Siyasetçisi
Gazetecisi
Berna Laçini…
Babalası..
O deprem bir karabasan gibi ülkenin üzerine çöktüğünde neler demediler ki!!!
İnsanlar can derdindeyken memleketin neredeyse yüzde 15’i yıkılmışken onlar 3 ay sonraki seçimi hesaplıyordu.
Bu deprem bir fırsattı.. Devlet yoktu. İki tane STK devletten daha çok iş yapıyordu. Devlet çadır satıyordu! Seçim garantiydi artık..
İçlerinden bir Allahın kulu çıkıp da “Elbette Kızılay elindeki çadırı STK’ya bedava veremez. Bu bir algı operasyonu. Milletçe kenetlenmemiz lazım bugün” demedi..
O dönemde hakikat mücadelesi yapan herkesin duymadığı hakaret, işitmediği küfür kalmadı. Ben kendi adıma ülkenin en zor gününde o operasyona zemin hazırlayanlara hakkımı helal etmiyorum.
Haluk Levent’e gelince. Gerçekten üzgünüm. Ne zaman eleştirsem ya arar ya mesaj atar, bölgede yaptıklarını anlatırdı. Somut olarak hayata geçirdiği işleri de duyurduk. Ama maalesef yanılmışız. En çok da o güzel şarkılarına ve sevenlerine haksızlık bu ortaya çıkanlar.
Off off şu vurguna bakın!
Tıpkı Ekrem suç örgütü vurgunlarına benziyor!
- Haluk Levent bir gayrimenkul alımı için 15 Ocak tarihli 250 bin Dolar, 15 Şubat tarihli 1 milyon 250 bin Dolar ve 30 Mart tarihli 1 milyon 250 bin Dolar olmak üzere toplam 3 senet verdiği,
- senetlerde Haluk Levent “Borçlu” gözükürken Ahbap Derneği’nin “Gayrikabili rücu” (iptal edilemez şekilde) “Kefil” olduğunun kayıtlı olduğu,
- Arland adına kayıtlı gayrimenkulün Haluk Levent’in asistanı Y.K adına alındığı, 4 gün sonra aklamak suretiyle E.Ö.Ç.’ye devredildiği tespit edildi…
Bağış paraları türlü katekülli ile aklanarak zimmete geçirilmiş, yazıklar olsun!
Yüksek miktarlı para aktardığı belirtilen
AHBAP Avukatı Ece Güner aynı zamanda Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı
Haluk Levent'ten girildi, iş nerelere varıyor
Fenerbahçe Otobüsünü Kim Kurşunladı?
Sayın Bakan Akın Gürlek’in “hiç bir faili meçhul olay karanlıkta kalmayacak” söylemi üzerine;
Bir çok faili meçhul olay çözüldü.
Bu kapsamda Fenerbahçe Otobüs Kurşunlama olayı da özel ekip tarafından inceleniyor!
İncelemede aşama kaydedildiği gelen bilgiler arasında…
🔴 İstanbul Yeditepe Üniversitesi mezuniyet töreninde Kur'an-ı Kerim'den bir ayet yasaklanırken, ABD'de bulunan Harvard Üniversitesi mezuniyet töreninde özgürce Kur'an-ı Kerim okunması akıllara durgunluk verdi.
Cüneyt Özdemir:
1997 yılıydı, Mehmet Ali Birand ile birlikte İstanbul Üniversitesi'ne gitmiştik. İBB Başkanı Erdoğan orada öğrencilerin sorularını yanıtlıyordu.
Bir kız öğrenci İngilizce olarak "İleride Başbakan seçilirseniz dünya liderleriyle hangi dilde konuşacaksınız" diye sordu. Erdoğan İngilizce bilmediği için anlamadı. Bir daha sordu aynı soruyu İngilizce.
Erdoğan, Birand'a dönüp "Ne diyor" dedi. Birand tercüme etti. Erdoğan da o dönem "Türkçe" demişti.
Yıl 2026, NATO'nun açılış konuşmasını Cumhurbaşkanı Erdoğan 32 lidere Türkçe yapıyor.
Biz hafızası çok şey bir toplumuz unutuyoruz bir dönem neler yaşandığını.
Dönemin başbakanının dünya liderlerinin buluştuğu bir yere eşinin başörtüsü var diye alınmadığını ya da;
bir belediye başkanına İngilizce olarak küçümseyerek "Ya sen İngilizce bilmiyorsun günün birinde ne diye hitap edeceksin" diye sorduğunda "Türkçe" dediğinde insanların güldüğünü ve bugün tam da o gün o salonda dediği gibi Türkçe konuştuğunu görünce insan tabi nereden nereye diyor.
