Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu aktivistlerine uluslararası sularda gerçekleştirilen saldırıya ilişkin yargı süreci kararlılıkla devam etmektedir. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 2026/108 Esas sayılı dosyasında, aralarında Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch’in de bulunduğu 35 sanık hakkında kovuşturma yürütülmektedir.
Dosya kapsamında Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch hakkında “Soykırım” suçundan 14 Temmuz 2026 tarihinde verilen yakalama emirleri doğrultusunda, Adalet Bakanlığımızca uluslararası seviyede aranmaları amacıyla kırmızı bülten yayımlanması İçişleri Bakanlığımızdan talep edilmiş, ilgili evrak Dışişleri Bakanlığımıza iletilmiştir.
Binyamin Netanyahu ve Afek Moskovitch; Gazze’ye insani yardım ulaştıran sivillere uluslararası sularda silahlı müdahale ve aktivistlerin alıkonulmasına ilişkin eylemler kapsamında “İnsanlığa Karşı Suç”, “Soykırım”, “Nitelikli Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma”, “Kasten Yaralama”, “Eziyet”, “Mala Zarar Verme”, “Nitelikli Yağma” ve “Ulaşım Araçlarının Kaçırılması” suçlarından yargılanmaktadır.
Gazze’de soykırım politikası yürüten Netanyahu yönetiminin dokunulmaz ve hesap sorulamaz olduğu yönündeki anlayışı hiçbir suretle kabul etmiyoruz. Gazze’de işlenen suçların üzerinin örtülmesine, sorumluların cezasızlık zırhıyla korunmasına müsaade etmeyeceğiz. Ulusal ve uluslararası hukukun bütün imkânlarını kararlılıkla kullanacağız.
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan'ın liderliğinde Filistin halkının, mazlumların ve insanlık vicdanının yanında dimdik durmaya devam edeceğiz. İnsanlığa karşı suç işleyenlerin hukuk önünde hesap vermesi için gereken bütün adımları kararlılıkla atacağız.
Biz Suriye başta olmak üzere coğrafyamızın hiçbir köşesinde artık savaş, çatışma, gerilim görmek istemiyoruz.
Yer altı, yer üstü zenginliklerimizin artık savaş baronlarının ceplerine akmasını istemiyoruz.
Kardeşlerimiz açlıkla, kıtlıkla, yoksullukla boğuşurken “bir damla petrolü oluk oluk akan insan kanından daha değerli gören” materyalist zihniyetin daha fazla palazlanmasını istemiyoruz.
Hep birlikte kazanalım, aydınlık geleceğimizi hep birlikte inşa edelim, barışın ve istikrarın egemen olduğu bir bölgede hep beraber yan yana, huzur içinde yaşayalım istiyoruz.
Etnik kökenine, dinine, mezhebine bakmaksızın bu bölgede akan kanın durmasını; ölümlerin, katliamların artık son bulmasını istiyoruz.
Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii ayrımı yapmaksızın bir olmayı, iri olmayı, diri olmayı istiyor; bunun için samimiyetle gayret gösteriyoruz.
Terörsüz Türkiye sürecimizin gayesi, hedefi, menzili işte budur.
Terörsüz Bölge idealinin altını çizmemizin sebebi budur.
Bir asır önce yaşanan acıların tekerrür etmemesi için önümüze kurulan tuzaklara düşmeyecek, provokasyonlara prim vermeyeceğiz.
Bizi bölmek, parçalamak, birbirimize düşman eylemek isteyenlere inat kenetlenmiş şekilde aydınlık yarınlara birlikte yürüyeceğiz.
Bugün güncel tartışmalara ışık tutması için Türkiye’nin nasıl kurulduğunu, hangi temeller üzerine inşa edildiğini, Türkiye Büyük Millet Meclisinin nasıl açıldığını bilmeyenlere 1920 tarihli bu telgrafı özetleyerek ve sadeleştirerek bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum.
Bu ülkeyi kuran esas irade budur.
Türkiye işte bu telgrafta vücut bulan hassasiyetleri korumak, yaşatmak, yüceltmek, her türlü saldırı karşısında bu değerleri muhafaza ve müdafaa etmek, nihayetinde de istikbale güçlü bir şekilde taşımak için kurulmuştur.
İslam’la müşerref olduğumuz günden beri kurulan devletlerimizin üzerinde yükseldiği değerler manzumesi işte bunlardır.
Elhamdülillah Müslüman’ız, Muhammed ümmetindeniz.
Bin yıldır ilay-ı kelimetullahın sancaktarlığını yapan Türk milletindeniz.
Bugün Şam’da, Suriye’nin yeni yönetiminin lideri Ahmed Şara ile bir araya geldik.
Yıllar sonra gerçekleştirdiğimiz bu ziyaret, Suriye halkı için yeni, umut dolu bir dönemin ilk adımı olacaktır.
Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde, Türk milleti ve devleti dar gününde Suriyeli kardeşlerini yalnız bırakmadı. Bugün de Suriye halkının yanındayız. İhtiyaç duydukları her alanda desteğe hazırız.
