İnsan soyunun en büyük düşmanı ABD Emperyalist Haydut Devletinin ve onun en önemli yerel uygulayıcılarından olan Tayyip’in, Bohçalı’nın, Öcalan'ın Türkiye'yi BOP-Yeni Sevr çerçevesinde üç parçaya bölme planı aksamaksızın sürüyor.
Ve daha önce de defalarca belirttiğimiz gibi CHP'nin kurumsal varlığını yok etmeyi amaçlayan tüm operasyonlar, bu aşağılık plan çerçevesinde yol temizliği yapılması amacını taşıyor. Çünkü ABD Emperyalist Haydudu, CHP tabanındaki Kuvayimilliyeci, Mustafa Kemal-İnönü Geleneğini ve Laik Cumhuriyet'i savunan kitleyi bu hainane projeye ikna edemeyeceğini çok iyi biliyor.
Ama şundan emin olalım:
Şu anda CHP kitlesinin bir şemsiye olarak altına sığındığı Özgür Özel ve İmamın Oğlu Ekrem ekibi bir anda “Biz bu BOP Açılımına karşıyız. Bu bir ihanet açılımıdır. Bu, Türkiye’nin Yeni Sevr çerçevesinde parçalanması açılımıdır. Bu, ABD’nin planıdır, bunu yöneten ABD’dir, Thomas Barrack’tır” dese, ABD Emperyalist Haydudunun oyunu bozulur. Ve yine emin olalım ki bu ekibi destekleyen kitlenin oranı hızla artar, yüzde 50’yi geçer.
Ama ne yazık ki Yeni CHP de tepeden bağlanmış durumda. CHP'nin tepesinde bunları diyebilecek yürekte, çapta, kapasitede, kalibrede, bilimde, bilinçte, cesarette insanlar yok.
Kaçak ve de Haram Saray’ın Tayyip nam Hafızı, en önemli iş olarak CHP’yi tarumar edip bütünüyle tehlikeli bir siyasi rakip olmaktan çıkarmayı görüyor. Şu kesin bir gerçek ki bu Hafızın derdi günü CHP’yi darmaduman etmek.
Edirne’de Selimiye’nin tadilat sonrası açılışına gidiyor binlerce kişilik koruma ordusu ve avanesiyle birlikte. Orada yaptığı “Allah’la aldatma” yani din sömürüsü, din alıp satma işi kesmiyor Hafızı. Kendini tutamayıp yine CHP’ye saldırıyor.
Malûm ya, Hafız ölünceye kadar Kaçak ve de Haram Saray’ında günde 40-50 milyon TL harcayarak devran sürmek, öldükten sonra da veliaht olarak atadığı Bilal Oğlan’ı yerine geçirmek istiyor. Saltanatım sürsün, işlediğim binbir suçun hesabının sorulması da böylece engellensin diye düşünüp davranıyor. Bir yandan da Amerikalı efendisinin kendisine verdiği BOP görevini hiç ihmal etmeden yapmaya çalışıyor.
Fakat bu kanunsuzluk, adaletsizlik, vicdansızlık onu kurtaramayacak. Halkımızın kanını kuruttu, nefesini kesti ettiği, ettirdiği çapul, sömürü ve soygunla. Cehennem acıları içinde yanan kitleler tsunamiden, doludan, yangından kaçar gibi artık bunların kötülükten başka hiçbir şey olmayan iktidarından, saltanatından kaçıyor. Kitle tabanı gittikçe eriyor böylece. Bu sebeple de onu ne Amerika’ya ettiği hayâsızca ihanet dolu hizmet, kuklalık kurtarabilecek ne de bu kanunsuzlukları ve de zulümleri.
Bu “Bin Yılın Felaketi ve Kötülüğü” Tayyipgiller iktidarı yolun sonuna yaklaştı. İşlediği binbir suçtan dolayı bağımsız ve tarafsız yargının önünde hesap verme vakti gelip çatacak bunlar için. Muhakkak olacak bu. Halkımız mutlaka o günleri görecek.
Umutsuzluğa da karamsarlığa da yer yok. Mücadeleye devam…
Silivri’deki İmamın Oğlu Ekrem, 13 sene çömezliğini yaptığı, amigoluğunu yaptığı TESEV’ci, Sorosçu Kemal’e “Dahili bedhah kayyım diyorum ben ona”, diyor.
Günaydın hafız, demek lazım bu İmamın Oğluna. Yeni mi anladın sen Sorosçu’nun “bedhah” (sürekli kötülük düşünen, kötülük isteyen) olduğunu?
