Borsa İstanbul’da Can Çekişen 7 milyon Mağdur Yatırımcı ve Tüm Kamuoyu Adına Soruyoruz:
JCR Avrasya Derecelendirme AŞ’nin Sayın Ortakları ve Ülkemizin Denetimden Sorumlu Kuruluşlarına;
Ortağı Olduğunuz JCR Avrasya, kredi derecelendirme işleminin özü olan temerrüt riskini niçin tahmin edemedi? Niçin yatırım yapılabilir notunu sürdürdü? Yatırım Yapılabilir notlarıyla yatırımcıları yanlış yönlendirdiğine yönelik bir özeleştiri açıklayacak mı?
Ortağı olduğunuz JCR Avrasya, MSCI ve S&P'nin uyarılarını niçin dikkate almadı? Bakan Mehmet Şimşek'in Kasım 2025'teki manipülasyon uyarısına niçin ilgisiz kaldı? Bunlar, ortağı olduğunuz şirketin açıkladığı rating notlarını niçin olumsuz etkilemedi? Mevcutta tasfiyeye konu olmayan diğer şirketlere verdiği notlara güvenebilir miyiz?
JCR Avrasya’nın Yöneticileri ve Uzmanları, Tasfiyeye Konu Şirketlere ya da fonlarına yatırım yapmış mı? Yaptıysa "ilişkili taraf" olarak zamanında ortaklara, üslerine ve ilgili kurumlara bildirmiş mi ve bu kapsamda yatırımları varsa bunlardan kâr elde etmişler mi? ABD’de yaşanan 2008-2009 Küresel Finansal Krizindeki benzer örneklerde olduğu gibi Türkiye’de yaşanan olayda acaba kâr saikiyle hareket etmişler mi? Fon Skandalının bir parçası olmuşlar mı? Bu şüpheli durumları inceliyor musunuz?
JCR Avrasya, tasfiye halindeki Serbest Fonların kurucusu/yatırımcısı şirketlerin Sermaye Piyasası Kurulunun "Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği (III-52.1) madde 32'de, Yapılandırılmış Finansal Ürünlerin fona alınması için "Yatırım Yapılabilir Nota Sahip olmaları zorunluluğuna" tam olarak riayet etmiş mi? Etmiş ise bu ürünlerin “Yatırım Yapılabilir” notları hangi kredi derecelendirme kuruluşları tarafından verilmiş? Kendisi tarafından mı başka kredi derecelendirme kuruluşları tarafından mı?
JCR Avrasya'nın verdiği "Yatırım Yapılabilir" notlar, Türkiye Varlık Fonu, BES, İşsizlik Fonu / Takasbank, Diyanet gibi kurumların fona para aktarımlarını uygun hale getirmiş midir?
Bunları ortaklar olarak araştırdınız mı? Bu hususlarda şüphe söz konusu ise ilgili hukuki süreçler için ihbarda bulundunuz mu?
Bu hususları yetkili hukuki, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, bu şirketlere lisans verenler araştırıyor mu? Bu konuda bir davette ya da ihbarda bulundunuz mu?
JCR Avrasya'nın ortakları. Siz Türkiye’nin en büyük finans kuruluşlarını temsil ediyorsunuz! 7 milyon mağdur vatandaşımız bu soruların cevaplarını sizden bekliyor!
JCR Avrasya, tasfiye kapsamına alınan 131 fonun kurucusu/yatırımcısı durumundaki şirketlerden Tera ve Bulls'a ait dört şirketin risk ratingini yapmış ve aşağıdaki notları vermiştir:
Tera Finans Faktoring A.Ş. - 26 Ağustos 2026 (JCR Avrasya) – K. D. Notu: A- Yatırım Yapılabilir
Tera Yatırım Bankası A.Ş. – 29 Temmuz 2026 (JCR Avrasya) – K. D. Notu: A- Yatırım Yapılabilir
Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş. – 31 Ekim 2025 (JCR Avrasya) – K. D. Notu: A- Yatırım Yapılabilir
Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş. – 30 Ocak 2026 (JCR Avrasya) – K. D. Notu: BBB Yatırım Yapılabilir
Ortağı olduğunuz JCR Avrasya yukarıdaki dört şirkete ilişkin “Yatırım Yapılabilir Not Görünümünü” 15 Eylül 2026’daki 131 fonun tasfiyesinin ardından alel acele “Yatırım Yapılamaz” a düşürmüş.
