Verdiğin sevgiden asla pişman olma. Çünkü insanın gerçekten kaybettiği şey, sevmiş olmak değil; içindeki sevgiyi öldürmektir. Birine içtenlikle verdiğin değer, gösterdiğin şefkat, iyi niyetle uzattığın el belki aynı kişiden geri dönmez, belki hak ettiği gibi karşılık da bulmaz. Ama hayatın garip bir dengesi vardır; samimiyet hiçbir zaman tamamen kaybolmaz. Gün gelir, hiç beklemediğin bir anda, başka bir insanın davranışında, bir dostun desteğinde, bir yabancının anlayışında ya da kendi iç huzurunda sana geri döner. Çünkü sevgi aslında bir yatırım değil, insanın karakteridir. Kırılmış olabilirsin, yorulmuş olabilirsin ama yine de kalbini tamamen taşlaştırma. Çünkü doğru insanlar geldiğinde, geçmişte verdiğin tüm güzel duyguların boşa gitmediğini anlarsın.
Şu an olduğum yer hani zirve dediğim, burası benim ne hayal ettiğim ne varmak istediğim bir yer. Buradan kendimi bıraksam kurtulur muyum ? Geçer mi kalbimin sızısı?
Şimdi gecenin bu vaktinde ne yazsam, ne söylesem de dinse şu kalbimin sızısı. İnsan ne düşüneceğini ne hissedeceğini bilemez ya öyle bir noktanın zirvesindeyim. İnsan hep bir yere varmak istiyor, ama her zaman istediği yer de olamıyor…
Şimdi gecenin bu vaktinde ne yazsam, ne söylesem de dinse şu kalbimin sızısı. İnsan ne düşüneceğini ne hissedeceğini bilemez ya öyle bir noktanın zirvesindeyim. İnsan hep bir yere varmak istiyor, ama her zaman istediği yer de olamıyor…
İnsanın en büyük sınavı, kimsenin görmediği yerde kim olduğudur." der Stefan Zweig. Alkışın olmadığı, övgünün sustuğu, kimsenin şahitlik etmediği o anlarda ortaya çıkan hâl, insanın gerçek "ben"idir.
Bekar olmaktan memnun olsak da, gerçekten bizimle ilgilenen biriyle tanışmayı dört gözle bekliyoruz. Sürekli konuşma isteği, günümüzün nasıl geçtiğini sorma, duygularımızı paylaşma, birlikte gülme ve dinlenme , günümüzde çok nadir. Artık kimse iletişim kurmuyor. Gerçeklik nadir.
İsmet Özel 71 yaşında iken kaleme aldığı bir yazısında “hâlâ kendimi yola getirmekle uğraşıyorum” demişti.
Belki de insanın asıl derdi, varacağı yer değil, kim olarak vardığıdır.
“Kiminle oturup kalkarsan, onun sıfatı sana sirâyet eder ve senin bundan asla haberin olmaz. gâfil kimselerle oturup arkadaşlık eden kimselerin tabiatı, farkında olmadan onların tabiatından birçok günahların tohumunu alır."
—Gazali
İçiniz üşür; çünkü bir zamanlar gerçekten
sevmiş ama anlaşılmamışsınızdır. Belki
ortamınız uyuşmadı, belki düşünceleriniz
zamansızdı. Ama bildiğiniz bir şey vardır:
güzel olabilecekken mahvedilen bir ilişki,
bir daha aynı yerden geri gelmez. Yarına
huzurla bakacağız.