Bir skandalı da ben ifşa edeyim.
AKP kurmayının vurgunla suçlandığı ve patronları tutuklananÖzata Denizcilik’in yönetiminde çok kısa süre önce bir değişim yaşandı. Tesadüfe bakın ki, şirketin yönetim kurulu üyesi İskender Balcı birdenbire istifa etti.
Sanki, filikaya binip gemiyi terk etme gibi… Tıpkı hisselerini satıp milyar kazanan Fatma Betül Sayan Kaya gibi…
Peki, kim bu İskender Balcı? Yazayım: Osman Çelik’in damadı. Osman Çelik mi kim? Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı!
Gördünüz mü?
Memleketin hazinesini emanet ettiğimiz insanların pek “akıllı” damatları nerelerden çıkıyor?
Sahi, Mehmet Şimşek yardımcısına “bu ne iş” diye soracak mı?
İşte KAP’ta yer alan o “istifa” 👇🏼
Malumunuz, iktidarın siyasi muhaliflerinin olur olmaz gerekçeler ve uydurmalarla hapse atıldığı bir ülkedeyiz. “Tutuksuz yargılama esastır” ilkesini savunmaktan vazgeçmedik, vazgeçmeyiz elbette. Yine de bu prensibin neden her seferinde alengirli işlere bulaşan, suç delilleri de sabit olan iktidar mahfillerine uygulanmadığının bir yanıtı verilmeli.
“Nereden edinildiği de açıklanmayan toplam 163 milyon TL’yi eşiyle tek bir hisseye yatırıp kısa sürede 2 milyar 200 milyon TL’nin üzerinde para kazandığı ortaya çıkan fon soyguncularından eski bakan ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya neden hala tutuklanmadı” diye sormak elzemdir mesela.
Bu önemli hatırlatmadan sonra diğer konumuza geçelim.
Süzer Holding’i bilirsiniz; bilmiyorsanız İstanbul’da yaşayan herkes gibi "Gökkafes" olarak anılan Süzer Plaza’yı bilirsiniz. Belirtmeden geçmeyelim, Türkiye’deki Ritz-Carlton otel zincirinin sahibi de Süzer Holding. Holdingin yönetim kurulu üyesi ve veliaht Ali Baran Süzer, 2025 yılının sonlarında İstanbul’da, Akın Gürlek’in başsavcı olduğu sırada düzenlenen uyuşturucu soruşturması kapsamında bir grup şüpheliye birlikte gözaltına alındı. İlk etapta adliyeye sevk edilen 3 kişiden birisi tutuklanırken veliaht Süzer ve diğer şüpheli adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı diye belirtip devam edelim.
Bu Süzer Plaza çok hareketli yer. CHP’nin İstanbul kayyımı Gürsel Tekin, defaatle bu Süzer Plaza’daki “Nobu” isimli restoranda görülüyor. Hem de kimlerle hem de kayyım olmasından önce... Ama daha önemlisi var: Son günlerin olaylı kurumu SPK de Süzer Plaza’da bulunuyor. Denilen o ki soruşturmalar vesilesiyle SPK ile yakından ilgili bakan da Süzer Plaza’daki en lüks dairelerden birinde kiracıymış. Hayli yüksek bir meblağ olan kirası ödeniyor mu? Ödeniyorsa memur maaşıyla nasıl oluyor bilmiyoruz. Bir de kiracısı olduğu lüks dairenin tadilat ve dayanıp döşenmesi kısmının da Süzerler tarafından karşılandığı söyleniyor. SPK’nin, Süzer Plaza’ya taşınmasına önayak olduğu kamuoyunda yaygın olarak kabul gören AKP’li iş insanı Davut Yasin Bilen var bir de… Bu dairenin sahibinin de o olduğu iddia ediliyor. Davut Yasin Bilen ile devam edelim. Bilen, Süzer Plaza’da yaşıyor (kaynak yaşatılıyor diye aktardı) ve iddiaya göre bir takım alengirli işlerin çözülmesinde ilgili taraflara yardımcı oluyor.