Ülen alayınız ABD kuklası, ABD hizmetkârı, BOP’çu, dahili bedhahlarsınız…
Özgür Özel’le de Kaçak ve Haram Saray’ın Sultanı Tayyip nam hafızla da onun kaset tutsağı, yürüyen ceset Arkadan Bohçalı’sıyla da Amerikancılık ortak paydasında yan yana gelir ya da üst üste binersiniz.
İdeolojik olarak ne farkınız var sizin Sorosçu Kemal’den?
Bir tek konuda ayrılığımız var diyebilir misiniz?
Diyemezsiniz değil mi?
Aranızdaki, koltuk kavgasından ibaret.
Ve de alayınız; sahibiniz, kuklacınız ABD Emperyalist Haydudunun BOP’unun Türkiye ayağının hayata geçirilmesi için birbirinizle yarış halindesiniz. Ve de alayınız, efendinizin verdiği bu ihanet görevini, “Terörsüz Türkiye”, “barış, demokrasi, kardeşlik” cart curt masallarıyla ve allayıp pullamalarla canhıraş bir çabayla yerine getirmeye çalışıyorsunuz.
Şu anki emanetçin Özgür Özel “el yükseltiyor” bu konuda. Sense “Daha da hız verilmesi gerekir bu işe”, diyorsun. Tüm gayretiniz, halkımıza ve ülkemize hizmete değil, ABD Emperyalist Haydudunun gözüne girmeye yöneliktir. Çünkü adınız gibi biliyorsunuz; ondan icazet, “meşruiyet” almayan hiçbir ekip Türkiye’de iktidar olamaz.
Bak, Özgür Özel hafız, Tayyip’in diplomasızlığını yeni söyler oldu. Oysa 2 sene önce Mecliste, önünde ceket iliklemiş, tüm CHP Meclis Grubuyla birlikte “hazırol”da durarak Tayyip’i alkışlamıştı. İnsan anımsamadan edemiyor hallerinize bakınca:
Merhum şairimiz Hayaloğlu’nun deyişiyle “Nereden baksan tutarsızlık, nereden baksan ahmakça…”
Buna bir kelime de biz ekleyelim: Nereden baksan haince…
Ülkemiz o denli büyük bir karanlığın içine itildi ki 24 yıldan bu yana, “Bin Yılın Felaketi ve Kötülüğü” demek olan hainler haini Tayyipgiller’den vatanımızı ve halkımızı kurtarabilmek için “Denize düşen yılana sarılır” atasözü kapsamında size oy verdik, sizi destekledik onlara karşı. Ve desteklemeye de devam edeceğiz.
Biz, malûm, siyasi ikbal peşinde değiliz. Bizim tüm siyasi hayatımız boyunca önceliğimiz, ülkemizin tam bağımsızlığı ve halkımızın mutluluğu olmuştur. Tüm düşünce ve davranışlarımızı bu anlayış belirler bizim.
Özgür Özel, 30 Mayıs'ta Ankara Güvenpark'ta otobüs üzerinde yaptığı konuşmada ne dedi?
“Diplomasız Erdoğan, mazbatasız CHP başkanı istiyor” dedi.
Evet, gerçekten de bugüne kadar yaptığı önemli bir cesaret çıkışıydı bu. Ama arkasını getiremedi...
Demek ki Özgür Özel, Tayyip’in diplomasız olduğunu biliyormuş. Tabiî bu kesin gerçekliği namuslu olmak ve aydın olmak kaydıyla herkes biliyor.
Peki, şimdi soralım Özgür Özel'e:
Diploma yoksa, Anayasa Madde 101’e göre ne olur hafız?
Sen bunu söyleyemiyorsun ama biz söyleyelim:
Bir; ortada meşru bir Cumhurbaşkanı olmaz.
İki; meşru Cumhurbaşkanı olmayınca onun atadığı “Bakanlar”ın da meşruiyeti kalmaz.
Tayyip'in Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Yüksek Seçim Kurulu, HSK gibi kurumlara atadığı bürokratların da hiçbir geçerliliği olmaz.
Tayyip’in verdiği bütün ihalelerin, yaptığı bütün sözleşmelerin, bütün anlaşmaların hepsi boş düşer, yok hükmünde olur, çöp hükmünde olur.
Ve ayrıca Tayyip, bir sahte diploma uydurup, onunla kendisini yüksekokul bitirmiş gibi gösterip seçime girdiğinden dolayı “Resmi Evrakta Sahtecilik” ve “Nitelikli Dolandırıcılık” suçu işlemiş olur, işlediği binbir suça ilaveten.
