@_khkmagduru_ Dikiş makinasının iğnenin alt bölümündeki haznede durur.
Bu aletin içinde küçük masura var. Bu masuraya ip sarılır ve bunun içine yerĺeşir..
Bir gün anlayacaksın.
Sana "engel" diye gönderilen şeylerin,
aslında kaderin seni eğittiği odalar olduğunu...
Çünkü demir,
ateşe girmeden kılıç olmaz.
Toprak,
yarılmadan tohum vermez.
İnsan ise
kırılmadan kendini tanımaz.
Bugün önüne çıkan duvarlar,
yarın sırtını yaslayacağın dağlara dönüşecek.
Sana "hayır" diyen kapılar,
belki de ömrünü tüketeceğin yanlış odalara açılıyordu.
O yüzden bazen geciken her şey,
kurtuluştur.
Kaybettiğini sandığın her şey,
taşıyamayacağın bir yük olabilir.
Ve bugün seni ağlatan her kriz,
yarın başkasına umut olurken anlatacağın hikâyenin ilk cümlesidir.
Kader acele etmez.
Çünkü büyük ağaçlar,
fırtınasız büyümez.
Derin nehirler,
sessiz taşları aşındıra aşındıra yol bulur.
İnsan da böyledir.
Acı onu küçültmez.
Eğer teslim olmazsa,
onu derinleştirir.
Bir gün geriye döndüğünde şunu söyleyeceksin:
"İyi ki o kapı yüzüme kapanmış...
İyi ki o yol bitmiş...
İyi ki o fırtına çıkmış...
Çünkü bugün olduğum insanı,
beni koruyan o görünmez engeller inşa etmiş."
Şi’râ Gecesi: Göğe Bakarken Kalbine Bak
6 Temmuz…
Bazı geceler gökyüzü sessiz değildir.
Yıldızlar konuşmaz belki…
Ama insanın içindeki suskunluğu büyütür.
Bu gece, kadim geleneklerde göğün en parlak yıldızı olan eş-Şi’râ (الشِّعْرَى) yeniden hatırlanıyor. Kimileri ona bir işaret gözüyle baktı, kimileri bereketin habercisi dedi, kimileri ise yalnızca Allah’ın kudretinin gökteki parlak bir ayeti olarak gördü.
Kur’an bize bu konuda yönü açıkça gösterir:
وَأَنَّهُ هُوَ رَبُّ الشِّعْرَىٰ
“Şüphesiz Şi’râ’nın da Rabbi O’dur.”
(Necm Suresi, 53:49)
Ve yine aynı sûrede şöyle buyrulur:
وَأَنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ الْمُنْتَهَىٰ
“Şüphesiz varış ancak Rabbinedir.”
(Necm Suresi, 53:42)
İşte sırrın özü belki de budur.
Yıldızlara değil…
Yıldızların Rabbine yönelmek.
Çünkü el-Hakîm (الحكيم) olan yalnız O’dur.
el-Alîm (العليم) olan yalnız O’dur.
el-Basîr (البصير) olan yalnız O’dur.
Bu gece göğe bakarken, geleceği yıldızların içinde aramaktan çok, kalbinin derinliklerinde aramayı dene.
Belki sana ulaşan en büyük işâret (إشارة), dışarıdan değil içeriden yükselecektir.
Belki beklediğin beşâret (بشارة), bir haber değil; içini ansızın kaplayan bir sükûnet olacaktır.
Belki de kader, gökyüzünde yazılmış bir hükümden önce, insanın merhametinde, niyetinde ve seçimlerinde filizlenir.
Bugün, 6 Temmuz gecesi…
Dua et.
Kalbini hafiflet.
Affet.
Şükret.
Dile.
Ümit et.
Çünkü dua, göğe ulaşan bir ses değil; kulun Rabbine yönelişidir.
Ve biz biliriz ki:
اللهم افتح لنا أبواب رحمتك
“Allah’ım, bize rahmetinin kapılarını aç.”
اللهم اجعل لنا من كل هم فرجًا ومن كل ضيق مخرجًا
“Allah’ım, her kederimize bir ferahlık, her darlığımıza bir çıkış yolu nasip eyle.”
Gökyüzünün en parlak yıldızı da, en karanlık gece de O’nun mülkündedir.
Biz yalnızca niyet ederiz.
Kapıları açan ise O’dur.
والله أعلم
“Hakikati ve hikmeti en iyi Allah bilir
❌ BİYOPSİLER: DR. ADIEL TEL-OREN, MD DOKTORLARIN SİZE SÖYLEMEDİĞİ GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARIYOR‼️
“Yıllardır doktorlar insanları öldürüyor… İğne biyopsileri kanserin yayılmasına neden oluyor.”
“ÇOK dikkatli olun. ASLA prostat biyopsisi yaptırmayın. ASLA meme biyopsisi yaptırmayın. Bu, tümörün sızdırmazlığını bozar ve kanseri yayar. Biyopsiler kanserin metastaz yapmasına neden olur.”
Vücudunuz, tümörü koruyucu bir fibrin kılıfının içinde TUTMAYA çaresizce çalışıyor.
