Bandırmaspor futbolcusu Tolga Kalender'in vefat ettiği haberini büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.
Tolga Kalender'e Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve Bandırmaspor camiasına başsağlığı diliyoruz.
Batman Petrolspor - Bursaspor Maç Sonu
(Mustafa Er Tüm Tuşlara Bastı)
Maçtan bir saat önce kadrolar açıklandığında Bayramov’un ilk 11’de başladığını gördük. Geride kalan 7 haftalık bölümde Batman Petrolspor’da Benny’yi sağda, Biron’u solda izliyorduk. Kadrolar geldiğinde de sol tarafta Polat-Biron, sağ tarafta İmeri-Benny ikilisinin başlayacağını düşünüyordum. Maç başladığında ise tam tersini gördük; Polat ve Biron sağ taraftaydı. Bunun nedeni aslında çok basitti: Bayramov Bursaspor’un zayıf halkasıydı ve Batman Petrolspor’un ilk hedefi doğrudan o zayıf halkanın üzerine oynamaktı. Nitekim karşılığını da aldılar, detaylarına geleceğiz.
Bursaspor’un kendi oyunundan vazgeçmeyeceği belliydi. Benim maç öncesinde asıl merak ettiğim Batman Petrolspor’un ne oynayacağıydı. Taraftarını da arkasına alan Batman’ın maça bekleyerek değil, oyunu oynamaya çalışarak başlamasını fazlasıyla değerli buluyorum. İki takımın da oyunu oynamaya çalıştığı bir karşılaşmada taraflardan biri net bir oyun üstünlüğü kuramadı. Ancak pozisyon üstünlüğü ilk yarıda Batman Petrolspor’dayken ikinci yarıda Bursaspor’a geçti.
İlk 15 dakikalık bölümde akan oyunda iki takımın da net bir pozisyonu yoktu. Bursaspor topa sahip olduğunda Biron’un hem merkezi hem de çizgiyi aynı anda yeterince savunamaması Batman’ın karşılama planındaki en büyük zayıflıklardan biriydi fakat Bursaspor bunu yeterince kullanamadı. Batman Petrolspor ise rakibin savunma davranışını daha iyi hedefledi. Bursaspor’un sol stoperi Emirhan’ın Rahman’ı takip ederek merkeze çıkacağını bildikleri için, topa sahip olduklarında Biron’u Emirhan’ın boşalttığı alana kaçırmaya çalıştılar. Bir de bunun üzerine Bayramov-Biron eşleşmesi eklenince Batman adına ciddi bir avantaj ortaya çıktı.
15.dakikada Batman Petrolspor köşe vuruşuyla rakip kalede tehdit yarattı. Bunun dışında 27. dakikaya kadar ciddi bir pozisyon izlemedik. 27’de Polat topu aldığında Biron’a eliyle Bayramov’un arkasına koşmasını işaret ediyor. Bayramov bütün sekansı görmesine rağmen Biron’u arkasına kaçırıyor. Pozisyon kornerle sonuçlanıyor, kullanılan korner de golü getiriyor: 1-0. 32. dakikada yine aynı hikâye; Biron bir kez daha Bayramov’un arkasına sarkıyor ve pozisyonun devamında Batman yine korner kazanıyor. Yani Batman Petrolspor tesadüfen bir zayıflık bulmadı; aynı eşleşmeyi tekrar tekrar hedefledi.
Mustafa Er 35. dakikada beklemeden iki değişiklik yaptı; Bayramov ve Saranic’i oyundan çıkardı. Bayramov değişikliğinin saha içerisinde çok net bir karşılığı vardı. Saranic’in çıkacak kadar kötü olup olmadığı ise tartışılır. Ancak Mustafa Hoca’nın daha ilk yarı bitmeden iki oyuncuyu birden değiştirmesi, maçın gidişatına seyirci kalmayacağını gösteriyordu.
Maçın en önemli kırılma anlarından biri ise 48. dakikada geldi. Jin-ho’nun şutunda Kerem’in çataldan çıkardığı top gerçekten inanılmazdı. Devrede Eyüp-Emir Kaan değişikliği de yapılmıştı. Burada değişikliklerden sonra “oyun Batman Petrolspor’daydı, Bursaspor’a geçti” demeyi çok doğru bulmuyorum. Çünkü maçın hiçbir bölümünde iki takım birbirine net bir oyun üstünlüğü kuramadı. İlk yarının farkı, Batman Petrolspor’un Bursaspor’un zayıf halkasını çok daha doğru hedeflemesi ve maça oyunu oynamak isteyen taraflardan biri olarak başlamasının karşılığını pozisyon üstünlüğüyle almasıydı.
