"Havva Adem'in karısı değil. Havva yılan demektir.
Onları cennetten kovduran yılandı, yani Havva'ydı.
Adem'in başka bir karısı vardı, insandı. Havva cindi.
Adem'in iki çocuğu: Biri Havva'dan diğeri insan olan karısından.
Havva'dan doğanın ismi Kabil. İnsan karısından doğanın ismi Habil."
Hamza Yardımcıoğlu
Diyarbakır’da intihar eden fenomen tostçunun son görüntüleri ve söyledikleri sözler şok etti...
Dicle Nehrinde cansız bedeni bulunan ve sosyal medyada “İdris Usta” adıyla tanınan fenomen tostçusunun işletmecisi, 42 yaşındaki Turgay Altun olduğu öğrenildi.🥷
Suçlu kim...
@BasinDBB@TC_icisleri@adalet_bakanlik #Diyarbakır #sondakika
Sunucu Bekir Develi, AHBAP'ın peşine takılıp dolandırılanlara bir hikaye ile yorum yaptı:
“1960 yılında Anadolu'nun bir şehrinde akıl hastahanesinden deliler kaçıyor .
Görevlilerin ihmali neticesinde .
Şehirde büyük bir panik oluyor.
412 akıl hastası şehrin sokaklarına dağılıyor.
Yetkililer panik oluyor, Başhekim'e koşup ' Ne yapacağz, nasıl toplayacağız?'
Başhekim, 'O iş bennde' diyor.
Personelini de yanına alıp şehrin merkezine gidiyor, lokomotif gibi sesler çıkarıyor.
Çuf çuf çuf diyerek bir tren oluşturuyor.
Fark ediliyor ki bütün deliler, arkasına takılıp vagon oluyorlar.
Gün sonunda tekrar akıl hastahanesine döndüklerinde kaçan 412 kişi haricinde gelen kişi sayısının 610 olduğunu fark ediyorlar.
Asrın felaketinin yaşandığı gece bu treni Türkiye'de, Haluk Levent oluşturdu.”
📌Günlerdir;
*
📍Yaklaşık 17,4 milyar dolarlık kamu zararına sebep olan Cem Uzan'a yüzde 7,2 oy veren....
*
📍Kurduğu suç örgütü ile yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları vurgun yapan Ekrem İmamoğlu'nu Cumhurbaşkanı adayı ilan eden kitlenin....
*
📍Haluk Levent'e 7 milyar kaptırmasını konuşuyoruz ‼️
Konya Yolu’nda Yedi Takla Attı… "Özlem Gürses Aslında Kim" 👇👇 @OzlemGurses
Sabahın erken saatleriydi.
Ankara’da sekiz aylık evliydi.
Mimarlık yapıyordu. Düzenli bir işi, kurulu bir evi ve önünde uzanan sakin bir hayatı vardı.
En azından o sabaha kadar…
Konya Yolu’nda ofisine doğru ilerlerken solundan büyük bir kamyon çıktı.
Bir anlık refleksle direksiyonu sağa kırdı.
Araç savruldu.
Bir takla…
İki takla…
Üç…
Tam **yedi takla** attı.
Araç durduğunda yalnızca otomobili değil, o güne kadar kurduğu bütün hayat da paramparçaydı.
Kalçası kırılmıştı.
Omurlarında kırıklar vardı.
Daha kötüsü, sol kalçasındaki kaslar yavaş yavaş erimeye başlamıştı. Fakat bunu ilk başta kimse fark edemedi.
Doktorlar:
“İyi olacaksın.��� diyordu.
Ama o, vücudunda bir şeylerin yolunda gitmediğini hissediyordu.
Haftalar boyunca aynı şeyi söyledi:
“Bir sorun var.”
Kimse onu yeterince ciddiye almadı.
Sonunda Ankara’nın en iyi beyin ve sinir cerrahlarından birini ikna etmeyi başardı. Tetkikler yapıldı ve ameliyat tarihi belirlendi.
Fakat ameliyattan yalnızca bir gün önce telefon çaldı.
Bu kez kaza geçiren kişi doktordu.
Yazlığında düşmüş, dizini merdivenin köşesine çarpmış ve kendisi ameliyata alınmıştı.
Başka bir doktora gitmesi söylendi.
Kabul etmedi.
“Ben yalnızca onun elinden ameliyat olurum.” dedi.
Ve bekledi.
Aylar geçti.
Yoğun fizyoterapi sayesinde yeniden yürümeye başladı. Fakat sağ bacağı, sol bacağından biraz daha kısa kalmıştı.
Artık hayatı boyunca böyle yürüyecekti.
Tam bu süreçte evliliği bitti.
Mimarlık mesleğini bıraktı.
Ankara’da kurduğu o düzenli, güvenli ve tahmin edilebilir hayat bir anda dağıldı.
Annesi onun şık bir mimarlık ofisinde, güzel kıyafetler ve babet ayakkabılarla çalışmasını hayal etmişti.
Sakin, risksiz, huzurlu bir hayat…
Fakat onun içinde başka bir arayış vardı.
Henüz ne istediğini bilmiyordu.
Sadece eski hayatına ait olmadığını hissediyordu.
Bir gece pijamalarıyla kanepede otururken televizyonu açtı.
Ekranda Ali Kırca’nın sunduğu **Siyaset Meydanı** vardı.
Programın alt yazısında halktan katılımcılar arandığı yazıyordu.
Yerinden kalktı.
Faks makinesinin başına geçti.
Düşüncelerini yazdı ve programa gönderdi.
