📍Eşinin sesini duyurmak için adeta tüm cihana haykıran vefalı eş Dilek İmamoğlu’nun kısılan sesini duyuralım:
“— Ekrem İmaloğlu’nun belirli bir süre içinde savunmasını bitirmesi istendi. İmamoğlu da bu sürede savunmamı yetiştiremem dedi.
— Ekrem İmamoğlu'nun savunması kısıtlanmak istendi! Ekrem İmamoğlu susma hakkını kullanmadı!
— Altını çizerek söylüyorum, Ekrem İmamoğlu susma hakkını kullanmadı!..”
Lütfen görüp geçmeyelim, ulaşabildiğimiz her yere bu sesi ulaştıralım.
The Modern Family "lake life" episode closing scene with the entire family singing "Total Eclipse of the Heart" is going to hit different now 🥹
Rest in peace, Bonnie Tyler🕊️
Ekrem İmamoğlu'nun savunma yapmasına dahi izin verilmemesi Türkiye tarihinde görülmemiş bir zalimlik. Bakın Türkiye çok ilginç zamanlardan geçti, lakin kim olursa olsun böyle bir muamele görmedi.
Onbinlerce vatandaşın katili Abdullah Öcalan bile savunmasını yapabilmişti. Ekrem İmamoğlu terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'dan daha beter bir muamele görüyor.
Türkiye böyle bir baskı rejimi olmayı hak etmiyor. Bugünler ileride utançla hatırlanacak. Bize düşen bu baskı rejimi karşısında boyun eğmeden direnmeye devam etmek.
TRT’de canlı yayınlansın noktasından geldiğimiz yer Ekrem Başkan’ın savunma hakkının elinden alınması oldu.
Bugün Aykut’a diyorum ki arada; o lanet ettiğimiz Yassıada’da Menderes’i konuşturdular, 80’de askeri mahkemelerde konuşturdular, yahu Antik Yunan’da Socrates bile savunma yaptı! Gel gör ki Ekrem İmamoğlu’nu konuşturmadılar..
Hani dalga geçiyorduk ya ellerinden gelse doğum belgesini de iptal edecekler diye, işte bugün böyle bir şey oldu, “sen yoksun savunma hakkın da yok” dediler.
Ölümüne korkanların yaptıkları şeyler bunlar, ölümüne..
Ben artık mahkeme başkanının yüzünü okuyabiliyorum mesela. Tahammül edemediği bir konuşma yapılırken konuşanın yüzüne bakmıyor, kıpır kıpır kıpırdanıyor koltuğunda. Bacaklarını sallıyor sürekli. Kaşları bir aşağı bir yukarı iniyor. Gözlerini devirip duruyor. En son dilini yanağına “lan ben senin” der gibi dayayıp yuvarladığında, “tamam” diyorum, şimdi mikrofonu açıp kesecek. Ve öyle oluyor.
Hani biliriz ya, hakimler kürsüde mimiksiz öylece put gibi oturur. En ufak mimiklerinin bile ihsas-ı rey olarak algılanmasından çekinirler. Normalde. Yani eski Türkiye’de. Öylesine dikkat gerektirir tarafsızlık ve bağımsızlık çünkü. İşte bizim mahkeme heyetini görmeniz lazım, hepimizden ama özellikle Ekrem Başkan’dan nefret ettiklerini o kadar belli ediyorlar ve bundan çekinmiyorlar ki ben duruşmanın her saniyesinde ne yaşadığımızı sorguluyorum. Örneğin, dizlerini sallayıp bir kaşını havaya kaldırıp gözlerini devirip ağzını yayarak, kısmi Orta Anadolu şivesiyle “Savunma yap dedig yapmadı” diyebiliyor.
Silivri’de bu ülkede hiç yaşanmamış şeyler yaşanıyor. Ankara’da NATO zirvesi, İstanbul’da “Adaletsizlik Zirvesi” gerçekleşiyor. 100 yıl sonra Kurtuluş Savaşı’nın merkezi İstanbul’a kaydı. Sultan makamı da Ankara’da.
Yargılama yapılmıyor; 100 yıllık intikam alınıyor.
Bu arada Aykut Erdoğdu’yu yine bırakmadılar. Artık sebebi iyice netleştiği için açıklama bile yapmıyorum. Zaten artık kimse de sormuyor.
İyiyiz ama. İnadına.
📍Bugün İBB Davası’nda 15,5 milyon insanın oyuyla Cumhurbaşkanı adayı seçilen Ekrem İmamoğlu, ciddi bir hukuksuzluğa maruz kaldı. Sizler için özetliyorum. NATO Ankara Zirvesi’nden dolayı araya kaynamasın:
— Hakim, Ekrem İmamoğlu’ndan savunmasına başlayıp kısa bir süre içerisinde (yarın) bitirmesini istedi.
