İkimiz de biliyoruz ki, bundan sonra ne yaparsam yapayım her zaman o çocuk olacağım. Kıvırıp top yaptığı o çoraplarla, köşede bir çöp kutusu. Sürenin bitmesine 5 saniye, top ellerimde..."
En az kendim kazanmış kadar sevindim, Gazi sana çok yakıştı Halis Abim. Büyük öğretmen, her arkadaşıma yakışırdı ama sana ayrı yakıştı. Tebrik ederim, Allah eksikliğini vermesin yürüyedur 🫡🏆
Cumhuriyet Halk Partimizle ilgili mutlak butlan kararı verilmiş olması; Türkiye’de hukukun, demokrasinin ve millet iradesinin nasıl ağır bir baskı altında bırakıldığının en açık göstergelerinden biridir.
Üstelik burada en dikkat çekici ve en vahim noktalardan biri şudur… Henüz ceza davaları sonuçlanmamışken, mahkemenin fiilen “seçime hile karıştırıldığı” yönünde bir kanaat ortaya koyması; ceza mahkemesinin yerine geçerek hüküm tesis etmesi anlamına gelmektedir. Oysa hukuk devletinde hiç kimse, hiçbir kurum; kesinleşmemiş bir yargılama sürecinin yerine geçemez.
Anayasa’nın 79. maddesi açıktır. Seçimlerin yönetimi ve denetimi Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisindedir ve YSK kararları kesindir.
Seçim süreçlerinin yönetimi ve siyasi partilerin kongre iradesi konusunda yetkinin hangi kurumlarda olduğu anayasamızda da açıkça belirtilmiştir. İl ve ilçe seçim kurullarının görev ve yetkileri ortadayken bu sınırlar aşılamaz.
Elbette ortada bir yargı kararı vardır ve hukuk devletinde hiçbir karar yok sayılmaz. Ancak hukuki süreçler; siyasi partileri zayıflatmanın, bölmenin ya da tasfiye etmenin aracı hâline de getirilemez.
Amaç; Cumhuriyet Halk Partisi’ni kendi içinde tartışmaların içine çekmek, birlik duygusunu zedelemek ve Türkiye’nin ana muhalefetini etkisiz hâle getirmektir.
Böyle bir sürecin Türkiye’ye hiçbir faydası yoktur. Tam tersine bu tablo; toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir, siyasete olan güveni zayıflatır ve yalnızca iktidarın ekmeğine yağ sürer.
Bu nedenle yapılması gereken; gerilimi büyütmek değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağını açıklaması ve süreci demokratik teamüller içerisinde işletmesidir.
Bu süreci birlik ve beraberlik içerisinde, sükûnetle atlatmak; bize umudunu bağlamış milyonlarca insana karşı en büyük sorumluluğumuzdur. Ben dahil bu sorumluluktan hiçbirimiz kaçamayız.
Bu süreçte birlik ve beraberliğimize zarar verecek tutum ve söylemlerden özellikle kaçınmak gerekmektedir. Aksi takdirde bu kararları alanlar ve bu tartışmaları büyütmek isteyenler amaçlarına ulaşmış olacaktır.
Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal tablo ortadayken, iktidarın önümüzdeki dönemde baskın seçim dahil her türlü siyasi hamleyi gündeme getirme ihtimalinin de oldukça yüksek olduğu unutulmamalıdır.
Bugün ihtiyaç duyulan şey; sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi içinde kenetlenmesi değildir. Türkiye’nin demokrasiye, hukuka ve millet iradesine inanan tüm muhalefet kesimlerinin ortak akıl ve ortak vicdanda bir araya gelmesidir.
Mauro Icardi: "Teşekkürler Galatasaray. Beni bu hikayenin bir parçası yaptığın için teşekkürler. Sevildiğini, saygı duyulduğunu ve sonsuz hissetmemi sağladığın için teşekkür ederim. Belki bir gün ışıklar söner, maçlar biter ve zaman geçer. Ama bazı aşklar elveda demez. Ve yıllar geçtikçe, geriye bakacağım ve bir zamanlar gerçekten mutlu olduğum harika bir ülkede olduğunu bilerek dolu bir kalbimle gülümseyeceğim."
Hayat böyledir işte. Şike yaptığı tescillenmiş, eşinin bile mesaj atıp “yine mi maç sattın bülent” dediği adam çıkıp algı yapmaya çalışıyor. “orspuya orspu olduğunu unutturursan sana ahlak dersi verir” diye boşuna dememiş büyüklerimiz.
türkiye'nin en şerefli takımına şampiyon olmaya geldim dedi ve zamanında penaltı uğruna kalbini kırdığı adamın penaltı atıp onu şampiyonluktan edişini full hd izledi. allah'ın değirmeni ağır döner ama ununu ince eler. bunun acısı da sana bir ömür yeter.
Ilk yarıdaki Fenerbahçe - Galatasaray maçı
🗣️Hasan Arda Kaşıkçı: “Yasin Kol’un 45-90 arası performansı benim gördüğüm en kötü hakem performansı.
Fenerbahçe için daha iyisi olamazdı. Sadettin Saran ya da Tedesco talimat verse bu kadar yönetirdi”