Sayın @Ahmet_Davutoglu ‘nu feshedilen GP’sinin Genel Başkanı diye tanımlama ihtiyacı hissetmişsiniz. Eğer amacınız milletin kimin hakkında soruşturma başlattığınızı bilmesi ise Ak Parti’de Dışişleri Bakanlığı, Başbakanlık yapan @Ahmet_Davutoglu derseniz daha açıklayıcı olur.
Artan mazot fiyatları, küçülen sofralar!
Bir gecede mazota 7 TL 79 kuruş zam yapmak; üretime darbedir, çiftçiye yüktür, nakliyeciye cezadır, esnafın kepengine, milletin sofrasına ateş düşürmektir!
Bugün 90 TL'nin üzerine çıkan akaryakıtın bedeli istasyon tabelalarında değil; tarlada artan maliyetle, pazarda yükselen fiyatla, sofradan eksilen lokmayla ödeniyor.
86 milyon insanımız artık bırakın kemer sıkmayı; nefes almakta zorlanıyor.
Bütçe açığını vatandaşın cebinden kapatmaya çalışan iktidar, “operasyon” gücünü milletimizin cebine değil; enflasyona, faize ve yüksek enerji fiyatlarına karşı göstermelidir.
📌 Şampiyonlar Ligi 2. ön eleme turu | Canlı Anlatım: Fenerbahçe - Gornik Zabrze
1' Maç başladı.
🔔Haberin detayları için tıklayın ⤵
https://t.co/lddBNHtfh8
Adıyaman Belediyesi 2. Yıl Değerlendirmesi Üzerine
Yerel seçimlerin üzerinden iki yıl geçti.
Şehir depremin etkisini halen üzerinden atmış değil. Malesef Adıyaman Belediyesi'ndeki koordinasyon sıkıntıları, uyumsuzluk plansızlık, iş yapabilme becerileri ile sıkıntılar kaotik durumdan kurtulmamıza mani oluyor.
Yerel seçimlerin ikinci yılında yerel yöneticilerimizden beklentimiz hâlâ sorun tespit etmekle uğraşmaları değil, çözüm üretmeleri ve seçim sürecinde verdikleri sözleri yerine getirmeleridir.
Adıyaman Belediyesi tarafından birinci yıl sonunda yapılan kamuoyu değerlendirmesinin ikinci yılda yapılmak istenmemesi vaatleriniz içinde bulunan şeffaflık ve hesap verebilirlik anlayışı ile uyuşmamaktadır.
Bu kabul edilemez.
Bizler Saadet Partisi olarak net bir şekilde ifade ediyoruz: Adıyaman halkı kimseye “mazeret üretme yetkisi” vermemiştir, sorunları çözme yetkisi vermiştir. Oy verilen irade; sorunları büyüten değil, çözen bir yönetim iradesi göstermelidir.
Bugün gelinen noktada sürekli tekrar edilen “kaynak yok”, “destek yok”, “imkân yok” söylemleri artık inandırıcılığını kaybetmiştir. Çünkü bu şehirde yönetim, şartları bilerek, görerek ve kabul ederek göreve talip olmuştur. Buna rağmen hâlâ şikâyet dilinin kullanılması, yönetim zafiyetinin açık göstergesidir.
Açık söylüyoruz: Şikâyet eden değil, çözüm üreten makamdır Belediye başkanlığı.
Eğer bu şartlar biliniyorsa, artık bahane değil; irade ve cesaret göstermek ve fedakârlık yapmak zamanıdır.
Halkımız hâlâ seçim döneminde kamuoyuna açıklanan vaatlerin yerine getirilmesini bekliyor.
* Engelli vatandaşlara 2000 TL para kartı desteği,
* Adıyaman’ın “Emekli Dostu Kent” olması,
* Emeklilere sosyal alanlar ve kış aylarında ısınma desteği,
* Öğrencilere eğitim desteği ve ücretsiz internet,
* İhtiyaç sahibi ailelere HALK KART uygulaması,
* Yeni doğan çocuklara 0–6 yaş süt desteği,
* Raysız Tramvay Teknolojisi (ART) projesi
* Ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran şehir merkezinden Karadağ’a teleferik projesi…
* Bir de dostlar alışverişte görsün anlayışı ile Demokrasi Parkındaki külubelerden birine asılan bir tabela, üç bes masa ve sandalye ile belediye personeline yapılan yemekten birkaç tabak ayırarak yapılan kent lokantası. (Alanın rezerv olarak ilan edilmesi, kapatmak için iyi bir bahane oldu.)
