Bu süreçte,
birlikte çalıştığımız İlçe Başkanlarım, Belediye Başkanımız,
Yönetim Kurulunda birlikte görev yaptığımız arkadaşlarım, ilçe çalışanlarımız, mahalle başkanı, istişare heyetlerimizin ve Bayrampaşalıların dua ve desteğine talibim.
@RTErdogan@osmannnurika
Önceki dönemlerde İlçe Başkan Yardımcılığımızı ve SKM Baskanlığımızı yapmış olan Murat UÇAK 31 Mart 2024 tarihinde gerçekleştirilecek olan Mahalli İdareler Seçimi için Bayrampaşa Belediye Başkan Aday Adaylığı başvurusunu İlçe Başkanlığımızda gerçekleştirmiştir.
Hayırlı Olsun.
Cumhurbaşkanımız @RTErdogan:
“İbadethaneler vuruluyor, kiliseler vuruluyor, hastaneler vuruluyor.
Buna karşı hiç sesimizi çıkarmayacak mıyız? Eğer burada elimiz kolumuz, dilimiz bağlı kalırsak bunun tarihe hesabını veremeyiz.”
Şundan emin olunuz ki biz Filistin meselesinde, Gazze’de yaşananlar konusunda görünenden çok daha fazlasını yapıyoruz, yapmayı da sürdüreceğiz.
Gazze’deki kardeşlerimizi asla sahipsiz, çaresiz ve tek başlarına bırakmıyoruz, bırakmayacağız.
Filistinli kardeşlerimizin İsrail zulmünden kurtarılması, Gazze’de tüm dünyanın gözleri önünde işlenen katliamların durdurulması bizim boynumuzun borcudur.
Filistin topraklarının dört bir yanında çocukları, anneleri, masumları öldüren katillerin, mazlumların malını çalan hırsızların yakasına yapışmak insani vazifemizdir.
Bu ahlaksız, vicdansız, alçakça katliamı yapanları destekleyenlerin yüzlerine gördüğümüz her yerde suçlarını haykırmak da tarihe karşı sorumluluğumuzun bir gereğidir.
İlk kıblemiz Mescid-i Aksa’yı içinde barındıran Kudüs-ü Şerif’in, diğer inançların mensuplarının da haklarını gözetecek şekilde mahremiyetini korumak, manevi görevlerimiz arasındadır.
Gazi Mustafa Kemal'in hayallerini gerçekleştirmiş bir kadro olarak #TürkiyeYüzyılı vizyonuyla Cumhuriyetimizin ikinci asrına girmiş bulunuyoruz.
Cumhuriyetimizi daha nice yıllara çok daha güçlü, çok daha müreffeh, çok daha itibarlı bir şekilde taşıma azmindeyiz.
Ön��müzdeki dönemde en büyük hedefimiz, demokrasimizi darbe anayasası utancından kurtarıp Cumhuriyetimizin 100’üncü yaşına yakışır sivil, özgürlükçü ve kuşatıcı bir anayasaya kavuşturmaktır.
Tarihi eşsiz zaferlerle dolu büyük bir milletin evlatları olarak Türkiye Yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirmekte de kararlıyız.
Cumhuriyetimizin 100'üncü yaşını kutladığımız bu tarihî günde bir kez daha tüm dünyaya ilan ediyoruz:
“Türkiye Cumhuriyeti'nin mesut, muvaffak ve muzaffer olmasının” önüne hiçbir emperyalist güç geçemeyecektir.
Yeter ki biz bir olmaya, iri olmaya, diri olmaya, kardeş olmaya, hep birlikte Türkiye olmaya devam edelim.
Yeter ki biz “tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet” diyerek ifade ettiğimiz duruşumuzdan taviz vermeyelim.
Gerisi Allah'ın izniyle gelecektir.
Bugün İstanbul’da Filistin davasına sahip çıkan, Gazzeli mazlumlara umut olan aziz milletimin her bir ferdini tebrik ediyorum.
Tüm ülkeleri, Gazze’de çocuklar, kadınlar ve masum sivillerle birlikte enkaz altında kalan insanlığın ortak değerlerine sahip çıkmaya çağırıyoruz. 🇹🇷🇵🇸
Yarın milletimizin her bir ferdini, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştireceğimiz, Filistinli kardeşlerimizle dayanışmamızı tüm dünyaya bir kez daha göstereceğimiz #BüyükFilistinMitingi’ne davet ediyorum. 🇹🇷🇵🇸
Sınırlarımız boyunca kurulmaya çalışılan terör koridorunu yeni harekâtlarla parçalamaya da ülkemize ve inancımıza karşı yürütülen kirli kampanyalara karşı tavır koymaya da devam edeceğiz.