Biz özür dilenecek mi? Bir özeleştiri yapılacak mı? Bir inceleme yapılacak mı? Bir sorumluluk alınacak mı?
7 MİLYON MAĞDUR YATIRIMCI ve 86 MİLYON VATANDAŞIMIZ ADINA SİZDEN CEVAP BEKLİYORUZ!
@rprefahpartisi@erbakanfatih #işbaşadüştü
@borsaistanbul #JCR #JCRER #TSPB @sigortabirligi #FinansalKurumlarBirliği @ziraatbankasi@VakifBank@Halkbank@albarakacomtr@kuveytturk@Akbank@qnbtr@QNBGroup@TEB@GarantiBBVA@isbankasi #TürkiyeSınaiveKalkinmaBankasi @YapiKredi@Takasbank #TürkiyeKalkinmaveYatirimBankasi #TürkiyeİhracatveKrediBankası @spkgovtr @bddk #DDK #DevletDenetlemeKurulu
#AnaParaYoksaHuzurYok #belirsiz #ErisahAricanArastirilsin #AGSDevletBeyeGüveniyor #ismailGunesistifa
Gelin şu TERA bonolarına Ağustos 2026 tarihinde en yüksek A notunu veren bu “yerli ve milli” derecelendirme kuruluşu JCR’ye bir göz atalım
2017-2019 döneminde Moody’s, S&P ve Fitch’in Türkiye’nin ülke kredi notunu düşürmesi ve görünümünü negatifleştirmesi üzerine, bu kararların “ideolojik/siyasi” olduğu eleştirileri yoğunlaştı.
Erdoğan en sert tepkileri veren isim. 2012’de S&P’nin Türkiye’nin not görünümünü “durağan”a çevirmesine karşı:
“Tamamen ideolojik bir yaklaşım. Bunu Tayyip Erdoğan’a yutturamazsın. Bunun bedelini, ‘Artık ben seni bir kredi kuruluşu olarak tanımıyorum’ demek suretiyle açıklarız.”
Sonraki yıllarda da sıkça “kredi derecelendirme kuruluşları bize hep eksi verdi, kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz” tarzı ifadeler kullandı. Yerli kuruluş fikrinin kamuoyunda öne çıkmasında etkili oldu.
TERA, PUSULA ve HEDEF gruplarına yatırım bankası lisansı veren Mehmet Ali Akben (eski BDDK Başkanı) süreci yöneten isim oldu
• 2017-2018’de milli/yerel derecelendirme kuruluşu için çalışmalara başladık dedi.
• Temmuz 2018: “Bağımsız yerel bir derecelendirme kuruluşu kurulmasının önünü açabilecek düzenlemeleri yaptık. Bundan sonra da artık inşallah şirketin kuruluşu gerçekleşecek.”
• Moody’s’in not kararı hakkında: “Gördüğümüz kadarıyla bunun siyasi tarafı çok daha fazla ön plana çıkıyor.”
Ancak böyle kafana göre kurduğun bir kuruluşun uluslararası not veremeyeceği, bunun için gerekliliklerin çok daha fazla olduğu görüldü.
Onu da geçtik ülke içinde bile 5 yıldan önce kredi derecelendirmesi yapılamayacağı ortaya çıkınca içinde Japon kelimesinin yarattığı cazibeyle 2019’da JCR satın alındı.