Millete ne fiyatı ile ne de üretim sayısı ile dokunabilen Halk ekmeği.
Bugün soruyoruz: Bu projelerin hangisi hayata geçirilmiştir? Hangisi gerçek bir hizmete dönüşmüştür?
Tüm bunların yanında sahadaki tablo da ortadadır:
Şehir merkezinde hâlâ bozuk ve köstebek yuvasına dönmüş yollar, Birçok mahallede çamura bulanmış sokaklar, yaz-kış devam eden su kesintileri, altyapı sorunları ve özellikle günlük kazılıp kapatılıp tekrar tekrar yapılan hatalar Adıyaman’ın sıradanlaşan gerçeği olmaya devam etmektedir.
Abdurrahman Tutdere ve belediye yönetimine çağrımız nettir:
Adıyaman halkı artık mazeret değil, sonuç görmek istiyor. Bu şehirde yöneticiler; sosyal medyada video çeken, açıklama yapan değil, iş yapan makam olmak zorundadır.
Vatandaş;
* Sorun dinlemekten değil, çözüm görmek.
* Bahane duymak değil, icraat görmek ister.
Bugün gelinen noktada açıkça ifade ediyoruz: Artık söz dönemi değil, icraat dönemidir.
Bizler eleştirmek için değil, bu şehrin hakkını savunmak için buradayız. Doğru yapılan her işin yanında olacağız; ancak verilen her sözün de takipçisi olacağız.
Unutulmamalıdır ki; Millet sözü de unutmaz, hesabı da yarım bırakmaz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Haşim Asnuk
Saadet Partisi Adıyaman İl Başkanı
Bağcılar İlçe Gençlik Kolları Başkanlığı görevine Muhammed Hancı atanmıştır.
Muhammed Hancı başkanımıza ve yönetimine başarılar diler, görevi devreden Selçuk Altan başkanımıza teşekkür ederiz.
BU GECE TRUMP’IN SONU OLACAK!
Çünkü hiçbir güç,
hiçbir tehdit,
hiçbir kibir;
bir medeniyeti bir gecede yok etmeye yetmez.
Medeniyetler bombalarla yıkılmaz.
Medeniyetler tehditlerle silinmez.
Medeniyetler; inançla, hafızayla, direnişle yaşar.
Ama tarih başka bir gerçeği defalarca ispatlamıştır:
Kendini Tanrı yerine koyanlar,
halkların kaderine hükmettiğini sananlar,
“yok ederim” diyenler…
Hep aynı sona yürümüştür.
Firavunlar böyle konuştu.
Nemrutlar böyle tehdit etti.
İmparatorluklar böyle kibirlendi.
Hepsi gitti.
Hepsi yıkıldı.
Hepsi tarihin karanlık sayfalarına gömüldü.
Çünkü zulüm büyüdükçe, çöküş yaklaşır.
Çünkü kibir yükseldikçe, son hızlanır.
Bugün bir medeniyetin ölümünü ilan edenler,
yarın kendi siyasi ve ahlaki enkazlarının altında kalacak.
Bu gece medeniyetler değil,
bu dili kuran zihniyet çökecek.
Medeniyetler kalır.
Halklar kalır.
Hakikat kalır.
Ama zalimler…
her zaman gider.
Şehadeti bu şekilde gören bir insanı öldürdükleri için zafer kazandıklarını zannediyorlar. ABD ve israil çok yakın zamanda kendilerine hazırladıkları sonu görecekler. İşte o zaman nasıl bir hata yaptıklarını anlayacaklar.
Aksa Tufanı başladığında, Netanyahu’nun Müslüman ülke liderlerine şunu söylemişti:
“Çıkarlarınızı ve iktidarınızı korumak istiyorsanız tek bir şey yapmalısınız: Sessiz kalın.”
Ne yazık ki iktidarlarından ve saltanatlarından çekinenler hâlâ suskun; hâlâ ABD ve İsrail’in tüm kötülüklerine destek olmaktadır.
Oysa tarihe geçenler; sığınaklarda saklanmadan yaşayan, cihad eden, ölmekten korkmayan, iktidarını kaybetme endişesi taşımayan liderlerdir.
Yahya Sinvar, Muhammed Dayf, İsmail Heniye ve Ebu Ubeyde gibi şehit olan isimler, bu duruşun sembolü olmuştur.
Ve bugün İran Dini Lideri Ali Hamaney de aynı çizgide duran, bedel ödemekten korkmayan bir lider olarak bu duruşun neticesinde Şehit edilenlerden oldu. Rahmet olsun.
Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyiniz; aksine onlar diridirler, fakat siz anlayamazsınız.