@minkominkom Paylaşımınız icin cok teşekkür ederim Murat Bey.
Ceviz su an bende bakım sürecinde,hızla iyileşiyor,çok dirençli bir can,benim de biri engelli olmak üzere 3 kedim var,tabii şu an ayri odadalar,
Ceviz artik cok mutlu olsun hep sevilsin istiyorum,umarim ömürlük yuvası bulunur
Eğitim sektöründe olanlar şu cümleyi mutlaka en az bir kez duymuştur. “Alanına çok hâkim, harika bir öğretmen. Ama gel gör ki veli iletişimi zayıf.” Ne demek bu? Öğretmen veliyi eğlemiyor demek. Tamam, iletişim becerisi de önemli ama iyi öğretmenin tarifi bu mudur yani?
Öğretmen anne babayı memnun edecek. Sınıfta çocukları eğlendirecek. Eğitim kalitesi peki? Hallolur bir şekilde ya! O kadar şey yapmayın!
Matematik öğretmeni çarpım tablosunu illa rap şarkısıyla mı öğretmek zorunda? Tarih öğretmeni çocukların ilgisini çekebilmek için niye kaftan giymek zorunda kalıyor? Kek yapmadan kesirleri öğretemez miyiz?
Açın büyük üniversitelerin derslerine bakın. Adamlar kara tahtaya tebeşirle yaza çize ders yapıyorlar. Kendilerini aşan bir ideal uğruna eğitim aldıklarının farkındalar. Bizdeyse üniversite deyince çimenlere yayılıp gitar çalan öğrenci tipi geliyor aklımıza. Çayır çimen geze geze mezun oluyoruz.
Bu dünyada kimse sırıtarak, kırıtarak başarılı olmadı, olamayacak. Çünkü başarı ciddiyete mahkumdur. En güzel şiirler yorgun kalemlerden akar. Uykusuz geceler yoksa, eşsiz diye tarif edilen eserler ortaya çıkmaz. Paha biçilemeyen tablolar ve asla geçilemeyen rekorlar terli ve yorgun yılların çocuğudur. Gerçek başarı, sınav öncesinde verilen suni sancıyla gelmez.
Türkiye yüzyılı falan diye coşup duruyoruz ya! Bence bu yüzyılın en önemli gündemi ciddiyet olmalı. Bırakalım artık şu eğlence işini. Bizim eğlenmek yerine dertlenmeye ihtiyacımız var.
Başarının ciddiyete mahkûm olduğunu anlamış toplumlar sol şeritten basıp gidiyor. Evde, okulda, iş yerinde sürekli eğlence arayanlar da dörtlüleri yakmış bekliyor.
Son yirmi yılda ergenliğe habire duraklama dakikaları ekleniyor. Ama yeter! Tamam, askeri disiplin olmasın ama asgari disiplini de koruyalım bir zahmet.
TBMM gündemine gelen, sokak hayvanlarıyla ilgili yasa tasarısı neden uygulanamaz?
📌Mevcut yasa bile tam uygulanmamış, ilgili yönetimler tarafından yeterli sayıda barınak açılmamış, kısırlaştırma yapılmamış, personel ve kaynak ayrılmamıştır. İlgili bakanlıklar da bu konuda gerekli desteği vermemiştir.
📌Özellikle bazı bölgelerde sahipsiz sokak hayvanları tarafından saldırıya uğrayan vatandaşlarımız olduğu bir gerçektir ancak bu vakaların hangi bölgelerde yoğunlaştığının analizi yapılmadan her yere aynı uygulama dayatılmak istenmektedir. Hayvan ve insan refahının sağlandığı, bu yaşam dengesinin çok başarılı bir şekilde sağlandığı birçok bölgemiz, ilimiz, ilçemiz mevcuttur.
📌Sahiplendirme çalışması bugüne kadar yeterince yapılmamıştır. Bu konuda başarılı birçok örnek olmasına rağmen yaygın ve etkili bir teşvik çalışması yapılmamıştır.
📌Yasa tasarısında hedeflenen sürede sokak hayvanlarının barınaklara toplanmas�� hem olanaksızdır hem de bu tarz toplamanın popülasyonu daha da artıracağı bir gerçektir.
📌Bazı bölgelerde kedi ve köpek popülasyonunun azaltılması ya da bitirilmesi biyolojik dengeyi bozup başka kemirgen ve vahşi hayvanların çoğalmasına yol açacaktır. Dünyada bunun birçok örneği mevcuttur.
📌İllegal ya da denetimsiz evcil hayvan satışı ve üretimi kontrol altına alınmamıştır.
📌Bu konuda gerekli çalışmaları yapmayan yerel yönetimlere yönelik denetim ve uygulama yapılmamış, gerekli durumlarda bakanlık devreye girmemiştir.
📌Yeni yasa tasarısının uygulanması için gerekli bütçe mevcut yasanın uygulanması için gerekli bütçeden çok daha büyüktür.
