💥🟠Devletler insanları zaten dolu olan yerlere yığarak büyümedi. Boş olan yerleri doldurarak büyüdü. İsveçliler ormanlarda tarım alanları açsın diye Fin aileleri getirdi. Öyle vatandaşlık verdi. Türkiye ise getirdiği mültecilerle iç Anadolu'yu yeşillendirmek, Doğu Anadolu'daki dağları teraslandırıp tarıma kazandırmak varken tuttu şehirlere mültecileri doldurdu.
📍Kiralar arttı, asayiş bitti. Kendi şehri Türk'e dar geldi. Geleni şehirlere koymak iş değildir boş arazilere koymak ve bu boş alanları ekonomiye kazandırmaktır yönetim sanatı. Bir de diyor ki biz İstanbul'a ihanet ettik.
📍Hayır! Her ihanetin geçmişinde bir bağlılık hikâyesi vardır. Siz Türk şehir medeniyetine hiç bağlı olmadınız ki ihanet edesiniz. Hiçbir zaman İstanbul'a ait değildiniz ki zaten? Aşağıdaki makalede hangi ulus hangi millet nerelere hangi milletleri yerleştirip hangi çorak bölgesini ekonomiye kazandırmış hangileri de kendi ülkesinde yabancı olmuş bunları işledik. Devletler nasıl çöküyor öğrenmek isteyenler okusun.
⏩📎https://t.co/99RtHvPS5N⏪
La lecture n’est pas qu’une distraction ; elle est aussi une source d’inspiration pour l’esprit. Elle façonne une intelligence capable de suivre la complexité du réel, là où le manque de lecture expose davantage à la simplification, aux jugements hâtifs et aux idées toutes faites. #Lire, c’est se donner les moyens d’une liberté intérieure, celle de juger par soi‑même, de résister aux slogans, de reconnaître la vérité dans le tumulte.
Mais un phénomène nouveau se développe, un entre‑deux qui ressemble à la lecture sans en porter l’exigence. On survole des résumés, des citations, des fragments qui donnent l’impression de comprendre alors que nous ne faisons, à travers eux, qu’effleurer les idées. Ce geste rapide flatte l’esprit tout en l’appauvrissant, car il substitue une illusion de savoir à la rigueur de l'apprentissage.
La #lecture véritable exige du temps, de la solitude, de la lenteur. Elle réclame une attention que notre époque détourne sans cesse, mais c’est précisément cette discipline qui élève la pensée. L'individu qui néglige ce travail s’appauvrit, car ses idées perdent en profondeur et ses échanges en clarté. À l'inverse, celui qui lit avec constance ne se borne pas à accumuler des connaissances : il développe une indépendance d'esprit qu’aucun influenceur ni bonimenteur ne peut dominer.
✏️ Susturulmanın en etkili yolu: Konuşabildiğini sanmak
Bugün genç neslin teslim olduğu mecra, eleştirip uzaklaştığı sistemden daha şeffaf, daha hesap verebilir ya da daha özgür değil. Aksine daha sessiz, daha itaatkâr ve daha küresel bir editöre teslimiyet sağlıyor.
İnsan, susturulduğunu bildiğinde direnebilir; ama konuşabildiğini sandığında…
İlke Atik Taşkıran yazdı...
https://t.co/XdaejJxihn
« Les droits imprescriptibles du lecteur :
1- Le droit de ne pas lire
2- Le droit de sauter des pages
3- Le droit de ne pas finir un livre
4- Le droit de relire
5- Le droit de lire n’importe quoi.
6- Le droit au bovarysme (maladie textuellement transmissible)
7- Le droit de lire n’importe ou
8- Le droit de grappiller
9- Le droit de lire à haute voix
10-Le droit de nous taire ».
Daniel Pennac, Comme un roman
Köylerinden ilk defa çıkıp Ankara Hasanoğlan Köy Enstitüsü'ne kayıt yaptıran, baharın da gelmesiyle başlarına kır çiçeklerinden taç yapmış Hasanoğlan Köy Enstitüsü kız öğrencileri. 1940'lı Yıllar '' Komadı karanlığın ağaları, Halk uyansın, ülke çiçeğe dursun.''
