Kıymetli arkadaşlar yeni bir sürece giriyoruz. Bu hafta yeni parti ile ilgili somut gelişmeler yaşanacak. Artık biz bizeyiz! Liderimiz Özgür Özel'in sesini ve haklılığını herkese duyurmamız için beğenilerinize ve takibinize ihtiyacımız var.
Beğenin, takip edin, paylaşın... Dayanışmayı hep birlikte büyütüp iktidara birlikte yürüyelim!
Levent Üzümcü ülkesi karanlığa gömülmek istenirken buna sessiz kalmayan bir aydındır. Bunun bedelini ödetmek için gözaltına aldılar. Düşünmek, düşündüğünü söylemek anayasal bir haktır. Ayrıca insan olmanın şartıdır. Bu ülkede insan olmak, düşünmek yasak mı…
📍Bugün İBB Davası’nda 15,5 milyon insanın oyuyla Cumhurbaşkanı adayı seçilen Ekrem İmamoğlu, ciddi bir hukuksuzluğa maruz kaldı. Sizler için özetliyorum. NATO Ankara Zirvesi’nden dolayı araya kaynamasın:
— Hakim, Ekrem İmamoğlu’ndan savunmasına başlayıp kısa bir süre içerisinde (yarın) bitirmesini istedi.
— İmamoğlu da “aylarca bekledim, 2000 küsür yıl cezayla yargılanıyorum, neden savunmamı kısıtlıyorsunuz” dedi.
— Hakim ısrar etti, Ekrem İmamoğlu da savunmasını 1 günde bitiremeyeceğini söyledi.
— Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, “o zaman susma hakkımı kullanıyorum yazacağım, çıkın dışarı” diyerek İmamoğlu’nu salondan çıkarttı.
Bakın bir Ceza Avukatı olarak söyleyeyim: Bu savunma hakkına açıkça bir müdahaledir. 1 hafta da savunma yapsa siz sanığı bölemezsiniz.
Özellikle böylesi büyük bir davada kimseden apar topar savunma yapmasını bekleyemezsiniz. İmamoğlu’nun kısılan sesini herkese duyuralım!
Ya susup oturacak ve sıranın “hiçbir şey yapmasanız bile” size gelmesini bekleyeceksiniz.
Ya tam da Deniz’in yaptığı gibi Saray’ın kendinden olmayan kim varsa yok etmeye and içtiği bu berbat rejime karşı çıkacak ve konuşacaksınız.
Susmayın.
👇🏽
Deniz Göktaş derhal serbest bırakılsın.
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
24 yıldır kurmaya çalıştıkları korku duvarı 2 şaka ile yıkıldı. Kızgınlıkları bu yüzden.
O ters kelepçeli görüntüde muhtemelen Deniz Göktaş "neşemizi çalamazlar ya" deyip gülerek görüntü verdiği için arkadan yüzünün görünmediği ikinci bir çekim yapılmıştır :)
Pelin'e destek boynunuzun borcu!
Hocaları tarafından yüksek lisansa kabul edilen Gümüşdağ’ın kaydı, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklandığı 19 Mart sürecinde anayasal hakkını kullanarak eylemlere katıldığı bahane edilerek üniversite tarafından kabul listesinden ÇIKARTILDI!
Sera Kadıgil:
“Yeterince çok kişi tutuklanırsa biteriz sanıyorlar.
Ekrem’i alırsın, Özgür çıkar. Özgür’ü alırsın, Sera çıkar, Ali çıkar.
Çıkarız biz, bitmeyiz. Halkın yaktığı çoban ateşi asla sönmez.” 🔥✊🏻
Timur Soykan: "Şimdi yeni ihraç dalgasının geldiği söyleniyor. Hatta bugün çok önemli isimlerin ihraç edileceği yönünde bilgiler kulağımıza geliyor. Bana gören bilgilere göre bugün alacakları ihraç kararında Özgür Özel de var.