83 yaşında olmasına rağmen her gün işinin başında olan baba Mustafa Süzer’in büyük bir hayali var. İstinye sırtlarında kendisine ait olan çok büyük bir araziye içinde alışveriş merkezlerinin de bulunduğu “Marmara” isminde bir konut projesini hayata geçirmek istiyor Mustafa Süzer. Ama bildiğiniz gibi bir yandan da Süzer Plaza’nın kendisi zaten kaçak. Usulsüz birçok işlemle oraya dikildi ve yıkılamadı. Bedrettin Dalan’ın belediye başkanlığı döneminde ruhsat izni verilen inşaatın durdurulup yapılanların yıkımı için sonraki belediye başkanları Nurettin Sözen ve Recep Tayyip Erdoğan çok uğraştı. Ama dönemin ANAP iktidarında yıkımın engellenmesi için Şişli ve Beyoğlu ilçelerinin sınırları değiştirildi. ANAP’lı Şişli Belediyesi'nden gerekli izin ve onaylar alınarak projenin önü açıldı.
(Meraklısı, Gökkafes diye anılan Süzer Plazanın hikayesini şu linkten okuyabilir: https://t.co/QxRYpeKy4a)
Her ne kadar her şey kitabına uydurulmuş gibi görünse de bu konu Demokles’in kılıcı gibi Süzerler üzerinde sallanıyor. Türkiye’de geçerli rejimin bir tek kişinin dudakları arasındayken ve yargı da o dudaklardan dökülecek söze çok kıymet verdiğinden kimsenin ve hiçbir şeyin garantisi yok. Bir de oğul Süzer gözaltında iken Süzer Plaza’da Davut Yasin Bilen’in ev sahipliğinde milyonlarca doların çok sık konuşulduğu hayli hareketli günler yaşanmış. Bu hareketli günlerde Süzerlere ait Bebek’teki villalardan da konu açılmış ama nihayetinde ortalık sakinleştikten sonra Akın Gürlek Ritz Carlton’daki dairelerden birinde kiracı olmuş. Tapu kaydının Davut Yasin Bilen adına olduğu öne sürülen daire, yeni taşınacaklar için tadilat yapıldıktan sonra içi de dayanıp döşendikten sonra teslim edilmiş. Dairenin 30 milyon TL tutan tadilat ve döşenmesi işlemleri de Süzerlere ait şirket tarafından gerçekleştirilmiş iddiaya göre. Dairenin kirasıysa 750 bin TL… Ritz Carltonda kiracı olan Gürleklerin üst kat komşusu uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan Baran Süzer, yan daire komşusu ise yine uyuşturucu soruşturması şüphelisi olan Ali Ulusoy. SPK’nin de içinde bulunması nedeniyle Elif Gülşah Gürlek, İstanbul’un trafik sorunuyla boğuşmadan evle işi arasındaki mesafeyi asansörle katediyor. Hatta yemeklerini de plazanın içindeki lüks restoranda yiyor.
Şimdi Akın Gürlek’e sorularımıza geçelim:
1-) Davut Yasin Bilen’in veya yakınlarından birinin Süzer Plaza’da dairesi var mıdır?
2-) Akın Gürlek ve eşi Elif Gülşah Gürlek bu dairede kiracı mıdır?
3-) Dairenin aylık 750 bin TL kira bedeli ödenmekte midir? Kim tarafından? Dekontlrı var mıdır?
4-) Dairenin 30 milyon TL tutan tadilat ve dayanıp döşenmesi maliyeti kim tarafından karşılanmıştır?
5-) Tapuda evin sahibi olarak görünen Davut Yasin Bilen‘le ne tür bir ilişkiniz vardır?
6-) Aynı zamanda SPK’nin yönetiminde olan Elif Gülşah Gürlek’in plazada bulunan “Nobu” isimli restorandaki yediği yemeklerin aylık 250 bin TL’nin faturası kendisi mi Bakan bey mi yoksa Süzer holding mi ödemektedir?
