BBC’ye göre, Ukrayna'da kimliği doğrulanan ölü Rus askeri 234 bini aştı.
Nüfusa oranla en yüksek ölüm oranları Tuva, Altay, Başkurdistan ve Tataristan gibi gibi Türk kökenli halklardan.
Buna karşın Moskova ve St. Petersburg'daki kayıplar, bu bölgelere kıyasla 25-30 kat daha düşük.
1980-1988 yılları arasında gerçekleşen İran, Irak savaşında da benzer bir durum yaşanmıştı. İran, Güney Azerbaycan bölgesindeki Türkleri, Irakta Türkmenleri ön cepheye sürmüştü.
Türklerin başkalarının savaşlarında ölmemesi için Milliyetçi büyük Türkiye kaçınılmaz bir gerekliliktir.
10 yaşındaki B.D.Y. verdiği ifadede din dersinin olduğunu, dersin işlendiğini, cumhurbaşkanına da hakaret edilmediğini söylemiş. İfadeyi alan eğitim müfettişlerinin imzalarının yanında minik B.D.Y. önce el yazısı ile adını yazmış, sonra belki de hayatında ilk kez imza atmış.
https://t.co/AzTUdfUlRA
Aktivist: “Yün zulümdür. Koyunlar rahat bırakılmalı.”
Çiftçi: “Nerede rahat bırakılmalı?”
Aktivist: “Bir yaşam alanında.”
Çiftçi: “Ne yaparak?”
Aktivist: “Sadece koyun olarak yaşayarak.”
Çiftçi: “Koyunlar on bin yıldır sürekli uzayan yün üretmeleri için yetiştiriliyor. Eğer onları kırkmazsam aşırı ısınırlar, sinek larvaları derilerine yerleşir ve kendi yünlerinin içinde acı çekerek ölürler.”
Aktivist: “O zaman yün üretmeyen koyunlar yetiştirin.”
Çiftçi: “Yetiştirdik. Onlara muflon deniyor. Sardinya’daki kayalıklarda yaşıyorlar. Galler’deki bir tepede kırk dakika bile hayatta kalamazlardı.”
Aktivist: “Yine de hayvanları kıyafet için kullanmamamız gerektiğini düşünüyorum.”
Çiftçi: “Üzerindeki kazak neyden yapılmış?”
Aktivist: “…geri dönüştürülmüş polyester.”
Çiftçi: “Yani plastik. Her yıkamada mikro lif bırakıyor. O lifler filtrelerden geçip nehirlere, balıklara ve sonunda sana ulaşıyor. Kullanım ömrü bitince de yüzlerce yıl çöplükte kalıyor. Benim koyunumun yünü ise 18 ayda toprağa karışıyor ve bu bahar yeniden uzadı.”
Aktivist: “Ama koyun buna onay vermedi.”
Çiftçi: “Kırkım bittiğinde gözleri kapalı şekilde uzanıyordu. Sonra kalkıp tekrar otlamaya devam etti. Nasıl hissettiğini ona sormanı önerirdim ama şu an meşgul. Ve bence cevabını çoktan verdi.”
Milli Mücadele'nin ilk kurşununu atan Hasan Tahsin'i gören Hasan Rasim Us anlatıyor:
🔻Bir genç var orada. Dedi ki ''Karşı koyalım''.
🔻''Nasıl karşı koyarız?'' dediler.
🔻''Basbayağı karşı koyarız, silahla karşı koyarız'' dedi.
🔻''Bu kim?'' dedim Şevki Bey'e.
🔻''Bu Gazeteci Hasan Tahsin. Hukuk-u Beşer gazetesini çıkaran arkadaş'' dedi.
🔻Heyecanla söylüyorum; mütemadiyen silahla müdafaa edelim.
🔻''Ya ölürüz'' dedi Vasıf Bey. ''Sefalet içinde yaşamaktansa ölmek daha hayırlıdır, ölelim ne var?'' dedi.
Türkiye’de pek konuşulmayan bir gerçek. Konu aslında çok katmanlı ama size İtalyadan bir örnek. Tarım rayına oturmadan Türkiye sanayide rekabetçi olamaz! Bir de bu açıdan bakın…
Sadece gazetecilik yaptığım için tutuklandığım dosyanın ilk duruşmasında gözaltına alınırken yaşadığım hukuksuzlukları dile getirince mahkeme hakimi bile bu kadar da olmaz demiş olacak ki mahkeme olarak suç duyurusunda bulunmaya karar vermişti.
