Sondakika Kahramanmaraş da depremzedelerin oturdugu kendi tapulu mulkune yaptigi evlerin yikim karari ve elektrik su kesilmesinin ardından depremzedeler yolu trafiğe kapattı turkiyede 8 milyon ev kayit disi yapi kayıt güncellemesi yapimaz ise #8milyonEvYıkılacak@avidrissahin
Mudanya Dereköy’de vatandaşlar yıkım kararı gelen yapılarını kendi elleriyle yıkıyor.
Türkiye genelinde hobi bahçeleri ve imar düzenlemeleri tartışılmaya devam ediyor.
Sizce bu kararlar doğru mu?
#hobibahçeleri#mudanya#dereköy
🔴Kampanya - Tedapp:
Acarkent Orman alanı vasfına geri dönsün! —
İstanbul'un Orman alanlarının geri kazanılmasını amaçlıyoruz.
Eski İstanbul Belediye Başkanı Bedrettin Dalan döneminde Özel orman alanlarında yüzde 6'yı geçmeyen yapılaşm… https://t.co/tiWOBcZF9b
🔴O zaman yıkıma başlanması gereken yer bellidir.
İstanbul'un kalbine saplanan hançer Taksim Süzer Plaza, Acarkent vb. Projeler yıkılmadan Hobi Bahçeleri ve Halkın inşaa ettiği diğer yapılar yıkılamaz.
Ya adalet, ya sefalet.
Adalet yoksa sefaleti birlikte çekmeye herkes razı olsun.
MUDANYA Belediye Başkanı Sn. Deniz Dalgıç, sizi insafa davet ediyorum.
Mudanya’nın en verimli arazilerine imara açtınız, eyvallah lakin köylünün evini barakasını yıkmayınız.
Siyasi tanıdığı olmayanların yerlerini yıkıp hatrını saydığınız insanların arazilerin üstüne yaptığı konteynırları yıkmadınız. Yıkmayın da zaten. Zenginin hatrını saydığınız kadar sizi tanımayan köylüyü de sayın lütfen. İftira demeyin ben Mudanyalıyım! Anne tarafımın bir çoğu burada. Mudanya’yı benim atalarım inşa etti desem mübalağa etmiş olmam. Herşeyi duyuyoruz görüyoruz. Lütfen insaf edin!
CHP Belediyelerine bakın milletin evini , hobi bahçesini yıkmak için süreci hızlandırmış topu sayın @murat_kurum a atıyorlar ..
Yıkımların yeni kanun çıkana kadar durdurulması yönünde görüş birliği varken milleti ağlatıp söz konusu CHP belesiyelerinin ‘Çevre Şehircilik İl Müdürlükleri baskı yapıyor’ demesi namussuzluktur.
Toprağı koruyamayan hükümetler, kaçağı yıkmakla yetinemez...
Hobi bahçesi meselesi sadece bir imar sorunu değil; hükümetlerin planlama zaafı ve gecikmiş müdahalesinin neden olduğu yapısal bir krizdir.
Bakan Yumaklı’nın 'kaçak yapı' teşhisi doğru ama eksik. Asıl soru şu: Bu kadar yaygın ihlal, devletin bilgisi dışında nasıl bu hale geldi?
https://t.co/bVWGdHvtEw
Kendi müstakil tapulu, tek parsel olan arsamın üzerine yaptığım ve emlak vergisini ödediğim tek katlı evim için imar yasasında düzenleme yapılmasını, Ruhsat ve İskan verilerek kayıt altına alınmasını, tahakkuk ettirilen para cezalarının iptal edilmesini, mahkemedeki davaların düşürülmesini, yıkımların durdurulmasını yetkililerden talep ediyor ve çözüm bekliyoruz.
#YapıKayıtMeclise
HobiBahçemeDokunma
Bursa Mudanya'da hobi bahçelerine yönelik yıkım operasyonları mahalleliyi ayağa kaldırdı! 18 yıldır beklenen imar barışı düzenlemeleri ve Ankara’daki üst düzey çalışma grubunun "mağduriyet oluşmasın"… https://t.co/2jTILvMA89 #Mudanya#HobiBahçesi#İmarBarışı#Yıkım#TarımArazisi
📢Kamuoyuna Duyurumuz📢
03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu, yürürlüğe girdiği tarihten bu yana çeşitli değişikliklerle güncellenmeye çalışılmış olsa da, temel yapısı itibarıyla günümüzün sosyal, ekonomik ve demografik gerçekliklerine cevap vermekte yetersiz kalmaktadır.
Söz konusu kanun, kabul edildiği dönemin ihtiyaçlarına uygun bir çerçeve sunmuş olmakla birlikte; aradan geçen kırk yılı aşkın sürede yaşanan nüfus artışı, şehirleşme baskısı, sosyal yaşam değişiklikleri, doğal afetler, pandemi süreci ve ekonomik koşullar gibi etkenler karşısında yetersiz hale gelmiş; bu durum, mevzuatın vatandaş lehine çözüm üretmek yerine mağduriyet doğurmasına neden olmuştur.
Bilindiği üzere, Haziran 2018 tarihinde yürürlüğe giren İmar Barışı düzenlemesi ile 31/12/2017 tarihine kadar yapılmış yapıların kayıt altına alınması hedeflenmiş; yaklaşık 14 milyon yapıyı kapsaması öngörülmüştür. Resmi verilere göre 9 milyonun üzerinde başvuru yapılmış, 3.5 milyonu aşkın Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmiştir. Ancak yaklaşık yüzbünlerce belgenin iptal edilmesiyle birlikte vatandaşlarımız; para cezaları, yıkım kararları, adli yaptırımlar ve ciddi mağduriyetlerle karşı karşıya kalmıştır.