Ne içerideki bedhahların desteği ne de sırtlarını dayadıkları emperyalist güçlerin himayesi bölücü terör örgütünü yok olmaktan kurtaramayacaktır.
“Bir gece ansızın gelebiliriz.” diye ifade ettiğimiz operasyonlarla terör örgütleri üzerinden kurulmak istenen projeleri çökertecek, teröristlerin başını ezeceğiz.
Sırf Türkiye’ye rahatsızlık verdiği, inancımıza husumet beslediği için kendi topraklarında faaliyet gösteren terör örgütü mensuplarını ve destekçilerini koruyup kollayanların bir gün hakikati göreceklerini umuyoruz.
Korkarız ki koyunlarında besledikleri yılanın kendilerini soktuğu o gün geldiğinde her şey için çok geç olacak.
Her ne kadar onlar, devlet olmanın ve uluslararası hukukun şartlarına uymuyor olsalar da biz kendi vakarımızın gereğini yerine getirmekten asla vazgeçmeyeceğiz.
Gazze’ye yönelik saldırıların genişlemesi daha fazla acı, ölüm ve gözyaşından başka hiçbir şey getirmeyecektir.
Çocukları, kadınları, sivilleri katlederek; hastaneleri, okulları, camileri, kiliseleri bombalayarak güvenliğin sağlanamayacağı açıktır. Zulümle âbâd olunmaz.
İsrail yönetimi, hatadan geri dönmek, devlet aklıyla hareket etmek yerine, bölge dışı aktörlerin de kışkırtmasıyla örgüt gibi davranmaktadır.
Batılı ülkelerin teşvik ettiği, Batılı medya kuruluşlarının âdeta meşrulaştırma yarışına girdiği bu cinnet furyasından bölgemizin bir an önce kurtarılması gerekmektedir.
Tüm devletleri ve uluslararası kuruluşları bir an önce Gazze’de insani ateşkesin tesisine yönelik girişimlere samimiyetle destek olmaya davet ediyorum.
İsrail yönetimine sivillere yönelik saldırılarının kapsamını asla genişletmemesi ve soykırıma varan operasyonlarını derhâl durdurması çağrımızı yineliyorum.
Müslümanların, Yahudilerin, Hristiyanların ve bu topraklarda yaşayan herkesin emniyetini garanti edecek yeni mekanizmaların kurulmasıyla bölgemizin kalıcı istikrara kavuşacağına inanıyoruz.
Türkiye, daha fazla masum kanının akmaması, daha fazla insani trajedinin yaşanmaması ve Filistin’deki çatışmaların geri dönülmez noktaya varmadan çözümü için üzerine düşeni yapmaya devam edecektir.
Altını çizerek ifade etmek isterim ki… Bölgeye kalıcı huzur ve barış ancak, meşruiyeti BM kararlarına dayanan, 1967 sınırlarında ve coğrafi bütünlüğe sahip, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasıyla ve tüm dünya tarafından tanınmasıyla gelebilir.
Bunun dışında yol aramak, bunun dışında hevesler peşinde koşmak sadece daha fazla yıkım, daha fazla gözyaşı ve can kaybı demektir.
Üç semavi dinin kutsal mekânlarını bünyesinde barındıran Kudüs’ün mahremiyetine, Mescid-i Aksa’nın içinde yer aldığı Harem-i Şerif’in statüsüne saygı göstermeyen hiçbir adımı ve tasarrufu kabul etmedik, etmeyeceğiz.
İsrail’in bir devlet olarak varlığını sürdürebilmesi ve vatandaşlarının güvenliğini güvence altına alabilmesi ancak bu şekilde mümkündür.
Aksi takdirde, geçtiğimiz cumartesi gününden beri yaşanan hadiseler son olmayacağı gibi, bunu çok daha büyük trajedilerin izlemesi de kaçınılmaz hale gelir.
Biz ne İsrail’in ne Filistin’in ne de bölgemizin böyle bir kısır döngüye sürüklenmesini asla arzu etmiyoruz.
Rabbim ülkemize, bölgemize ve dünyaya daimi huzur, barış, esenlik nasip eylesin.