Maç öncesinde öne geçen takımın skoru koruyamayacağını düşündüğümü söylemiştim. Batman Petrolspor öne geçerse daha önce yaptığı gibi skoru korumak adına 5-4-1’e dönüp derine yaslanacağını ve bunun Bursaspor’un baskısını üzerine çekeceğini düşünüyordum. Bursaspor öne geçerse de Batman Petrolspor’un taraftarıyla birlikte rakibini geriye itebileceğini tahmin ediyordum. Evet, öne geçen takım skoru koruyamadı ama beklediğim senaryo üzerinden olmadı.
+
IHEANACHO BİTTİ DEMEDEN BİTMEDİ!
🐊 İlk yarı kabus gibiydi.
🐊 İkinci yarıdaki orta saha bambaşkaydı.
🐊 Alperen Babacan çok faydalı oynadı.
🐊 İhenacho bambaşka bir seviye.
🐊 Rahat ve huzurlu bir Milli araya girdik.
👇👇👇👇👇👇👇👇👇
Yarın oynanacak Batman Petrolspor-Bursaspor maçında iki takımın sahaya nasıl bir oyunla çıkacağını kestirmek fazlas��yla zor. Bursaspor’un geride kalan 7 haftada olduğu gibi maça yine yüksek şiddetli birebir baskılarla başlayıp başlamayacağını özellikle merak ediyorum. “Bu maçın diğer 7 maçtan ne farkı var?” diye düşünenler olabilir. Bence iki önemli fark var.
Birincisi Batman Petrolspor taraftarı. Bursaspor kendi sahasında tribün desteğini arkasına aldığında rakibini nasıl geriye itebiliyorsa, Batman Petrolspor taraftarının da kendi takımını öne taşıyıp rakibi geriye itecek çok ciddi bir gücü var. Dolayısıyla Bursaspor’un iç sahada rahatlıkla uyguladığı o agresif baskının deplasmanda aynı psikolojik ve fiziksel karşılığı üretip üretmeyeceğini görmek lazım.
İkinci fark ise Batman Petrolspor’un oyun tercihi. Selçuk Hoca’nın en büyük isteklerinden biri rakibin üzerine gelmesi. Rakip öne çıktığında savunma arkasında oluşan boşluklara Jin-ho’yu ve kenar oyuncularını kaçırmayı çok fazla kullanıyorlar. Bu yüzden Bursaspor’un önde yaptığı baskı Batman’ı rahatsız edebileceği gibi, Batman Petrolspor’un istediği alanları da kendi eliyle açabilir. Bursaspor’un baskısının şiddeti kadar, baskı arkasını ne kadar güvenli tuttuğu da maçın belirleyici noktalarından biri olacak.
Batman Petrolspor yine bekleyerek mi oynayacak? Bu da cevaplanması gereken diğer soru. Karagümrük maçının 20-25 dakikalık bölümü dışında önde baskı yapmayan bir Batman Petrolspor izledik. Topu yine Bursaspor’a bırakır ve Bursaspor da kaybettiği yerde yaptığı baskılarla topları sürekli geri kazanmaya başlarsa bu kez tribünün tersine dönme ihtimali var. “Tersine dönmek” derken tepki göstermekten çok şunu kastediyorum: Kendi takımının oynamasını beklerken rakibin senin deplasmanında oyunu coşkuyla oynadığını görmek her takım taraftarını rahatsız eder. Bu duygu saha içine de baskı olarak yansıyabilir.
Batman Petrolspor ilk golü atarsa Selçuk Hoca yine 6 numarasını stoperlerin arasına sokup rakibini 5-4-1 ile mi karşılayacak? Bunu da çok merak ediyorum. Bu tercihi yapıp maçı istediğin skorla bitirdiğinde ortada tartışılacak fazla bir şey kalmaz. Ama rakibi üzerine davet edip olası bir beraberlik golünü yediğin anda bu kez “Neden bu kadar yaslandın?” sorusu çok daha yüksek sesle sorulur.
Aynı risk Bursaspor için de diğer tarafta geçerli. Deplasmanda yüksek şiddetli ön alan baskısını tercih edip, geçmiş maçlarda olduğu gibi baskının arkasında bıraktığı alanlardan goller yemeye başlarsa bu kez Bursaspor tarafında “Deplasmanda neden bu kadar agresif önde basıyoruz?” sorusu gündeme gelecektir.
O yüzden bu maç sadece iki takımın değil, iki teknik direktörün de gerçekten zor bir sınavı.
