Bu dünyanın, sırtında kardeşini taşıyan o yorgun ağabeyleri seyretmeye artık tahammülü kalmadı…
Çünkü bazı yükler omuzlara değil, insanlığın vicdanına ağır geliyor.
Fatih Tezcan cezaevine girdiğinde onunla alakalı X'te ne zaman bir etiket açılsa, ilk ben yazardım: "Fatih Tezcan'a özgürlük." diyerek. Paylaşımlarım da bayağı bir etkileşim almıştı; 10 bin beğeni, 2 bin retweete ulaşan paylaşımlardı.
Bunu size neden mi anlatıyorum?
En yakınım, birinci derece akrabam olan ve FETÖ'cülükten atılan bir teğmen akrabam, bana özelden, "Abi, yapma etme. Bak, bu Fatih Tezcan'ı sen bilmiyor olabilirsin. Buna o kadar destek verme." diye yazmıştı.
Ben de ona, "Benim kime destek verip vermeyeceğimi sorgulayacak en son kişi sensin." diye cevap verip, 15 Temmuz gecesi Tayyip Erdoğan'ın dizinin dibinde olan Fatih Tezcan'ın bu fotoğrafını ona atmış ve demiştim ki:
"Sizinkiler o gün Erdoğan'a suikast düzenlerken, onun ta dibine kadar girip canını ortaya koyan adamın geçmişi beni ilgilendirmez. Ben gördüklerime bakarım."
Deyip onu engellemiştim.
Demem o ki; ben Tamar Tanrıyar'ın geçmişine bakmam. Son bir senedir CHP ile alakalı yaptığı paylaşımlara bakarım.
Tanju Özcan'ın sevgilisini patlatan o, Özkan Yalım'ın sevgililerini patlatan o, jet kerhaneyi patlatan o, Manisa'daki petrol istasyonundaki Muhittin Böcek'in verdiği rüşveti ilk patlatan o, geçen gün Yunanistan'da evlenen iki CHP'li vekilin daha önce otel odasına birlikte girerken çekilmiş görüntülerini servis eden o, Veli Ağbaba'nın yediği naneleri servis eden o, teleferik kazası olduğu gün CHP'lilerin, Özgür Özel'in, Ali Mahir Başarır'ın ve Veli Ağbaba'nın yat sefası videosunu ifşalayan o... Daha böyle onlarca video paylaştı ve bu videolar on milyonlarca kez görüntülendi.
Şimdi çıkmış bir gazeteci, "Tamar Tanrıyar ne yaptı ki?" diyor. "Tiyatro izlediniz." diyerek kadının başarısını küçümsemeye çalışıyor.
Peki sizler ne yaptınız? Kimi ifşa ettiniz?
Çıktınız ekranlara, lay lay lom... Dağılın.
Bizleri hafife almayınız. Bizler kimin ne olduğunu değil, alayınızın ciğerini biliyoruz.
Bana kim lazım? CHP darbe üstüne darbe yerken, bu darbelerin şiddetini artıran gazeteci lazım. Bunu yapan kim? Son bir senedir Tamar Tanrıyar. Gerisi beni alakadar etmez.
Yok, bizim içimize girmiş de sonra AK Parti'ye çakacakmış da...
Geçin onları...
Milletvekili Cevdet Akay ihbarda bulundu,
Bakan’a dosya verdi:
- Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar’ın atanması sonrası kardeşlerinin mal varlıkları muazzam bir şekilde artı.
- Sübvansiyonlu krediler Mehmet Baki Çakar ve Kamuran Çakar’ın kurduğu şirketlere aktarıldı.
Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, "Buradaki en büyük hayırsever benim!" deyince .
Cumhurbaşkanı Erdoğan ikaz ediyor:
"Koskoca devlet bankası, bırak sen. Ben verdim deme, Devlet verdi.
Bazen devlet kurumları hava atıyorlar da diyorum ki Millet verdi Devlet verdi sizler de aracı oldunuz❗️"
Hollanda üzerinden İsrail'e silah sevkiyatı yapılmasını protesto eden insan hakları aktivistleri, Rotterdam'da demir yolunu kapattı.
Polis, aktivistleri gözaltına aldı.
Ziraat Bankası memlekette reklam yaptıracağınız adam mı kalmadı da,
Savunma Sanayisine Yardım Yapmamak için kart limitini 99.000 düşüren Mustafa Sandal mı kaldı
Yazık be size @ziraatbankasi
🚨AK PARTİ TABANINDAN BÜYÜK TEPKİ!