Peki Özgür Özel, Tayyip'in diplomasızlığını söylüyor da bunun ne anlama geldiğini neden söyleyemiyor?
Bu sorunun cevabını da işleyen bir zihinle, özgür aklıyla düşünen içtenlikli insanlarımıza bırakalım...
Biz ilk cildi 2016’da yayımlanan “Kanunsuzlar” adlı üç cilt, bin sayfayı aşkın kitap yayımlamışız. Bu Tayyipgiller’in Anayasayla, kanunla zerre ilgisi olmayan, Amerikan devşirmesi, Amerikan yapımı, Amerikan kuklası, Ortaçağcı, çıkar amaçlı, mafyatik bir suç örgütünden başka hiçbir şey olmadığını ortaya koymuşuz belgeleriyle. Ve bu Tayyipgiller’in vatan satıcılık dahil binbir suç işlediklerini yine kanıtlarıyla ortaya koymuşuz. Ve Tayyip’in diplomasız olduğu için Cumhurbaşkanıyım iddiasının boş olduğunu, yok hükmünde olduğunu ortaya koymuşuz.
Ama söz anlatamamışız bu Yeni CHP’lilere ve ne yazık ki halkımızın çoğunluğuna…
İşte bu kanunsuz suç örgütü Tayyipgiller, sonunda siyasi hasım gördükleri CHP’yi de “Mutlak Butlan” darbesiyle ortadan kaldırınca, CHP Yönetimi azıcık da olsa anlar gibi oldu Tayyipgiller’in kanunsuzluk ettiklerini.
Kahredici gerçek balkabağı gibi öylesine açık şekilde oportada dururken onu görmezlikten gelirseniz, sonunda iş gelir buraya dayanır. Yani adamlar CHP’yi de yok ederler, kendilerine tehlikeli hasım gördükleri herkesi de tutuklarlar, zindanlarına atarlar, onlarca, yüzlerce, binlerce yıl ceza verdik diye tutarlar içeride.
Oysa yapılması gereken; vatanımıza, ülkemize ve halkımıza yönelik en ufak bir tehdit, tehlike belirince onu hemen görüp, algılayıp ona göre bir tutum belirlemek, bir tavır almak yani tehlikeyi ortadan kaldırmak olurdu. Bu olmadı. Sesimizi halkımıza ulaştıramadık 24 yıldır.
Yeni CHP’lilerse, 19 Mart 2025 saldırısına kadar bizi hiç anlamak istemediler. Tayyipgiller’le, onların kankisi Bohçalıgiller’le el ele, kol kola oldular hep. Bu kanunsuzluğun bir gün kendilerini de hedef alacağını hiç akıllarına getirmediler.
Ve işin acı tarafı; olan halkımıza oluyor. Halkımız işsizlik ve pahalılık cehenneminin yarattığı acılar içinde kıvranıyor. Ve daha da vahimi; ABD Emperyalist Haydudunun BOP’u uygulamaya konuyor.
İşte içinden geçmekte olduğumuz bu iç karartıcı günlerin ahvaline dair söyleyebileceğimiz, özetçe bunlar oluyor.
Saygıdeğer Arkadaşlarım,
Hep söylediğimiz gibi Bilimin görevi önceden görmektir, dupduru görmektir. Olayları ve olguları sebep sonuç ilişkisi içinde ve bir akış halinde inceleyip doğru sonuçlara ulaşmaktır.
İşte bu gerçek bilimsel yöntemin ışığında, Sorosçu Kemal paçavrasının ABD Emperyalist Haydut Devleti tarafından CHP'nin başına çöktürüldüğünü gördük ve 2010 yılından beri bu gerçeği defalarca anlatmaya çalıştık.
Aşağıdaki 24 Haziran 2023 tarihli değerlendirmemizden bir kesit, bu çabamızın onlarca örneğinden sadece biridir.
Ne demişiz?
ABD Emperyalist Haydut Devleti nasıl Türkiye'yi çökertmek için Tayyip'i devşirip iktidarda getirdiyse, aynı şekilde CHP'yi çökertip yok etmek için de CHP'nin başına Sorosçu Kemal ve ekibini getirmiştir.
Evet, son süreçte yaşananların de net bir şekilde ortaya koyduğu gibi aynen öyle olmuştur...