@Leonizm351 Bu filmin yapım öyküsünü anlatan bir dizi izlemiştim, orada çok ayrıntılıydı bu konu da. Adını ne yazık ki anımsayamıyorum;fakat TV+'da olduğunu söyleyebilirim.
@Ferhatarslandr Önyargılarımız bazen" Son vargı"oluyor, bu da onlardan biri olmuş bence. Bu iki görüntüuü ben "apaşlık" işareti olarak algılıyorum her zaman.
“For much wisdom is much grief: and he that increaseth knowledge increaseth sorrow.”
— Ecclesiastes 1:18
This is a law of consciousness.
When knowledge awakens, suffering awakens.
Not because wisdom punishes, but because awareness tears away the veils that once protected us.
Ignorance shields the soul the same way sleep shields the dreamer.
As long as we remain unconscious, we do not feel the fracture between spirit and matter, or the distance between what humanity is and what it could become.
But when consciousness expands, reality reveals itself.
And reality, at this stage of evolution, contains suffering.
Dr Steiner taught that every genuine expansion of consciousness begins with a crisis:
Before higher perception comes disillusionment.
Before wisdom comes the collapse of certainty.
Before transformation comes the painful recognition of one's own errors.
The seeker grieves long before he sees.
For the more deeply one perceives existence, the more one encounters its tragic, unfinished nature.
And there is another burden:
Knowledge isolates.
The one who sees cannot return to the world of those who do not.
A gulf opens.
Language breaks.
Loneliness grows.
With deeper understanding comes heavier responsibility:
the suffering of others becomes more visible,
human misunderstanding more painful,
and the call to moral action impossible to ignore.
Higher knowledge is not only light.
It is weight.
To know is to be changed.
And change hurts.
For wisdom reveals a terrible and beautiful truth:
the human being carries an eternal essence while living in a wounded, temporal world.
The wise suffer because they see what humanity could become — and how far it still is.
Yet sorrow is not the end.
Sorrow becomes compassion.
Compassion becomes strength.
Strength becomes sacrifice.
And sacrifice becomes vision.
The grief of wisdom is not a curse.
It is the breaking of illusion.
The first step toward spiritual maturity.
To know is to suffer.
But to suffer consciously is to begin to transform.
BUNUOKUMAKNEKADARZORDEĞİLMİ? Antik Yunan ve Roma'da kitaplar tam olarak böyle yazılıyordu. Kelimeler arasında boşluk, metinde tek bir noktalama işareti bile yoktu. Buna "Scriptio Continua" deniyordu. Peki bizi bu okuma kaosundan kim kurtardı? Noktalama işaretlerinin arkeolojisine hoş geldiniz. 👇🏻
"Oui je m'isole, non pas parce que je n'aime pas les gens, mais parce que je m'épuise au contact du monde, le bruit, la foule, les discussions trop longues...
Je n'ai pas appris à vivre seule, j'aime vivre seule. Je choisis de vivre seule. C'est différent !
Aussi, parce que je préfère être seule qu'entourée de personnes qui ne vibrent pas sur les mêmes fréquences que moi.
Non je ne dis pas qu'elles sont moins intéressantes, je n'ai nullement cette prétention...
Je dis simplement que nous sommes différents ! Nos sensibilités et ressentis n'atteignent pas les mêmes sommets.
Je dis aussi que plus je vieillis et plus je sais qui je suis, où je vais et ce que je veux.
Et ce qui ne me correspond plus du tout.
Je n'ai pas besoin d'avoir de la compagnie. Je ne me sens jamais seule, je me sens merveilleusement bien dans le silence.
Et si je reçois du monde, c'est que l'envie est là et le plaisir aussi !
Bien souvent, mon calme, ma paix intérieure, mon recueil, mes ressources, mon lâcher prise, ma sérénité, je les puise dans ma bulle "chez moi" seule, ou dehors "en pleine nature" seule encore et toujours.
Je ne suis pas asociale, je suis une empathe sélective. Une empathe qui respecte ses ressentis et écoute son corps, son mental, son âme.
J'aime profondément les gens, les écouter, les conseiller et les aider...
Mais après cela, mon "Moi" réclame une pause.