Telefon sinyalime hakimlik kararı olmadan bakıldığını düşünüyorum araştırılsın, log kayıtlarına bakılsın demiştim. Ancak savcı hiçbir araştırma yapmadan dosyayı kapattı. Log kayıtları dahi incelenmedi.
Benim bu ülkede hukuksuzluklara itiraz etme, hakkımı arama şansım yok anlaşılan. Tüm hukuksuzlukların muhatabı ol ama sakın itiraz etme deniyor. Ey adalet neredesin?
Bir içerik üreticisi, PKK’lıların Japonya’yı nasıl cehenneme çevirdiğini paylaştı:
“Japonya’da yaşayan bir hırt, ehliyetsiz araç kullanırken bir Japon’u öldürüyor.
Olay yerine giden milletvekilleri, hırtlar tarafından kovalanıp sonunda bir yerde durdurulup arabadan indiriliyor.
Bunun üzerine araştırma yapan Japon halkı, hepsinin PKK sempatizanı olduğunu görüyor.”
Kütahya'da evi hakkında yıkım kararı alınan 74 yaşındaki teyzemize kamulaştırma bedeli olarak 550 bin TL ödenecekmiş.
Ne yapacak bu teyzemiz? Nereye gidecek?
Nusaybinde, Surda sokaklara hendekler kazan ve devlete başkaldıran mahallelere Türk milletinin parasıyla sıfırdan ev verenler, bu teyzemize neden malının değerini bile vermez?
#UnutmaTürk
Tuncelili bir Kürt vatandaş, Kürt sorunu olmadığını savundu:
• 33 yaşında, Tuncelili bir Kürt olarak ülkemi çok seviyorum.
• Kürt sorunu diye bir şey tanımıyorum çünkü yok.
• LGS’de derece yapıp Anadolu Lisesi’ne gittim. Üniversitede bilgisayar mühendisliği kazandım. KPSS’den atandım. Kimse bana “Sen Kürt’sün biz Türkleri alıyoruz” demedi.
• Savcı kuzenim var Kürt. Geçmişte ülkenin Kürt başbakanı vardı. Milletvekillerinin yarısı Kürt. Galericilerin, inşaatçıların yani en zenginlerin çoğusu Kürt.
•“Devlet bana şu konuda ayrımcılık yapıyor” deyin hak vereyim ama yok. Siz g*tünüzden uyduruyorsunuz.
Ticaret Bakanlığı, Tarım Bakanlığı’na adeta kayyum atanmış. Geçen sene soğanlar tarlada kaldı, uyardım yapmayın seneye bunun acısı çıkar dedim ve nurtopu gibi bir soğan krizini kucağımızda bulduk. İyi seyirler
Yaban hayvanları için 20 farklı bölgeye su bidonu yerleştiren vatandaş;
🔹 Bahçemdeki geyiklerin su bidonlarımı açmaya çalıştığını gördüm.
🔹 Ondan sonra karar aldım.
🔹İnsanoğluna yardımı kaldırdım, hayvanlara yardım edeceğim.
Eski İçişleri bakanı Süleyman soylunun canlı yayında ümit Özdağ hakkında ağır ifadelerinden sonra ümit ozdag İçişleri bakanlığına gitmiş sen don lastiği satarken ben akademide ders veriyordum adam dediği anlar tekrar gündem oldu.
📌90'lı yıllar, Türkiye gayriresmi bir şekilde Bosnalı Mücahitlere silah gönderiyor. 6 Kişilik SAT Komando timimiz bir köyde Sırpların tecavüzüne uğrayan 17 yaşındaki Emine isimli bir kıza rastlıyorlar. Emine'nin intikamını almadan dönmek içlerine sinmiyor.
Bosna'daki gizli operasyonu Emekli SAT Komandosu Namık Ekin şöyle anlatıyor...
Türk bir gün mutlaka intikamını alır...
#tarih #cumartesi #BosnaHersek #Srebrenitsa
SADAT için çalıştığını söyleyen Osman Görer, kuruma girişini ve 15 Temmuz gecesini anlattı: ''O gece tahminimce 200 kadar SADAT elemanı sahadaydı. Ben 10 kişilik timdeydim. Tüm şehitlerin sorumlusu SADAT'tır.''