@nassiiyaniiie@sahinbiba16@EnsCelik16 Güzel kardeşim tek taraf düşünme maç günü belediye bu taraftardan ne kazanıyordur hiç düşündün mü Bursa spor taraftarının Bursa ekonomisine 40 bin taraftar maça gidiyor metrosu yemesi içmesi bir de böyle düşün lütfen
Bursa’da berabere kalmak her zaman tatsızdır.O bir puan seni şampiyon bile yapacak olsa, her zaman kazanmak ister Bursasporlu.
Bugün okullarına başlayan Bursasporlu çocukların, sabah daha mutlu uyanmasını istiyorduk fakat olmadı.Yine de hepsinin başı dik olsun zira bu takım şampiyon olacak.
Haftaya lider başlayan Bursasporluların, iş yerlerinde güzel bir galibiyeti konuşmasını istiyorduk fakat kazanmayı başaramadık.Yine de emin olsunlar ve takımlarına güvensinler zira bu takım şampiyon olacak.
Oyun eleştirileri, kadro ve değişiklik tartışmaları, üzüntü, öfke, endişe hepsi ama hepsi bu sevdaya dahil.Kazanamadığın veya iyi oynamadığın her maç hatta her sekans eleştirilebilir.Fakat teknik direktörümüzle ilgili geçen sezon bazı maçlardan sonra başlayan, bu sezon ise sistemli ve organize hale gelen trol saldırılarının ve itibar suikastinin Bursaspor camiasında bir karşılığı yok.Hiç olmadı ve hiç olmayacak.
Bursaspor’un üç yıllık geri dönüş yolculuğunun her günü, her maçı, her dönemi zor geçti, zor geçecek.Enes Çelik başkanlığında yapılan görevlendirmeler ve alınan kararlar neticesinde iki şampiyonluk yaşadık, üçüncüsü için zirvede devam ediyoruz.Her kararın, yapılan her tercihin eksik yanları olabilir fakat sonunda kazanan hep Bursaspor oldu ve bundan sonra da hep Bursaspor kazanacak.
Samimi Bursasporluların desteklerini biliyor, dualarını hissediyoruz.Hiç kimsenin aramıza nifak sokmasına, bu arma için mücadele eden insanları üzmesine izin vermeyelim ve bu sezonun sonunda Süper Lig’e geri dönüşümüzü hep birlikte kutlayalım.
Iğdır’da askeri aracımızın devrilmesi sonucu 1 askerimizin şehit, 2 askerimizin ise yaralandığını büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayız.
Şehidimize Allah’tan rahmet, yaralı askerlerimize acil şifalar diliyoruz.
Başımız sağ olsun. 🇹🇷
Bursaspor’dan her hafta kusursuz oyun beklemiyoruz. Her takımın sallandığı haftalar olacaktır. Kayseri ve İstanbul maçlarının ilk 45 dakikaları da üretim anlamında sallandığı bölümlerdi. Fakat bugün farklı bir şey vardı. Bursaspor 90 dakika boyunca oyunun içine giremedi ve rakibin taktiksel planına cevap üretemedi.
Asıl konuşulması gereken taraf da bu.
Kötü oynayıp kazanmak sezon içerisinde değerli olabilir. Hatta bazı haftalarda şampiyonluk yarışını taşıyan şey tam olarak bu tip galibiyetlerdir. Ama bu 3 puanın, oyundaki sorunların üzerini örtmesine izin verilmemeli. Çünkü bugün Manisa FK sadece Bursaspor’dan daha istekli değildi; Bursaspor’un oyununa hazırlanmış ve sahada o planın karşılığını almış bir takımdı.
Bursaspor ise altı haftalık bölümde ilk kez rakibin hazırladığı plana bu kadar uzun süre cevapsız kaldı. Skor tabelasında 3 puan yazıyor olabilir ama teknik ekip açısından bu maçın kaybedilmiş gibi incelenmesi gerekiyor.
Manisa FK - Bursaspor Maç Sonu
(Kabul Edilemez Oyunla Gelen 3 Puan)
Bursaspor, altı hafta sonunda oynadığı en kötü maçta biraz şansının biraz da Iheanacho faktörünün yardımıyla sahadan 3 puanla ayrıldı. Mustafa Hoca’nın maç sonu açıklamaları bu yüzden çok önemli. Bugün ortaya çıkan oyun bugünde kalmalı. Yapılan bireysel hataları bir kenara koyuyorum; oyun olarak Manisa FK’ya cevap verememek kabul edilebilir bir durum değil.