Dönemin ekonomi bakanı Berat Albayrak
“Yerli reyting şirketimiz, BIST ve Türkiye Bankalar Birliği ortak girişimi ile kuruldu. Özel sektörün kredi değerliliğini hızlı ve doğru tespit ederek kaynakların daha verimli kullanılmasına ve ekonomide sağlıklı büyümeye destek sağlayacak bu girişim, ekonomimiz için hayırlı olsun.”
Yine o dönemler ekonomi üzerine bolca konuşan Saray danışmanı Cemil Ertem, Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın gibi kişiler “Asın bayrakları asın” türünden açıklamalar yapıldı
O dönem benim de ücretli işim gereği bu kuruluş komitesinde yer aldım.
Ancak işin trajik yanı ise şuydu. İktidar bu kuruluşa bankaları, Leasing , faktoring ve sermaye piyasası firmalarını bu şirkete zorla ortak yaptı
Aynı kamu otoritesini yapılandırdıkları gibi, denetleyen ile denetlenin aynı koltukta oturması gibi derecelendiren ile derecelendirilen de aynı koltuktaydı.
Yani TERA, PUSULA vb kendisine A veren şirketin küçük de olsa ortağı.
O zaman bunun bir çıkar çatışması olduğunu toplantılarda belirttik ama iktidar “sermayeye katkı koymamak için bahane ürettiğimizi” düşündü
Haliyle bu JCR önüne kendi mini ortaklarından ne geldiyse A notunu bastı.
Çok ama çok az kafası çalışan birisi bile bu bonolar için gösterilen hisse senedi teminatlarını şişkin olduğunu gerçek olmayacağını söylerdi.
Zaten komik olan bu dandik bonoları kimse piyasadan almadı. Kendi eko sistemlerinde kendi fonları bu bonoları aldı, fiktif paralarla o fondaki hisseler alındı yine o fonun değeri şişti
Bir Saray klasiği “yerli ve milli kuruluşun” bir AKP klasiği “yerli ve milli vurgunu” nasıl aracısı olduğunu görmüş olduk
Feslinin hocası Dimitri Kitsikisin itirafı
"İngiliz Yunan istihbaratı uydurdu ve propoganda için biz de kullandık "
Bizim dincilerde 100 yıldır bu ingiliz yalanının distrübütörü
Eskişehir’de Cumhuriyet Bayramı töreninde şehit ailelerinin protokolde arka sıralarda oturtulmasına tepki gösteren şehit babası Alişan Şahin, “Ben bir oğlumu vermişim bu vatan için. Ocağım söndü benim” sözleriyle yaşadığı üzüntüyü dile getirdi.
İktisatçı bir arkadaşımla sohbet ederken ona fikrimi söyledim: Fon krizinin Varlık Fonu’na verdiği hasar hesaplanabilir mi?
Yaptığımız hesaba göre sadece 6 kamu şirketinde 3 milyar dolarlık kayıp var.
Bunun bedelini biz hatta çocuklarımız ödeyecek👇
https://t.co/rLjwbrA2Nd
Azerbaycan televizyon kanalında yayınlanan Mustafa Kemal Atatürk klibi, izleyenleri duygulandırdı:
“39 yaşında idam cezası verildi, 42 yaşında devlet kurdu.”
Türkiye Sigorta, 3. çeyrek bilançosunun nasıl gelebileceğine dair ilk kez ayrıntılı bir açıklama yaptı. Fon krizi nedeniyle ayrılacak karşılıklardan dolayı, toplam bilanço etkisi EKSİ 11 MİLYAR TL civarında görünüyor.
Taha Çakmak isimli vasat ve kirli bürokratın kamu varlıklarında tek kalemde yarattığı zarar 16,4 milyar TL.
Türkiye Varlık Fonu ve Cumhurbaşkanlığı Hükumet sisteminin ya da doğru ifadeyle Saray Rejimi'nin sonucu bu.