Karartma dönemi
Neyi?
Tüm gerçekliği
Niye?
Rasyonel bir zeminde muktedir olamayacak
Önce SANAT sonra BİLİM kovalanır
Son cümle çok önemli
"Hastalığı mı önlemek gerek yoksa aşı karşıtlığı gibi hastalıklı düşünceleri mi?!"
İNFODEMİ PANDEMİSİ
BU ÇAĞ BU YÜZDEN GEÇEMEYECEK!
Not; Kızamığın pek çok yan etkisinden en korkunç olanı,SSPE etkisi yıllar sonra ve yavaş yavaş öldürüyor
Sevgili dostlar; dün görülen karar duruşmasında kolon kesen şahıslar tahliye edildi.Mahkeme heyeti tutuklu kaldıkları süreyi yeterli görmüş. Bu şahıslar 2 yıl boyunca firariydi ve bir villada tatil yaparken yakalanmıştı sadece 13ay hapis yattılar ve SUÇLU olmalarına rağmen tahliye edildiler. Ezgi apartmanında evlatlarım dahil 35 kişi hayatını kaybetti, bu hesapla her bir can için 11 GÜN hapis yatmışlar.Yazıklar olsun; suçluların alkışlarla sevinç çığlığı attığı , mağdurların ağladığı bu karara yazıklar olsun.Adalet mücadelem devam edecek ; bu kararı veren heyetten şikayetçiyim.Bu heyet davamızın görüldüğü mahkemeye yeni atandı ,göreve başlayalı bir ay oldu, savcılığın 3 yıldır takip ettiği ve olası kast talep ettiği ,sayfalarca delil olan dosyayı katıldıkları ilk duruşmada bu tahliye kararı ile sonlandırdılar.Diyecek çok söz var fakat adalet mücadeleme devam edebilmek için susuyorum, benim yerime sizler konuşun gönderilerimi paylaşın sesime ses olun lütfen.
Merhaba, size 25 yaşındaki kuzenim Murat Can Pekeroğlu'nun adalet bekleyen dosyasını duyurmak ve mümkünse paylaşmanızı rica etmek için yazıyorum. Murat Can, üniversite mezunuydu ve iş bulamadığı için Trendyol'da motokurye olarak çalışıyordu. Çalıştığı sırada kendi şeridinde ilerlerken, karşı şeritten gelen bir aracın ani dönüş yapması sonucu ağır şekilde yaralandı ve hastaneden yaklaşık 1 saat yaşam mücadelesi verdikten sonra hayatını kaybetti. Murat Can'a çarpan sürücü devlet hastanesi'nin acil bölümünde çalışan bir doktordu. Görgü tanığı olay sonrası bu şahsın Murat Can'a müdahale etmediğini söyledi. Ki elimizde 9 saniyelik çekilmiş bir video var ve o videoda da müdahale etmediği açıkça görülüyor. İlk çıkan bilirkişi raporunda bu şahıs %100 kusurlu bulunurken keşiften sonra çıkan raporda bu kişi için asli kusurlu dediler. 9/9 kusurun 8'ini faile, 1'ini Murat Can'a verdiler. 1 oranındaki kusur da Murat Can'ın hız ihlali yapmış olması diyorlar. Ancak Murat Can'ın hız ihlali yapması mümkün değil. Çünkü gelmiş olduğu şeritte kasis var ve hava yağmurlu. Kasisten çok kısa bir mesafe sonrası kaza gerçekleşiyor zaten. Ayrıca her iki taraf için de hız tespiti yapılmadı. Afaki bir cümleyle hız ihlali denmektedir. Başka bir tanık ifadesinde Murat Can'a çarpan sürücünün hızlı olduğunu, Murat Can'ın hızlı olmadığını söylüyor. Kamera görüntüleri mevcut. Ancak tüm bunlara rağmen sürücü sadece 12 saat gözaltında kaldı. 9 aydır hiçbir tutuklama olmadı. Ve hala devlet hastanesi'nde çalışmaya devam ediyor. İlk mahkemede Murat Can'ın kaskının olmadığını iddia etmişlerdi. Ancak kaskın olduğu keşif sonrası çıkan bilirkişi raporunda netleşti. Davanın bir sonraki duruşması 22 Eylül'de görülecek. Tanıklar dinlenecek. Ancak bizim en önemli tanığımız mahkemeye katılmayacağını söyleyerek bizi bıraktı. Çalışmış olduğu işyerinden ve Denizli'den apar topar ayrıldı. Şu an yeni tanıklara ihtiyacımız var. Özellikle 9 saniyelik videoda Murat Can'a müdahale eden olay anında orada olan kişiyi bulmamız gerekiyor. Ancak 9 aydır o kişiye ulaşamıyoruz. O yüzden sesimizin duyulmasına ihtiyacımız var. Lütfen dosyamızı inceleyip paylaşabilir misiniz?
