Başıboş köpekler (sokak köpekleri) ile ilgili olarak dünyanın farklı ülkelerinde getirilmiş olan mevzuatları merak edip son bir haftada hepsini tek tek okudum ve çalıştım. Bu konu bir avukat olarak benim uzmanlık alanım değil ama farklı ülkelerin mevzuatını incelemeye alışığım ve bir hukukçu olarak da okuduğumu anlamazsam bunun farkında olacak tecrübedeyim diye düşünüyorum. Bu konuda mevzuatını incelediğim ülkelerin düzenlemelerinin gayet açık ve net olduğunu, bunları iyi anladığımı düşünüyorum.
Ana odak konuları olarak belirledikleri şu en hassas 10 ortak hususun Türkiye'deki çalışmalara da faydalı olabileceğini umarak iletiyorum. Elden ele yayılmasına destek verebilirsiniz sevinirim. Konuya el atmış bulunan ve bir mevzuat çalışması yürütmekte olduğu anlaşılan kişilere ulaşmasının faydası olabilir.
Elbette "başka milletler ne yaptılarsa doğrusunu yapmışlardır" diyecek değiliz ama dünya üzerinde bu konu ile ilgilenen tek ulus bizmişiz gibi bir körlük içinde tartışmamız da anlamsız. Bu konudaki başlıca hukuki düzenlemeler daima şu 10 ana unsuru hassasiyet ve karar noktası haline getirmiş görünüyor:
(1) Veteriner hekim tarafından özellikle acı çekmekte olduğu yahut saldırganlığı sebebiyle sahiplendirilmesi ihtimalinin hepten mevcut olmadığı teyit edilen köpekler dışında hiçbir köpeğin uyutulmasına elveren mevzuat yok.
(2) Uyutma konusu fevkalade istisnai bir son çare olarak değerlendirilmiş. Mevzuat çalışmasına "toplayıp uyutalım mı, sokakta besleyelim mi?" ekstremlerinde bakan bir hukuk rejimine denk gelmedim. Esas olarak başıboş köpeklerin devletle sözleşmeli olarak çalışan ve hayvan hakları kuruluşlarının denetimine de şikayetine de açık barınaklara alınmasına odaklanılmış.
(3) Başıboş köpeğin tanımı hassasiyetle yürütülmüş. Mevzuat çalışmalarında üzerinde en çok görüş toplanan ve en fazla tartışma yaşanan iki konudan biri başıboş köpeğin tanımı olmuş. Diğeri de başıboş köpeğin kayıtlı ve şeffaf biçimde barınağa götürülmesi ve gereğinde herhangi bir vatandaşın köpeğin izini sürerek durumunu sorgulayabileceği kayıt sisteminin açılması.
(4) Kaybolan sahipli köpeklerin başıboş köpek zannedilmemesi için tedbir alınmış.
(5) Çip ve tasma başta olmak üzere çeşitli tanıma yöntemleri mecburi hale getirilmiş.
(6) Başıboş köpeği hangi şartlarda alıkoyabileceği yahut barınağa götürebileceği sınırlayıcı olarak sayılmış olan birimin çalışanlarının vatandaş tarafından alıkoyma yahut barınağa götürme anında nasıl kimlik tespitine tabi tutulabileceği düzenlenmiş.
(7) kendisine kamu görevlisi süsü vererek bir başıboş köpeği bulunduğu yerden götüren kişilere ciddi caydırıcı cezalar getirilmiş ve bu cezaların uygulanmasında amacın ne olduğu konusuna bakılmamış.
(8) Sahipli köpeği başıboş hale getirecek işlemler yapan (mesela bir köpeği ormanlık alanda yahut sokakta bırakmak suretiyle onu başıboş hale getiren) her kişiye ve başıboş köpeklere eziyet eden (dövüştürmek elbette eziyet tanımına dahil) her kişiye fevkalade caydırıcı cezalar getirilmiş.
(9) Esas vurgu başıboş köpeklerin sahiplendirilmesinde olduğu için, şehrin belli bir yerini kendine mesken tutmuş bir başıboş köpeğin artık orada olmadığını fark eden yahut alıkoyularak barınağa götürüldüğünü öğrenen vatandaşın o spesifik köpeğin izini sürerek onu bulabilmesi için şeffaflık ve kayıt mekanizmaları getirilmiş. Aynı mekanizmalar köpeklerin hangi şartlar altında tutulduğunu somut bir köpek üzerinden denetlemek isteyen vatandaşa da kolaylık sağlamakta.
(10) bu mevzuatların çoğunda sade vatandaş önemli bir denge mekanizması haline getirilmiş. Köpek götürülürken kullanılan yöntemler yahut yapılan muamele hakkında da köpeğin içinde olduğu koşulların incelenmesi imkanı bakımından da, ciddi şikayet mekanizmaları kurulmuş.
