6 Temmuz Pazartesi günü hem sözde casusluk hem de diploma davasında 2 ayrı mahkemede yargılamam var. İBB Davası’nın hakimi ise aynı gün benim İBB Davası’nda savunma yapmamı istiyor. Üstelik daha önce en son savunma yapmamı kabul ettiği halde.
Bir insan aynı gün 3 ayrı mahkemede savunmaya zorlanmasının insani bir yönü yok. 110 gündür süren dava sürecinin sonlarına gelmişken mahkeme başkanının 9 Temmuz’da duruşmayı sonlandırma ısrarı düşündürücüdür.
Neden 9 Temmuz ısrarı?
Bu ani kararın sebebi ne?
3 eylemi olan sanıklar 1 tam gün savunma yaparken, 142 eylemden suçladıkları Ekrem İmamoğlu’nun savunması neden kısıtlanıyor?
Bu soruların yanıtı yok. 9 Temmuz sonrası Türkiye’de ne olacak?
“Rakibinden korkan” yine dayanamamış 7 yıllık yönetimimizi eleştirmiş.
İstanbul’u yağma, rant ve talan düzeninden kurtarmamız onun için kâbus olmuş.
Bize hapisteyken bile laf yetiştiriyor.
Ulaşım demişken;
yıllardır yatırım planına almadığınız için yapamadığımız Sefaköy - Beylikdüzü Metrosu’nu ve diğerlerini hızlıca imzalayın da işimize taş koymayın.
Butlancıların görevden almaya çalıştığı İl-İlçe Başkanlarımız ve Kadın Kolları Genel Başkanımız örgütlerimiz tarafından seçilmiştir.
İktidar tarafından atanmış, Parti Meclisi'nde oylanmamış, Tüzüğü yok sayan, partide ve halkta hiçbir karşılığı olmayan küçük bir grubun aldığı kararların siyasi ve hukuki geçerliliği yoktur.
Tüm yol arkadaşlarımız bugüne kadar üstlendikleri onurlu görevleri sürdürmeye devam edecektir.
İmam Hüseyin verdiği eşsiz mücadelenin ardından cuma günü öğleden sonra şehit edildi. Şehit edildiğinde 57 yaşındaydı. "Şehadet anında vücudunda 33 mızrak yarası ve 34 kılıç yarası vardı."
(Taberi, c. 6, sayfa 260)
Yas-ı Matem’in hüznünü birlikte taşıyoruz.
Sohbetlerimiz, Kerbelâ’nın maneviyatı ile yankılanıyor.
Oruçlarımızı dualarla, lokmalarımızı Canlarımızla pay ederek açıyoruz.
Muharrem Ayı, yalnızca bir matem değil;
Aynı zamanda vicdanın, kardeşliğin, adaletin, insan olmanın sesidir..
Hz. Hüseyin ve Kerbelâ şehitlerinin Matemindeyiz.
Onların bıraktığı mirası;
adaleti, merhameti ve hakkaniyeti
yüreğimizde taşımaya devam ediyoruz.
Hakk Eyvallah.
Çok soran olduğu için buraya eklemek istedim. Bugünkü yazıda geçen ve 17 Haziran günü oylanacak olan Avrupa Parlamentosu 2026 Türkiye Raporu’nun taslağına hepiniz ulaşabilirsiniz👇🏾
https://t.co/Yi1bzVglmJ
Zaten yazının içinde de hyperlink olarak var. Bu şu an için resmi belge taslağıdır. Çarşamba itirazlar olursa değişir değişmez onu bilemeyiz.
Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı.
Ormanlar sadece karbon deposu değil, yaşayan ekosistemlerdir.
Karbon Yutak Alanları düzenlemesi üzerine detaylı değerlendirmemiz için: https://t.co/HkRm8TQFAQ
Adaletin, hukukun, hakkaniyetin bittiği; geleceğe dair ümidin tükendiği toplumlarda var olma şevki çöküşe geçer. İnsanlar geleceğe güvenmediği için aile kurmaktan çekinir, doğurganlık düşer, nesiller eksilir ve millet içten içe bir yok oluşa, erimeye sürüklenir.
Liyakatsizliğin pençesinde umudunu da yitiren gençler, devletinden kaçar ve en büyük risklerden biri, beyin göçü başlar. Akıl sürgün edildiğinde devletin nizamı çöker, meydan bir avuç kifayetsiz muhterisle, dalkavuğa kalır.
Güzel ülkemizde bugün olanlar tam da budur.
Sevgili gençler,
Bu yürüyüş; adaletin, liyakatin, özgürlüğün, geleceğin yürüyüşüdür.
Bereketin, refahın, huzurun, sevginin, 86 milyon insanın yürüyüşüdür.
Hep birlikte, Genel Başkanımız @eczozgurozel ile birlikte yürüyelim arkadaşlar.
Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) tarafından hesaplanan Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE), MAYIS 2026 döneminde %2,16 oranında artış göstermiştir.
E-TÜFE endeksinin son 12 aylık artış oranı %53,13 olarak gerçekleşmiştir.
@ENAGRUP
Resulullah (sav) Veda Haccı'ndan dönerken öğle vaktinin sıcağında Gadir-i Hum denen yerde durdu. Büyük gölgelikler kurulmasını emretti. Gölgelikler kurulduktan sonra, herkesin cemaat namazı için toplanmasını buyurdu. Cemaat namazı için toplandık.
