➖"Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi" konuşuluyor Meclis'teki komisyonda.
➖Ne Maliye Bakanı gelmiş ne de SPK Başkanı.
➖Neden gelmediler acaba?
➖Sorulacak sorulara cevapları olmadığı için mi?
➖Eleştirilerden korktukları için mi?
➖Yoksa "nasıl olsa teklif Saray'dan gelir ve geçer, bize ne gerek var" diye düşündükleri için mi?
"Bu adam gitmez, sandık gelmez" dedirterek umutsuzluk ve korku iklimi yaratmaya çalışanlar, Halk TV’ye çökenler bilsin ki Türkiye monarşi olmadı, hâlâ bir Cumhuriyettir!
86 milyon da bir kişiden büyüktür!
tecavuz ettigi kadindan olan cocuguna da tecavuz eden, ardindan da tecavu ettigi karisi ve cocugu ölü bulunan bu insan bile denmeyecek mahlukat beraat etmis yemin ederim nefes alamiyorum kim nasil neden boyle bi karar verir kime ne faydasi var aklima almiyo artik
Alanya'da, kalacak yeri olmadığı için sokaklarda yaşayan ve karnını doyurmakta zorlanan 66 yaşındaki R.K., “ Soğukta sokakta aç kalmamak için, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret ettim!"
Bu tam bir dramdır.
Artık gülüyorum ağlanacak halimize…
MİT ve Emniyet'in İstanbul Beşiktaş'ta düzenlediği şafak operasyonunda, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) tarafından 1,5 milyar dolarlık fonu zimmetine geçirmekle suçlanan n "Balina James" lakaplı milyarder Richard James Schueler yakalanmış.
Sayın yetkililer bir talimat versenizde, MİT ve Emniyetimiz, semaye piyasalarında daha yeni-taze- sıcak, 500 bin vatandaşımızı 20 milyar dolar çarpan hırsızlarıda yakalasa…
Bir zahmet…
Adalet Bakanı Akın Gürlek’e fon soygunu üzerinden tepki gösteren Ekrem İmamoğlu, “Adalet Bakanı, konu asrın soygunu, fon vurgunu olunca süreçte hiç kılını kıpırdatmadı. Kendi, 20 ay boyunca. Bir ay, iki ay değil bakın 20 ay boyunca” dedi.
İmamoğlu, şunları söyledi:
Hani delil koruma? Aynı iktidarın başka dosyalardaki hızını hepimiz biliyoruz. Birazdan değineceğim. Bir belediyeye şafak vakti girilir. Bilgisayarlarına aynı gün el konur. Vatandaşın milyarlarca dolarlık birikimi söz konusu olduğunda, o hız gösterilmedi. Ekrem İmamoğlu'nun evine sahurda gelindi. Sahurda, sahurda. Ey halkım, sahurda. Sahur sofrasından dakikalar sonra gelindi. Utanmazlar!
Bu soruşturmada tutuklu siyasetçi sayısı kaç? Sıfır. Kim inanıyor buna? Ey halkım, bu yapılan fon vurgunu, asrın soygunu; siyasi iktidarın, hükümetin yetkilileri içindedir. İçinde olmadan bunu yapmaları mümkün değildir. Denetimsizlik ve kurumlar arasındaki ilişkilerde ayırmacılık, kayırmacılık, nepotizm tavan yapmıştır ve bu süreci, bu süreci sorgulamaktan kaçmaktadırlar. Meclis'te yapılan "Birlikte bu kararı verelim, birlikte bu komisyonu kuralım ve buradan soruşturalım" dediler, kabul etmediler. Çünkü korkuyorlar, kaçıyorlar.
