Sevgili dostlar, adını ne burada ne yayınlarımda anmaya tenezzül ettiğim bir şey(!) "CHP'den para aldığımı ve bunun için yaşanan kayyım rezaletini eleştirdiğimi" yazmış. Gazeteci görünümlü çantacı- iş takipçileri de bunu alıntılamış. Elbette dava açıp hesabını çatır çatır soracağım.
Hayatım boyunca hiçbir siyasi partiden, partiliden, para almadım. Bu, bunu iddia eden paralı ahlaksızların asla anlayamayacağı ama benim için olmazsa olmaz bir kuraldır: Çünkü, siyasiden para alan, talimat da alır. Bana o talimatı verecek kişi daha doğmadı!
Çıtayı daha da yükseğe koyayım hatta; bırakın para almayı bir tane -herhangi bir siyasi görüş ya da partiden- siyasetçi "Ben O'na yemek ısmarladım" desin ve ispatlasın gazeteciliği bırakırım!
Haysiyetimi, adımı sokakta bulmadım kimseye de çiğnetmem!
Hukuk önünde hesap vereceksiniz!
ÖNEMLİ NOT: Okuyan sevgili dostlarım, bu pek yaptığım bir şey değil ama hepinizden bu açıklamayı RT yapmanızı rica ediyorum.
Canım herkes- Güzel dilekleriniz için minnettarım. Günü ağarttım, bol bol su içip, yürüdüm. Yorgunum ama heyecanım çok yüksek. Ayrım yapmaksızın hepinizi çok seviyorum ve bilimin olanca ateşiyle kucaklıyorum. Candan inanıyorum: Her şey çok güzel olacak! 🧿
Kötüsünüz!
Suçsuz, masum insanları bu duruma düşüren herkes çok kötü!!!
Siyaset bilimi ve siyaset tarihi çalışan, tv programları yapan, habercilik kökenli biri olarak yazdığım bir eleştiri tweeti yüzünden. mesajı yazdığım aynı günün gecesi, 29 Ocak’ta gözaltına alındım ve 30 Ocak’ta tutuklandım.
Bir mesaj yüzünden haksız yere tutuklandığımı duyan babacığımın kalbi dayanamamış, durmuş; doktorların müdahalesi ile hayata döndürülmüştü. İşte o günden 15 Nisan sabahına değin yoğun bakımdaydı.
Trafik cezası dışında hiçbir cezası olmayan, hayatı boyunca hiçbir suça karışmamış ben, tabiri caizse “yatarı olmayan” “cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla hapis yattım, çıktım; babam ise hastaneden çıkamadı. 2,5 ay yoğun bakımda kaldı. Entübe edildi, diyalize bağlandı, trakeostami (boğazına delik açma) yapıldı. Her şey birbirini tetikledi. Sonunda dayanamadı yorgun, yıpranmış bedeni.
Son yıllarını babaannemin köyünde geçiren babacığım sakin, sade yaşamında hiç anlamamıştı sizin doymak bilmez hırslarınızı. Bunca vebali nasıl üstünüzde taşıdığınızı…
Öyle ya… Bir kalp taşıyan; olanı biteni, duyduklarını bir parça algılayan kimse sizi anlayamazdı.
Ama eğer “ilahi adalet” diye bir şey varsa üzdüğünüz kadar üzülerek gideceksiniz siz de…
Yeniden merhaba. Kumpaslarla, iftiralarla bizi susturamayacaklarını, gazetecilerin bir adım geri atmayacağını onlara göstereceğiz. Bize destek veren güzel insanlara çok ama çok teşekkürler. Haberlerimize bu akşam saat 20.00'de OnlarTV'de devam ediyoruz. https://t.co/g9SFDZiYYb
Coğrafya dersinin Fen sınıflarında seçmeli olmasının ve ne yazık ki seçilememesinin sonucu ne mi oluyor, geleceğin mimarları mühendisleri ekonomistleri doktorları coğrafya dersi görmeden liseyi bitiriyor ve bir daha coğrafya dersi görmüyorlar #ZorunluCoğrafyaya2bin