Gazze, iki gündür çok ağır bombardımana maruz kalıyor. Ateşe benzin dökmenin, hele hele sivilleri ve sivil yerleşim yerlerini hedef almanın kimseye bir faydası olmaz.
Türkiye çatışmaların bir an önce durması ve gerilimin düşürülmesi için elinden geleni yapacaktır.
Gazze halkının yaşadığı trajedinin hafifletilmesi ve insani yardımların bölgeye ulaştırılması noktasında da çalışmalarımız sürüyor.
1967 sınırları temelinde bağımsız ve coğrafi bütünlüğü haiz, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin Devleti’nin hayata geçirilmesi gerekiyor.
Bu konuda geç kaldığımız her gün, maalesef bölgemiz çatışma, kan ve gözyaşı girdabından kurtulamayacaktır.
Dün bir dizi telefon görüşmesi gerçekleştirdim.
Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas, İsrail Cumhurbaşkanı Yitzak Herzog, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah El Sisi, Katar Emiri Şeyh Temim bin El Sani, Lübnan Başbakanı Necip Mikati, Malezya Başbakanı Enver İbrahim ile bölgedeki son durumu ve gelişmeleri ele aldık.
Bugün Rusya Federasyonu Başkanı Sayın Putin ve BM Genel Sekreteri Sayın Guterres ile de görüşmem olacak. Bu görüşmeleri Körfez ülkeleri dâhil genişleterek, geliştirerek devam ettireceğiz.
“Adil bir barışın kaybedeni olmaz” düsturuyla bölgede etkili tüm aktörleri, barışın tesisi için sorumluluk almaya çağırıyoruz.
PKK’ya SDG demek ile Amerika’ya Birleşik Devletler, Büyük Britanya’ya Birleşik Krallık demek arasında fark yoktur.
PKK’yı terör örgütü olarak tanıyan her ülkenin, bu örgütün farklı isimlerle faaliyet gösteren yapılarını da aynı kapsama alması hukuki ve ahlaki bir yükümlülüktür.
Tüm isimleri ve uzantılarıyla PKK’yı tamamen ortadan kaldırana kadar sınır ötesi harekâtlarını devam ettirme, küresel düzeyde istihbari faaliyetler yürütme Türkiye’nin meşru hakkıdır.
Terör örgütüne ve kontrolündeki yerlere daha bir kararlılıkla, daha bir şiddetle, daha etkili bir şekilde harekâtlar düzenlemeye devam edeceğiz.
“Bir gece ansızın gelebiliriz.” sözünün gereğini her gün, her an yerine getirmeyi sürdüreceğiz.
Bu konsept sadece PKK’yla sınırlı değildir, onunla birlikte FETÖ’den DEAŞ’a ülkemizi hedef alan terör örgütlerinin hepsini kapsamaktadır.
Orta Doğu’ya kalıcı barışın gelebilmesi ancak Filistin-İsrail sorununun nihai bir çözüme kavuşturulmasıyla mümkündür.
Bu mesele hakkaniyete uygun bir şekilde çözülmedikçe bölgemiz barışa hasret yaşamaya devam edecektir.
AK Parti’mizin 4’üncü Olağanüstü Büyük Kongresi’ni hamdolsun alnımızın akıyla, partimize yaraşır bir coşkuyla tamamladık. #HepYeniHepİleri
Kongremizin ülkemiz, milletimiz ve partimiz için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum.
Şahsımı bir kez daha Genel Başkanlık görevine layık gören tüm kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum.
Merkez Karar ve Yönetim Kuruluna, Merkez Disiplin Kuruluna, Demokrasi Hakem Kuruluna, Siyasi Erdem ve Etik Kuruluna asil ve yedek olarak seçilen tüm arkadaşlarımızı gönülden tebrik ediyorum.
Türkiye Yüzyılı ülküsüyle çıktığımız bu kutlu yolculukta hepimiz gerçekten çok ağır bir sorumluluk üstlendik.
Bir taraftan ülkemizi hedefleriyle buluşturmaya çalışacak, diğer taraftan da vatandaşlarımızın sorunlarına, sıkıntılarına çözüm üreteceğiz.
Terörden savaşa kadar bölgemizde çok ciddi krizler yaşanırken biz hep birlikte omuz omuza vererek inşallah Türkiye Yüzyılı’nı inşa edeceğiz.
Biz kendi insanımızla birlikte gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin de emanetini taşıyoruz.
