Politik olarak muhalif, düşünme emekçisi olarak da eleştirel, adalet ve eşitlik derdi olan bir birey. Paylaşımlar şahsidir. Her ileti de onay sayılmaz.
Bugün Üsküdar Sahaflar Çarşısındaydım.
Mazgallar tıkanmış, seli önleyecek bir set yok.
Binlerce kitap sular altında kaldı.
Sahaf, kültür dünyasının taşıyıcı kolonları olan bir meslek erbabıdır.
Kayıplarını telafi edecek bir yönetici ya da babayiğit çıkmadı mı?
Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün ışıkları, ABD'nin 250. kuruluş yıl dönümü nedeniyle ABD bayrağını temsil eden kırmızı, beyaz ve mavi renklerle aydınlatıldı.
Cübbeli: “Cemaatimizin 800 kilogram altınını çalanlarla ahirette hesaplaşacağız. O altınlarda emek ve alın teri var.”
Hani şeyhin mezarda bile keramet gösteriyordu,
git mezar başında seslen, hadi sergilesin maharetini, neden ahirete bırakıyorsun
“İfade özgürlüğünü savunmak yapılan her şakanın iyi ve güzel olduğu anlamına gelmez!” Havalimanında tek polisle makul biçimde gözaltına alınan bir komedyene emniyette ters kelepçe takılması da ayrı bir şaka konusu olabilir ama şu an hiç şaka yapasım yok.🤷🏻♂️
🟡 İYİ Parti'nin askeri hastanelerin yeniden açılması için TBMM'ye sunduğu önerge AKP oylarıyla REDDEDİLDİ.
• Geçtiğimiz günlerde "Askeri hastaneler Mehmetçik'e borcumuzdur." diyen Bahçeli’nin partisi MHP, oylamaya katılmayarak el kaldırmadı.
Mustafa Destici, hakkında soruşturma açılan komedyen Deniz Göktaş’ı hedef aldı:
“Sen bu milletin kutsallarına dil uzatamazsın. Benim kutsal kitabıma dil uzatırsan biz o dili koparırız.”
Milli takımın villaları istememesine rağmen İbrahim Hacıosmanoğlu'nun neden zorla o villaları yaptırıp vermek istediğini biliyor musunuz…Çünkü o bölge sit alanı. Milli takım üzerinden bütün izinleri çıkartıp, birinci derece korunması gereken o bölgeyi yaşam alanına çevirerek tam 4000 tane villa yapacaklar..Bunu hayata geçirebilmek için de basını ve medyayı çok güzel kullandılar, durumu futbolculara "Milli Maç Hediyesi" olarak servis ettiler..O yasaklı bölgenin eski sahibi Ali Ağaoğlu'ydu. Eskisi gibi gücü ve imkanı kalmadığı için, projeyi TFF'nin başına geçen İbrahim Hacıosmanoğlu'na devretti. O da elindeki bütün imkan ve gücü bu doğrultuda çok güzel kullanarak izinleri çıkardı. Üstelik kamuoyu algısı yaratılarak yaptırılan haberlerde, sanki sadece milli takımdaki oyuncu sayısı kadar villa yaptırılacağı söyleniyor ama maalesef gerçek bu değil..Toplamda 4 bin tane villa yapılacak. Ve birinci derece korunması gereken sit alanında yüzlerce yaşayan canlı var..Hem doğaya hem de hayvanlara yazık olacak..Umarım proje iptal edilir, futbolcular da adam gibi çıkıp "O villaları istemiyoruz" diye basın açıklaması yapar. Çünkü bizler hiçbir zaman yapılan bu kötülüğü unutmayacağız.
Bodrum’daki villalar Ali Ağaoğlu’nun projesiydi, yönetmeliğe uygun olmadığı için ÇED raporu alınamamış ve projeye başlanamamıştı!
İbrahim Hacıosmanoğlu “Milli futbolculara ücretsiz villa dağıtacağım” dediği proje ÇED raporu alınamayan bu proje!
Rapor halen alınabilmiş değil!
Herkes haddini bilecekmiş, dini değerlerle alay edilemezmiş...
Peki madem öyle neden bakara-makara diyen adama haddini bildirip ters kelepçe takmadınız ve üstelik büyükelçilikle ödüllendirdiniz?
Komedyen Deniz Göktaş hakkında, sahne gösterisi gerekçe gösterilerek soruşturma açılması; üstelik kendi iradesiyle yurda dönen bir kişinin havalimanında gözaltına alınıp savcılık açıklamasında “yakalandı” diye sunulması, üstüne de ters kelepçe takılarak görsellerinin servis edilmesi ülkenin ve yargının hali pür melali olmuş.
Kendini hukukun üstünde gören haşmetliler en küçük itirazı, ufak bir mizahı ya da eleştiriyi bile ezilmesi gereken bir böcek gibi görüyor adeta. Cezalandırmak istedikleri insanı önce suçlu ilan ediyor, sonra da hangi maddelerden gözaltına alacaklarına karar veriyorlar.
İsnat edilen suçlar bakımından hukuki çerçeve son derece açıktır. Türk Ceza Kanunu’nun 216/3. maddesinde öngörülen ceza altı aydan bir yıla kadar hapis cezasıdır. Suç için öngörülen cezanın üst sınırı bir yıl olduğundan, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100/4. maddesi uyarınca bu suç bakımından tutuklama yasağı söz konusudur; hakim en fazla adli kontrol tedbirine hükmedebilir. Başka bir ifadeyle, yasa koyucunun açıkça “bu fiil nedeniyle tutuklama olmaz” dediği bir suç isnadı, gözaltı tedbiri üzerinden bir gözdağı mekanizmasına dönüştürülmekte.