Alors si quelques personnes se reconnaissent, elles sauront que si l'on passe du temps avec quelqu'un, ce n'est nullement pour combler un vide, mais c'est que l'on en a envie... Vraiment !"
Eden Cara
💢Ülkemiz Ortadoğulu bir zihniyet tarafından, Ortadoğulu bir üslupla yönetiliyor ve görünen o ki yakında tamamen Ortadoğu’ya dönüşeceğiz.
💢Ortadoğululuk nedir bilir misiniz?
💢Ölümü yüceltip güzel yaşamayı aşağılamak Ortadoğululuktur.
💢Dini yüceltip bilime kayıtsız kalmak Ortadoğululuktur.
💢Lideri yüceltip, iyi sistem kurmayı aşağılamak Ortadoğululuktur.
💢İmanı yüceltip aklı aşağılamak Ortadoğululuktur.
💢Duyguları yüceltip mantığı küçümsemek Ortadoğululuktur.
💢Müteahhitti yüceltip, mühendisi aşağılamak Ortadoğululuktur.
💢Üniversiteleriyle değil, camileriyle gurur duymak Ortadoğululuktur.
💢“Alnı secde görüyor” diye, zorba ve hırsız politikacılara oy vermek Ortadoğululuktur.
💢İmamları yüceltip, filozofları aşağılamak Ortadoğululuktur.
💢Ev kadınlığını yüceltip, kariyer yapan kadını aşağılamak Ortadoğululuktur.
💢Kendi çocuklarını Amerika’da okutup, halk çocuklarını imam hatiplere zorlamak Ortadoğululuktur.
💢Sözü yüksek olanı değil, sesi yüksek olanı iyi lider sanmak Ortadoğululuktur.
💢Kurumsal çözümler üretmek yerine, karizmatik lidere tapmak Ortadoğululuktur.
💢Hatasından öğrenmek yerine, onunla duygusal bağ kurup hayatını batakl��ğa çevirmek Ortadoğululuktur.
💢Standart sahibi olmak yerine, düştükçe “beterin beteri var” diye kendini avutmak Ortadoğululuktur.
💢Başına gelene katkısını görmek yerine, hep dış güçleri suçlamak Ortadoğululuk.
💢Şeytan taşlamaktan ibadet etmeye zaman bulamamak Ortadoğululuktur.
💢Kendi hayatında hiçbir başarısı yokken, sürekli atalarıyla övünmek Ortadoğululuktur.
💢Sıkılmış bir yumruğun, açık bir elden daha güçlü olduğuna inanmak Ortadoğululuktur.
💢Yukarıdaki maddelerin birçoğunun dinle ilgili olduğunu görüyorsunuz, neden?
💢Çünkü ortalama bir Ortadoğulunun beyninin yüzde 75'i dinle kaplıdır.
💢Bu yüzden diğer şeylere çok az yer kalır.
💢Onun zihniyetiyle ilgili söylediğiniz her şeyi, dinine saldırı sayar.
💢Dinle ilgili olmayan pek fikri olmadığı için, dinini ilgilendirmeyen hiçbir eleştiri yapma şansınız da yoktur!
💢Üstünüzü ıslatmadan, elinizle balık yakalamanın imkansızlığı gibi bir şey.
💢İronik bir şekilde, Ortadoğulular ülkelerinin sık��cılığından kaçıp, nefes almak için turist olarak Türkiyeye geliyor.
💢Türkiyenin yöneticileri ise gittikçe ülkemizi Ortadoğululaştırıyor.
💢Birkaç yıldır, yılın yarısını yurt dışında geçiriyorum.
💢Yurt dışında, gittiğim en iyi restoranların en iyi yerlerinde hep Arap şeyhlerinin çocukları, yanlarında Rus sevgilileriyle oturduğunu görüyorum.
💢Kendi ülkelerini modernleştirmek yerine, modern ülkelerde hayatlarını yaşıyor, kendi halklarına da din pazarlıyorlar.
💢Gidip, bu adamların ülkesinde, “bu adamlar size din merkezli yaşamayı övüyor ama kendileri son derece dünyevi yaşıyor” desem, beni o diktatörlerin polislerinden önce, o yoksul insanlar linç eder.