Acil surette tüm kamu kuruluşlarının varlıkları incelenmeli! +
🇨🇳Aslında Çin hükümeti "borsa soyguncusuna" idamdan daha ağır olan "WhatsApp gruplarından çıkarma" cezasını uygulamak istemiş.
➖Ancak Çin'de WhatsApp uygulaması kullanılamadığı için bunu gerçekleştirememişler.
➖Yerine daha hafif olan "idam cezasını" vermişler.
⚖️Çin Adalet Bakanı yaptığı açıklamada;
➖"Herkes aklını başına alsın; kim borsada soygun yaparsa, kim bu soygunculara alan açarsa çok daha ağır cezalara hazır olsun!" diyerek sert uyarılarda bulunmuş.
🇨🇳Çin, yakında WhatsApp uygulamasını kullanıma açmayı ve borsa vurguncularını "WhatsApp gruplarından çıkarma" cezasına çarptırmayı planlıyormuş.
Tepeden tırnağa itibar: 32,5 milyon TL’lik giyecek
📌Toplam 34 milyon TL’lik yiyecek-içecek ve 19,5 milyon TL’lik temizlik malzemesi harcaması bulunan Cumhurbaşkanlığı’nın giyecek harcaması da açığa çıktı
📌Saray’ın bir yıllık giyecek ve mefruşat harcaması 32,5 milyon TL olarak hesaplandı
Haberin tamamı:
https://t.co/oFMby4R2jc
▬ 24 yaşında Şam’da 5. Ordu’da
▬ 26 yaşında Selanik’te 3. Ordu’da
▬ 28 yaşında Hareket Ordusu’yla İstanbul’da
▬ 29 yaşında Picardie Manevraları’nda
▬ 30 yaşında Trablusgarp’ta Şark Gönüllüleri Komutanlığı’nda
▬ 31 yaşında Balkan Savaşları’nda
▬ 32 yaşında Edirne’de
▬ 33 yaşında Sofya’da
▬ 34 yaşında Çanakkale’de tümen komutanı,
▬ 35 yaşında Diyarbakır’da kolordu komutanı,
▬ 36-37 yaşında Suriye ve Filistin’de ordu ve ordular grubu komutanlıkları,
▬ 38 yaşında Anadolu’da başlattığı Kurtuluş Savaşı ile bir milletin başında,
▬ 39 yaşında Ankara’da TBMM’yi açtı,
▬ 40 yaşında Sakarya’da Başkomutan ve Gazi oldu,
▬ 41 yaşında Kocatepe’den Büyük Taarruz’u yönetti,
▬ 42 yaşında Cumhuriyeti kurdu!
Aziz ruhun şad olsun Başbuğ Atatürk!
SİBER GÜVENLİKTE TERA İZLERİ!
Siber güvenlik, bugün doğrudan bir millî güvenlik meselesidir. Peki devletin en mahrem kurumlarının dijital güvenliğini kim sağlıyor, o güvenliği sağlayanları kim denetliyor?
Barikat Siber Güvenlik adlı bir şirket var. Açık kaynak ihale kayıtlarına ve kurumsal referanslarına baktığınızda; Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve EPDK gibi en kritik devlet kurumlarına siber güvenlik hizmeti verdiği görülüyor. Müşterileri arasında Borsa İstanbul, Türk Telekom ve THY gibi Türkiye’nin stratejik kaleleri de bulunuyor. Hatta şirket, Aralık 2025’te stratejik kamu kurumlarının da aralarında bulunduğu müşterilerinden toplam 650 milyon TL’lik yeni sipariş aldığını KAP’a açıkladı.
Peki kamu kurumlarının ağ trafiğini ve veri güvenliğini emanet ettiği Barikat’ın hisselerinin %63,1’i kime ait?