Şunu netçe görmeliyiz:
Tayyipgiller, kazanacaklarından yüzde yüz emin olmadıkları bir seçime asla gitmeyecekler. İşte bunun için CHP’nin başına TESEV’ci, Sorosçu, ABD uşağı Kılıçdaroğlu’nu getirdiler. Böylece de CHP’yi par��aladılar. Bu Sorosçu hain Kemal, şimdi ihraçlara, tasfiyelere girişecek. Bu ABD kuklası Sorosdaroğlu da kazanacağından yüzde yüz emin olmadığı bir kongreye asla gitmeyecek. O yüzden hızla delege yapısını değiştirecek. Amigolarından oluşan delegeler güruhunu yaratacak. Tayyipgiller’in ve Sorosçu Kemalgiller’in CHP’ye saldırıları burada bitmeyecek. Daha da devam edecekler.
Tabiî bunlar kendi akıllarıyla hareket etmiyorlar. Bunların her iki güruhu da aslında kukla, piyon…
Kimin mi?
ABD Emperyalist Haydut Devletinin. Bunları oynatan; faşist, pedofil Trump’tır, onun Ortadoğu Genel Valisi ve Türkiye Büyükelçisi, yine faşist, bunak Thomas Barrack’tır, ABD’nin casus örgütleridir ve bunların Ortadoğu’daki en muteber adamları Abdullah Öcalan’dır.
Bu gerçekleri netçe görüp ona göre bir mücadele hattı, içine düşürülmüş bulundukları kapandan kurtuluş yolu, çıkış yolu bulmaları gerekir Özgür Özel, İmamın Oğlu ve ekibinin.
Tayyipgiller’in nasıl yenileceğini de defalarda anlattık. Aşağıda bir kez daha anlatıyoruz…
Aylar yıllar öncesinden söyledik belki onlarca defa:
Bu Tayyip, CHP’nin kurumsal varlığını tahrip etmeden, onu parça parça edip siyasi bir hasım olmaktan çıkarmadan asla bir seçime gitmeyecek. Yani Tayyip, kaybedeceği bir seçime zinhar girmeyecek. Yani Tayyip, kazanacağından yüzde yüz emin olmadığı bir seçime gidip ortaya bir sandık koymayacak, diye.
Bu Tayyip ve avanesinin nasıl yenileceğini de yine defalarca belirttik. Ama kimseye söz dinletemedik. İşte şu anda iki tane CHP var. Tayyip daha da hırpalamaya, tahribata devam edecek. Burada bırakmayacak. Arkasında ABD Emperyalist Haydut Devleti var. Yanında da kaset tutsağı Bohçalıgiller’le PKK-DEM’liler var. HÜDAPAR’ı var. Tayyip isterse daha gelecek olanlar var. Yani Tayyip, saltanat kurma yolunda hızla ilerliyor. Tabiî aynı zamanda ABD Emperyalist Haydut Devleti de BOP’unu uygulatıyor böylece.
İnsanın kahrolmaması elde değil. Emperyalist ABD çakalının planları tıkır tıkır işleniyor, uygulanıyor. Neylersiniz…
Saygıdeğer Arkadaşlarım;
Herkes size durup dinlenmeden tek tek ağaçları anlatır. Ama biz ormanı anlatırız. İşte farkımız bu.
Gelirsek bugüne; Tayyip, 33 yaşındaki Potamyalı yeğenini, Zikrullah Erdoğan nam hafızı Milli Savunma Bakanlığı Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün başına atamış. Bu hafızın askerlikle filan hiç uzaktan yakından ilgisi yok.
Oysa bu görevi şimdiye kadar Tümgeneral rütbesinde, 37 yıl Ordunun her kademesinde görev yapmış ve yaşı en az 51-52 olan bir Silahlı Kuvvetler mensubu kurmay yapmaktaymış ve böyle bir Tümgeneralin de yapması gerekirmiş Ordu hiyerarşisi, teamüllerine göre.
Tayyip bu Zikrullah nam hafızı neden mi getirdi böyle bir göreve?
İşte onu da aşağıda anlatıyoruz. Arkadaşlarımız zaman ayırıp, sabır gösterip izlerlerse zihinleri açılmış olur…
Tayyip, CHP Belediyelerini bir bir şantajla, korkutmayla satın alıyor, Kaçak Saray’ın yörüngesine çekiyor. Alamadıklarını ise uydurma suçlamalarla, kanun manun dinlemeden şafak baskınlarına uğratıp zindanına atıyor. İşte iki gün önce, İstanbul Belediyesine 13’üncü operasyonunu çekerek 29 kişiyi daha şafak baskınıyla alıp attı içeriye.