BirGün muhabiri İsmail Arı 75 gündür tutuklu
Bugün ilk kez hâkim karşısına çıkacak
İsmail Arı gazetecilik yaptığı için yargılanıyor
Gazetecileri yalnız bırakma!
https://t.co/ezD0kNFat0
Hepimizin başına geldi...Ben de @MucellaYapici1 diye yeni hesp açtım...Kurtarılmıyor... Lütfen aşağıdaki hesabı yaygınlaştıralım...Bu gün bize yarın size... @birol__akbaba
Tüm İzmirlilerin ve yolu İzmir’den geçenlerin dikkatine!
Çok yakında, İzmir Çevre Yolu artık ücretsiz değil, paralı olacak!
Karayolları Genel Müdürlüğ��’nün ücretsiz olarak işlettiği İzmir Çevre Yolunun 25 yıllığına özelleştirilmesinin planlandığını tespit ettik.
Yap-İşlet-Devret modeli otoyolların fiyat tarifeleri baz alındığında;
Özelleştirildikten sonra İzmir Çevre Yolunda uygulanacak araç geçiş ücret tarifesini paylaşıyorum⬇️
🔴Balçova-Gaziemir: 33 TL
🔴Gaziemir-Otoyol Ayrımı: 31 TL
🔴Otoyol Ayrımı-Üniversite Ayrımı: 40 TL
🔴Üniversite Ayrımı-Karşıyaka: 33 TL
Bağlantı yolları dahil toplam 51 km❗️
2025 yılında İzmir Çevre Yolundaki araç geçiş sayısı: 141 Milyon 298 Bin adet❗️
2010 yılındaki özelleştirme paketinde de yer alan İzmir Çevre Yolunun, 2026 yılı itibariyle özelleştirilmesi gerçekleşirse⬇️
Şirket, bu otoyolları, Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılan otoyolların ortalama kilometre başına araç geçiş fiyatlarıyla işlettiğinde;
🔴Şirketin bir yılda vatandaştan tahsil edeceği geçiş ücreti en az 4 Milyar 326 Milyon Lira olacak❗️
🔴25 yıllık özelleştirme sürecinde şirketlerin kasasına girecek tutar: 108 Milyar Lira❗️
🔴Güncel kurla en az 2 Milyar 402 Milyon Dolar❗️
Maliyeti yıllar önce vatandaşın vergileriyle ödenmiş olan çevre yollarını özelleştirmek vatandaşa ihanettir!
Derhal bu özelleştirme planından vazgeçin!
Kaynak: KGM 2025 Trafik ve Ulaşım Bilgileri Raporu, CİMER, 2010 Yılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı, Çevre Otoyolu Haritası
Bu dava sadece bir kişinin değil…
Hepimizin davası.
Özgürce yürüyebilmenin,
insanlık onurunun,
halkın vicdanının davası.
KAMERAM HALA KAYITTA...
📍 6 Mayıs – 13.00
📌 Bakırköy Adliyesi
Bugün gelmezsen, yarın çok geç olabilir.