💢Celladına aşık zihniyetteki insanlar için ne yapılabilir ki?
💢Bu açıklamayı kimseyi ikna etmek için yazmadım.
💢Mantığa inanmayan insanların mantıklı argümanlarla değiştirilemeyeceğini bilecek kadar tecrübeliyim.
💢Bu hayatta, bazıları akılla öğreniyor, bazıları acıyla.
💢Maalesef bu coğrafya, acıyla öğrenenlerin coğrafyası.
💢Benimki, sadece geleceğe dönük bir “ben dememiş miydim” notu.
💢Bu topraklarda, her şeyin bir gün anlaşıldığını ama hep geç anlaşıldığını biliyorum.
💢Hepsi bir gün neyin ne olduğunu anlarlar, ama hep geç anlarlar!
💢Azgelişmişlerin kaderi iki kelimede saklıdır:
💢İdrak gecikmesi!
💢Matbaanın 300 yıl geç geldiği bir topluma, mantık da olması gerekenden 30 yıl sonra geliyor.
💢Neyin en mantıklı çözüm olduğuna karar vermeden önce 30 yıl kavga ediliyor!
💢"Coğrafya kaderdir" der, Ibni Haldun, bizim kaderimiz de idrak gecikmesi!
💢Mümin Sekman
💢Sosyolog
✍️İlahiyat Profesörü Niyazi Kahveci'den harika tespitler;
📌-Bu Ülke'de en çok satılan, en çok satın alınan fakat hiç kullanılmayan tek şey dindir. Bunu satın alan halk problemlidir!
Halkın zihinsel yapısı problemlidir! Millet olarak bu problemlerin faturasını ödüyoruz.
Bu kafa birini büyütüyor, sonra da gidip kendini ona öldürtüyor.
Bu kafa, hastalıklı bir kafadır!
Bu kafa, anakronik (çağ dışı) bir kafadır!
Bu kafa, şizofrenik bir kafadır!
On bin yıl öncesinin anlayışıyla bugünü yaşamaya çalışan blr kafadır bu!
📌-Kiralık kapitalle kapitalizm, kiralık felsefeyle bağımsızlık olmaz!
En zor iş, çağdışı insan malzemesiyle çağdaş işler yapmaya kalkışmaktır.
Otuz yıl sonra ya teknolojik insan olacaksınız ya da gereksiz insan. Mesele bu kadar basit.
📌-Batı'daki dini mezhepler teolojiktir ve zihinseldir!
Bizdekiler ise siyasaldır! Meşrulaştırmak için teolojisi arkadan gelir.
📌-Sünnilik de düşünmenin “d”si yoktur! Adı üstünde teamülcü!
Allah'tan, uygulamacı olan elin oğlu bize teknoloji satıyor da, onu alıp kullanıyoruz. Satmasa ne yapacağız?
📌-Yüz elli milyar dolar ihracatımız var amma, üç yüz milyar dolara yakın da ithalatımız var!
📌-Yer altı kaynaklarımızı sattık! Yer üstündekileri de sattık!
Şimdi havayı betonla doldurup onunla geçinmeye çalışıyoruz.
Gelin görün ki, bunu dert eden kimse yok.
📌-Şeyhlik, şıhlık kavramı, beş bin yıl önceki totemizm kavramının insana dönüşmüş halidir.
Bu toplumda şeyh, şıh çok, fakat tek filozofumuz yok.
O nedenle olguyu okuyamıyoruz.
📌-Biyolojik yönden aklı bozuk insanların evliyadır diye peşlerinden koşup, “Benim halim ne olacak?” diye soranlarımız var!
����-Batılıları sömürgeci diye eleştiriyoruz!
Fakat onlar kendi insanlarını sömürmüyorlar.
Biz ise dışarda değil, içerde sömürgeciyiz.
Kendi insanımızı sömürüyoruz yani.
Buna “Ekonomik ensest ilişki” deniyor.
Bana göre en büyük vatan hainliği budur.
📌-Adam ilahiyat profesörü olmuş! Yaptığı iş, VİP Cenaze Namazı kıldırmak, VİP Umre ziyareti düzenlemek.
Anlayış olarak Halâ Farabi'yi aşamamış.