Kısa süre sonra telefonu çaldı.
Onu programa davet etmişlerdi.
Ertesi gece stüdyodaydı.
Program sabaha karşı saat dörde doğru sona erdi.
Yıllardır televizyondan izlediği Ali Kırca’nın yanına gidip konuşmak istiyordu. Fakat fırsat bulamadı.
Tam ayrılacakken Ali Kırca onun yanına geldi ve hayatının yönünü değiştirecek o soruyu sordu:
**“Bizim mesleği bir denemek ister misin?”**
Belki de Konya Yolu’nda o kaza yaşanmasaydı…
Yedi takla atmayacaktı.
Mimarlığı bırakmayacaktı.
O gece pijamalarıyla kanepede oturmayacaktı.
O faksı göndermeyecekti.
Ve o soru hiçbir zaman sorulmayacaktı.
Bazen hayat, insanı cezalandırmak için değil; ait olduğu yere yöneltmek için bütün düzenini altüst eder.
O gün otomobilden yaralı çıkarılan genç mimar, yıllar sonra Türkiye’nin tanıdığı bir gazeteci oldu.
Hâlâ yürüyor.
Hâlâ koşuyor.
Pantolon paçalarından birinin diğerinden biraz daha uzun olmasına ise artık hiç takılmıyor. 🌾
➖Araç muayene hizmeti ihalesini kazanan konsorsiyumun Arjantinli ortağı VTV Norte hakkında,
➖Kendi ülkesinde Ulaştırma Bakanı’na rüşvet verdiği iddiasıyla soruşturma başlatıldı.
➖Türkiye’de araç muayenelerini 20 yıl boyunca tekelleştirecek yapının ortaklarından biri bu!
➖Bizdekiler yetmedi, şimdi de Arjantin’in rüşvetçilerini mi ithal ettiniz?
"Yıldız Kenter şöyle demiş;
"Görmezden gelmek saflık değil, zekadır. Her şeye karşılık verirsen, tükenirsin. Her sesi dikkate alırsan, aklını kaybedersin. Bazı şeyleri bilerek yok saymak "Ruhunu Korumaktır.""
Kuyumcu-piyasa analisti İslam Memiş’le TGRT’ci Şamil Tayyar kapıştı
Memiş: Utanman, terbiyen olsaydı o paylaşımı yapmazdın.
Tayyar: Bu adamın konuşmasına neden izin veriyorsunuz?
Memiş: Şovmensin sen!
Tayyar: Milleti kandırdın, yazıklar olsun sana!
İslam Memiş: Ben sizin Twitter'dan onun bunu fotoğrafını koyup da ergen çocuklar gibi hesap mı soracağım?
Şamil Tayyar: Terbiyesizlik yapma. Bu milleti kandırmayın. 8 bin TL diyeceksin, 6 bin TL olacak, bundan da mı utanmıyorsunuz?
İslam Memiş: Vay be Şamil Tayyar utanmaktan ve terbiyeden bahsediyor.
Şamil Tayyar: Terbiyesizlik yapma utanmaz adam hala ahlaksızlığa devam ediyorsun. Bu adamın konuşmasına niye izin veriyorsunuz?
İslam Memiş: Şovmensin sen, şovmen...
Remzi Özdemir:
◾ Paranız varsa tatil bile yapmayın. Önümüzdeki 2-3 yıl tatili unutun. Paranızı biriktirin, tasarruf yapın ve kötü günlere saklayın.
Çünkü biz henüz daha kötü günleri görmedik. Önümüzdeki dönemde parasal sıkılaşma mecbur yapılacak ve o günler geldiğinde 5 litrelik ayçiçek yağı bile alamayacağız.
Herkes cebindeki paraya sahip çıksın. Bu dönem para harcama, dışarıda yemek yeme dönemi değil! Türkiye’nin %80'i her kuruşunu saklamak zorunda!
Yumurtayı sadece haşlayıp yiyorsan, onun gerçek potansiyelinden mahrum kalıyorsun demektir!
Yumurta tek başına harika bir protein kaynağı olsa da, doğru besinlerle birleştiğinde vücudunuz için adeta bir iksire dönüşebilir.
Videodaki kombinasyonlar sadece lezzeti katlamıyor, aynı zamanda:
Metabolizmayı ateşliyor (Karabiber + Zerdeçal uyumu emilimi tam 2000 kat artırır!)
🌿Karaciğeri temizliyor ve zihni açıyor.
🫀Ödem ve şişkinliği bıçak gibi kesiyor.
🥙Kan şekerini dengeleyip gün boyu tok tutuyor.
Yarın sabah denemek için bu videoyu şimdiden KAYDETMEYİ,
ve kahvaltıda yumurtasız yapamayan arkadaşına GÖNDERMEYİ unutma!
Peki senin favori yumurta kombinasyonun hangisi? Yorumlarda buluşalım!
#sağlıklıbeslenme #sağlıklıkahvaltı #yumurtatarifleri #yağyakımı #ödematıcı
Kombiyi, klimayı çöpe attıran o muazzam sistem!
Yazın kavurucu sıcakta dışarısı 35 dereceyken evi elektrik harcamadan 25 dereceye düşürmek, kışın ise buz gibi havada evi bedavaya ısıtmak mümkün mü? Görseldeki gibi yerin sadece 2 metre altına boru döşeyerek doğanın kendi sıcaklığını kullananlar var.
Sizce bu sistem Türkiye şartlarında yaygınlaşmalı mı, yoksa maliyeti astarından yüzünden pahalıya mı gelir?