Sloganlara dayalı olarak tartışmak yerine denge mekanizmaları kurarak ve iki haklı kaygıyı hakkaniyetli bir zeminde buluşturma gayretiyle düzenleme getirirsek, ülkemize yakışan bir sonuca ulaşabiliriz. Bu konuda az da olsa katma değeri olursa, ne mutlu bana.
🔴AVUKATIN KVKK SORUMLULUĞU HAKKINDA ÖNEMLİ BİR KARAR VE KAZANIM:
📌"Avukat hakkında yapılan şikayette KVK Kurumunun degerlendirme ve karara bağlama yetkisinin bulunmadığı, avukatların suç teşkil
eden eylemlerinin mahkemelerce, disipline aykını eylemlerinin baglı bulunduklan meslek örgütlerince incelenip karara bağlanabilecegi, dolayısıyla davacının bu şekilde menfaatini ihlal ettgini ileri sürdüğü dava konusu işlemin, hukuka uygunluğunun denetlenmesi hususunu yargı önüne getirme hakkına sahip
kılınması gerekmektedir."
ANKARA BİM 10. İDD. 2024/3711 E. 2024/3254 K. 23.05.2024 T.
📌Karar doğrultusunda, avukatlar hakkında düzenlenen cezai işlemlere karşı, KVK Kurulunun inceleme yapmaya yetkili olmayıp, aksine işlemlerinin fonksiyon gaspı olduğu savunması yapılabilecek.
👏🏻👏🏻👏🏻KVK Kurulu Başkanı'nın
"Biz avukatları yargı mensubu değil, daha ziyade serbest meslek mensubu olarak görüyoruz." ifadelerine karşı çıkarak dava açan ve bu kararın çıkmasını sağlayan meslektaşımız Av. Ayhan TUNCER'i kutluyoruz.
@YAKUPYAR Kıdemli avukatların "önünü açma" furyası ne zaman son bulacak? Böyle bir şeye gerçekten ihtiyaç var mı? Kanunkoyucunun yasaları düzenlerkenki motivasyonunu çok merak ediyorum. Önce reklam yasağı meselesi şimdi bu. Gerçek problemleri görmeniz için daha ne kadar çırpınacağız?
@tamerbozkurt81 Hocam Türkiye'nin dört bir yanındaki öğrencileriniz de sizi tekrar tekrar görmek ve çok kıymetli tavsiyelerinizi dinlemek istiyor. Online platformlarda da bulunarak kıymetli düşünce ve tavsiyelerinizi hepimizle paylaşmanızı çok isteriz. Zira sizi özleyen çok öğrenciniz var ☺️
Ölçüsüz yaşamak bize göre değil Ömür Hanım.Büyürken geniş ufuklarımız olmadı bizim.Küçücük avuçlarımızla sınırlarımızı genişletmek istedikçe yaşamın binlerce engeli yığıldı önümüze.Hangi birini yenebilirdik bunca olanaksızlık içinde.Umutsuzluğu tanıdık, yenilgiyi öğrendik böylece
...Ve güz geldi Ömür Hanım. Dünya aydınlık sabahlarını yitiriyor usul usul. İnsanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde. Yağmur ha yağdı ha yağacak. İncecik bir çisenti yokluyor boşluğunu insan yüreğinin. Hüznün bütün koşulları hazır.
Nedenini bilmediğim bir keder akıyor damarlarımdan. Yaşamak bir can sıkıntısı mıdır Ömür Hanım?
Bilincinde olmadan üstlendiğimiz sorumluluklarımız var. Evlere dönelim, sırtımızın kamburu evlere, cılızlığımızın görkemli korunaklarına, yalnızlığımızın kalelerine dönelim.
Hakim/Savcıların mesleğe alınmasında referansı olmayan adayların mülakattan geçme ümidinin olmayışı gibi meseleler hepimizin ayıbı. Biz Hukukçular daha kendi söküğümüzü dikememişken kime neyin adaletini vadediyoruz.
@erincsagkan@adalet_bakanlik
Martta girdiğim bir CMK görevinin hala ücretini almadım. Devlet/hükümet ciddi ciddi bizi enayi yerine koyuyor. Avukatlar olarak ödeme alamadığımız CMK görevleri, ödediğimiz yüklü vergilerin yanında +
İsrail’in, Gazze/Filistin’e saldırılarından dolayı; “Soykırım Suçu, İnsanlığa Karşı Suçlar, Savaş Suçları, Kasten Adam Öldürme, Yaralama, Gayri İnsani Muamele ve İşkence Suçları” nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur.
#Gazze#Filistin
Avukat olarak kamu kurumları, kalem memurları, hakimler, savcılar ve hatta müvekkillere rağmen iş halletmeye çalıştığım sıradan bir gün içinde benim vaziyet