Kılıçdaroğlu’nun yönettiği CHP’nin bugün geldiği tabloya bakınca insan şunu görüyor.
Demek ki bu ülkede bir değil, iki Erdoğan varmış.
Biri sarayda, diğeri ise muhalefeti içeriden etkisiz hâle getiren anlayışta.
Çünkü bir ana muhalefet partisinin görevi; iktidarın diliyle konuşmak değil, hukuku, demokrasiyi ve halk iradesini savunmaktır.
İnsanları hedef gösteren, partiyi toplum önünde itibarsızlaştıran, baskıyı ve korku siyasetini normalleştiren anlayış; muhalefet değil, iktidarın işine yarayan bir aparata dönüşür.
Muhalefetin görevi;
AKP’ye benzemek değil,
AKP düzenine karşı halkın umudu olmaktır.
Partimize mahkeme tarafından atanan yönetimin bugün ortaya koyduğu tavır, en az Genel Merkezimize polis sokmak kadar ağır bir zarara neden olmuştur. Yalanlarla bezenmiş bir seviyesizlik ne yazık ki bayram gününde sergilenmiştir.
O zaman artık, sustuğumuz gerçekleri anlatmanın zamanıdır.
İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak tüm vatandaşlarımızın bilmesini isterim ki;
1-Genel Merkezimizin bahçesinde seviyesizce sergilenen iki araç da partimizin kendi parasıyla alınmıştır, tüm faturaları mevcuttur.
2-Araçlardan biri 2022 yılında Sayın Kılıçdaroğlu döneminde alınmış ve bizzat Sayın Kılıçdaroğlu tarafından makam aracı olarak kullanılmıştır. O araçları Genel Merkezimizin bahçesine koyanlar bunu bilemeyecek kadar cehalet sahibidir.
3- Diğer araç da partimizin kendi parasıyla henüz bu yıl satın alınmıştır.
4-O araçlardan hiçbirinin Özkan Yalım ya da Aziz İhsan Aktaş ile ilgisi yoktur. Bunu iftirayı attıkları için şimdi ilk kez açıklamak zorundayım. Sayın Kılıçdaroğlu, Çubuk’ta saldırıya uğradıktan sonra, Sayın Erdoğan Toprak, İstanbul’dan, Aziz İhsan Aktaş’tan bir zırhlı araç almış ve Sayın Kılıçdaroğlu’nun kullanımıma sunmuştur. Sayın Kılıçdaroğlu, Aziz İhsan Aktaş’ın zırhlı aracını 1,5 yıl boyunca kullanmıştır. Kasım 2023’teki kurultaydan bir gün sonra ise Sayın Erdoğan Toprak o zırhlı aracı alıp yeniden İstanbul’a götürmüştür. Bunların hepsinin kayıtları mevcuttur.
Bir daha böyle seviyesiz görüntüler görmemek umuduyla söylüyorum:
Evi camdan olan başkasının evine taş atmasın!
Gün gelir.
Çivisi çıkar dünyanın.
Konuşamayanlar hatip,
Şifa veremeyenler tabip,
Yazamayanlar kâtip olur.
Ama yine öyle bir gün gelir ki…
İşler ters döner.
Aldatan, bir gün sadakat için,
Çalan, bir gün adalet için,
Döven, bir gün şefkat için yalvarır.
‘Piyon’ deyip geçme, gün gelir şâh olur.
Şâha da fazla güvenme,
Gün gelir mat olur.
@tonjukuk Çok komiksin tam makara zamanı dimi şimdi yapmayın abi özgür özelin yaptığı muhalefeti beğenirsin beğenmezsin ama bu adamın mücadelesine saygı duyulması gerekiyor
Trabzon maçına 3 gün kala para muhabbeti yap..
Takım şampiyon olsun, sende çıkıp trabzonlular üzüldü diye sevinemedim de..
Ondan sonra efsaneyim, duruş simgesiyim diye gez ortada..