırsat verilmeyeceği.. Ve böylesi dirayetli, sacid nesillerin hiç durmadan yetiştirileceği, elhamdulillah..
Hocalardan öğrencilere; tebrik ediyorum, mübarek olsun. Allah hayırlı hizmetler, istikamet üzere bir akıbet nasip eylesin..
Al Jazeera’nin, işgalci israil'in Filistinlilere karşı işlediği insanlıkdışı suçlarına dair yaptığı bir saatlik belgesel..
Siyonist çetelerin kirli yüzleri etraflıca ele alan çok önemli bir yapıt..
Birileri çevirip altyazı ekleseydi çok iyi olurdu..
Bugün Mohannad Farvana’nın düğünü-ydü..
En güzel düğün, gerçek bayram, hak edilmiş bir Şehadet mertebesidir elbette..
Ancak yüreğimizi burkan; Muhannad’i katleden, #Gazze halkını soykırımdan geçiren, #Filistin, #Lübnan, #Suriye, #İran’a yönelik saldırılarını sürdüren ve tüm İslam coğrafyasına yönelik tehdide devam eden işgalci israil terörizmine dur denilmeyerek cezasız bırakılmasıdır!..
Evladını şehid veren Muhannad’in annesinin Allah’a tevekkül, teslimiyet ve şükrünü ise; soykırıma seyirci kalan iki milyar Müslümanın tam olarak anlayamayacağı apayrı bir zirve durumudur;
"Acımız çok büyük, anlatılamayacak kadar büyük... Ama elhamdülillah, yavrum Mohannad adil olan Rabbine şehit olarak kavuştu."
#RahmiKoçÖzürDile-di ama kifayetsiz!..
Çünkü bu özrün; sosyal medyada dalga dalga büyüyen tepkilerin, açılan soruşturmanın ve maddi zarar endişesiyle dilendiği açık..
Bir de birkaç gün önce Anıtkabir görselli şovla yüklenmiş oldukları misyonun tehlikeye girmesi de söz konusu tabi..
Aksi halde bu çok çok zengin olunca herşeyin kendilerine serbest olduğunu düşünen hadsizler, kamuoyu oluşmadıkça kolay kolay özür dilemezler!..
Diğer yandan; işlerine gelince feryat figanla ifsat çığırtkanlığı yapan Feminist kadın derneklerinin böylesi bir hadsiz hakarete sessiz kalışı gözlerden kaçmıyor..
Zihniyetinden diline vuran o ahlaksız anlatıya eklediği onurlu ve iffetli Kürt kadınlarına yönelik ahlaksız yakıştırma için Rahmi Koç’u bir kez daha şiddetle kınıyor, bu hadsiz yaklaşımın gerek hukuki, gerekse maddi boykot anlamında cezasız kalmamasını umuyorum.
Fildişi kulelere çıkabilirsiniz ama Allah (Celle Celalühu) dilerse işte böyle rezil rüsva eder.
Yalan-dolan, Hırsızlık, Rüşvet, Yolsuzluk, Taciz-tecavüz, Örgütlü kötülük derken..
#CHP resmen ikiye bölündü.
Memleketi yönetmek sizin neyinize!..
Siz anca haramzade işler peşinde birbirinizi yiyin bitirin..
‘Beyazsaray düştü!..’
..Son iki haftadır şiddetli çatışmaların yaşandığı Amerika’da başta Washington, New York olmak üzere onlarca eyalette halkın ordu güçlerine karşı sergilediği direniş zaferle sonuçlandı.
Trump yönetiminin işgalci israile verdiği destek dolayısıyla ayaklanan halk, günlerdir süren çatışmalar sonrası Beyazsaray ve Pentagon gibi tüm devlet kurumlarını ele geçirdi.
Öfkeli kalabalıklar ülkenin dört bir yanında adeta siyonist Yahudi avına çıkarken, AIPAC gibi lobi faaliyeti yürüten siyonist kuruluşlara ait binalar ateşe verildi.
Halk temsilcileri, siyonistlerin Amerikan topraklarında terör listesine eklendiğini, oluşturacakları yeni yönetimin Amerikan halkının menfaatlerini önceleyeceği, farklı ulusların içişlerine karışmayacak barışçıl yaklaşım sergileyecekleri ve ardından şeffaf bir seçime gideceklerini ilan ettiler.
