Türkiye'nin onurlu, yurtsever, devrimci insanlarını ayağa kalkmaya davet ediyoruz.
Aşağılanmayı ve kirli savaş pazarlıklarının parçası olmayı kabul etmeyelim.
Kahrolsun emperyalizm kahrolsun NATO!
https://t.co/Hfy2VJIcqP
Türkiye'nin onurlu, yurtsever, devrimci insanlarını ayağa kalkmaya davet ediyoruz.
Aşağılanmayı ve kirli savaş pazarlıklarının parçası olmayı kabul etmeyelim.
Kahrolsun emperyalizm kahrolsun NATO!
https://t.co/Hfy2VJIcqP
⚫ İletişim Emekçileri Hafızayı Tazelemeye Devam Ediyor!
📰 Kapkara Haykıran Puntolarla: Manşetleri NATO’ya Karşı Atıyoruz!
Dijital Sergimizin 1. Bölümü şimdi yayında!
Bu sergide yalnızca NATO’ya karşı verilen mücadelenin tarihini hatırlatmıyor, aynı zamanda bugün omuzlarımızdaki sorumluluğun da altını çiziyoruz.
Dün olduğu gibi bugün de manşetleri NATO’ya karşı atıyoruz. Kalem oynatıyor, fikir üretiyor, sayfalar tasarlıyor, karikatürler çiziyoruz.
Ve “Türkiye’deki tüm NATO ve Amerikan üsleri kapatıldı, ülke tüm emperyalist anlaşmalardan çekildi.” manşetini attığımız güne kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
Sergimizin ilk bölümünü incelemek ve antiemperyalist mücadele hafızasını birlikte canlı tutmak için sosyal medya hesaplarımızı takip etmeyi unutmayın.
@pensendeyiz@THalkMeclisi
🔴Önal Grup basın emekçilerinin haklarını gasp ediyor!‼️
📌Ferit Önal'ın patronu olduğu Önal Grup bünyesinde Ankara'da 19 Ocak 2026 tarihinde yayın hayatına başlayan Türk Havadis gazetesinde (@turkhavadiscom) çalışan basın emekçileri olarak yaşadığımız hak gasplarını kamuoyuyla paylaşıyoruz.
Türk Havadis'in kuruluş sürecinde çalışanlara "en iyi ekipmanlar", "profesyonel stüdyo" ve güçl�� bir medya yapılanması vaat edildi. Ancak bu vaatlerin hiçbiri yerine getirilmedi. Basın emekçileri eksik imkanlarla çalıştırılırken, şirket yönetimi verdiği sözleri unuttu.
Bununla da kalınmadı. Gazetede çalışan emekçilerin maaşları yaklaşık 20 gün boyunca ödenmedi. Ücretlerinin neden yatırılmadığını soran çalışanlar ise şirket ortaklarından biri tarafından açıkça tehdit edildi. Basın emekçilerine, "Burası özel şirket, devlet kurumu değil. Maaşlar öyle günü gününe yatmaz. Beğenen kalır, beğenmeyen gider. İtirazı olan varsa gidebilir" denildi.
22 Nisan 2026 tarihinde maaşların yatırılmasının hemen ardından ise gazetede çalışan 10 basın emekçisi "görülen lüzum üzerine" ve "faaliyeti durdurma" gerekçeleriyle işten çıkarıldı. Ancak "görülen lüzumun" ne olduğu açıklanmadı. Şirket bünyesindeki faaliyetler ise devam ediyor.
Öte yandan, imzalanan fesihnamelerde belirlenen ihbar tazminatı ve nisan ayına ait hak edişlerin en geç 10 Mayıs’ta yatırılacağı belirtilmesine rağmen ödemeler hâlâ yapılmadı. Haklarını arayan eski çalışanlar ise “ödemeleri şu kadar gün içerisinde yapacağız, biz de ödeme bekliyoruz” diyerek 3 haftadır geçiştiriliyor.