Öte yandan; pandemi süreci, doğal afetler, kırsala dönüş eğilimi, güvenli ve müstakil yaşam ihtiyacının artması gibi nedenlerle vatandaşlarımızın yerleşim tercihleri önemli ölçüde değişmiştir. Buna rağmen, özellikle 2014 yılında yürürlüğe giren Büyükşehir Yasası ile köylerin mahalleye dönüştürülmesi ve birçok bölgede imar planlarının yapılmamış olması, vatandaşlarımızın ruhsat alma imkânını fiilen ortadan kaldırmıştır.
Ayrıca köy yerleşim alanlarının geçmişte belirlenmiş olması ve bu alanların günümüz ihtiyaçlarına cevap veremeyecek ölçüde yetersiz kalması nedeniyle, köy yerleşim sınırları içerisinde yapılaşmaya uygun alanlar büyük ölçüde tükenmiştir. Bu durum, kırsalda yaşayan vatandaşlarımızı zorunlu olarak mevcut sınırların dışında yapılaşmaya yönlendirmiş; böylece köylerde zaten var olan sosyal ve ekonomik sorunlara ek olarak ciddi bir imar sorunu da ortaya çıkmıştır.
Bugün gelinen noktada yaklaşık 10 milyon bağımsız birimin ruhsat ve iskân sorunu bulunduğu değerlendirilmektedir. Ekonomik zorlukların, konut açığının ve yüksek kira bedellerinin yaşandığı bir dönemde bu yapıların yıkım tehdidi altında olması, sosyal ve ekonomik açıdan telafisi güç sonuçlar doğuracaktır.
Ülkemizin bir deprem ülkesi olduğu gerçeği de göz önünde bulundurularak; vatandaşlarımızın güvenli yapılarda yaşaması anayasal bir hak olup, çözümün yıkım değil, denetim ve dönüşüm odaklı olması gerektiği açıktır.
Bu kapsamda;
Tapulu mülkler üzerinde bulunan,
Kamu zararına yol açmayan,
Üçüncü şahısların haklarını ihlal etmeyen,
Deprem performans analizleri ile güvenliği belirlenebilecek yapılar için son bir yasal düzenleme yapılması, bu yapıların kayıt altına alınması veya “Bina Kayıt Sertifikası” benzeri bir sistemle belgelendirilmesi; riskli yapıların ise kentsel dönüşüm veya güçlendirme kapsamına alınması büyük önem arz etmektedir.
Son günlerde kamuoyuna yansıyan ve 04 Nisan 2026 tarihli düzenlemeler çerçevesinde gündeme gelen “hobi bahçeleri” konusu ise meselenin yalnızca sınırlı bir bölümünü oluşturmaktadır. Tarım arazilerinin korunması elbette önemlidir; ancak mevcut durumda bu alanlarda bulunan yapıların büyük bölümü, imar planı bulunmaması nedeniyle ruhsat alamamış yapılardır ve hukuki olarak diğer ruhsatsız yapılarla aynı konumdadır.
Bu nedenle, yapılacak düzenlemenin yalnızca “hobi bahçeleri” gibi dar bir başlıkla ele alınması; sorunun bütüncül çözümünü engelleyecek, milyonlarca vatandaşı kapsayan mülkiyet problemini göz ardı edecektir.
Nitekim Anayasa’nın;
2. maddesinde yer alan “sosyal devlet” ilkesi,
5. maddesinde düzenlenen devletin, vatandaşın refahını sağlama yükümlülüğü,
35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkı
devletin bu tür sorunlarda koruyucu, düzenleyici ve çözüm üretici bir yaklaşım sergilemesini zorunlu kılmaktadır.
Bugün birçok bölgede, planlarda tarım arazisi olarak görünen ancak fiilen tarım yapılması mümkün olmayan alanlarda yapılaşma oluşmuştur. Bu yapıların yıkılması, söz konusu alanların yeniden tarıma kazandırılacağı anlamına gelmemekte; aksine yeni mağduriyetler doğurmaktadır.
Kamuoyunda “büyük yıkım” veya “büyük temizlik” şeklinde yer alan söylemler, toplumda ciddi bir endişe ve güvensizlik oluşturmaktadır. Oysa ihtiyaç duyulan yaklaşım; yıkım değil, kayıt altına alma, denetleme ve dönüştürme modelidir.
Bu doğrultuda talebimiz;
Yapılacak yasal düzenlemenin kapsamının genişletilerek yalnızca belirli bir kesimi değil; kırsalda, şehirde ve köylerde ruhsat sorunu yaşayan milyonlarca yapıyı kapsayacak şekilde ele alınmasıdır.
Bu sayede;
Devletimizin gelirleri artacak,
Vatandaş-devlet arasındaki güven yeniden tesis edilecek, Mülkiyet sorunları çözülecek, Kentsel dönüşüm süreçleri hız kazanacaktır.
Unutulmamalıdır ki, söz konusu yapılarda halihazırda bir yaşam bulunmaktadır. Bu yapıların yok sayılması veya yıkılması, mevcut bir sorunu çözmek yerine yeni sosyal sorunlar doğuracaktır.
Bilgilerinize arz eder, gereğini saygılarımla talep ederim.
Saygılarımla
İbrahim HACIOĞLU
İmar Yasasına Takılanlar Derneği Genel Başkanı
#YapıKayıtMeclise
Ali Naci Küçük Yargı dağıt��yor💥
"Şuana kadar 2 tane Anti Galatasaray lı konuştu objektif falan diyemem Bülent Uslu, Ahmet Ercanlar
Ya arkadaş Galatasaray maçları sonrası bu program da büyüteçle bakılan hakem hataları hep ön plana atılıyor Eyüpspor'un 2penaltısi verilmedi Ya