Amerika’daki bu gelişme üzerine Türkiye’nin öncülüğünde bir araya gelen İran, Pakistan, Endonezya, Malezya, Mısır, Suriye ve BAE dışındaki Körfez ülkelerinin oluşturduğu ortak ordu, israilin işgali altındaki topraklara kara, deniz ve havadan askeri operasyon başlattı.
Yüzlerce terörist hedefin vurulduğu harekatın üzerinden henüz altı saat geçmeden İslam orduları kara birliklerinin işgal altındaki tüm Filistin şehirlerine girerek kontrolü sağladığı bildiriliyor.
Teröristbaşı Netanyahu ve üst düzey tüm siyonist yöneticilerin derdest edildiği harekat sonrası 78 yıllık siyonist rejim, “Nil’den Fırat’a hayalini gerçekleştiremeden çöktü, Filistin topraklarındaki işgal sona erdi.
Bu gelişmelerin akabinde dünyanın dört bir yanından Müslümanlar Filistin’in başkenti Kudüs’e akın ediyor. Önümüzdeki Cuma günü İslam ülkeleri devlet başkanlarının da hazır bulunacağı Mescid’i Aksa’da kılınacak namaz sonrası HAMAS’ın yöneteceği Filistin Devleti’nin kuruluşu ilan edilecek…
***
Gazze’de sözde ateşkese rağmen saldırılarını bilinçli bir şekilde Arefe ve Bayramda kadın ve ��ocukları vahşi şekilde katlederek sürdüren siz ey siyonist teröristler; bu yaptıklarınızın yanınıza kar kalacağını mı zannediyorsunuz?
Yukarıda yazılan ve şu an için hayal ürünü olan bu senaryoya benzer akıbetin elbet bir gün sonunuzu getireceğini hiç mi hesaba katmıyorsunuz?
Siz bilirsiniz..
Dünya ne Firavunlar, ne Nemrutlar gördü ama tümünün akıbeti ibretlik helak oldu.
Yüce Allah, İsra suresi 1-7 ayetlerde siz Yahudilere gönderdiği Peygamber(Hz. Musa), kitap(Tevrat) ve bunca nimete rağmen yaptığınız şükürsüzlük karşısında duçar kalacağınız günümüze tekabül eden akıbetinize dair (Allahu alem) mucizevi haberi 5. ve 7. Ayetle veriyor…
5. ayette:
“Nihayet bu iki bozgunculuktan ilkinin zamanı gelince (sizi cezalandırmak için) üzerinize, pek güçlü olan birtakım kullarımızı gönderdik. Onlar evlerinizin arasına kadar sokuldular. Bu, herhâlde yerine gelmesi gereken bir vaad idi.”
7 Ekim Aksa Tufanı operasyonun detaylarına vakıf herkes için bu ayet o kadar anlamlı bir hale geldi ki, tarih yeniden tekerrür ediyordu ve Kur’an Azimüşşan bu olayı 1400 yıl önceden haber veriyordu.
Ardından 7. Ayette şöyle deniyor:
“İyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz, kötülük yaparsanız yine kendinize yapmış olursunuz. İkinci bozgunculuğun zamanı gelince, yüzünüzü kara etsinler, daha önce girdikleri gibi yine mescide (Beyt-i Makdis'e) girsinler ve ellerine geçirdikleri her şeyi yerle bir etsinler diye (üzerinize yine düşmanlarınızı gönderdik.)”
Evet, işte asıl mesele bu ayetin günümüze tekabül eden kısmının Allah’ın takdir edeceği günü beklediği ve her an yaşanabileceği gerçeği var önümüzde.
..Ne o, yoksa yaptığınız bunca insanlık dışı vahşetlerin yanınıza kar kalacağını mı zannediyordunuz!..
Allah’a yemin olsun ki yaptığınız her cürmün bedelini tek tek ödeyeceksiniz!..
Öyle ki doğduğunuz güne lanet edeceksiniz.
Çünkü eman dilenecek sınırı çoktan aştınız.
Yaptığınız katliamlar, çiğnediğiniz her kutsal için sıkılan yumrukların elbet bir gün balyoz gibi başınıza ineceği günler çok yakın, buna inanın…
https://t.co/BICrqYLAVI