İğne onu deldiği anda — BUM — kanser hücreleri kan dolaşımınıza salınır ve vücudunuzu istila eder.
Bu “standart tedavi” değildir.
Bu, daha fazla metastazı garantileyen büyük ilaç şirketlerinin toksik ilaçları, kemoterapi ve radyasyon için bir tuzaktır.
Acınızdan kâr eden sisteme körü körüne güvenmeyi BIRAKIN.
Non-invaziv tanı yöntemleri talep edin: MR, BT, termografi, kan biyobelirteçleri.
Ya da önce tümörü tamamen çıkarın, sonra vücut dışında biyopsi yapın.
Hayatınız onların protokolünden daha değerli.
Bunu HEMEN paylaşın — birinin hayatı buna bağlı.
Bu adama iyi bakın… Adı Nafiz Deniz Seçer.
13 yıldır köy köy gezip gönüllü olarak zeytin fidanları dikiyor 🌱
Zeytinliklerimizi katledenlerin aksine, Türkiye’nin dört bir yanındaki atıl topraklara on binlerce fidan, yüz binlerce tohumu kazandırdı. Hedefi ise 1 milyon zeytin ağacı 🌿
Toprağa umut, geleceğe nefes olan güzel insanlardan biri…
Emeğine, yüreğine sağlık 🙏
Pahalı sera sistemlerine yatırım yapmadan önce bu pratik fikre göz atın! 🍅
Sadece iki plastik kasa ve streç filmle, fideleriniz için ısıyı ve nemi koruyan mükemmel bir mini sera yapabilirsiniz. Sağlıklı kökler ve bol hasat için bu basit yöntemi mutlaka deneyin. 👇
SONER YALÇIN - Bir kadın ezberi bozdu
Rahmetli annem elinde bir torba ilaçla dolaşırdı.
Doktor tavsiyesi sebebiyle:
– Yumurta yemezdi…
– Kırmızı eti ağzına sürmezdi…
– Tereyağı eve sokmazdı…
Tehlikeli sinsi düşmanı vardı: Kolesterol!
Tetkikler sonucu “kolesterol düştü mü” evde bayram edilirdi; yüksek çıkınca hüzün yaşanırdı!
Sonra düşman kolesterolün ikiye ayrıldığı ortaya çıktı:
İyi kolesterol ve kötü kolesterol!
İyisinin yüksek, kötüsünün düşük çıkması gerekiyordu; yoksa durum vahimdi!
Annem 17 yıl önce vefat etti…
Doktorlarının anneme tavsiyelerinin yanlış olduğu tartışılıyor bugün!
Maalesef annem, çok sevdiği yumurtayı, tereyağını, kırmızı eti yıllarca ağzına koymayarak bu dünyadan göçüp gitti.
Şimdi bugün kolesterolün vücut için önemli bir yapı taşı olduğu ve hastalık sebebi olup olmadığı tartışılıyor. Aksine kolesterol düşürücü hapların mevcut hastalıkları tetiklediği-hafıza kaybı gibi yan etkilere yol açtığı belirtiliyor…
Annem…
– Fruktoz-glikoz/mısır şurubu nedir duymadı.
– Gluten nedir duymadı.
– Kandida nedir duymadı.
– Probiyotik nedir duymadı.
– Glutatyon nedir duymadı.
“Bağırsak ikinci beyindir” dense kahkaha atardı herhalde!
Kocaman göbeğin kocaman baş ağrısına sebep olduğunu hiç işitmedi. Ona söylenen hep şu oldu: “Yağlar kötü, karbonhidratlar iyidir!” Bu nedenle sürekli, “ağzıma ekmek dışında bir lokma koymuyorum” derdi. Bir dilim ekmeğin kan şekerini sofra şekerinden daha hızlı yükselttiğini hiç bilmedi…
Hele…
Vücut bağışıklık sistemini endüstriyel gıdaların yıkıma uğrattığını ona hiçbir doktoru söylemedi. Ama yıllar sonra…
Bir doktor, Türkiye beslenme biçimi konusunda farkındalık yarattı…
KİM BU DOKTOR?
Elazığ 1943 doğumlu.
Annesi fizik öğretmeniydi. Babası avukat.
Efendigil Ailesi'nin çocuğuydu.
İlkokulu memleketinde okudu. Orta-liseyi İstanbul'da Üsküdar Amerikan Kız Lisesi'nde yatılı okudu. 1961'de İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni kazandı. Sadece başarılı öğrenci değildi; yaz tatillerinde Eskişehir Bardakçı Köyü, Gaziantep Nizip İlçesi'nde gönüllü doktorluk yaptı.
Okulu 1967'de bitirdi; dahiliye uzmanlığını 1972'de tamamladı. İngiliz Hükümeti'nin bursuyla Liverpool Regiana Cardiac Center'de kardiyoloji konusunda çalışma yaptı.