Daha birkaç hafta önce çalışanlarına yeni fabrika yatırımı yaptığını duyuran şirket yönetimi, söz konusu emekçilerin ücretleri ve çalışma koşulları olduğunda sorumluluk almaktan kaçınıyor. Patronlar yatırım ve büyüme hikâyeleri anlatırken, yarattıkları değerin sahibi olan emekçiler işsizlik ve belirsizlikle baş başa bırakılıyor.
Bizler Türk Havadis'ten çıkarılan basın emekçileri olarak bu hukuksuzluğu kabul etmiyoruz.
Önal Grup yönetimine sesleniyoruz:
Basın emekçilerinin haklarını gasp etmekten vazgeçin. İşten çıkarılan tüm basın emekçisi arkadaşlarımızın ücret, ihbar, kıdem ve diğer yasal haklarını eksiksiz ödeyin.
İşten çıkarıldıktan sonra hakkını arayan emekçilere yönelik baskı, tehdit ve yıldırma uygulamalarına devam eden Önal Grup patronunu uyarıyoruz: ''Haklarımızı alana kadar mücadele etmeye, dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz''
@pensendeyiz
🔴Önal Grup basın emekçilerinin haklarını gasp ediyor!‼️
📌Ferit Önal'ın patronu olduğu Önal Grup bünyesinde Ankara'da 19 Ocak 2026 tarihinde yayın hayatına başlayan Türk Havadis gazetesinde (@turkhavadiscom) çalışan basın emekçileri olarak yaşadığımız hak gasplarını kamuoyuyla paylaşıyoruz.
Türk Havadis'in kuruluş sürecinde çalışanlara "en iyi ekipmanlar", "profesyonel stüdyo" ve güçlü bir medya yapılanması vaat edildi. Ancak bu vaatlerin hiçbiri yerine getirilmedi. Basın emekçileri eksik imkanlarla çalıştırılırken, şirket yönetimi verdiği sözleri unuttu.
Bununla da kalınmadı. Gazetede çalışan emekçilerin maaşları yaklaşık 20 gün boyunca ödenmedi. Ücretlerinin neden yatırılmadığını soran çalışanlar ise şirket ortaklarından biri tarafından açıkça tehdit edildi. Basın emekçilerine, "Burası özel şirket, devlet kurumu değil. Maaşlar öyle günü gününe yatmaz. Beğenen kalır, beğenmeyen gider. İtirazı olan varsa gidebilir" denildi.
22 Nisan 2026 tarihinde maaşların yatırılmasının hemen ardından ise gazetede çalışan 10 basın emekçisi "görülen lüzum üzerine" ve "faaliyeti durdurma" gerekçeleriyle işten çıkarıldı. Ancak "görülen lüzumun" ne olduğu açıklanmadı. Şirket bünyesindeki faaliyetler ise devam ediyor.
Öte yandan, imzalanan fesihnamelerde belirlenen ihbar tazminatı ve nisan ayına ait hak edişlerin en geç 10 Mayıs’ta yatırılaca��ı belirtilmesine rağmen ödemeler hâlâ yapılmadı. Haklarını arayan eski çalışanlar ise “ödemeleri şu kadar gün içerisinde yapacağız, biz de ödeme bekliyoruz” diyerek 3 haftadır geçiştiriliyor.
Daha birkaç hafta önce çalışanlarına yeni fabrika yatırımı yaptığını duyuran şirket yönetimi, söz konusu emekçilerin ücretleri ve çalışma koşulları olduğunda sorumluluk almaktan kaçınıyor. Patronlar yatırım ve büyüme hikâyeleri anlatırken, yarattıkları değerin sahibi olan emekçiler işsizlik ve belirsizlikle baş başa bırakılıyor.
Bizler Türk Havadis'ten çıkarılan basın emekçileri olarak bu hukuksuzluğu kabul etmiyoruz.
