🔴 Milyonlar nasıl kazıklandı?
⁉️ Temmuz ayında milyonlar önceden tasarlanmış bir mahsup makinesinin kurbanı oldu.
✂️ Kamu emekçisi toplu sözleşmesindeki tuzak hüküm nedeniyle milyonlarca memur, memur emeklisi ve sosyal yardım alan yurttaş resmi enflasyondan 4,24 puan daha düşük zam aldı. Bu durum işçilerin kıdem tazminatını da etkiledi.
📌 Temmuz 2026’da kamu emekçisi/görevlisi (memur) maaşlarına ve emeklilerinin aylıklarına yapılan artış %13,52 olarak açıklandı.
⁉️ Aynı dönemde, yani 2026’nın ilk altı ayında TÜİK’in açıkladığı resmi enflasyon%17,76 idi.
✂️ Memurun ocakta aldığı %11 zam, temmuzda enflasyon farkından düşüldü. Enflasyon %17,76, zam %13,52! Kaybın adı “mahsup makinesi”!
✂️ Fatura sadece memura değil, 65 yaş aylığından engelli maaşına, evde bakım parasından kıdem tazminatına milyonlara çıktı.
📌 Toplu sözleşmedeki tek bir hüküm, memurdan engelliye, yaşlıdan kıdem tazminatı alacak işçiye milyonlarca insanı enflasyonun altında bıraktı.
‼️ Masada temsil edilmeyen milyonlar, masada alınan bir kararla enflasyona ezdiriliyor. AKP’nin dezenflasyon programına büyük katkı!
❌ Bu bir hesap hatası değil, bir tasarımdır. Ocak 2026’da verilen %11 zam, enflasyon farkından düşüldü. O zam değildi, avanstı. 8. dönem toplu sözleşmesinin zam dilimleri %11-7-5-4 diye azalarak gidiyor. Yani AKP hükümetinin dezenflasyon hedefi doğrudan toplu sözleşmeye yazılmış durumda.
📌 Toplu sözleşme zammı enflasyon hedeflemesine bağlanmış durumda. Ancak enflasyon hedefi üç yıldır tutmuyor.
🧮 Fiyatlar resmi olarak %17,76 artarken maaşlar %13,52 arttı. Başka bir ifadeyle temmuz ayında memurların maaşı enflasyon kadar artırılmadı; sadece ocak ayında peşin verilen artış mahsup edilerek enflasyon farkı ödendi. Aradaki 4,24 puanlık makas bir hata değil.
➡️ Sorumlu, ucube toplu sözleşme düzeninin ürünü olan 8. dönem toplu sözleşme hükmünün ta kendisi. Toplu sözleşmedeki “mahsup makinesi” işledi ve milyonların 4,24 puanını biçti.
⁉️ Bunun etkisi sadece memurlarla sınırlı kalmadı; 65 yaş aylığından engelli maaşına, kıdem tazminatı tavanından evde bakım yardımına kadar milyonlarca insanın geliri bu düşük orana bağlandı.
⁉️ Peki bu makas nereden çıkıyor, bu mahsup makinesi nedir?
Ayrıntılar @BirGun_Gazetesi yazımda👇🏾
Memleket ve hürriyet şairi Nazım Hikmet 75 yıl önce emperyalistlere duyduğu öfkeyi ve anti emperyalistlere duyduğu güveni böyle anlatmıştı.
75 yıl sonra anti-emperyalist mücadele NATO'ya ve Trump'lara karşı aynı ruhla sürüyor!
Anti-emperyalistlere, tornacı Rahmi'lere selam olsun!
@aykiri HDP, Mayıs 2016'da dokunulmazlıkların kaldırılmasına yönelik Anayasa değişikliğine karşı sert bir muhalefet yürüttü. Oylamayı Anayasa'ya açık bir ihlal, sivil siyasete darbe ve partilerini tasfiye girişimi olarak nitelendirdi. Genel Kurul'da teklife ret oyu verdi.
VİCDAN BUTLANA KARŞI!
BUTLANCILARA KARŞI YURTTAŞ BOYKOTU!
Butlancılara karşı her yurttaş karınca kararınca bir şeyler yapabilir, insani ve demokratik tepkisini gösterebilir.
