@enderbozkurt “Tamamen inkâr etmiyorlardı” ifadesi: “Allah’ı kabul ediyor ama tevhidi bozuyorlardı” demektir; “yarım inkâr” demek değildir.
Zaten Ehli sünnetin anlattığı nokta da budur: Rubûbiyeti kabul etmek tek başına yeterli değildir. İbadette, hükümde ve ulûhiyette Allah’ı birlemek gerekir
@enderbozkurt “Lâ ilâhe illallah” sadece ibadeti değil; Allah’ın varlığını, birliğini, rubûbiyetini ve eşsizliğini birlikte içerir. Ulûhiyet, rubûbiyetten kopuk değildir.
@enderbozkurt Bu yüzden tevhid:
sadece şirk reddi değil,
aynı zamanda Allah’ın birliğini ikrar,
rubûbiyetini kabul,
esmâ ve sıfatlarını tasdik meselesidir.
Ehli sünnet tevhidi tek başlıkta değil, bütüncül ele alır. 😉
@enderbozkurt “Lâ ilâhe” ifadesi elbette şirki reddeder; bunda ihtilaf yok. Ancak cümlenin devamı olan “illallah” sadece sahte ilahları reddetmek değil, Allah’ın tek gerçek ilah olduğunu da ilan eder.
@enderbozkurt Kur’an’da birçok peygamber kavmine doğrudan: “Size Allah’tan başka ilah yoktur” diye seslenmiştir. Bu sadece aracılığı reddetmek değil, Allah’ın varlığını, birliğini ve hâkimiyetini ilan etmektir.