Özgür Özel ise “Biz sayın Erdoğan’ın üçüncü kez CB adayı olup seçime girmesine karşı değiliz”, diyerek hem o da Anayasayı hukuku filan hiçe saydığını göstermiş oluyor hem de Tayyip’e yanlama yapıyor. Tayyip’in emrinden zerre miktarda olsun çıkamayan Akın Gürlek’le filan uğraşıp numaradan çalışıyor, mücadele ediyor gösterisinde bulunuyor. Bilinçsiz, içtenlikli CHP’lilerin gazını alıyor böylelikle de.
Bizce bununla Tayyipgiller’i devirmek pek olası görünmüyor. Bu işe içtenlikli CHP’li kardeşlerimizin, amigo anlayışı ve mantığıyla değil de CHP’ye gerçekten gönül vermiş, onu iktidar yapmak isteyen, cesur, sorgulayan bir akla sahip insanların mantığıyla yaklaşıp kafa yorması ve çözüm üretmesi gerekir.
Onlarca kez söyledik:
Tayyipgiller’in işlediği binbir suçu sayıp, kanıtıyla ortaya koyup “Bunlardan dolayı alayınızdan hesap soracağız. Alayınız bağımsız ve tarafsız yargının önüne çıkarılıp işlediğiniz bu ağır suçların bedelini ödeyeceksiniz. Bundan kaçışınız kurtuluşunuz asla olmayacak. Eninde sonunda Çelik Bilezikle tanışacaksınız!” diyebilen cesur liderler bu Tayyipgiller’i korkutabilir, geriletebilir, sindirebilir.
Fakat öyle görünüyor ki mevcut CHP Yönetimi, başta Özgür Özel gelmek üzere, Tayyipgiller’le böylesine kesin sonuçlu bir hesaplaşmaya girişemiyorlar. Buna yürekleri, çapları yetmiyor. Tayyipgiller’se bundan cesaret alarak pervasızca CHP’ye saldırıyor ve onu tarumar edip karşısında bir engel oluşturmaktan çıkarmak istiyor ve oraya gidiyor.
Tabiî bu arada da Tayyipgiller, 24 yıldan bu yana olageldiği gibi halkımızın tüm varını yağmalayıp talan ediyor, insanlarımızın kanını kurutuyor, pahalılık ve işsizlik cehenneminde yakıp kavuruyor. Dağlarımızı, ovalarımızı, zeytinliklerimizi, ırmaklarımızı, göllerimizi, oradaki madenleri bulup, küpleyip, yurtdışına kaçırıp istiflemek için sahra ç��lüne döndürüyor. Yaşanmaz hale getiriyor.
Yine onlarca kez söyledik:
Bu Tayyipgiller, Türkiye Cumhuriyeti’ni çökertip BOP çerçevesinde parçalamak üzere görevlendirildiler ayrıca yapımcıları, kuklacıları tarafından. O ihaneti de ediyorlar durmaksızın.
Vatansever, Kuvayimilliyeci, Mustafa Kemalci, Laik ve Halksever insanlarımızın Tayyipgiller’in bu ihanet dolu, ihanet yüklü programını görüp, bilince çıkarıp ona göre tutum alması, saf belirlemesi ve bunlara karşı mücadeleye girmesi gerekmektedir.
Mustafa Kemal’in deyişiyle; “Milletin istikbalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.”
Saygıdeğer Arkadaşlarım;
Bu Tayyip ara sıra yoklama çekerek bizi sindirebileceğini, bize geri adım attırabileceğini sanıyor. Fakat o, beyhude bir çaba...
Biz 1967’den bu yana, devrimci kavgaya girdiğimizden bu yana hep ölümle dans etmiş insanız!
Biz felaketler, belalar gelmediği zaman Azrail’e sitemler yollayıp; “Hayırsız, hiç arayıp sormaz oldun bizi” diyen insanlarız!
Tayyip'in bizi korkutabilmesine imkân var mı?..
Bunun bizi sindirebilmesi, bir tarla sıçanının bir aslanı sindirebilme olasılığı kadar boştur, saçmadır.
Bu Tayyip, Ege’de 22 Ada ve 2 Kayalığımızı Yunanistan’a eliyle peşkeş çekmiş, vatan satmış. Burada Hâkime Hanımın yüzüne de söyledik; bakın göreceksiniz siz dedik, vatan satıcılıktan dolayı o Tayyip avanesiyle beraber gelecek bağımsız ve tarafsız mahkemelerin önüne. Türk Ceza Kanunu 302’inci Maddesinde öngörülen vatan satıcılık suçundan dolayı ağırlaşt��rılmış müebbetle yargılanıp o cezaya çarptırılacak, dedik. Bunlar trilyonlarca dolarlık kamu malını aşırdılar, dedik.