Avrupa bu işte. Daha dün burada eğilip bükülüyorlardı;
Avrupa Birliği'ne bağlı Avrupa Parlamentosu'nda alınan kararla, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı sırasında Türk askerleri tarafından cinsel istismara uğradıkları iddia edilen Rum kadınları ile kız çocukları, resmi olarak "suç mağduru" ilan edildi…
Bir kıtanın tamamı haysiyetsiz olur mu? Oluyor işte. Özellikle ordumuza saldırıyorlar. Biz de bunları koruyacağız, öyle mi??
Norveçliler tribünde Viking gibi kürek çekince ağzınızın suyu akar, Mehter Takımından utanırsınız… Kendini koruyacak ordusu olmayan İzlanda’ya eziklenmeye gel…
Birazdan içeride o gelirin %5’ini versin de karşılığında korunabilsin diye hizaya getirilecek, haberiniz yok. Anca mal mal tweet atıyorsunuz…
Halk TV izleyerek ruh sağlığını korumak mümkün değil
Sabırla izlediğim yayında Türkiye’nin zamanında neden S-400’leri alarak ‘Türkiye’nin başına bela ettiğini’, bugün CAATSA’nın kaldırılmasına boşuna sevindiğimizi
Dün S-400 alınmasa zaten CAATSA’nın uygulanmayacağını
Dolayısıyla sevinecek bir şey olmadığını anlatıyorlar
Eğer hafızanız zayıfsa ülkeniz adına sevinmek yerine siz de ruh sağlığınızı kaybedebilirsiniz
Eğer ABD ve Batı’nın hava savunma sistemi satmadığı, Türkiye’nin semalarının yol geçen hanı gibi boş bırakıldığı, Alman Patriot’larının dahi sınırdan çekildiği o günleri
Şimdilerde ise Almanyasından İtalya, İspanya’sına ülkelerin bizimle müttefiklik ilişkisini güçlendirmek için sistemleri birer birer teklif ettiğini
Bu sırada Türkiye’nin kendi hava savunma sistemlerini ve uçaklarını geliştirdiğini, gelinen noktada zaten güçlenen, tehlikeyi atlatan ve yarının güçlü Türkiyesi için artık engellerin bir anlamının olmadığını, bu nedenle dün kamera dahi satmayan Kanada’nın motora kadar vermeye hazır olduğunu
ABD’nin İsrail - İran savaşı sonunda envanterde kritik eşiğe indiğini ve orta vadede Türkiye’siz bölgede oyun kuramayacak durumda olduğunu. Sevgilerinden değil, bileğini bükemediğinden yakınlaşma içine girdiklerini. Türkiye’nin bu noktaya tırnaklarıyla kazıya kazıya geldiğini
Kavrayamayıp ağız dolusu “AKP’nin oyunları bunlar” deyip geçebilirsiniz
Not: Yayın sırasında “S-400’leri bir kez kullanmamız gerekiyordu. O da İran füzeleri üstümüzden uçarken. Onda da kullanmadık ne diye aldık bunları” deniliyor.
Kısa/orta menzilli balistiklere karşı önleme yapabilen S-400 ile atmosfer dışı giden İran uzun menzilli füzesinin neden önlenemediğini sorguladı. Evet sorguladı.
İzleyiciye sabır dilerim
Silivri’de gergin gün…
Mahkeme Başkanı ile tartışan İmamoğlu salondan çıkarıldı…
MAHKEME BAŞKANI: Benimle pazarlık yapmaya geldiyseniz çıkartacağım sizi. Burası söz hakkı almadan rahatça bağırıp çağıracağınız yer değil.
EKREM İMAMOĞLU: Siz ağır bir hak ihlali yapıyorsunuz. Türk yargısına zarar veriyorsunuz.
MAHKEME BAŞKANI: Hiçbir mahkeme duruşma takvimi verirken gerekçe yazmaz ısrarla konuyu başka yere çekiyorsunuz.
MAHKEME BAŞKANI: Neyi dinliyoruz biz şu an Neden ısrarla savunma yapmaktan kaçmaya çalışıyorsunuz.
EKREM İMAMOĞLU: Ben buraya sorgulanmaya değil yargılamaya geldim.
MAHKEME BAŞKANI: Burası senin yargılayacağın makam değil burası yargılanacağın mekan. Burası senin yargılanacağın bir yer yargılayacağın değil.
Kaynak: @doganburak29
Belçika merkezli Business AM'de çıkan önemli haber:
➖"Türkiye'nin tarımsal üretimi rekor seviyeye ulaştı, dünyada ilk yedi arasına girdi
Türkiye'nin tarımsal üretiminin değeri ilk kez 70 milyar avroyu aştı.
Bu büyüme, Türkiye'yi Avrupa'nın tarımsal üretim lideri konumuna taşıdı."
Yaklaşık 8 yıl önce Aile Bakanımız Hollandaya alınmamıştı bugün Hollanda Başkanını Havaalanında Aile Bakanımızn karşılaması ince bir gönderme olmuş Hollandaya ve renkli Başkanına. Ayrıca her lidere zekice hazırlanan karşılama töreni var izlemek gerçekten çok keyifli..