📌En önemlisi de uzun bir tarihsel sürede evcilleştirdiğimiz, yaşamımızın bir parçası olmuş bu canlıların yasa gereği milyonlarcasının uyutulmasının vicdanlarda oluşturacağı derin tahribattır.
Çözüm; bu konuda ortak akılla hareket etmek, pratikte başka sorunlara yol açan adımlar yerine uygulanabilir bir yasa hazırlamak. Mevcut yasada tanımlanmış ama bir türlü pratikte uygulanmamış adımları tek tek hayata geçirmektir. Sosyal olarak topluma uyum sağlamış, rehabilitasyonu yapılmış canlıların gönüllüler işbirliği ve desteğiyle alındığı yere bırakılması, takibinin yapılması, kayıt altına alınması, çip takılması, "bakımını yap, aşıla, kısırlaştır ve sahiplendir" yaklaşımı temel olmalıdır. Sorun yaşanan bölgelere özel olarak eğilmek, Bakanlığın da dahil olduğu altyapı, personel ve kaynak ile kültürümüze, geleneklerimize, canlılığımıza, insanlığımıza yakışan pratik uygulamaları hayata geçirmektir.
Her insan, ailesinin ve toplumun onun için yazdığı hikayede uykuda olan bir karakterdir. Uyananlar kendi hikayelerini yazmaya ve yaşamlarına yeni bir yön vermeye başlar. Uyanamayanlar ise, aslında ait hissetmedikleri eski hikaye döngülerinde, bir suçlu arar dururlar.
İlişkilerde basit bir ilke var: biri sizin acınızı, mutluluğunuzu, başarınızı veya bir yakınınızın ölümünü görmezden geliyor; basit bir taziyede bile bulunmuyorsa onun hiçbir şeyini ciddiye almayın. Duygusal destek karşılıklıdır. Sessizlik manipülasyonu sessizlikle yanıtlanır.
Toplantı için veliyi çağır,çocuğun durumu için çağır. ‘Bazılar��’ gelmez!
Ama çocuğa en ufak laf söylersen,
Okul-aile birliği bağışı söz konusu olursa,
Notu düşükse,
Sınıf içinde yerini değiştirirsen,
Çocuğun materyali kaybolursa,
Çocuğa biri karışırsa,
Veli anında okulda olur!
Öğretmeni çocuktan daha çok bazen veli yorar.
Bazı veliler aşırı koruyucu tutum yüzünden ya da öğretmene işini öğretmekle yorar.
Bazı veliler de aşırı ilgisizlik ve sorumsuzluk yüzünden öğretmeni yorar.
Bilinçli ve sağ duyulu veli ise öğretmenlik mesleğinde çok değerlidir.
Öğretmen; çocuk bakıcısı, gardiyan veya sınava hazırlayan eleman değildir.
Öğretmen, ulvi görevleri olan; kendine yetebilen, fikri hür, vicdanı hür, sorumluluklarının farkında iyi insanlar yetiştirmeye gayret eden kişidir.
Veli şikayetleri esas alınarak; okul idaresi ve öğretmenler hakkında soruşturma açılmamalıdır. Okul idaresi ve öğretmenler velilerin kendi ihtiraslarının, beklentilerinin ‘günah’ keçileri değildir.
İnsan bazen tek başına dağ olamaz, birinin omzuna yaslanmak, hüznünü biriyle paylaşmak, bölüşmek ister, hesap kitap yapmadan, yanlış mı anlaşılırım kaygısı taşımadan… Dağ kalpliler de yorulur ve berrak bir gönlün yamacında dinlenmek, ondan güç almak ister.
Siz iyiyken herkes iyidir. Siz kötüyken insanlar genellikle daha duyarsız ve mesafelidir. Bu durumu ne kadar kişisel alırsanız, o kadar hayal kırıklığı yaşarsınız. Old Boy filmi repliğindeki gibi hayat, “Gülerken tüm dünya sizinle birlikte güler, ağlarken tek başına ağlarsınız.”
Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden olan ODTÜ, Avrupa Birliği Projesi kapsamında herkese online ücretsiz ve sertifikalı dersler veriyor. Dersler:
Kodlama
Web ve Tasarım
Ofis Uygulamaları
Python
3 Boyutlu Modellemesi
3B Tasarım
Fotoğraf ve Video
2B Tasarım
Web Tasarım Araçları
Programlama
Mobil Programlama Dilleri
Verimlilik Araçları
Dijital Pazarlama
Proje ve iş Yönetimi
Girişimcilik
Autodesk
3 Boyutlu Tarama
Bilişimle Girişimci Kadın
Masaüstü Programlama Dilleri
Bulut Teknolojileri
Bilgi Güvenliği
İletişim Becerileri
Sunum Becerileri
İş Geliştirme
Yeni Teknolojiler
İşinizi İnternete Taşıyın
Geleceğin Teknolojileri
Kişisel Stres Yönetimi
Kriz Yönetimi
Derslere ulaşmak için: https://t.co/FXub31b9WJ