Yönetim Kurulu Başkanlığını Emre Tezmen’in yaptığı Tera Yatırım Teknoloji Holding’e (TEHOL)
Aynı Emre Tezmen, Türkiye’deki tüm yatırımcıların menkul kıymet ve pay kayıtlarının tutulduğu Merkezi Kayıt Kuruluşu’nun (MKK) Yönetim Kurulu’nda da görev yaptı. Kendisinin hangi kurumun kontenjanından ve kimin referansıyla MKK Yönetim Kurulu’na seçildiğini Sayın Bakan’a sorduk, hâlâ cevap bekliyoruz.
Sonra ne oldu?
Emre Tezmen borsa ve fon vurgunu soruşturmasında tutuklandı; 14 Ekim’de alınan mahkeme kararıyla Tera Yatırım Teknoloji Holding ve Barikat Siber Güvenlik’in yönetimi TMSF kayyımına geçti.
Şu tabloya dikkatle bakın:
Bir tarafta sermaye piyasalarında manipülasyon ve fon soruşturmasının merkezinde yer alan bir finans grubu,
Diğer tarafta tüm yatırımcıların mahrem kayıtlarını tutan MKK’da yönetim kurulu koltuğu, öbür tarafta ise bizzat Borsa İstanbul’a ve bakanlıklara siber güvenlik hizmeti veren şirkette %63,1’lik hâkim ortaklık!
Soruyoruz: Bu devasa çıkar çatışmasını ve güvenlik zaafını bugüne kadar kim denetledi?
Kamu kurumlarının siber güvenliğinde şirket sahipliği, sistemlere erişim yetkileri ve bağımsız denetim hayati önem taşır.
Yetkililer derhal açıklasın:
▪️ Borsa İstanbul, Türk Telekom, THY ve ilgili bakanlıklar, Barikat’tan hangi siber güvenlik hizmetlerini aldı? Bu şirkete hangi kritik sistemlere ve veri tabanlarına erişim yetkisi verildi?
▪️ Tera Grubu’nun Barikat’a hâkim ortak olması sonrasında, hizmet verilen kamu kurumları ve Borsa İstanbul tarafından bir güvenlik ve çıkar çatışması değerlendirmesi yapıldı mı?
▪️ Şirketin erişim ve log kayıtları bağımsız siber güvenlik uzmanlarınca incelendi mi? Kamu sistemlerine ve piyasa verilerine yetkisiz erişim veya veri sızıntısı olup olmadığı araştırıldı mı?
▪️ Şirket yönetimi TMSF kayyımına geçerken, kamuya verilen siber güvenlik hizmetlerinin kesintisizliği ve erişim güvenliği için hangi acil tedbirler alındı?
▪️ KAP’ta açıklanan 650 milyon TL’lik yeni siparişlerin ne kadarı, hangi stratejik kamu kurumlarından geldi?
Vatandaşın çalınan birikiminin hesabını sorduğumuz gibi, devletin ve kamunun mahrem verilerinin güvenliğini de sonuna kadar sorgulayacağız.
Her fırsatta millî güvenlik diyerek vatandaşa parmak sallayan iktidar, devletin dijital kalelerini kimlere emanet ettiğinin hesabını vermek zorundadır.
Kamunun verisi, milletin güvenliğidir!
29 Ekim’de Hürriyet’te atılan başlığa bakın!
“Mehmetçik ‘dış’a açılıyor”
TSK, ABD ordusu gibi Afrika’dan Asya’ya üsler kuracakmış!
Hande Fırat imzalı haber, Mehmetçik’i “dışarıda” neden kullanmayı planladıklarını resmediyor ne yazık ki.
Hürriyet’in koyduğu başlık, Soros’un “Türkiye’nin en iyi ihraç ürünü ordusudur” lafının cisimleşmiş hali ne acı ki!
Mehmetçik yurt savunması yapar, ABD askerleri gibi “dışarıda” şirketlerin çıkarlarını kollamak için kurşun atmaz!