Üstelik TCK 216/3 bakımından cezalandırılabilirlik için, fiilin “kamu barışını bozmaya elverişli” olması gerekir. Bu unsur, maddenin uygulanabilmesi bakımından asli bir şarttır. Bir sözün, bir esprinin ya da bir gösterinin bazı kişileri incitmesi başka şeydir; bunun kamu barışını bozmaya elverişli olması ise bambaşka bir şey. İncinmek meşrudur; tepki g��stermek, eleştirmek, izlememek, boykot etmek de meşrudur. Ancak incinmiş olmak, ceza hukukunu harekete geçiren bir hak ya da cezalandırmanın otomatik gerekçesi haline getirilemez.
Cumhurbaşkanına hakaret suçu bakımından ise AİHM, AYM ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ortada. “Siyasiler, üst düzey kamu görevlileri ve kamuya mal olmuş kişiler, demokratik toplumlarda diğer bireylere nazaran daha ağır eleştirileri tolere etmek zorundadır.”
Dolayısıyla Göktaş’ın şovundaki ifadeleri hiçbir şekilde Cumhurbaşkanına hakaret suçu kapsamında değerlendirilemez.
İfade özgürlüğünün gerçek anlamı da tam burada ortaya çıkar. Özgürlük, yalnızca hoşumuza giden, bizi onaylayan ya da rahatsız etmeyen sözler için değil; rahatsız eden, sarsan, hatta öfkelendiren düşünceler için de vardır. Kimseyi rahatsız etmeyen bir ifadenin zaten korumaya ihtiyacı yoktur. Asıl mesele, toplumun bir kesiminin hoşuna gitmeyen, yerleşik kanaatleri zorlayan ya da sınayan sözlerin de hukuk güvencesi altında olup olmadığıdır.
Bu nedenle, ifade özgürlüğü kapsamında suç oluşturmayacak ifadeler nedeniyle gözaltı tedbirine başvurulması ve kendi iradesiyle ülkeye dönen bir kişi için “yakalandı” dilinin tercih edilmesi, sahneye çıkacak, yazı yazacak, konuşacak, eleştirecek herkese yöneltilmiş açık bir mesajdır: Sus. Bedelini ise yalnızca hakkında işlem yapılan kişiler değil, düşünce ve mizah alanı her geçen gün biraz daha daraltılan toplumun tamamı öder. En ağır bedeli de, nefes alacak bir kamusal alan arayan gençler öder.
Bugün ülkesinden umudunu kesen, valizini toplayıp gitmeyi düşünen gençlerin önemli bir kısmı yalnızca ekonomik sebeplerle değil; baskıdan, keyfilikten ve sürekli daraltılan özgürlük alanlarından bunaldığı için gitmek istiyorlar. Çünkü insanlar yalnızca geçim değil, aynı zamanda haysiyetli bir hayat yaşayabilecekleri, nefes alabilecekleri ve söz söyleyebilecekleri bir memleket arıyorlar.
Gaziosmanpaşa AKP Meclis Üyesi Zeynep Vurmaz Yiğit:
“Emekli maaşı düşük de olsa düzenli ödeniyor. CHP’nin yönettiği dönemde emekliler maaşlarını düzgün alamıyor, aylarca bekliyorlardı. Bunu da unuttuysanız bilemiyorum.”
Gaziosmanpaşa AKP Meclis Üyesi Zeynep Vurmaz Yiğit:
“Emekli maaşı düşük de olsa düzenli ödeniyor. CHP’nin yönettiği dönemde emekliler maaşlarını düzgün alamıyor, aylarca bekliyorlardı. Bunu da unuttuysanız bilemiyorum.”
📌Yoksulluğu gizlemek için 12 milyar lira harcadılar
🚨Milyarlık NATO harcamaları vatandaşın boğazından kesildi. Ankara'da 2 gün sonra çöpe atılacak reklam panolarına 181 milyon TL harcandığı ortaya çıktı. Türkiye'deki yoksulluğu gizlemek için harcanan para ise 12 milyar lirayı buldu. İşte dudak uçuklatan o harcamanın detayları.
📐 Sadece tabela ve panolar: 181 Milyon TL
🍃 Geçici dikey bahçeler: 69.8 Milyon TL
🛫 Havalimanı, VIP konukevi ve protokol yolu: 9.5 Milyar TL
🍽️ Konukların yeme, içme ve ağırlama lüksü: 2 Milyar TL
📈 Toplam: Tam 11 milyar 761 milyon TL!
📉 HALK AÇLIKLA, İKTİDAR İMAJLA MEŞGUL!
Açlık sınırının 36.042 TL, yoksulluk sınırının 118.404 TL olduğu Türkiye'de; milyonlarca işçi 28.075 TL asgari ücrete, emekli ise 20.000 TL aylığa mahkum edilmişken kamunun parasını buraya saçtılar.
🔎YENİÇAĞ MERCEK- AYKUT METEHAN
https://t.co/QOu74wBVMI
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, “Başdanışmanım yıllarca Recep Tayyip Erdoğan'la çalışmış olan Yusuf Yerkel’dir.” demiş. Yoruma hacet yok, neden bu durumda olunduğu anlaşılmıştır…
ATİB Baden-Württemberg Bölge Gençliği Horb’da Buluştu
Gençlerin öncülüğünde düzenlenen programda birlik, kardeşlik ve geleceğe yönelik çalışmalar ele alındı.