Ve yeni kitap…
Cumhuriyet, liyakattir.
Cumhuriyet, her çocuğun düş kurabildiği bir sabahın adıdır.
Atatürk’ün mucizesidir, Cumhuriyet.
Cumhuriyet, doğudaki yoksul bir köyden bilim ve devlet insanı yetiştiren; Anadolu’nun fakir bir köyünden, kimsesizleri Cumhurbaşkanlığı makamına çıkaran rejimin adıdır.
Bu kitapta, engellerle, nankörlüklerle dolu yolculukta yaşananları ve Cumhuriyet’i okuyacaksınız.
https://t.co/Ub8xbzaZwR
@inkilapkitabevi
-Cumhuriyet, liyakattir. Her çocuğun düş kurabildiği bir sabahın adıdır.
-Cumhuriyet, doğudaki yoksul bir köyden bilim ve devlet insanı yetiştiren; Anadolu’nun fakir bir köyünden, kimsesizleri Cumhurbaşkanlığı makamına çıkaran rejimin adıdır.
-Atatürk’ün mucizesidir Cumhuriyet…
#kitap @inkilapkitabevi
https://t.co/uDhqXTaNvS
19 Mayıs’ta Samsun’a adımını atan yolcu, 27 Aralık 1919’da Ankara’ya ulaştı.
222 gün 222 gece…
Mustafa Kemal’in en buhranlı günleri.
Bu kitap, işte o 222 günün hikâyesidir.
38 yaşındaki kahramanın öyküsüdür.
Mustafa Kemal’in yürüdüğü o yolların izlerine baktığınızda, kendi hayatınıza kadar uzanan o ölüm kalım mücadelesini görebilesiniz diye…
Siz, çocuklarınız, torunlarınız…
Ve gelecek kuşaklar için yazılmıştır.
Link
⬇️
https://t.co/dXB9kRrokj
#Atatürk #222günkızılcagün @inkilapkitabevi
Ve yeni kitap…
Cumhuriyet, liyakattir.
Cumhuriyet, her çocuğun düş kurabildiği bir sabahın adıdır.
Atatürk’ün mucizesidir, Cumhuriyet.
Cumhuriyet, doğudaki yoksul bir köyden bilim ve devlet insanı yetiştiren; Anadolu’nun fakir bir köyünden, kimsesizleri Cumhurbaşkanlığı makamına çıkaran rejimin adıdır.
Bu kitapta, engellerle, nank��rlüklerle dolu yolculukta yaşananları ve Cumhuriyet’i okuyacaksınız.
https://t.co/Ub8xbzaZwR
@inkilapkitabevi
19 Mayıs’ta Samsun’a adımını atan yolcu, 27 Aralık 1919’da Ankara’ya ulaştı.
222 gün 222 gece…
Mustafa Kemal’in en buhranlı günleri.
Bu kitap, işte o 222 günün hikâyesidir.
38 yaşındaki kahramanın öyküsüdür.
Mustafa Kemal’in yürüdüğü o yolların izlerine baktığınızda, kendi hayatınıza kadar uzanan o ölüm kalım mücadelesini görebilesiniz diye…
Siz, çocuklarınız, torunlarınız…
Ve gelecek kuşaklar için yazılmıştır.
Link
⬇️
https://t.co/dXB9kRrokj
#Atatürk #222günkızılcagün @inkilapkitabevi
Eğitimin bir amacı da, tarih bilinci, vatan sevgisi ve yurttaşlık sorumluluğu kazandırmak değil mi?
Çocukların Atatürk’ü anma törenlerine katılmasını sağlamak için sınav koymaya gerek yok.
Onların yüreğinde bir çiçektir Mustafa Kemal…
10 Kasım, sadece bir takvim yaprağı değil…
Bir milletin, kendisini esaretten kurtaran ve bağımsız bir vatan bırakan kurucusuna duyduğu saygının ifadesidir.
12 Haziran 1919 saat 17.00…
Millî Mücadele Yolculuğu’nda, Mustafa Kemal Paşa Havza’dan Amasya’ya gelir.
Amasya Müftüsü Hacı Tevfik Efendi, şu sözlerle karşılar:
“Paşam, bütün Amasya emrinizdedir. Gazanız mübarek olsun.”
Bu cümle, yalnızca bir “hoş geldiniz” sözü değildi. Anadolu’nun Millî Mücadele’ye vereceği desteğin işaretiydi.
1919…
Anadolu işgal altında.
İstanbul Hükûmeti, Anadolu’da başlayan Millî Mücadele’ye karşı.
Mustafa Kemal ve arkadaşları, bütün yokluklara rağmen bağımsızlık mücadelesini örgütlemeye çalışır.
İşte o günlerde Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi, Mustafa Kemal'in yanında yer alır.
Ankara Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin kuruluşuna öncülük eder.
Millî Mücadele'ye karşı çıkarılan fetvalara, Anadolu'daki din adamlarıyla birlikte karşı çıkar.