Butlancılar insani, kişisel, edebi, sanatsal ve bilimsel her alanda TECRİT ve BOYKOT edilmeli!
İnsan içine çıkamaz hale getirilmeli.
Herkesin kendi çapında butlancılara karşı yapabileceği bir şeyler var!
➡️ Butlancıları ve destekçilerini sosyal medyada takip etmemek veya takipten çıkmak
➡️ Etkileşime girmemek, engellemek
➡️ Varsa selamı sabahı kesmek
➡️ Edebi-sanatsal-görsel eserlerinizi kullanmalarına izin vermemek (pek çok sanatçı bunu yapıyor)
➡️ Bilimsel çalışmalarınızı, açıklamalarınızı, araştırmalarınızı kullanmalarına izin vermemek.
➡️ İmza toplamak, açıklama yapmak! VİCDAN BUTLANA KARŞI!
Şaka değil!
Temmuz ayında 19 milyon civarında işçi sıfır (0) zam alacak.
6 milyonu aşkın memur ve memur emeklisi de resmî enflasyonun 4-5 puan altında zam alacak!
Memleketin asıl meselesi budur.
Şaka değil!
Temmuz ayında 19 milyon civarında işçi sıfır (0) zam alacak.
6 milyonu aşkın memur ve memur emeklisi de resmî enflasyonun 4-5 puan altında zam alacak!
Memleketin asıl meselesi budur.
Butlan operasyonu ve koltuk hırsı bunları örtüyor!
AKP’nin ekonomi politikasının yarattığı tahribat konuşulamıyor.
Butlancılar sadece bir siyasi operasyonun ortağı olmakla kalmıyor, memleket gündemini de saptırıyor.
Düşün milletin yakasından!
TEMMUZ AYINDA 19 MİLYON İŞÇİYE ZAM YOK!
Temmuz ayında 19 milyona yakın işçi zam alamayacak. Memurlar ve memur emeklileri ise enflasyonun 4-5 puan altında zam alacak.
Temmuz ayında asgari ücrete zam yapılmaması milyonların enflasyonun altında ezilmesine yol açacak.
Ayrıntılar @BirGun_Gazetesi yazımda
https://t.co/2Du7YfuyZi
Emek Araştırmaları Derneği’nin ilk araştırma raporu yayınlandı. Dr. Fatih Güngör tarafından hazırlanan bu rapor, “Türkiye’de İş Teftişi: Denetlenmeyen Sermaye, Dizginlenmeyen Sömürü” başlığını taşıyor.
https://t.co/TTQAXay4BS
Mutlak butlan, toplumsal muhalefeti “makbul bir ebedi muhalefet partisine” hapsetme girişimdir.
- Hedef yalnızca bir parti değil, halkın değişim umududur.
Mutlak butlanın asıl faturası!
- Mutlak butlan, toplumsal muhalefeti “makbul bir ebedi muhalefet partisine” hapsetme girişimdir.
- Hedef yalnızca bir parti de��il, halkın değişim umududur.
- Mutlak butlan operasyonu başarılı olursa halkın kendi yaşamını değiştirme umudu, demokratik yollarla ekonomik gidişatı dönüştürme umudu ciddi bir darbe alacaktır.
Asıl amaç, mevcut düzeni kalıcı hâle getirmek ve toplumsal değişim ihtimalini yok etmek, sandığı ve demokrasiyi tıpkı anayasa ve devlet kurumları gibi göstermelik hale getirmektir.
Mesele sadece bir siyasi demokrasi ve siyasi parti meselesi olarak görülemez, konu vatandaşın, işçinin, çalışanın ve emeklinin kaderiyle doğrudan ilgilidir.
Operasyon başarılı olursa asgari ücretin artma ihtimali, emekçilerin yaşama ve çalışma koşullarını iyileştirme umudu, sendikal hakların genişleme umudu, enflasyonun kalıcı biçimde düşme beklentisi ve emeklinin refahının iyileşme ihtimali zayıflayacaktır.
“Butlan darbesi” başarılı olursa demokrasi rafa kalkar ve demokrasi rafa kaldırıldığında, halkın hakları da rafa kalkar.