Önal Grup yönetimine sesleniyoruz:
Basın emekçilerinin haklarını gasp etmekten vazgeçin. İşten çıkarılan tüm basın emekçisi arkadaşlarımızın ücret, ihbar, kıdem ve diğer yasal haklarını eksiksiz ödeyin.
İşten çıkarıldıktan sonra hakkını arayan emekçilere yönelik baskı, tehdit ve y��ldırma uygulamalarına devam eden Önal Grup patronunu uyarıyoruz: ''Haklarımızı alana kadar mücadele etmeye, dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz''
@pensendeyiz
Yaşasın 1 Mayıs!
Yaşasın emekçilerin yeni bir düzen, eşit ve aydınlık bir gelecek için birliği ve mücadelesi!
🔴İletişim Emekçileri Dayanışma Ağı ile 1 Mayıs’a:
Adana | İller Bankası Kavşağı, 12.30
Ankara | Anıtpark, 15.00
İstanbul | Kartal Meydanı, 15.00
İzmir | Bostanlı Demokrasi Meydanı, 15.00
@pensendeyiz
Gazeteci Mustafa Kemal Erdemol, umudu çoğalttığımız ve sömürüye meydan okuduğumuz bir 1 Mayıs için tüm iletişim emekçilerini alanlara çağırıyor.
İletişim Emekçileri Dayanışma Ağı olarak 1 Mayıs’ta buluşuyoruz!
📍 Adana | İller Bankası Kavşağı, 12.30
📍 Ankara | Anıtpark, 15.00
📍 İstanbul | Kartal Meydanı, 15.00
📍 İzmir | Karşıyaka Demokrasi Meydanı, 15.00
Yaşasın 1 Mayıs!
@pensendeyiz
Müsavat Dervişoğlu ile kendisini “gazeteci” olarak tanıtan şahıs arasında Mevzular Açık Mikrofon programında gerginlik yaşandı.
Şahsın, Dervişoğlu’nun “İncindin mi Ercancığım?” sözlerinin ardından konuşmakta zorlandığı görüldü.
🔻BİR TELEVİZYONU EKRANLAR DEĞİL, EMEKÇİLER AYAKTA TUTAR!
KRT TV’de çalışan emekçiler, iki aydır maaşlarını alamıyor. Gazetecilerin emeğiyle yayın hayatını sürdürmeye devam eden kurumdaki meslektaşlarımızın yemek kartları da bloke olmuş halde. Kurumda gece gündüz demeden görev yapan çok sayıda basın emekçisi, bayramı bu koşullar altında karşılıyor.
Bu tablo, yalnızca bir ekonomik kriz değil; aynı zamanda açık bir emek gaspıdır. Gazeteciler onurlarıyla çalışır, sadaka değil, emeğinin karşılığını ister.
“Firma borcu” ya da “ekonomik sıkıntı” gibi bahaneler, emekçilerin haklarını yok saymanın bahanesi olamaz. Gazetecilik ilk önce emeğe saygıyla mümkündür. KRT yönetimi bu sorumluluğun bilinciyle hareket etmek zorundadır.
Unutulmasın ki bir televizyonu ekranlar değil, emekçiler ayakta tutar. Çalışanlara olan tüm borçlar derhal ödenmeli, hak gasplarına son verilmelidir.
KRT emekçilerinin sonuna kadar yanındayız!
@KRTCANLI
Emekçiler yarın bir kez daha zorbalara ve patronlara diz çökmeyeceğini gösterecek.
1 Mayıs'ı bu heyecan ve umutla karşılıyoruz. Karanlığı dağıtmak, sömürüye meydan okumak için Türkiye'nin her yanında birlikte yürüyelim.
#1Mayıs#TKP
Emekçiler yarın bir kez daha zorbalara ve patronlara diz çökmeyeceğini gösterecek.
1 Mayıs'ı bu heyecan ve umutla karşılıyoruz. Karanlığı dağıtmak, sömürüye meydan okumak için Türkiye'nin her yanında birlikte yürüyelim.