Bu Kaçak ve de Haram Saray’ın günlük gideri 40 milyon TL’yi aşmış, arkadaşlar. Bunlar çıldırmış, zıvanadan çıkmış yahu!
Böyle bir iktidar bizi yargılayacak, güya sindirecek…
Bu Tayyip 15 milyon Suriyeli, Afgan, Pakistanlı, Bangladeşli, Iraklı, İranlı, Afrikalı istilacıyı Türkiye’ye doldurmuş, Türkiye’de Türk’ü azınlığa düşürme derdinde. Böylesine hain, böylesine vatan satıcı, böylesine halk düşmanı bir iktidar kalkmış bizi yargılayacak. Gülerler buna, arkadaşlar...
Biz, Vatanımız ve Halkımız söz konusu olduğu zaman gözümüzü kırpmadan belaya atlar gideriz!
Kurşun gibi, mavzer gibi, dağ gibi patlar gideriz!
Tayyipgiller bizi anlayamaz. Onlarla aynı varlık âleminden değiliz. Biz, Alfa Kurt Mustafa Kemal’lerin, silah arkadaşlarının torunlarıyız. Onlar gibi Kuvayimilleyeci atalarımıza idam fermanları çıkaran çökkün Osmanlı’nın Padişahı Vahidüddin’lerden değiliz, Damat Ferit’lerden değiliz, Mustafa Sabri’lerden değiliz, Dürrizade Abdullah’lardan değiliz biz. Tayyipgiller, onların torunları. Biz ise Mustafa Kemal ve Silah Arkadaşlarının torunlarıyız!
Demek ki Arkadaşlar; 100 yıl önce Mustafa Kemal ve Silah Arkadaşı atalarımızın başlattığı savaş hâlâ sürüyor. Bu hainler onun intikamını almak istiyorlar bizden. Ama asla başaramayacaklar. Onları hain öncülleri gibi bir kez daha hezimete uğratacağız!
Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!
Tayyipgiller’in CHP’yi adım adım çökertme planı ustalıkla uygulanıyor. Onlar böylece saltanat kurmayı ve işledikleri binbir suçtan hesap sorulmadan kurtulmayı amaçlıyorlar.
CHP ise asla kendi yarı sahasından ya da köşesinden çıkıp saldırıya geçmiyor bunlara karşı. Tayyipgiller’in amacını, odağını ya hiç anlamıyor ya da anlamamış görünüyor, Yeni CHP’nin şefleri. Herhalde “mutlak butlan”la Sorosçu Kemal-Gürsel Tekin ekibi Tayyipgiller tarafından CHP’nin başına çöktürülünce anlayacaklar.
Söylemekten usandık bu Yeni CHP Şeflerine: Yahu saldırın şu Tayyipgiller’e. “İşlediğiniz binbir suçtan dolayı hesap soracağız”, deyin. “Sizin alayınız Anayasa ve kanunlar dışına düşmüş mücrimlersiniz. Eninde sonunda bağımsız ve tarafsız mahkemeler önünde hesaba çekileceksiniz, bundan kurtuluşunuz olmayacak”, deyin.
İşte o zaman bu Tayyipgiller korkarlar, geri çekilirler, saldırılarını durdururlar. “Aman işlediğimiz suçlar daha da kabarmasın. Yasal bir seçimle iktidarımızı devredelim. Zaten kamudan aşırdığımız trilyonlarca dolarlık mal yedi sülalemize yeter fazlasıyla”, diye düşünmeye mecbur kalırlar.
Fakat neylersiniz ki bu Yeni CHP Şefleri hep savunmada, hep savunmada. Bu da Tayyipgiller’i azgınlaştırdıkça azgınlaştırıyor…
1977 Kanlı 1 Mayıs'ından bugüne kadar 1 Mayıs'ları sadece, İşçi Sınıfının Türkiye'deki Anavatanı olan Taksim için mücadele edenler kutlamıştır.
Taksim'den vazgeçmek, Vatandan vazgeçmektir!
Daha önce de defalarca söylediğimiz gibi, Kaçak ve de Haram Saray'daki despot 1 Mayıs'ta bize Taksim'i hangi gerekçeyle yasaklıyorsa, biz de aynı gerekçeden dolayı Taksim diyoruz.