Ziraat Bankası, savunma sanayiine yıllık 750 lira ödeme yapmayı reddeden Mustafa Sandal ile reklam filmi çekti.
Bunun üzerine AKP’li vatandaşlar Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar’a yoğun tepki göstererek Çakar’ı istifaya davet etti.
Sayın @ziraatbankasi yetkilileri, Mustafa Sandal'a reklam müziği yaptırmak için kaç para akıttınız?
Bu ülkenin savunma sanayine bir kuruş destek vermemek için, dalga geçip kredi kartı limitini düşüren herife, bu milletin kaç parasını akıttınız?
Ya da Savunma sanayimize kaç para katkı yaptınız?
O reklam müziği yayından çekilene, bu sorulara cevap verene kadar peşinizi bırakırsak ne olsun?
Haluk Levent, 6 Şubat depreminde AHBAP üzerinden toplanan 7.000.000.000 TL'lik (158 milyon dolar) bağışın nerelere harcandığının hesabını kuruşu kuruşuna vermeli.
Devletin kurumlarını AHBAP üzerinden itibarsızlaştırmaya çalışan tüm oluşumlar hesap vermeli!
HESAPLARIM
KAPATILIYOR!
https://t.co/Jo92VmKdENŞKANI’NI DÜN YİNE ISRARLA
ÖVDÜM VE “BAKALIM BUGÜN
BAŞIMA NE GELECEK” DEDİM?
BİNGO!.. HESAPLAR GİTTİ!!!
BU BİR “İLK”TİR!
Tamar Tanrıyar'a bizim mahalleden saldıranların olayı; dadanmışların, adanmışlara saldırması olayıdır.
TAMAR TANRIYAR NE YAPTI?
Yaklaşık bir senedir CHP'li hırsızları, sapıkları ve rüşvetçileri ifşa etti.
Hiç kimseden korkmadan... Kelle koltukta.
Sonra bir adım ileri gitti.
"Sahibi FETÖ'den aranan firari olan, yılın 365 günü Cumhurbaşkanına, hükûmete, Müslümanlara ve AK Parti seçmenine hakaret eden Sözcü paçavrasını niye dağıtıyorsunuz?" dedi.
Başta Sözcü olmak üzere karşı mahallenin elemanları, zaten gıcık oldukları Tamar Tanrıyar'a saldırdı. Onların işi bu. Normal.
Peki bizim mahalledekiler ne yaptı?
"Vay efendim, sen 15 Temmuz Kahramanı MEDYA için nasıl böyle şeyler söylersin?" diyerek saldırıya geçtiler.
Biri çıktı, "Newzuhur (yeni yetme)." dedi.
Öbürü, "Magazin figürü, Televoleci." dedi.
Beriki, "Zaten Ermeni." dedi.
Diğeri ise geçmişiyle vurmaya kalktı.
Bunları söyleyenler, daha düne kadar Tamar Tanrıyar'ın CHP'yi rezil ettiği videoları beğenip paylaşan, alkış tutan; bizim mahallenin, "Bizden." dediğimiz elemanlarıydı.
Mevzunun muhatabı ise, "Sen kim oluyorsun, bilip bilmeden konuşuyorsun? Yasal zorunluluğumuz var. Gazeteyi dağıtmazsak ceza yeriz. Biz 15 Temmuz kahramanıyız, sen kimsin?!" diye çıkıştı, küplere bindi.
Hâlbuki, Hz. Peygamber'e hakaret ettiği gerekçesiyle Leman dergisinin dağıtımını tek taraflı feshetmişti.
Peki aslında olması gereken neydi?
Adı geçen medya grubu ve ona destek veren bizim mahallenin yazar-çizer takımı, ekran yüzleri; kadını itibarsızlaştırmak yerine:
"Bak kardeşim, hemşehrim (her neyse)...
O işler öyle olmuyor. Biz de Sözcü grubunun gazetelerini dağıtmak istemiyoruz ama ortada yasal sözleşme var, yükümlülüklerimiz var.
Dağıtmazsak ceza alırız, lisansımız iptal edilir." deselerdi, mevzu hiç buralara kadar gelmeyecekti.
Ama onlar, ihlasla yaklaşmak yerine Tamar Tanrıyar'a hakaret etmeyi ve küfür etmeyi tercih ettiler.