Allah Resulü (sav) bizlere bir hutbe okuyarak şöyle buyurdu: Allah-u Teâla bana şu ayeti nazil etti, 'Ey Resul! Sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan peygamberliğini tebliğ etmemiş gibi olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır.' (Maide, 67)
Cebrail, bana burada Rabbimin şu emrini bütün herkese iletmemi emrettiğini bildirdi: 'Ali benim kardeşim, vasim ve halifem, benden sonra İmamdır.' Ben de size tebliğ ediyorum. 'Ben her kimin mevlası isem, bu Ali (as) de onun mevlasıdır. Bu Allah tarafından bana bildirilmiştir."
Partimizin 38. Olağan Kurultayına yönelik mutlak butlan kararı bir saray darbesidir.
Talimatı verenler de uygulayanlar da bellidir.
“Yok hükmünde” dedikleri CHP yönetimi değil, Türk milletinin kutsal iradesidir.
Milli egemenliğe mahkemeler yoluyla baş kaldırılmıştır.
“Türk milleti adına” karar alan mahkeme, milli iradeyi yok hükmünde sayarak Cumhuriyeti ve demokrasiyi imha etmektedir.
Hepiniz yaptığınız hukuksuzlukların hesabını vereceksiniz!
Bu millete kader tayin etmeye kalkanlar, bu ulusun iradesini teslim almaya çalışanlar sizden önce ne yaşadıysa aynısını yaşayacaksınız.
Bugün aynılar aynı yerdedir! Darbeci, yargı kolları başkanı, kukla ve dahili bedhah kayyım! Hepiniz aynı yerdesiniz!
Bizim yerimiz, milli iradeye düşmalık edenlerin yanı olmadı, olmayacak.
Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız.
Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır.
Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye’nin birinci partisi olduk.
Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel’in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz.
Büyük milletim!
“Umutsuz zamanlar yoktur, umutsuz insanlar vardır” diyen Ulu Önder Atatürk’ün takipçileri:
İstikbali, Cumhuriyet’i, demokrasiyi ve geleceğimizi korumak için yaşadığımız zorlukları dert etmeyin.
AYAĞA KALKIN!
Birlikte omuz omuza, sesimizi ve öfkemizi yükseltin!
Milletinden korkan siyaset mühendislerine, koltuk ve güç düşkünlerine, piyonlara, kifayetsiz muhterislere hadlerini bildirelim.
Aziz milletim!
Korkmayacağız!
Her gün huzursuz olmaktan, acı çekmekten bıkmadınız mı?
Eğer susarsak, siyasilerden, spor ve sanat dünyasından, üniversitelerden sonra sıra size, milletimize gelecektir.
Siyasi parti liderleri,
Mesele CHP meselesi değildir!
Hattı müdafa değil, sathı müdafa yapmak zorundayız!
Gerçekten milleti temsil ettiğinize inanıyorsanız, derhal en güçlü şekilde Cumhuriyet’i, demokrasiyi ve adaleti savunmak zorundasınız.
Millet hepimizi çağırıyor ve “artık yapın” diyor!
Bu topraklarda halay da zeybek de horon da dik oynanır. Biz dimdik olacağız ki millet boyun eğmeyecek!
Aklımızla yüreğimizle, vicdanımızla milletçe kazanmak zorundayız.
Hiçbir çılgın, Türk milletine zincir vuramaz!
Gün, milli iradeyi, milli egemenliği, birlik ve beraberliğimizi muhafaza ve müdafa etme günüdür.
Damarlarımızdaki asil kan 86 milyona bunu emretmektedir!
Darbecilere ve işbirlikçilerine inat, mücadeleyi topyekün başlatmak zorundayız.
Milletimizin iradesi, kararlılığı ve yol göstericiliği yegâne rehberimiz olacaktır!
*BÜYÜK TÜRK MİLLETİ DARBEYE TESLİM OLMAYACAKTIR!*
*YA BUGÜN, YA HİÇ!*
Erdoğan zihniyetinin yargı eliyle yürüttüğü siyasi darbelere karşı hep birlikte mücadelede kararlıyız.
Alınan butlan kararı yok hükmündedir. Sadece CHP’ye yapılan bir darbe değildir; Türkiye’ye, demokrasiye, Cumhuriyet’e bir darbedir. Anayasal düzeni yok etmektir.
Mesele ciddidir. Partiler üstüdür. Milletçe Türkiye’ye sahip çıkma zamanıdır.
Türkiye, kendi kendine sürekli sorunlar yaratan sonra da o sorunları çözmeye çalışmak yerine unutturmak için yeni ve daha büyük sorunlar yaratan bir ülkedir.
Ülkeler 4'e ayrılır: Gelişmiş ülkeler, Gelişmekte olan ülkeler, Arjantin ve Türkiye.
Saray koridorlarında alınan karar siyasi ve hukuki olarak yok hükmündedir.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in liderliğinde, Genel Merkezimizde görevimizin başındayız.
Cumhuriyet Halk Partisi'ni darbecilere ve işbirlikçilerine teslim etmeyeceğiz.
Düşününce hep şaşırdığım bir şey, 35 yaşında generaldi, 38 yaşında isyancıydı, 42 yaşında bir cumhuriyet kurdu. 57 yaşında öldü. Ebeveyn kaybı, savaş, göç, yokluk, hastalık… Travmalarla yoğrulmuş, taşınması güç bir ömür…
Atatürk’ün ‘insan’ yanını görmek, benim için Atatürkçülüğün başlangıç noktasıdır. Onu bir insanüstü kahraman değil, acıyı, kaybı ve sorumluluğu omuzlayıp yine de ileriye bakan bir insan olarak görünce, mirasını daha derinden hissederim 🌱