Manisa FK’nın geçen hafta yedek ağırlıklı bir kadroyla sahaya çıkması, bu maça özel hazırlandıklarını zaten belli etmişti. Ahmet Pektaş ve ekibi de plan anlamında bu maça çok iyi hazırlanmış. Hatta Manisa FK’nın son iki sezondaki en iyi oyunlarından birini ortaya koyduğunu söyleyebilirim. Bu maçı izleyip Manisa FK’yı ilk kez gören biri, “Bu takım ligde herkese zorluk çıkarır” diye düşünebilir. Fakat hikâye o kadar basit değil. Burada Bursa maçına özel çok yüksek bir konsantrasyon vardı. Sezon sonunda lig sıralamasına baktığımızda ne demek istediğimin daha net anlaşılacağını düşünüyorum.
Bursaspor’un bu kadar kötü görünmesinin temel nedenlerinden biri, Manisa FK’nın topsuz oyunda hazırladığı plandı. Bursaspor normalde stoperlerinden birini merkeze çıkararak 3-4-1-2’ye dönüşen bir baskı planı kullanıyor. Manisa FK ise sol kanat Vargas’ı santrfor hattına taşıyıp ön hattı çiftleyerek Bursaspor’un iki stoperini de yerinden oynatmadı. Sağ kenarda Benrahou’ya verilen saha içi özgürlükle birlikte merkezde +2 sayısal üstünlük oluştu.
Bursaspor’da Lincoln sol stopere, Iheanacho sağ stopere çıktığında Manisa FK ayak kalitesi çok yüksek olmayan kaleci Vedat’ı dahi oyun kurulumuna dâhil ederek merkezde oluşan boşluğu çok net buldu. Iheanacho’nun ilk yarıdaki isyanına bakarsanız işlerin yolunda gitmediğini zaten anlayabilirsiniz. Manisa FK’nın beklerini de yüksek konumlandırması bu stratejinin önemli parçalarından biriydi.
Rakibin iki kenarı farklı rollerle kullanmasının Bursaspor’u bu kadar olumsuz etkilemesi açıkçası fazlasıyla şaşırtıcı. Bu maç artık Bursaspor’un rakipleri açısından “fotokopisi çekilecek maçlar” kategorisine girdi. Çünkü Manisa FK, Bursaspor’un baskı düzeninin hangi eşleşmeler üzerinden bozulabileceğini çok net gösterdi.
Top rakipteyken adeta şah mat oldun; topa sahipken bu kadar fazla bireysel hata yaptın. Üzerine seni ikinci bölgeden üçüncü bölgeye taşıyan Boutrah da olmayınca oyun olarak kepenk indirdin ve tamamen bireysel kaliteye kaldın.
Iheanacho geldiğinde onun kutu içi etkinliğinden çok, Avrupa standartlarındaki bağlantı kalitesinden bahsetmiştik. Bugün de yine bunun karşılığını gördük. Rakip stoperlerin kucağında beklemek yerine çok fazla derine düşmeden 10 numara bölgesine gelip topla buluştu ve tamamen bireysel kalitesiyle Bursaspor’u yeniden oyunun içine soktu.
İkinci yarıdaki Elitim değişikliğinin de sakatlıktan ziyade taktiksel olduğunu düşünüyorum. Rakipler son haftalarda Elitim’in pas kanallarını çok daha iyi kapatmaya başladı. Burada Elitim’in daha fazla hareket etmesi gerekiyor. Rakibin önden yaptığı gölge markajından kurtulmakta zorlanan bir Elitim izliyorum. Mustafa Hoca’nın maçın bazı bölümlerinde Eyüp’ü 6 numaraya indirip Elitim’i biraz daha hat arasına göndermesi gerektiğini düşünüyorum. Ancak burada da yine hareketlilik şart. Son haftalarda Elitim’in bu konuda belirgin bir problemi var.
Bireysel hatalara gelirsek; Kerem daha 04:51’de kullandığı uzun topla hata yapacağına dair ilk sinyali verdi. 06:49’da Sylla baskısında yine son anda topu uzaklaştırdı ve üçüncü pozisyonda beklenen hata geldi.
Kerem iyi kaleci, buna şüphe yok. Ancak ayak kalitesinin güçlü tarafı olmadığının farkında olması gerekiyor. Golü yedikten sonra Zeki’ye “bırak” dediği bir pozisyon var; o andan sonra yüzündeki dağılmışlığı çok net görebiliyorsunuz. Tecrübeli ya da tecrübesiz, her kaleci hata yapar. Kerem’in arkasında durulması şart. Fakat aynı şekilde neyi iyi, neyi kötü yaptığının da kendisine çok net anlatılması gerekiyor.