Tayyip ve avanesinin bizi korkutabilme olasılığı, bir karganın bir kartalı ya da bir tarla sıçanının bir aslanı korkutabilme olasılığı kadardır ancak. Ama kendileri korkudan tir tir titresinler. Eninde sonunda vatan satıcılık da dahil işledikleri binbir suçun hesabını verecekler!
Hep söyleyegeldiğimiz gibi Tayyipgiller adlı ABD yapımı, ABD kuklası iktidar ve onun yargı ayağını oluşturan Akın Gürlek Yargısı, CHP’li belediyelere belli bir program dahilinde saldırılarını sürdürüyorlar. Ve sürdürecekler de. Hemen tüm CHP Belediyelerine hem de.
Onunla kalmayacak, CHP il, ilçe yönetimlerine de saldıracaklar. Son vuruşu da Sorosçu Kemal, Gürsel Tekin ve avanesini kullanarak “mutlak butlan” benzeri yaygaralarla yapacaklar.
Şu kesindir:
Tayyipgiller, yüzde yüz kazanacaklarından emin olmadıkları bir seçime asla gitmeyecekler. Ya da tersinden söylersek; kazanamayacaklarını kesinkes bildikleri bir seçime asla gitmeyecekler. Onlar iktidarı kaybetmeyi asla kabul etmiyorlar, edemezler de bundan böyle. Anayasa, kanun manun, hukuk umurlarında değil.
CHP’ye içtenlikle gönül vermiş kardeşlerimizin bu gerçeği görüp ona göre bir mücadele hattı belirlemeleri doğrultusunda yönetimi ikna etmesi gerekmektedir. Tayyipgiller’in bu kimliği ve hedefleri bilinmez, ona göre bir mücadele stratejisi oluşturulmazsa, kaybetmekten kurtulunamaz…
İstanbul Valisi Davut Gül nam hafız da efendisi Tayyip’e yaranmak için şu anki İçişleri Bakan Yardımcısı ve eski Afyon Valisi Kübra Güran Yiğitbaşı gibi kraldan fazla kralcılık ederek köpek katliamına hız veriyor. Bu masum, çaresiz koruncaksız zavallı hayvanların kanına girerek daha yüksekteki koltuklara sıçrama hesabı yapıyor. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi de “Erzurum’da başıboş sokak köpeği bırakmadım” diye övünüyordu.
Şimdi de neyle övünüyor?
Türkiye genelinde sokak köpeklerinin yüzde 75’ini topladık, barınak adlı ölüm yuvalarına tıktık diye.
Bu zalimler en az yarım milyon patili canın kanına girdiler. Daha da gözleri kana doymadı. Siyonist cellat Netanyahu’nun Gazzeli ve Filistinlilere yaptığını bunlar da köpeklere yapıyorlar. Ardından kedileri ve kuşları da katledecekler muhakkak.
Bu masum hayvanların ahı çökertecek bunların Kaçak ve de Haram Saraylarını başlarına…
Bugün de hepimize acı, sıkıntı veren, sinirlerimizi bozup stres yükleyen şu kara günlerin günlük siyasetinden söz etmeyeyim istedim. Düşünce yöntemi ve insan olma sorumluluğu üzerinde durayım istedim.
Sabır gösteren arkadaşlar, ne dediğimizi izleyip bilgilenebilirler…
Türkiye’nin tepesine Amerikan yapımı, Amerikan kuklası cellatlar örgütü çöktürülmüşken, bugün 4 Nisan’ı “Sokak Hayvanları Günü” olarak kutlayacağız, öyle mi?
İnsanı kahreden trajedi işte bu…
İnsanlarımız gibi hayvanlar da bu zulümden paylarına düşeni eksiksiz alıyorlar. Milyonu aşkın sokak canı acımasızca katledilirken, milyonlarca ağacımız da sökülüp atılıp, yerleri orman olmaktan çıkarılıp Kerbela Çölü’ne döndürülüyor.
Baştan ayağa kötülüğe kesmiş, zulme ve ihanete kesmiş bu iktidarın yaptıklarını bir işgal ordusu yapamazdı. Halk uyanır, isyan eder diye çekinir, korkardı. Bunlarsa arkalarına Amerikan Emperyalist Haydudunu alarak ve Muaviye-Yezid Dininin afyonuyla Halkımızı narkozlayarak 24 yıldan bu yana zulüm, ihanet ve katliam demek olan iktidarlarını sürdürebiliyorlar.
