Osmanlı’yı bugün “Neo-Osmanlıcılık” söylemiyle tehdit gibi sunanlar, önce tarihle yüzleşmeli. Osmanlı’nın asırlar boyunca farklı inançları ve toplulukları bir arada yaşatma tecrübesini, adalet ve merhamet anlayışını yok sayarak tarih okunamaz. Türkiye’nin tarihî mirasını bir yayılmacılık senaryosuna indirgemek, geçmişi bugünün siyasi hesaplarına alet etmektir. Bu seneryo açık bir algı operasyonu, başarısız bir psikolojik harekat denemesidir. Diğer senaryolar gibi gösterime giremeden, yırtılıp atılacaktır.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye’nin dış politikası, başkalarının coğrafyasında hâkimiyet kurma iddiasına değil; egemenliğe saygıya, stratejik bağımsızlığa, bölgesel istikrara ve adil bir uluslararası düzene dayanıyor. Güçlü Türkiye, tehdit değil; barışın anahtarıdır.
Başta terör devleti İsrail olmak üzere bazı çevrelerin Türkiye’nin yükselişini tarihsel (sanal) korkular üzerinden tartışmaya açması, Ankara’nın bağımsız politikalarını eski (asılsız) kalıplarla açıklama çabasından başka bir anlam taşımıyor. Osmanlı korkularının neden depreştiğini de iyi biliyoruz ama başka zamana bırakalım anlatmayı!
Türkiye’nin her diplomatik hamlesini bir eksen değişikliği olarak yorumlamak da aynı dar bakışın ürünüdür.
Türkiye kimsenin ekseninde değildir. Ne başkasının çizdiği sınırlara mahkûmdur ne de küresel güç mücadelelerinde bir tarafın taşeronu olmaya razıdır. Türkiye, kendi millî çıkarları doğrultusunda hareket eden, ittifaklarını kendi iradesiyle şekillendiren ve uluslararası sistemde kurucu rol üstlenmeyi hedefleyen bağımsız bir aktördür.
Bizim eksenimiz Türkiye eksenidir. Bu eksen; güvenliği, adaleti, hakkaniyeti, bölgesel barışı ve küresel sorumluluğu birlikte gözetir.
Dünyanın yeni güç dengeleri yeniden kurulurken Türkiye’yi geçmişin (asılsız) korkularıyla kuşatmaya çalışanlar şunu anlamalı👇
▪️Türkiye’nin tarihî birikimi, bugünkü kapasitesi ve geleceğe ilişkin iddiası birbirinden koparılamaz.
▪️Bizim iddiamız yeni bir tahakküm düzeni kurmak değil, merhametin ve adaletin hüküm sürdüğü bir dünya düzenine katkı sunmaktır.
-Çünkü biliyoruz; Daha güçlü bir Türkiye, daha güvenli bir bölge; daha adil bir dünya için daha güçlü bir irade demektir.
Ve bizim şiarımız nettir; Güçlü Lider, Güçlü Türkiye. Barışın Anahtarı Türkiye. Daha Adil Bir Dünya Mümkün! Herkes için eşitlik ve herkes için özgürlük.
Evet, Türkiye barışın anahtarıdır; ancak hiç kimse bu anahtarı kendi hesapları için kullanabileceğini sanmasın.
Türkiye’nin sağduyusunu sınamaya, kardeşlik bağlarını zehirlemeye ve ülkemizi asılsız iddialarla hedef göstermeye kalkışanlar, karşılarında hakikati savunan güçlü bir irade bulur. Biz barışı tercih ederiz ama bu tercihimiz, itibarımıza yönelik saldırılara sessiz kalacağımız anlamına gelmez.
Sabır ve sessizlik bizim için pasiflik değil, bilinçli bir soylu direniştir. Vakti geldiğinde direniş kendisini gösterecektir..
28 yaşındaki FETÖ iltisaklı Fatih Yılmaz'a ait olan Erlik müstehar isimli hesaba erişim engeli getirildi.
Babasının FETÖ elebaşına uzun ömür dilerken Atatürk'e hakaretler ettiği ve hesabı Almanya/Deggingen'den yönettiği de ortaya çıktı.
Türkiye Diyanet Vakfı, kurumun itibarını sarsmayı ve vatandaşların dini kurumlara olan güvenini zedelemeyi amaçlayan iddialara karşı, faizli ürünlerde ya da borsada hiçbir varlığının bulunmadığını açıkladı.
Ankara 2 No’lu Barosu için doğru isim Av. Murat Can Doğan'dır.
Haksızlığı meşrulaştırmaya çalışanlar tarihin tozlu sayfalarında unutulmaya mahkumdur.