+
Bursaspor - İstanbulspor Maç Sonu
(Evren Bile Kanat Transferi İçin Mesaj Gönderiyor.)
Maçın aslında çok fazla yeni detayı yok. Maç öncesinde ne konuştuysak büyük bölümünü sahada gördük. Ancak gecenin Bursaspor adına çok net bir mesajı var: Boutrah sakatlandı. Sakatlığının ciddi olup olmamasından bağımsız olarak evren bile kanat transferi için mesaj gönderiyor. Bu mesaja artık yanıt verilmesi lazım.
Geçmiş haftalarda özellikle Halil çizgiye basıp genişlik verdiğinde sağ yarım alanda boşalan bölgenin yeterince işgal edilmediğinin üzerinde durmuştuk. Bugün Lincoln ve Eyüp’ün bu bölgeyi çok daha fazla kullandığını gördük. Bu, Bursaspor’un hücum yerleşimi adına olumlu bir gelişmeydi. Ancak bunun bir sonraki aşaması ceza sahasına daha fazla oyuncuyla girebilmek olmalı.
Çünkü Bursaspor’da hücum oyuncularının neredeyse tamamı pas bağlantısına gelmek istiyor. Topu ayağına isteyen, bağlantının içerisinde bulunmak isteyen oyuncu sayısı fazla; buna karşılık topsuz oyunda derinliği tehdit eden, savunma arkasına koşu atan ve kutuya ikinci dalga giriş yapan oyuncu sayısı yeterli değil. Bu nedenle ilk yarıda oyunun hemen hemen her şeyine hâkim olmana rağmen ürettiğin net pozisyon sayısının bu hâkimiyetin altında kaldığını görmek gerekiyor. Topa ve oyuna hükmediyorsun ama bu üstünlüğü rakip ceza sahasında aynı ölçüde hissettiremiyorsun.
Skor 1-0’a geldikten sonra ise maçın hikâyesi zaten tamamen değişti. İstanbulspor stoperleri de ligin en zayıf stoper tandemlerinden biri olduğunu bugün bir kez daha gösterdi. Bursaspor’un öne geçmesiyle birlikte İstanbulspor’un savunma direnci kırıldı ve maç Bursaspor adına çok daha rahat bir noktaya geldi.
Eyüp Akcan’a ayrıca parantez açmak gerekiyor. Dönen topları toplama, top kaybının hemen ardından rakibe doğru zamanda baskıya çıkma ve Bursaspor’un rakip yarı sahadaki devamlılığını sağlama konusunda yine resital sundu. Yabancı bir oyuncu gelip aynı performansı gösterse yere göğe sığdırılamazdı. Konu Eyüp Akcan olunca nedense hâlâ biraz “Eh, işte…” yaklaşımı görüyorum. Halbuki yaptığı iş Bursaspor’un oyun sürekliliği açısından son derece değerli.
Iheanacho’nun geldiği günden itibaren bu takıma katkı sağlayacağı konusunda zaten kimsenin ciddi bir şüphesi yoktu. Ancak gol katkısına gerçekten çok üst perdeden giriş yaptı; iyi ki de yaptı. Yine de takımın skor yükünün bu kadar büyük bölümünün santrforun üzerine kalmaması gerekiyor. Önümüzdeki haftalarda gollerin oyuncular arasındaki dağılımı Bursaspor adına takip edilmesi gereken önemli konulardan biri olacak. Kenarların ve merkez oyuncularının skor katkısının yükselmesi gerekiyor.
Bu yüzden bugünkü maçın oyun tarafındaki ana başlığını biraz da “kutu içinde daha fazla kalabalıklaşmak” olarak görüyorum. Sağ yarım alanın Lincoln ve Eyüp üzerinden daha doğru kullanılması önemliydi; şimdi bunun devamında topsuz koşuların, kutuya girişlerin ve ikinci dalga tehditlerinin artması gerekiyor. Bursaspor’un hücumunda pas bağlantısı kuracak oyuncu problemi yok. Asıl ihtiyaç, o bağlantılar kurulurken birilerinin de savunmanın arkasına ve ceza sahasına doğru hareket etmesi.
Sonuçta Bursaspor’un ağır favori olduğu bir akşamda, hem oyun hem de skor açısından beklentiyi karşıladığı bir gece yaşadık. Maç kazanıldı, oyun kontrol edildi ve favori olmanın gereği yerine getirildi. Ancak Boutrah’ın sakatlığıyla birlikte transfer döneminin sonuna doğru gökyüzünden gelen mesaj da oldukça açık:
Evren bile “Bir kanat daha alın” diyor.