#HakanTosunİçinAdalet
KIYAMETE BEŞ KALA‼️
Urfada tecavüz sonucu çocuk doğuran 14 yaşındaki çocuğa babası kimden hamile kaldın diye sorduğundan bilmiyorum ya abim ya da dayımdan ikiside tecavüz etti diye cevap verdi.⁉️
Bolu'da imam nikahıyla evlendirilen 11 yaşındaki kız çocuğunun sekiz aylık hamile olduğu ortaya çıktı..‼️
Samsun'da otomobil çarptı diye koma halinde hastaneye getirilen 14 yaşındaki kız çocuğunun, imam nikahlı eşi tarafından odunla dövüldüğü, sonra da kaza süsü vermek için motosikletle üzerinden geçildiği anlaşıldı.⁉️
Ordu'da 13 yaşındayken para karşılığında evlendirilen kız çocuğu, sürekli dayak yediği 40 yaşındaki herifin evi terketmesi üzerine, kendi ailesi tarafından kabul edilmedi, henüz 17 yaşındayken üç çocuğuyla ortada kaldı.‼️
Gaziantep'te özel hastanede 18 yaşında birinin kimliğiyle doğum yaptırılan kız çocuğunun, aslında 12 yaşında olduğu tespit edildi..⁉️
Adana'da 13 yaşındaki kız çocuğuna düğün yapıldı, Sakarya'da kuzeniyle evlendirilen 15 yaşındaki kız çocuğu, evden kaçıp polise sığındı..⁉️
Tekirdağ'da bir noterin, 14 yaşındaki kızlarını evlendirmek isteyen ana-babaya muvafakatname verdiği belirlendi..⁉️
Tokat'ta evlendirilen 12 yaşındaki kız çocuğunun dört aylık hamile olduğu anlaşıldı‼️
Ağrı'da 16 yaşında evlendirilen kız çocuğu, işkence yapılmış, tuvalette eli kolu bağlanmış halde bulundu.❗️
İzmir'de 12 yaşında evlendirilen kız çocuğu, sezaryenle doğum yaptı, Adana'da imam nikahıyla evlendirilen 16 yaşındaki kız çocuğu, trenin önüne atladı.‼️⁉️❗️
Korunması Gereken Çocuklar Sempozyumu'nda konuşan Gümüşhane Üniversitesi öğretim üyesi, bizzat yaşadığı hadiseyi anlattı, “yol kenarında bir kız çocuğunu kucağında bebeğiyle ağlarken gördüm, 16 yaşındayken evlendirilmiş, anne olmuş, bebeğinin eli yanmış, ne yapacağını bilmiyor, bebeğiyle birlikte ağlıyordu, aslında orada bir anne ağlamıyordu, iki çocuk ağlıyordu” dedi.⁉️
Kayseri'de para karşılığında evlendirildiği herif tarafından sokağa atılan, kamyonet kasasında yaşayan 15 yaşındaki kız çocuğu, av tüfeğiyle canına kıydı.❗️
Konya'da 16 yaşındayken evlendirilen kız çocuğu, inşaatın yedinci katından atladı.‼️
Siirt'te dünyaya geldi, ismi Kader'di, 12 yaşında evlendirildi, 13 yaşında anne oldu, 14 yaşında canına kıydı, adı üstünde kaderi böyleymiş denildi, geçildi.⁉️
12 yaşındayken iki bilezik karşılığında 40 yaşındaki evli herife kuma verildiği ortaya çıkan kız çocuğu “yanına yatmaya korkardım, bana oyuncak almayınca ağlardım” dedi.⁉️
11 yaşındayken 40 yaşındaki herifle evlendirilen kız çocuğu “çocuk doğuramıyor diye dövüldüğünü, üç dört sene kaynanasının koynunda yattığını” söyledi.‼️
30 yaşında biriyle evlendirilen 13 yaşındaki kız çocuğu, seneler sonra gazete röportajında anlattı: “İlk gece beni tek başıma odaya soktular, korkudan bayıldım, kolonya verdiler, evlendirildiğim kişi odaya geldi, ‘hadi gel seninle evcilik oyunu oynayalım' dedi, bu cümleyi hayatım boyunca unutmayacağım…”‼️
12 yaşındayken okulundan alınıp, başlık parası karşılığında 50 yaşındaki herifin koynuna sokulduğu anlaşılan kız çocuğu “derslerim çok iyiydi, rüyamda sürekli mezun olduğumu, diploma aldığımı görüyorum” dedi.⁉️
Henüz 14 yaşındayken 10 bin lira karşılığında, beş çocuk, dokuz torun sahibi 70 yaşındaki herife verilen kız çocuğu, seneler sonra bu konuda araştırma yapan üniversite ekibine anlattı, “annemi asla affetmeyeceğim, hayatımı değiştirme imkanım olsaydı, en önce babamı değiştirirdim” dedi.❗️
Ve bu işler sadece ahlaksız babalar, utanmaz dünürler, sapık damatlarla yapılmıyor, İmamlarla yapılıyor..