Suriye için önceliğimiz; ülkede istikrarın ve güvenliğin temini, terörün bertaraf edilmesi, ulusal uzlaşıya ulaşılması, ekonomik kalkınmanın sağlanması ve ülkelerinden yıllardır ayrı olan Suriyelilerin yurtlarına geri dönebilmesini sağlayacak koşulların yaratılmasıdır.
Türkiye; güvenli, özgür, müreffeh ve bölge barışına katkıda bulunan bir Suriye’nin kurulabilmesi için her türlü katkıyı verecektir.
14 yıl boyunca verdikleri mücadeleye bizzat şahit olduğum Suriyeli kardeşlerimizi daha güzel günlerin beklediğine yürekten inanıyorum.
Misafirperverliklerini özlemişiz.
İşgal altındaki Gazze’de masum çocukları ve sivil halkı katledenlerin ne Türkiye’yi ne Sayın Cumhurbaşkanımızın adını ne de özgürlük ve demokrasi kavramını ağızlarına almak hadlerine değildir.
Defalarca sandıkta aziz milletimizin temiz oylarıyla seçilen, demokrasi ve kalkınma yolunda ülkemize sayısız eser ve hizmetler kazandıran, zalimlerin yüzüne karşı hakkı haykırmaktan hiç bir zaman geri durmayan Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yaşamaktan ve kendisinin yol arkadaşları olmaktan onur duyuyoruz.
Her şeyin güzel olacağı gün; Filistin halkının özgürlüğüne kavuştuğu, Netanyahu yönetiminin ise mazlum ve savunmasız bir halka karşı işledikleri suçların karşılığını uluslararası hukuk önünde bulacağı gündür.
İsrail’in NAZİ kafalı Dışişleri Bakanı Katz’ın Devletimizi ve Cumhurbaşkanımız Sn Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan açıklaması bir soykırımcı katilin hezeyanıdır.
Soykırımcı hükümetin Dışişleri Bakanı olan Katz, demokrasi ve özgür dünya adına konuşabilecek son kişi bile değildir.
Cumhurbaşkanımızın izlediği Filistin politikası, özgür dünyanın gerçek iradesidir. Özgür dünyanın gür sesi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır.
Nazilerin ve katillerin sesi ise Netanyahu ve Katz gibilerdir.
Netanyahu hükümeti, işledikleri soykırım suçları nedeniyle er ya da geç yargılanacaktır.
Israel Katz’ın, Dışişleri Bakanlığı yapmak yerine, ülkemizi ve Sayın Cumhurbaşkanımızı kendi hezeyanlarına sürekli konu etmesi tam bir hastalık halidir.
Kabinedeki varlığı, iftira ve yalan kusma saplantısından ibaret olan bu şahıs soykırımcı Netanyahu Hükümeti’nin hadsizlik ve arsızlık abidesidir.
Buraya bak, katil ruh hastası!
Sen Recep Tayyip Erdoğan’ın ismini, masumların kanını emdiğin o kirli ağzına aldıkça biz kendisini daha fazla desteklemeye, daha kararlı bir şekilde arkasında durmaya devam edeceğiz.
Sizin gibi eli kanlı soykırımcı katillerden Sayın Cumhurbaşkanımızın da ülkemizin de öğreneceği tek bir şey yoktur!
Filistinli kardeşlerimize yönelik işlediğiniz katliamların, uyguladığınız bu rezil soykırımın hesabı elbet bir gün sorulacak!
Avrupa Futbol Şampiyonası’nda Avusturya’yı yenerek çeyrek finale yükselen A Millî Futbol Takımımızı yürekten tebrik ediyorum.
#BizimÇocuklar’a şampiyonluk yolunda başarılar diliyorum. 🇹🇷🇹🇷🇹🇷 ⚽️
Pençe-Kilit Harekâtı bölgesinde 12 Ocak 2024 tarihinde bir üs bölgemize sızmaya çalışan teröristlerle çıkan çatışmada beş kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, üçü ağır sekiz kahraman silah arkadaşımız da yaralanmıştır. Yaralılarımız hastaneye sevk edilmiş ve tedavilerine başlanmıştır.
Temasta ilk belirlemelere göre 12 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Bölgede operasyonlar devam etmektedir.
Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır, yaralılarımıza da acil şifalar dileriz.
Cumhuriyet Bayramımızı Cumhuriyetimizin 100. yılına yaraşır bir coşkuyla kutladık. Bu coşkuyu paylaşan milletime teşekkür ediyorum.
Bu vesileyle, 30 Ekim Pazartesi okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerimizin 1 günlüğüne tatil edilmesi kararı aldığımızı bildirmek isterim.
Gelecek 5 sene boyunca Türkiye Cumhuriyeti’nin şanını ve şerefini korumak, itibarını artırmak, adını tüm dünyada yüceltmek için bütün gücümüzle çalışmaya söz veriyoruz.
Gayret bizden, tevfik Allah’tan… Türkiye Yüzyılı’nın inşası için Bismillah! 🇹🇷