Hâl böyle olunca da, CHP'li haramzadeleri ifşa ettiği için AK Parti tabanının, Reisçilerin gönlüne taht kuran Tamar Tanrıyar'a yapılan saldırıya haklı olarak tepki verdik.
Ben yine Tamar Tanrıyar'ın tarafındayım.
Yok daha dünkü çocukmuş, yok projeymiş, yok arkasında acaba kimler varmış...
Bırakın bu işleri.
Ben bugün yaptıklarına bakarım.
CHP'li hırsızları ve sapıkları ortaya çıkarıp rezil etti mi? Etti.
Cumhurbaşkanımıza "Canım feda." dedi mi? Dedi.
Gerisi lafügüzaftır.
Allah'a emanet olun.
Cümleten Hayırlı Geceler..
Tamar Tanrıyar'a bizim mahalleden saldıranların olayı; dadanmışların, adanmışlara saldırması olayıdır.
TAMAR TANRIYAR NE YAPTI?
Yaklaşık bir senedir CHP'li hırsızları, sapıkları ve rüşvetçileri ifşa etti.
Hiç kimseden korkmadan... Kelle koltukta.
Sonra bir adım ileri gitti.
"Sahibi FETÖ'den aranan firari olan, yılın 365 günü Cumhurbaşkanına, hükûmete, Müslümanlara ve AK Parti seçmenine hakaret eden Sözcü paçavrasını niye dağıtıyorsunuz?" dedi.
Başta Sözcü olmak üzere karşı mahallenin elemanları, zaten gıcık oldukları Tamar Tanrıyar'a saldırdı. Onların işi bu. Normal.
Peki bizim mahalledekiler ne yaptı?
"Vay efendim, sen 15 Temmuz Kahramanı MEDYA için nasıl böyle şeyler söylersin?" diyerek saldırıya geçtiler.
Biri çıktı, "Newzuhur (yeni yetme)." dedi.
Öbürü, "Magazin figürü, Televoleci." dedi.
Beriki, "Zaten Ermeni." dedi.
Diğeri ise geçmişiyle vurmaya kalktı.
Bunları söyleyenler, daha düne kadar Tamar Tanrıyar'ın CHP'yi rezil ettiği videoları beğenip paylaşan, alkış tutan; bizim mahallenin, "Bizden." dediğimiz elemanlarıydı.
Mevzunun muhatabı ise, "Sen kim oluyorsun, bilip bilmeden konuşuyorsun? Yasal zorunluluğumuz var. Gazeteyi dağıtmazsak ceza yeriz. Biz 15 Temmuz kahramanıyız, sen kimsin?!" diye çıkıştı, küplere bindi.
Hâlbuki, Hz. Peygamber'e hakaret ettiği gerekçesiyle Leman dergisinin dağıtımını tek taraflı feshetmişti.
Peki aslında olması gereken neydi?
Adı geçen medya grubu ve ona destek veren bizim mahallenin yazar-çizer takımı, ekran yüzleri; kadını itibarsızlaştırmak yerine:
"Bak kardeşim, hemşehrim (her neyse)...
O işler öyle olmuyor. Biz de Sözcü grubunun gazetelerini dağıtmak istemiyoruz ama ortada yasal sözleşme var, yükümlülüklerimiz var.
Dağıtmazsak ceza alırız, lisansımız iptal edilir." deselerdi, mevzu hiç buralara kadar gelmeyecekti.
Ama onlar, ihlasla yaklaşmak yerine Tamar Tanrıyar'a hakaret etmeyi ve küfür etmeyi tercih ettiler.
Hâl böyle olunca da, CHP'li haramzadeleri ifşa ettiği için AK Parti tabanının, Reisçilerin gönlüne taht kuran Tamar Tanrıyar'a yapılan saldırıya haklı olarak tepki verdik.
Ben yine Tamar Tanrıyar'ın tarafındayım.
Yok daha dünkü çocukmuş, yok projeymiş, yok arkasında acaba kimler varmış...
Bırakın bu işleri.
Ben bugün yaptıklarına bakarım.
CHP'li hırsızları ve sapıkları ortaya çıkarıp rezil etti mi? Etti.
Cumhurbaşkanımıza "Canım feda." dedi mi? Dedi.
Gerisi lafügüzaftır.
Allah'a emanet olun.
Cümleten Hayırlı Geceler..