İmamlar nikah kıyıyor, babalar istedikleri kadar ahlaksız olsun, dünürler istedikleri kadar utanmaz olsun İmamlar rıza göstermese, bu insanlık suçu işlenebilir mi.⁉️
İmamlar, nikahını kıy diye kendilerine getirilen kız çocuklarını polise, jandarmaya, savcıya bildirse, bu talihsiz kız çocukları, babaları hatta dedeleri yaşındaki sapıkların yatağına sokulabilir mi.‼️
İmamlar, bu işlerin olmazsa olmazıdır vesselam..⁉️
Peki ya bütün bunlara sessiz kalan bizler bu şerefsizliklerin neresindeyiz.‼️
#SayınPervinÇiloğlu'nun sayfasından alıntıdır.
Gülistan Doku'yu ararken barajı boşaltıyorlar,
Bir kadın cesedi çıkıyor… Dereyi tarıyorlar,
Başka bir kadın cesedi… Her yerden kadın cesedi çıkıyor!
Bir de normalmiş gibi yok bu değil,bu da değil falan diye devam etmişler!!
Adamlar için su kaynaklarının dibin de kadın cesedi bulmak normalleşmiş!!!!!
İyi ki kadınları bu da değil diye suya geri atmamıslar'!!
O cesetlerden biri Esma Kılıçarslan;
bedeninde dört erkeğin DNA’sı var ama ortada ne fail var ne dosya ne de bir soruşturma!
Diğerlerinin kim olduğunu bile bilmiyoruz!
Ülkenin her yeri kadın mezarlığına dönüşmüş ama sadece sesini duyurabildiklerimizin isimlerini biliyoruz......,
#GülistanDoku
ÇOK İYİ HATIRLADIĞIM VE OLAY YERİNDE TEPKİLERİNE ŞAHİT OLDUĞUM TUNCAY SONEL YALAN SÖYLEMİŞ
Gülistan Doku kaybedildiği aylarda şüpheli şekilde kaybolan ve daha sonra Uzunçayır Baraj gölünde cansız bedeni bulunan Esma Kılıçarslan'ın bulunduğu yere ilk giden Vali Tuncay Sonel ve il jandarma komutanı olmuştu. Vali olay bölgesinde çok heyecanlıydı. Gazetecilerin geldiğini görünce inanılmaz panikledi ve gazetecilere hakaretlerde bulundu. Gazetecilerin alandan gönderilmesini emretti. Askerler gazetecileri uzaklaştırdığı sırada cansız bedenin Gülistan doku olmadığı anlaşılınca vali hızla bölgeden uzaklaştı. Bölgeye olay yeri inceleme ekipleri gelmeden cansız kadın bedeninin başına ilk giden ve yüzüne doğru ilk bakan vali ve koruması oldu. Ayrıca Esma Kılıçarslan olayı da şüpheli bir dosya olup hala aydınlatılmayan bir dosya olarak bekliyor.