İnşallah her zamankinden daha çok çalışarak, daha fazla koşturarak, daha fazla sayıda gönüle girerek mücadelemizi devam ettireceğiz.
AK Parti’mizin 4’üncü Olağanüstü Büyük Kongresi’nin hayırlara vesile olmasını diliyor, kurullarımızda görev alacak arkadaşlarımızı tebrik ediyorum.
Rabbim bizleri millete ve memlekete hizmet yolundan ayırmasın... #HepYeniHepİleri
Kuruluşundan bugüne AK Parti’nin temsilcisi olduğu sevdaya, davaya, yürüttüğü çalışmalara, verdiği mücadeleye destek olan, katkı sağlayan, fedakârca sorumluluk üstlenen herkese şükranlarımı sunuyorum.
AK Parti çatısı altında ülkeye ve millete hizmet verip de ebediyete irtihal etmiş kardeşlerimizi rahmetle, minnetle yâd ediyorum.
14 ve 28 Mayıs seçimlerinde millî iradenin tecellisi için gece gündüz çalışan her bir teşkilat mensubumuz ile millî iradeye sahip çıkan her bir kardeşime, vatandaşıma tekrar teşekkür ediyorum.
Bu seçimlerde omuz omuza mücadele ettiğimiz Cumhur İttifakı’ndaki her bir ortağımıza, ittifak partilerimize gönül veren kardeşlerimize hassaten teşekkürlerimi sunuyorum.
Bu ülkenin her bir vatandaşının doğumundan ölümüne kadar adalet, güvenlik, eğitim ve sağlık başta olmak üzere her türlü hizmetten en üst düzeyde yararlanabilmesini sağlayacağız.
“Bir gece ansızın gelebiliriz.” ikazının vatanımızın bekasına kasteden alçakların yüreklerine saldığı korkuyu hiç eksiltmeyeceğiz.
Terörü kaynağında kurutma stratejimizi kararlılıkla uygulayacak; PKK’sından FETÖ’süne, DEAŞ’ından marjinal örgütlere kadar eli kanlı canilerden döktükleri her damla kanın hesabını misliyle soracağız.
Sınırlarımız içinde ve dışında tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına, onurunun zedelenmesine, hayallerinin gölgelenmesine rıza göstermeyeceğiz.
14 ve 28 Mayıs seçimleriyle ülkemiz hizmetlerle, eserlerle, müjdelerle dolu dolu geçireceği ilave bir 5 yıl daha kazanmıştır.
Türkiye, sadece 21 yıllık değil asırlık kazanımlarını tehlikeye atacak büyük bir kuşatmayı da parçalamıştır.
Son seçim sonuçlarının milletimizin istikbal yolculuğu açısından önemini zamanla daha iyi idrak edeceğiz.
Milletimizin verilmiş sadakasının olduğunu gün geçtikçe çok daha net göreceğiz.
Güya “milleti barıştırmaktan” bahsedenlerin seçim akşamı başlayan kavgası o günden bugüne hiç durmadı.
Millete demokrasi vadedenlerin iş koltuktan kalkmaya gelince bir gecede nasıl “diktatörleştikleri” anlaşıldı.
“Halil İbrahim sofrası” diye millete pazarladıkları masanın tam anlamıyla bir “kurtlar sofrası” olduğu ortaya çıktı.
Milletimiz, iktidara gelebilmek uğruna terör örgütleriyle iş tutacak kadar muvazeneyi yitirmiş bir muhalefet pratiği görmek istemiyor.
Evlatlarımız, umut vermek yerine sürekli yalan söyleyen, felaket tellallığı yapan, ülkeyi kötüleyen bir muhalefet söylemine maruz kalmak istemiyor.
Parti içi çekişmelerden, baba-oğul arasında yaşanan taht kavgalarından bağımsız olarak Türkiye’nin yeni bir muhalefet anlayışına ihtiyacı vardır.
Türkiye Yüzyılı’nda inşallah bunun da gerçekleşmesini temenni ediyorum.
Milletimin her bir ferdine sesleniyorum: Sensiz Olmaz!
Yarın, Büyük Türkiye Zaferi için hep beraber sandığa gidelim. 14 Mayıs'ta Meclis'te tecelli eden iradeyi bu kez çok daha güçlü bir şekilde Cumhurbaşkanlığına yansıtalım.
Oylarımızla Türkiye Yüzyılı'nı başlatalım.