#BirlikteBaroHareketi
Ankara 2 No’lu Barosu hepimizin! Av. Murat Can Doğan ile meslektaşlarımızın haklarını savunan, güçlü dayanışmayı büyüten bir baro için! #BirlikteBaroHareketi
Genç avukatların sesini duyuran, kıdemli meslektaşların tecrübesine değer veren bir baro anlayışını Av. Murat Can Doğan ile güçlendirmeliyiz. #BirlikteBaroHareketi
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Üniversitesi Hastanesi Çapa Yerleşkesi Toplu Temel Atma ve Toplu Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin sağlık alanında gerçekleştirdiği dönüşüme ve sağlık altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımlara değindi.
İstanbul Tıp Fakültesi’nin köklü tarihine ve Türkiye’nin sağlık birikimine dikkat çeken Cumhurbaşkanımız, açılışı gerçekleştirilen Dahiliye ve Esenyurt hastaneleriyle sağlık hizmetlerinin kapasitesinin artırıldığını belirtti. Yeni hastanelerin yanı sıra temeli atılan Ortopedi, Travmatoloji ve Cerrahi 2 Hastanesi’nin de modern sağlık altyapısına katkı sunacağını ifade etti.
Son 24 yılda sağlık alanında hayata geçirilen yatırımlarla vatandaşlara daha hızlı ve nitelikli hizmet sunulduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanımız, İstanbul’da 206 sağlık tesisinin hizmete açıldığını ve devam eden yatırımların tamamlanmasıyla toplam yatırım tutarının 350 milyar liraya ulaşacağını kaydetti. Türkiye’nin sağlık hizmetleri için uluslararası düzeyde tercih edilen bir ülke hâline geldiğini belirterek sağlık alanındaki hedeflerin sürdürüleceğini ifade etti.
Sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmak ve vatandaşların ihtiyaçlarına daha güçlü şekilde cevap vermek amacıyla yeni adımlar atılacağını belirten Cumhurbaşkanımız, 2026 yılı bitmeden 38 bin hekim dışı personel alımı için ilana çıkılacağını açıkladı.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan:
"(Çapa) Yeni Dahiliye Hastanemizde, 39’u yoğun bakım olmak üzere, toplam 186 yatak bulunuyor. Hastanemiz; 56 poliklinik, 3 ANJİYO-GRAFİ ünitesi ve 41 kişilik günübirlik tedavi kapasitesine sahip."
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan:
"2026 yılı bitmeden 38 bin hekim dışı personel alma ilanına çıkacağımızın müjdesini burada sizlerle paylaşıyorum."
İstanbul’un hafızasını objektifine sığdıran, fotoğraf sanatının büyük ustası Ara Güler’i vefatının yıl dönümünde saygıyla anıyorum.
Kadrajına aldığı her kareyle bir dönemin ruhunu, insanın hikâyesini ve İstanbul’un eşsiz güzelliğini geleceğe taşıyan Ara Güler, ardında yalnızca fotoğraflar değil, aynı zamanda paha biçilmez bir kültürel miras bırakmıştır.
Usta fotoğraf sanatçısı Ara Güler, eserleriyle hafızalarımızda yaşamaya devam edecek.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar:
"12 kuyuda günlük bazda toplam 9,5 milyon metreküpe ulaşarak birinci fazı tamamladık. Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu, ikinci fazda bu üretimi ilave 10 kuyu ile tam iki katına çıkaracak."
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar:
Osman Gazi Karadeniz’de 20 yıl boyunca doğalgazı işleyecek ve şu an bulunduğumuz bu noktadan 170 kilometre açıkta deniz tabanına zincirlerle sabitlenmiş bir şekilde görev yapacak.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan:
(Osman Gazi) Üzerindeki 21 farklı üniteyle Sakarya Gaz Sahası'ndaki kuyulardan aldığı gazı işleyecek deniz altına döşenmiş borularla Filyos'a gönderecektir"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar:
"12 kuyuda günlük bazda toplam 9,5 milyon metreküpe ulaşarak birinci fazı tamamladık. Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu, ikinci fazda bu üretimi ilave 10 kuyu ile tam iki katına çıkaracak."
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar:
Osman Gazi Karadeniz’de 20 yıl boyunca doğalgazı işleyecek ve şu an bulunduğumuz bu noktadan 170 kilometre açıkta deniz tabanına zincirlerle sabitlenmiş bir şekilde görev yapacak.
Karadeniz’in Üretim Gücü: Osman Gazi 🇹🇷
Osman Gazi, Sakarya Gaz Sahası’nda günlük doğal gaz üretimini 9,5 milyon metreküpten 20 milyon metreküpe çıkararak 8 milyon hanenin ihtiyacına katkı sağlayacak ve ekonomiye yıllık 3,5 milyar dolar kazandıracak.
Ufukta Daha Güçlü Bir Türkiye Var 🇹🇷
298,5 metre uzunluğundaki Osman Gazi, 140 kişilik kapasitesiyle 20 yıl boyunca Karadeniz’de görev yaparak doğal gaz potansiyelimizi ekonomiye kazandıracak ve enerji güvenliğimizi güçlendirecek.