📌-Bilimin, tarihin ve sosyal bilimlerin bir felsefesi vardır!
O nedenledir ki, Ülkemizde bir felsefe üniversitesi açılması şarttır. Buna teoloji felsefesi de dahildir.
📌-Kur'an üzerinde bütünsel bir çalışma yapmadığımız, daha açık bir ifadeyle, Kur'anin hedefi nedir, karakteri nedir sorularına cevap bulmadığımız sürece, bin beş yüz yıl öncesine takılır kalırız.
📌-Aklımızın çapını genişletmeden mevcudun dışına çıkamayız! Türkçe'de (bizde) akıl nedir ve nasıl çalışır diye bir kitap yok!
Oysa Batı'da binlerce var!
📌-Şunu kafamıza iyice yerleştirelim! 21. Yüzyıl'da dinsel düşünme diye bir şey yoktur, olamaz.
Çağımız, akılcı ve bilimsel düşünme çağıdır.
Bu çağda olduğu gibi, bundan sonraki çağlarda da dindar olunabilir.
Fakat dindar olmanın yolu akılcılıktan ve bilimsel düşünmekten geçer.
📌-Atatürk, İslam'ı çok iyi anlamıştır! Ruhunu ve özünü (felsefesini) anlamıştır!
Tıpkı Hazreti Peygamber'in anladığı gibi anlamıştır.
✍️Prof Dr. Niyazi Kahveci
🔻İngilizce dili okültiktir. Anglo-Saksonlardan gelir. Anglo, melek demektir. Sakson ise Sekson'dur. Bu bir mezheptir. Yani melek cinsi demektir. Kadınlarla ilişkiye giren düşmüş meleklerden gelir. Bu tam olarak buradan geliyor ve bu yüzden böyledir.
🔸Bu okültik bir dildir. Bütün eski cadılık kitaplarında İngilizce kelimeler vardır. Yani İngilizce bir cadılık dilidir; buna cadı dili denir.
🔸Grammar'ın etimolojisi, kelimenin tam anlamıyla cadılık, büyüler, saçma sapan sözler ve tılsımlar demektir. Kelimelerin etimolojisini incelediğinde bakış açın tamamen değişmeye başlar. Mesela grammar kelimesi, grimoire'dan gelir. Grimoire, eski büyücülük kitaplarıdır; yani büyü kitaplarıdır. Grammar kelimesi de buradan gelir. Bu yüzden Grammy Ödülleri denir.
🔸İnsanlar Grammy Ödülleri'nde ödül aldıklarında bu, büyücülük gibi bir şeydir. Sizi büyücülükten dolayı ödüllendiriyorlar. Bu yüzden adı böyledir.
🔸Gram, programın içindeki "gram"dır. "Pro" için demektir. "Gram" ise büyücülük anlamına gelir. Sizi programlıyorlar. Program, programcı; bunların hepsi bir programdır. Büyücülüğü destekler. Büyücülük için yapılır.
🔸İzlediğin her şey, televizyon mesela, sana yalan vizyonlar anlatır. Yalan vizyonlar gösterirler. Ve bu bir kanaldır. Büyücülükte buna kanallama denir.
🔸İzlediğin medya... Yani medium, cadıdır. Bir mediumla konuşmaya gittiğinde, medyum aradaki kişidir. Tanrılarla senin aranda gidip gelen kişi odur. İşte buna medyumluk denir. Bu yüzden adına medya denir.
🔸Hollywood, büyücü ve cadıların asa ve değneklerini yaptığı ağacın ad��dır. Onlar bunu Hollywood ağacından yapar. Gizlemiyorlar ve sana aslında ne olduğunu söylüyorlar.
🔸Farkındalık, düşünceyi, algıyı ve kimliği yönlendiren görünmez etkileri görünür kılar. Kadim öğretiler ise gizli kalan gerçekleri aydınlatarak bilinçli bir anlayışın kapılarını aralar.
⬇️⬇️⬇️
Psikoloji bölümünü birincilikle bitiren arkadaşımızı kutluyoruz. Zekice yazılmış bu metni paylaşmadan edemedik. Mücadele her yerde her alanda!
-Bilkent Üniversitesi 2026 Mezuniyet, 1. Gün.