Hakkını arayan emekçiye yöneltilen baskı ile ana muhalefet partisine dönük operasyon aynı sürecin birbirinden ayrılmaz parçalarıdır
Mutlak butlan ile hedeflenen mutlakiyettir.
Demokrasinin ve hukukun son kırıntıları da ortadan kalktığında sıra, hakkını arayan ve refah talep eden vatandaşa gelecektir.
Bu yüzden bu süreç, bir partinin iç meselesi değil doğrudan bir demokrasi, hukuk ve adalet sorunudur.
Toplumsal muhalefetin farklı kesimlerini birbirinden ayıran tali tartışmalara saplanmadan, “armudun sapı, üzümün çöpü” demeden hukuka, sandığa, seçime ve halk iradesine birlikte sahip çıkmak gerekiyor.
Çünkü bu operasyonun hedef aldığı şey yalnızca bir parti değil, hepimizin geleceğidir. Ona karşı tahkimat da ancak hep birlikte kurulabilir.
Butlanın asıl hedefini ve faturasını unutmadan ortak akıl ve ortak mücadele hattı şarttır.
Bu kepazelikte tutumuz belli olsun diye yazdım.
Ayrıntılar gerçekleri yazdığı için tutuklanan @ismailari_'nın gazetesi @BirGun_Gazetesi'inde
EMEKLİ BAYRAM İKRAMİYESİ:
NE İDİ, NE OLDU, NE OLMASI LAZIM?
2018'de asgari ücretin yüzde 62'si olan bayram ikramiyesi 2026'da asgari ücretin yüzde 14'üne geriledi.
Bayram ikramiyesinin 2018'de asgari ücrete oranını koruması için en az 17 bin 500 lira olması gerekir!
@muratemirchp @altansancar21 Merhaba, şehirlerin İstanbul'a uzaklıkları gözden geçirir misiniz? sanırım maddi hata var. Örneğin İzmir - İstanbul 480 Km.
🔴 AKP döneminde en düşük emekli aylıkları çakıldı!
📌 Aralık 2002'de en düşük memur emekli aylığının kişi başına gelire oranı yüzde 82,3'tü, en düşük işçi emekli aylığının ise yüzde 56,2'ydi.
✂️ TÜİK 2025 yılı kişi başına geliri 59 bin 300 TL olarak açıkladı. Buna göre 2025 yılının ikinci yarısındaki emekli aylıklarını esas aldığımızda,
⬇️ En düşük memur emekli aylığının kişi başına gelire oranı 2025'te yüzde 32,2'ye,
⬇️ En düşük işçi emekli aylığının kişi başına gelire oranı 2025'te yüzde 28,5'e düşmüş.
✂️ AKP döneminde memur emeklisi yaklaşık 50 puan, işçi emeklisi 38 puan kaybetmiş.
🧮 2026 yılında beklenen aylık kişi başına gelir 75 bin TL civarındadır. Varın 2002'deki payını koruması için en düşük memur ve işçi emekli aylığının ne olması gerektiğini siz hesaplayın!
Not: Veriler ortalama resmi veriler olup tekil durumları yansıtmaz. Kaynak ve açıklama grafiğin altındadır.
Her kim ki "emekliye bayram ikramiyesi için, emekli aylıkları için kaynak yok" diyor, YALAN söylüyor.
Kaynak var. Hükümet zaten kaynak yaratır!
Nitekim sermaye için yaratıyor, faiz için yaratıyor ama halk için yaratmıyor.
Mesele budur.
Her kim ki "emekliye bayram ikramiyesi için, emekli aylıkları için kaynak yok" diyor, YALAN söylüyor.
Kaynak var. Hükümet zaten kaynak yaratır!
Nitekim sermaye için yaratıyor, faiz için yaratıyor ama halk için yaratmıyor.
Mesele budur.
Kaynak yok diyenlerin suratına aşağıdaki tabloyu çarpmak lazım.
Bayram ikramiyelerine ayrılan kaynak bütçede devede kulak olmuş.
Faiz ödemeleri arşa çıkmış!
"Kaynak yok, emekliye yapılan ödemeler yük" diyen YALAN söylüyor, halkı aldatıyor!