Gerçekten çok dramatik değil mi? 13 tane seçim kaybetmiş, referandumlar kaybetmiş, mühürsüz oyları kabul edip rejimin değişmesine ön ayaklık etmiş, 2023'teki seçimleri kaybederek Türkiye'nin tarihini tamamen bir karanlığa sürüklemiş Kemal Kılıçdaroğlu, genel başkan olarak girdiği ilk seçimde AKP'yi yenerek partisini birinci parti yapan genel başkanı ihraç edecek..."
ÇOK GÜZEL KIRMADAN İNCİTMEDEN YAZMIŞ. YÜREĞİNE SAĞLIK ❤️
“Bir Kadından Bir Cumhuriyet’in Kadınına”
Selvi Kılıçdaroğlu’na Açık Mektup
Sayın Selvi Kılıçdaroğlu,
Size bu mektubu yazmak, başlı başına ağır bir sorumluluk.
Çünkü hitap ettiğim kişi yalnızca bir siyasetçinin eşi değil…
Bir döneme tanıklık etmiş, Cumhuriyet tarihinin en çalkantılı yıllarında metanetle yanında durmuş, Türkiye’nin kaderine eşlik etmiş bir kadınsınız.
Ama artık bu hikâyenin sessiz tanığı olmakla yetinilmeyecek bir noktadayız.
Çünkü söz konusu olan artık sadece bir koltuk değil.
Bir partinin değil sadece…
Bir ülkenin vicdanı, direnci ve rotasıdır kaymakta olan.
Sayın Hanımefendi,
Türkiye tarihi, nice liderler gördü.
Kimi, bir dönemi aştı; kimi, o dönemin enkazı altında kaldı.
Ama her biri, bir zamanın kaderini elinde tuttu.
Eşiniz Kemal Bey, bu ülkenin demokratik hafızasında önemli bir yer edindi.
12 Eylül sonrası suskunluğa bürünmüş sosyal demokrasiyi yeniden görünür kıldı.
Kürt meselesinden Alevi kimliğine, devlet içi yapıların açılımına kadar pek çok risk aldı.
Ancak artık tarihin çizgisi başka bir yöne akıyor.
Ve direnilen şey bir iktidar değil; bir değişim arzusu, bir tazelenme ihtiyacı.
CHP, kurucu felsefesi gereği sadece bir parti değildir.
Bir rejimin, bir kültürün, bir direnişin adıdır.
Ve bu yapı, ilk kez bu kadar ivmelenmişken…
Gençlerin yeniden umutla baktığı, kadınların sesini duyurduğu, Anadolu’da yeniden toprağa ayak bastığı bir döneme girilmişken…
Şimdi bu yükselişi, bu dinamizmi kişisel bir hesaplaşmaya kurban etmek…
Bütün bir geçmişe ihanet değil de nedir?
Sayın Selvi Hanım,
Tarih, yalnızca büyük savaşları değil, küçük suskunlukları da yazar.
Ve bazen susmak, en büyük destek biçimidir.
Bu destek artık vicdanları yoruyor.
Ben sizi yıllar içinde, hep güçlü duruşunuzla izledim.
Sade ama etkili, geri planda ama anlamlı…
Şimdi o zarif duruşu bir adım daha öne çıkarma zamanı.
Bir kadın olarak,
Bu ülkenin yorgun ama direnen evlatlarından biri olarak,
Size içten ve samimi bir çağrı yapıyorum:
Eşinize söyleyin.
Bu hikâyenin sonu, kaybettiği seçimlerle değil, çekildiği yerde kazandığı onurla yazılsın.
Giderken devleti, adaleti, muhalefeti dizayn etmeye değil,
Yeni nesle yol açmaya gitsin.
Biliyoruz ki, her zaferin önünü açan biri vardır.
Bazen bu bir lider olur.
Bazen bir kadın.
Bazen sadece bir eş.
Şimdi size düşen, bir seçim değil;
Bir uyarı, bir telkin, bir vicdanın sesidir.
Bir cumhuriyet kadını olarak, tarihin kırılma anlarından birinde susmak,
Yalnızca susmak değildir.
Bu mektup bir öfke değil.
Bu bir çağrıdır.
Bize kalan son umudun, yok yere heba edilmesine karşı yazılmış bir tarih notudur.
Saygılarımla,
Bir Cumhuriyet Kadını
Handan Atamer Engin