1974-76 yıllarında İstanbul Üniversitesi'nde asistan olarak çalıştı. Ardından…
Güney Afrika'ya giderek Cape Town Üniversitesi'nde ilk kalp ameliyatı gerçekleştiren Dr. Christiaan Barnard ekibinde yer aldı. Doçentlik tezini kalp ameliyatı olmuş hastalar üzerinde gerçekleştirdi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde 1979'da doçent oldu.
Mesleki yaşamında her fırsatta Anadolu insanının yardıma koştu. 1979-1980'de Toros Aladağlar ve Munzur Dağları köylerinde kalp taraması yaptı; hastaları İstanbul'a getirip tedavilerini sağladı.
1987 yılında kadar Haseki Hastanesi Kardiyoloji Bölümü'nde çalıştı. Sonra ABD'ye giderek New York State Üniversitesi'nde çalışmalar yaptı; makaleleri tıp bilim dergilerinde yayınlandı. Türkiye'de kalp ameliyatlarında bugün yaygın olarak kullanılan “Judgkin tekniğini” ilk kez uyguladı. 1998'de profesör oldu.
İstanbul'dan Gaziantep'e; tıp merkezleri, koroner yoğun bakım üniteleri, üniversiteler kurdu. Üniversitelerde öğretim üyeliği, rektörlük yaptı. Seçkin ödüller aldı…
Evet, Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay'dan bahsediyorum…
Peki annemle ne ilgisi var?
50'NCİ YIL “ÖDÜLÜ”
Yıl, 2010…
Prof. Dr. Canan Karatay'ın demeci çok ilgimi çekti:
– “Kolesterol diye hastalık yoktur.”
– “Kolesterol haplarının yan etkileri tehlikelidir.”
Annemin son yirmi yılı kolesterol ile mücadeleyle geçmişti; ve şimdi bir doktor neler diyordu böyle?
Yazdığı “Karatay Diyeti” kitabını hemen aldım. Bir doktor herkesin anlayabileceği basitlikte hastalıkların sebeplerini anlatıyordu. Örneğin…
Annem çok meyve yerdi; meyve şekeri fruktozun yıkıcı etkisini öğrendiğinde ne şaşırırdı kim bilir! Unlu böreklerin-çöreklerin, hele makarnaların-pastaların nelere yol açtığına şaşırırdı.
Canan Karatay ezber bozuyordu:
– Yumurta yiyin, diyordu.
– Tereyağ yiyin, diyordu.
– Kırmızı et yiyin, diyordu.
– Kelle, paça, sakatat yiyin, diyordu.
Her okuduğum satırda annem aklıma geliyordu; en sevdiklerini yıllarca ağzına koyamamıştı!
Prof. Canan Karatay ülkeye büyük hizmet verdi; bilinçli beslenmenin ne olduğunu milyonlarca insana bıkıp usanmadan anlattı. Ve…
Kuşkusuz endüstriyel ürünler satan küresel gıda şirketlerin tepkisini çekti.
Kuşkusuz küresel ilaç firmalarının tepkisini çekti.
– “Bilim karşıtı” dendi.
– “Şöhret peşinde” dendi.
– “Söyledikleri spekülasyon” dendi.
Canan Karatay hiç geri adım atmadı; halkı aydınlatmaya devam etti. Her geçen yıl toplumdaki sevgisi ve saygınlığı arttı.
Bu yıl…
Prof. Dr. Canan Karatay'ın, Türk Tabipler Birliği üyeliğinin 50'nci yılı. Ödüller verileceğine, adına kitap çıkarılıp, paneller yapılacağına susması-konuşmaması ve hekimlik yapmaması için kimileri elinden geleni yapıyor!
Şaşırtıcı değil; her aydınlanmacının başına gelenler Prof. Dr. Canan Karatay'ın da başına geliyor! Burası, vasatın iktidar olduğu ülke çünkü…
@Kerim22221470@_izayla_@sabiha1402 5 yıl ikokul, Okul önlüğü, Veli toplantısı zorunluğu, olmalı.
Eski Eğitim Bakanlıkları kendi YANLIŞ KARARLARINI ifade etmeli..ÖZÜR DİLEMELİ..
@_izayla_@sabiha1402 Eski sistem iyiydi.5 3 3,disiplin cezası,uzaklaştırma.İlk 5 sene zorunlu sonrası yok.7 yaşında başlıyorsun,gayet mantıklıydı.Eksiklikleri giderilirdi,içine ettiler.
@frekanstr_ geçmişi överek bugüne bakmak yanlış, dayakla, korkutarak saygı,biat etmek eğitim öğretim değildir, işte o sıra dayağından,korku ve tehditten özgür düşünmeyen biat eden bir toplum çıktı.egitim ailede başlar çevre ve arkadaş ile yoğurulur okulda devam eder,
Öğrencilerinin üzerine kapanarak onları koruyan ve saldırıda hayatını kaybeden matematik öğretmenimiz Ayla Kara🙏🏻
Rabbim seni cennetine alsın sen ne koca yürekli bir kadınmışsın🙏🏻 Ailesine sabırlar dilerim, eşi kalp krizi geçirmiş duanızı eksik etmeyin🙏🏻