— İmamoğlu da “aylarca bekledim, 2000 küsür yıl cezayla yargılanıyorum, neden savunmamı kısıtlıyorsunuz” dedi.
— Hakim ısrar etti, Ekrem İmamoğlu da savunmasını 1 günde bitiremeyeceğini söyledi.
— Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, “o zaman susma hakkımı kullanıyorum yazacağım, çıkın dışarı” diyerek İmamoğlu’nu salondan çıkarttı.
Bakın bir Ceza Avukatı olarak söyleyeyim: Bu savunma hakkına açıkça bir müdahaledir. 1 hafta da savunma yapsa siz sanığı bölemezsiniz.
Özellikle böylesi büyük bir davada kimseden apar topar savunma yapmasını bekleyemezsiniz. İmamoğlu’nun kısılan sesini herkese duyuralım!
🇺🇦Oleh Plotnytskyi, 🇷🇺Rusya'nın geri dönüşüne tepki gösterdi
"UKRAYNALILAR ÖLDÜRÜLÜRKEN, FIVB rusya'yı GERİ GETİRMEYİ TERCİH EDİYOR.
rusya, 24 Şubat 2022'de Ukrayna'ya karşı tam kapsamlı işgalini başlattı. O zamandan bu yana kasıtlı olarak sivillere dehşet saçtı; şehirleri, okulları, hastaneleri, evleri ve spor tesislerini yok etti.
Yüzlerce çocuk da dahil olmak üzere on binlerce masum Ukraynalı sivil rusya tarafından öldürüldü. Ve gerçek sayı neredeyse kesinlikle çok daha yüksek.
Milyonlarca Ukraynalı evini kaybederken, yüz binlerce konut rus saldırıları nedeniyle hasar gördü veya yıkıldı ve bütün topluluklar haritadan silindi.
Yine de FIVB, rus sporcuları uluslararası voleybola yeniden kabul etmeye hazırlanıyor.
rusya'ya uluslararası spordaki yerini geri veren her karar; savaş suçlarının, yıkılan şehirlerin, katledilen çocukların ve mahvolan ailelerin eninde sonunda göz ardı edilebileceği mesajını veriyor.
Spor, gerçeklikten bağımsız düşünülemez.
rusya Ukrayna'ya karşı savaşını sürdürdüğü müddetçe, uluslararası müsabakalarda rus takımlarına veya sporcularına yer olmamalıdır.
Bu karar, sporun temsil etmesi gereken her şeyi baltalıyor. Kimin başlattığına bakılmaksızın her türlü savaşa karşıyım. Spor barışı, saygıyı ve insan onurunu savunmalıdır; bunları yok edenleri ödüllendirmemeli. #standwithukraine #FIVB #Volleyball #russiaisaterroriststate"
Bu ülkenin 15,5 milyon insanının oy verdiği, 25,5 milyon insanının imzası ile destek olduğu Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı sevgili eşim Ekrem İmamoğlu, bir buçuk yılı aşkın süredir özgürlüğünden mahrum bırakılıyor.
Hakkında 142 ayrı suçlama bulunan, 2.352 yıl hapis istemiyle yargılanan bir kişinin savunmasının tek bir güne sığdırılmak istenmesi hangi hukuk anlayışının ürünüdür?
Suçlamalar sınırsız, iddialar sayfalar dolusu; peki savunma neden süreyle sınırlandırılıyor?
Bu acele neden? Bu ısrar neden?
Adalet, yalnızca iddiaları dinlemekle değil, savunmaya da tam ve eşit söz hakkı tanımakla mümkündür.
Savunma hakkı bir lütuf değil, anayasal bir haktır.
Savunma susturulursa adalet susar.
142 suçlama bir güne sığıyorsa, mesele adalet değil; savunmayı susturma çabasıdır.
#SavunmaHakkıEngellenemez
BASIN AÇIKLAMASI
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2026/208 Esas sayılı dosyasında sanık Ekrem İMAMOĞLU hakkında, 08/07/2026 tarihli duruşmada, mahkeme heyeti önünde sarf ettiği, “ben savunma yapmam, ben yargılayacağım, yargılayacağım merak etmeyin, ben iddianameyi yapanları yargılayacağım...” şeklindeki sözleri nedeniyle, “kamu görevlisini tehdit” suçundan, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatılmıştır.
Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı
@senaalkan Liderler zirvesi değil adeta Lgbt Zirvesi;
🏳️🌈
Hollanda başbakanı ibne erkekle evli,
Macron ibne karısı erkek,
Letonya C. Başkanı ibne
Trump pedofili öz kızını da... Ayrıca karısı eski orosbu.