#1Mayıs#TKP
Sömürünün, talanın, yağmanın, adaletsizliğin karşısında diz çökülmez. Korkarak, boyun eğerek, teslim olarak diz çökmeyiz. Yurtseverin, devrimcinin, emekçinin anısına saygıyla diz çökeriz.
7 Nisan Pazartesi 20.00
📌Beşiktaş İstanbul
📌Ulus Meydanı Ankara
📌Kıbrıs Şehitleri İzmir
📌Haber Biziz❗️
🔴Emekçilerin haklarının patronlar tarafından nasıl sömürüldüğü medyadan takip ediliyor. Aslında haberciler de aynı haberin konusu.
Basın emekçileri; patronlar ve iktidarın yarattığı çalışma koşullarının altında eziliyor. İstihdam alanının dar olduğu sektörde seçeneksiz bırakılan iletişimcilere, “ya ölüm, ya sıtma” tercihi dayatılıyor.
Her sektörde olduğu gibi medya sektöründe de zam dönemine belirsizliklerle girildi. Patronların teklifleri ise her zaman ki gibi büyük hayal kırıklıkları yarattı. Dayatılmaya çalışılan şartlar gazeteleri, televizyonları, haber sitelerini, sosyal medyayı ayakta tutan basın emekçilerinde haklı bir öfkeye neden oldu.
Ekonomik krizin değil, yönetme krizinin hakim olduğu düzende, fatura emekçilerin sırtına bindiriliyor. Patronların işbirliği ile büyütülen bu sömürü düzeninin hesabı işçilere kesilemez!
@pensendeyiz
Eskişehir Yılmaz Büyükerşen Bulvarı'ndan ses verdik: Kadın cinayetlerine karşı ayaktayız!
Boynumuzu eğmeyeceğiz, katledilen kadınların ve çocukların hesabını soracağız, yenileriyle karşılaşmamak için mutlaka ama mutlaka ayağa kalkacağız!
Yurtseverler ‘NATO’ya ve Emperyalist Savaşa Karşı #Göreve’ çağrımıza yanıt vermeye devam ediyor.
İletişim Emekçileri Dayanışma Ağı (@iletisimemekagi) çağrımıza hazırladıkları sergi ile destek oldu. Geçmişten günümüze manşetleri NATO’ya karşı atan kalemlere selam olsun!
Sergi açılışı: 6 Ekim Pazar | 18.00 | Ankara NHKM
Kapkara haykıran puntolarla: Manşetleri NATO’ya karşı atıyoruz!
İletişim Emekçileri Ağı’nda mücadele eden gazeteciler olarak NATO’ya, ABD’ye ve onun yerli işbirlikçilerine karşı kafa tutuyor, kavga ediyor, yazı yazıyor, manşet atıyoruz.
Dün olduğu gibi bugün de manşetleri NATO’ya karşı atıyoruz. Kalem oynatıyor, fikir üretiyor, sayfalar tasarlıyor, karikatürler çiziyoruz.
“Türkiye’deki tüm NATO ve Amerikan üsleri kapatıldı, ülke tüm emperyalist anlaşmalardan çekildi.” manşetini attığımız güne kadar mücadelemize devam edeceğiz.
Gazeteciler, Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi'nin #göreve çağrısına "Kapkara haykıran puntolarla: Manşetleri NATO’ya karşı atıyoruz!" sergisi ile karşılık veriyor. @THalkMeclisi
Sergide buluşmak üzere.
İletişim Emekçileri Ağı (@iletisimemekagi) NATO’ya, ABD’ye ve onun yerli işbirlikçilerine karşı kafa tutuyor!
Gazeteciler, Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi'nin #göreve çağrısına "Kapkara haykıran puntolarla: Manşetleri NATO’ya karşı atıyoruz!" sergisi ile karşılık veriyor. @THalkMeclisi
Sergi açılışı:
📆6 Ekim Pazar | 18.00
📍Ankara NHKM (Konur Sok. No:51 Kızılay)