Bağımsızlık hareketini savunur.
Maddi imkânlarıyla da mücadeleye destek verir.
İstanbul Hükûmeti tarafından görevinden alınır, idama mahkûm edilir.
Ama geri adım atmaz.
Çünkü onun için vatanın bağımsızlığı, makamından da canından da önemliydi.
Atatürk, Millî Mücadele'yi yalnızca askerle kazanmadı.
Amasya Müftüsü Hacı Tevfik Efendi…
Amasya Sultan Bayezid Camii müderrisi Abdurrahman Kâmil Efendi…
Rıfat Börekçi gibi din adamlarıyla…
Hamdullah Suphi gibi aydınlarla…
Anadolu'nun kahraman kadınlarıyla, köylüleriyle, öğretmenleriyle kazandı.
Farklı düşüncelerden, farklı toplumsal kesimlerden insanlar vardı.
Ama hepsini birleştiren ortak bir ülkü vardı:
Bağımsız ve özgür bir vatan!
“Vefa imandandır!”
10 Kasım, sadece bir takvim yaprağı değil…
Türk milletinin bağımsızlık mücadelesine, vatanı kanıyla yeşerten kahramanlara ve Cumhuriyet’i kuran iradeye saygı göstermek demektir.
Ve unutulmamalıdır:
Atatürk demek; umut, umut, umut demektir…
Ve Atatürk, bu milletin ebedi lideridir.
10 Kasım, sadece bir takvim yaprağı değil…
Türk milletinin bağımsızlık mücadelesine, vatanı kanıyla yeşerten kahramanlara ve Cumhuriyet’i kuran iradeye saygı göstermek demektir.
Ve unutulmamalıdır:
Atatürk demek; umut, umut, umut demektir…
Ve Atatürk, bu milletin ebedi lideridir.
Atatürk, Millî Mücadele'yi yalnızca askerle kazanmadı.
Amasya Müftüsü Hacı Tevfik Efendi…
Amasya Sultan Bayezid Camii müderrisi Abdurrahman Kâmil Efendi…
Rıfat Börekçi gibi din adamlarıyla…
Hamdullah Suphi gibi aydınlarla…
Anadolu'nun kahraman kadınlarıyla, köylüleriyle, öğretmenleriyle kazandı.
Farklı düşüncelerden, farklı toplumsal kesimlerden insanlar vardı.
Ama hepsini birleştiren ortak bir ülkü vardı:
Bağımsız ve özgür bir vatan!
“Vefa imandandır!”
1919…
Anadolu işgal altında.
İstanbul Hükûmeti, Anadolu’da başlayan Millî Mücadele’ye karşı.
Mustafa Kemal ve arkadaşları, bütün yokluklara rağmen bağımsızlık mücadelesini örgütlemeye çalışır.
İşte o günlerde Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi, Mustafa Kemal'in yanında yer alır.
Ankara Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin kuruluşuna öncülük eder.
Millî Mücadele'ye karşı çıkarılan fetvalara, Anadolu'daki din adamlarıyla birlikte karşı çıkar.
Bağımsızlık hareketini savunur.
Maddi imkânlarıyla da mücadeleye destek verir.
İstanbul Hükûmeti tarafından görevinden alınır, idama mahkûm edilir.
Ama geri adım atmaz.
Çünkü onun için vatanın bağımsızlığı, makamından da canından da önemliydi.
12 Haziran 1919 saat 17.00…
Millî Mücadele Yolculuğu’nda, Mustafa Kemal Paşa Havza’dan Amasya’ya gelir.
Amasya Müftüsü Hacı Tevfik Efendi, şu sözlerle karşılar:
“Paşam, bütün Amasya emrinizdedir. Gazanız mübarek olsun.”
Bu cümle, yalnızca bir “hoş geldiniz” sözü değildi. Anadolu’nun Millî Mücadele’ye vereceği desteğin işaretiydi.
Eğitimin bir amacı da, tarih bilinci, vatan sevgisi ve yurttaşlık sorumluluğu kazandırmak değil mi?
Çocukların Atatürk’ü anma törenlerine katılmasını sağlamak için sınav koymaya gerek yok.
Onların yüreğinde bir çiçektir Mustafa Kemal…
10 Kasım, sadece bir takvim yaprağı değil…
Bir milletin, kendisini esaretten kurtaran ve bağımsız bir vatan bırakan kurucusuna duyduğu saygının ifadesidir.
-Cumhuriyet, liyakattir. Her çocuğun düş kurabildiği bir sabahın adıdır.
-Cumhuriyet, doğudaki yoksul bir köyden bilim ve devlet insanı yetiştiren; Anadolu’nun fakir bir köyünden, kimsesizleri Cumhurbaşkanlığı makamına çıkaran rejimin adıdır.
-Atatürk’ün mucizesidir Cumhuriyet…
#kitap @inkilapkitabevi
https://t.co/uDhqXTaNvS