📌 "Laikliği birlikte savunuyoruz” açıklamasına imza atan isimlerin bir kısmı emniyet tarafından ifade vermeye çağrıldı
🔴 İfadeye çağrılanlar arasında 90 yaşındaki Prof. Dr. Korkut Boratav da var
https://t.co/DnQ3KHQpfr
AVUKAT ÖMER KAVİLİ'NİN YANINDAYIZ❗️
Bir haber paylaşımı nedeniyle hakkında “kamu görevlisine hakaret” isnadıyla dava açılması hukuksuzluğunun ardından, meslektaşımıza yöneltilen “akıl sağlığı raporu” dayatmasını kınıyoruz.
#GeziyeÖzgürlük
Gezi Davası tutukluları 1400 Gündür Cezaevinde!
4 YIL OLDU!
4 kere Gezi Davası'ndan beraat eden 18 ay Cezaevinde tutsak edilen mimar Mücella Yapıcı (@MucellaYapici):
"Gerçekten uzun süredir büyük bir adaletsizlikle karşı karşıyayız. Bu adaletsizlik artık sadece bizim hissettiğimiz bir durum değil;
Anayasa Mahkemesi kararlarıyla da tescillenmiş durumda. Önemli AYM kararları olmasına rağmen süreç hâlâ ilerlemiyor.
Yıllar geçti. İddianameleri neredeyse unutur hale geldik.
Sevgili dostlarım, biliyorsunuz Tayfun özellikle çok ciddi sağlık sorunlarıyla mücadele ediyor. Artık özgürlüğünden bu kadar uzun süre mahrum bırakılması kabul edilemez. Aynı durum içerideki diğer arkadaşlarımız için de geçerli. Üstelik ortada açık Anayasa Mahkemesi kararları var. Bu kararlar, yargılamanın adil olmadığına ve hukuka aykırılıklara işaret ediyor.
Milletvekili seçilmiş bir arkadaşımız hakkında da AYM kararları bulunuyor. Buna rağmen tahliye gerçekleşmiyor. Eğer burada bir şaibe aranacaksa, bu şaibe yargı sürecindedir; içeride bulunan arkadaşlarımızda değil.
İşin en acı tarafı ise şu: Toplum olarak bu adaletsizliklere alışmaya başlıyoruz. Sosyal medyada paylaşıyoruz, tepki gösteriyoruz ama gerçek anlamda güçlü bir toplumsal sahiplenme ortaya koyamıyoruz. Oysa adalet mücadelesi hâlâ sürüyor. Adalet nöbetlerimiz devam ediyor ancak ne yazık ki istenilen kitleselliğe henüz ulaşabilmiş değiliz.
İçerideki arkadaşlarımız haklı olduklarını biliyor. Ama milyonlarca insanın barışçıl ve son derece meşru taleplerine sahip çıkmaz, bu hukuksuzlukları kanıksarsak, yarın hiçbirimizin güvencesi kalmaz. Bugün gazetecilerin gözaltına alındığını, yargılandığını görüyoruz. Bu adaletsizlik yayılıyor.
Şunu açıkça söylemek isterim: İçerideyken dışarıda olmak da kolay değil. Bu yük hepimizin omzunda. Ben tüm basın emekçilerinden, tüm vicdan sahibi insanlardan bu hukuksuzlukla barışmamalarını, bunu kanıksamamalarını ve güçlü bir şekilde ses çıkarmalarını bekliyorum.
Buradan Bakırköy’e ve tüm arkadaşlarımıza sevgi ve saygılarımı gönderiyorum.
Onlar direniyorlar. Bu direnişin karşılığının verilmesi, hukukun gereğinin yapılması gerekiyor. Eğer yavaş yavaş alışır, susarsak kaybederiz.
Umarım bu basın toplantısı adalet talebimizi yeniden ve daha güçlü bir şekilde duyurmamıza vesile olur.
Geldiğiniz için hem kendi adıma hem de arkadaşlarım adına hepinize teşekkür ediyorum."
TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, (@tmmobist) Gezi Davası kararının 1400. gününde yaptığı açıklamada, tutuklu bulunan Tayfun Kahraman, Can Atalay, Çiğdem Mater, Mine Özerden ve Osman Kavala’nın serbest bırakılması çağrısında bulundu.