İktidarın eski bir bakanı, 160 milyon liralık bir yatırımla, 2 milyar 200 milyon lira kazandı. Gönüllü iade dendi ya, gönüllü iade! Bir gazetecinin güzel bir... Gönüllü iade. Daha ne kavramlar duyacağız. Daha ne kavramlar duyacağız. Gözaltı yok, tutuklama yok, bu paraya nasıl ulaştın diye soran yok. Bu sorular, kamuoyunun önüne ancak muhalefet getirince geldi. Muhalefet bazı tespitler yapınca geldi. Bir yanda aylarca, yıllarca tutuklu kalan belediye başkanları, öbür yanda gözaltı bile görmeyen bir süreç yönetildi. Yani eski bakana gözaltı bile yapmadılar. Ama 16 milyon İstanbullunun seçtiği belediye başkanını, evinden şafak operasyonuyla aldılar. Çünkü adalet arayışı yok. Bu çok net. Bu ülkede hukukun kime göre işlediği işte bu iki tablonun arasındaki farktır.
Ey halkım, burayı lütfen iyi takip ediniz. Ödenen ağır bedelin, bu kötülüklerin bizlere, muhalefete, İBB'ye yönelik operasyonlarla somut ilişkisini sizlerle paylaşacağım. Bakın, İBB'ye yapılan operasyonlarla fon vurgunu arasındaki somut ilişkiyi ve iç içe geçmiş tarifleri, tanımları sizlerle paylaşacağım. Bir tarafta İBB, bir tarafta İMKB. Aynı tarihlerde başlayan ve atılan adımlarla, bir tarafa hiçbir müdahale yapılmaksızın, İBB'ye nefes aldırmadan, belgesiz, kanıtsız, delilsiz, ispatsız bir süreç yönetimini sizlere aktaracağım. Beni suçladıkları her şey, aslında kendi işledikleri suçlardır.
Şimdi sırayla tek tek anlatayım. Asrın soygunu, fon vurgunu başlangıç günlerinde İstanbul Başsavcılığının takibindeydi. Kendileri ifade ettiler. Dönemin başsavcısı, şimdinin Adalet Bakanı, 26 Şubat 2025'te soruşturma kapsamında İMKB ile ilgili SPK'ya, Sermaye Piyasası Kurulu’na müzekkere yollamış. Sonra ne oldu? Hiçbir şey. Başsavcı iken bir yıl, bakanlık döneminde 6 ay soruşturma yapmadı, tek bir ek talepte bulunmadı, operasyon yapmadı.
Aynı Adalet Bakanı, bakın oraya yazdığı yazıdan sadece iki gün önce, 24 Şubat 2025't,e İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’ne diplomam için iptal yazısı yazdı. Olmamış bir biçimde, tarihte görülmemiş bir biçimde bir yazıydı. Üniversite yazı yazmayınca, nasıl bir takipse, sadece 16-17 gün sonra, 11 Mart 2025'te tekit yazısıyla skandal bir biçimde tehditvari “acele iptal et bu diplomayı” emrini içeren bir yazı daha yolladı. Takibe bakar mısınız? Anamın ak sütü gibi helal diplomam için çırpınan dönemin başsavcısı, şimdinin Adalet Bakanı, konu asrın soygunu, fon vurgunu olunca süreçte hiç kılını kıpırdatmadı. Kendi, 20 ay boyunca. Bir ay, iki ay değil bakın 20 ay boyunca. Araya Mehmet Şimşek'in açıklamaları girdi, araya başka açıklamalar, başka tespitler, başka yazılar çiziler. Uyaran eski MASAK başkanlarını, uyardığı için aynı Cumhuriyet Başsavcılığı onları gözaltına aldı.
Fonzicilere polis gönderecek halleri yoktu
Halk TV için uzun süredir bu konuşuluyordu. Ama Halk TV susup sinmedi
AKP artık duramaz, frene basamaz. Tek yolları zulmü, baskıyı artırmak
Rubicon geçileli çok oldu
Saat 17:00’den itibaren Halk TV önündeyiz.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel Silivri duruşması sonrası Halk TV’yi ziyaret edecektir.
Türkiye susturulamaz!
AKP yıllarca "temiz parti" olmakla övündü
Harika bir PR faaliyetiyle Pekcan, Taşkesenlioğlu, para sayma makineleri, CB danışmanlarının yolsuzlukları unutturuldu
Ama bu farklı. AKP'nin kalbindeki insanlar, yüzbinlerce vatandaşı dolandırdı
Ve AKP bu sınavı geçemiyor
Link aşağıda