Neylersiniz…
Kaçak ve de Haram Saray’ın Reisi Tayyip ve avanesi; 17-25 Aralık’ta Halkımızdan iç ettikleri-çaldıkları, kamyonetlerle taşıdıkları ve 24 saatte bitiremedikleri konteynırlar dolusu dolar ve avroları “Nasıl olsa yedirdik bu millete, o halde 15 Temmuz’un sorumluluğunu da suçunu da bugün Ana Muhalefet olarak karşımıza çıkan Yeni CHP’ye yıkar geçeriz” diye düşünüyor ve davranıyorlar.
Tabiî Yeni CHP Şefleri bu büyük, devasa vurgun, soygun ve kanlı katliamın hesabını sormazlarsa, Tayyipgiller’e “yumuşama”, “normalleşme”, “kavgasız siyaset yapma” mesajlarıyla gevşekçe yanlama yaparlarsa, Tayyipgiller de bundan cesaret alarak Yeni CHP’yi suçlarlar.
Tayyip’in şu sözlerine bakın ya…
“Darbecilik CHP’nin sicili”ymiş, o yüzden “15 Temmuz Darbecilerini de CHP aklamaya çalış”mış.
Tayyipgiller bu işte. Bu tutum onların tam da cibilliyetleri iktizasıdır-doğaları gereğidir…
Yeni CHP’nin Başkanı, “TR-705” kod adlı akıl hocasına sahip Özgür Özel, 101 miting yaptı. Fakat bu arada kaşar Ortaçağcı, Kuvayimilliye ve Laiklik düşmanı Bülent Arınç’a gidip Tayyip’e saygılarını sunmaktan geri kalmıyor. Üstelik de bu Arınç adlı halk düşmanından ayar yiyor, azar işitiyor, hakaret işitiyor. “Kepazelik ediyorsunuz Mecliste” diyerek sadece kendisini değil, CHP’yi de hakaretinin hedefine koyuyor bu Bülent Arınç. Tabiî sen gider, bu saldırgan, demokrasi ve Laiklik düşmanının önünde diz çökersen, o da bunları yapma hakkı bulur kendinde.
Özgür Özel sadece Tayyip’e değil, onun kaset tutsağı, Kaçak ve de Haram Saray’ının Arkadan Bohçalısı’nın önünde de “el pençe divan durarak” saygılarını ve muhabbetlerini sunmayı ihmal etmiyor.
Tabiî Tayyip de bu kuru gürültü, korkuluk liderlerin elindeki CHP’den hiç çekinmiyor. Onun birinci parti olması bile umurunda olmuyor. CHP’ye karşı saldırılarını boyutlandırarak sürdürüyor ve s��rdüreceğini de açık ve kesin bir ifadeyle ortaya koyuyor, aşağıda aktaracağımız metinlerde görüleceği gibi.
Şu net ve kesindir ki Tayyip’in hedefi, CHP’yi kurt dalamış keçi sürüsü gibi parça parça edip tehlike olmaktan çıkarmaktır. Sistemli bir şekilde oraya gidiyor. Belediye Başkanlarını neredeyse “her hafta birini avlayalım” diyerek sistematik bir biçimde zindanına attırıyor. Hem de 50-60 kişilik çalışma ekibiyle birlikte.
Eğer Özgür Özel ve avanesi sadece mitinglerde geyik çevirmekle ve ardından Tayyipgiller’e saygı mesajları iletmekle siyaset yapmaya devam ederse, geçmişteki hocaları Sorosçu Kemal’in yaptığından farklı bir şey yapmamış olurlar. Sonuç da geçmişteki sonucun aynısı olur.
Tayyip’in nihai amacı, defalarca söylediğimiz gibi, Mustafa Kemal ve Silah Arkadaşlarının kurduğu Laik Cumhuriyet’in izini tozunu silip onun yerine Ortaçağcı, faşist, Amerikan kuklası bir din devleti kurmaktır. Tıpkı Suriye’de Colani satılmışının yaptığı gibi…
Bu durumda CHP’ye umut bağlamış namuslu ve gerçek anlamda Kuvayimilliye, Mustafa Kemal ve İnönü Geleneğine sahip kardeşlerimizin yeni bir politik hat arayışına girmeleri gerekmektedir.
İşte bunu da biz, en samimi dileklerimizle birlikte aşağıda öneriyoruz. Gördük ve anladık ki bu iyi yürekli, samimi, gerçek anlamda Kuvayimilliye ve Mustafa Kemal’e bağlı kardeşlerimizin bizim mütevazı yardımlarımıza ihtiyaçları var…